(The Turkish Post) – DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, TBMM’den geçen fon tasfiyesi yasasının sermaye piyasalarındaki krizi sona erdirmediğini belirterek yatırımcı güveninin hâlâ sağlanamadığını savundu. KRT TV’de yayımlanan “Liderler Özel” programında konuşan Babacan, düzenlemenin yalnızca mağdurlara yapılacak ödemelerin çerçevesini belirlediğini söyledi ve sorumluların etkili biçimde cezalandırılması çağrısında bulundu.
“Bu yasa çıktı, iş bitti, kurtulduk değil”
TBMM Genel Kurulunda kabul edilen fon tasfiyesi yasasını değerlendiren Babacan, düzenlemenin yaşanan krizin kaynağını ortadan kaldırmadığını, yalnızca tasfiye sürecinde elde edilecek kaynakların hak sahiplerine nasıl dağıtılacağını belirlediğini ifade etti.
Sermaye piyasalarında yaşananları Türkiye tarihinin en büyük dolandırıcılık olaylarından biri olarak nitelendiren Babacan, milyonlarca kişinin gelişmelerden etkilendiğini savundu.
Babacan, “İşte geriye ne kadar sağda solda para kaldıysa bu parayı hak sahiplerine nasıl dağıtırızın yasası bu. Ondan öte bir şey değil. Yani bu yasa çıktı, iş bitti, kurtuldu değil” dedi.
“Sermaye piyasalarındaki erime durmuyor”
Hükümetin krizin ardından attığı adımların ve yürüttüğü iletişim çalışmalarının yatırımcı güvenini yeniden sağlamaya yetmediğini öne süren Babacan, piyasalardaki değer kaybının sürdüğünü belirtti.
Babacan, “Bütün bu atılan adımlara ve bütün bu iletişim kampanyasına rağmen sermaye piyasalarındaki erime durmuyor. Devam ediyor, devam ediyor” ifadelerini kullandı.
Yaşananların yalnızca tasfiye kapsamındaki fonlara yatırım yapanları değil, sermaye piyasalarının geneline yönelik güveni de etkilediğini savunan Babacan, kalıcı çözüm için yatırımcıların kayıplarının yanı sıra güven sorununa da odaklanılması gerektiğini söyledi.
Merkez Bankasının faiz kararını da güven sorununa bağladı
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının 22 Ekim’de politika faizini yüzde 37’den yüzde 36’ya indirmesini de değerlendiren Babacan, indirimin bir puanla sınırlı kalmasında piyasalardaki güven kaybının etkili olduğunu ileri sürdü.
Babacan, “Aslında Merkez Bankası daha farklı bir ortamda olsaydık belki eli daha rahat olacaktı. Bir puanla sınırlı kalmış oldu faizi düşürmesi. Çünkü güven sorunu var. Güven olmayınca olmaz” diye konuştu.
Güvenin yeniden kazanılmasının uzun zaman alacağını belirten Babacan, fon krizinin ardından bu güveni yeniden inşa edecek adımların atılmadığını savundu.
“Suçlular en ağır cezayla karşı karşıya bırakılmalı”
Fon skandalında sorumluluğu bulunan kişilerin belirlenerek cezalandırılmasının önemine dikkat çeken Babacan, etkili adli süreçlerin benzer olayların önüne geçilmesi açısından belirleyici olduğunu söyledi.
Babacan, büyük çaplı finansal suçlarda sorumluların gereken cezalarla karşılaşmaması ve bazı kişilerin korunduğu algısının oluşması hâlinde yeni usulsüzlüklerin önünün açılabileceğini savundu.
“Büyük krizlerde atılması gereken en önemli işlerden birisi de çok ciddi bir şekilde bu işin suçlusu kimse o suçluyu bulup en ağır cezayla karşı karşıya bırakmaktır” diyen Babacan, caydırıcı yaptırımların uygulanmamasının yatırımcıların sisteme duyduğu güveni daha da zedeleyebileceğini ifade etti.
Fon tasfiyesi yasası Meclis’ten geçti
Babacan’ın açıklamaları, “Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi”nin 22 Ekim’de TBMM Genel Kurulunda kabul edilmesinin ardından geldi.
Düzenleme, Sermaye Piyasası Kurulunun 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine hükmedilen yatırım fonlarının varlıklarının nakde çevrilmesini, hukuka aykırı şekilde çıkarıldığı belirlenen değerlerin geri kazanılmasını ve elde edilen kaynakların yatırımcılara dağıtılmasını öngörüyor.
Kanun kapsamında, belirlenen koşulları karşılayan yatırımcılara net yatırım tutarlarını aşmamak kaydıyla 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılabilecek. Ancak ödemelerin miktarı ve uygulanması, tasfiye sürecinde elde edilecek kaynaklara ve SPK’nın belirleyeceği esaslara bağlı olacak.





















