(The Turkish Post) – Türkiye gündemini sarsan fon soruşturmasında eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkında tutuklama kararı verildi. Özata Denizcilik hisselerinde gerçekleştirilen işlemler nedeniyle soruşturulan Kaya, savcılıktaki ifadesinin ardından sevk edildiği sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Eşi İlyas Kaya ile eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sermaye piyasalarındaki işlemlere yönelik yürütülen ve kamuoyunda “fon vurgunu” olarak bilinen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Soruşturma kapsamında ikinci kez ifade vermek üzere Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne gelen eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya, savcılık işlemlerinin tamamlanmasının ardından tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Hakimlik, “Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma” ve “Sermaye Piyasası Kanununa Muhalefet” suçlamaları yöneltilen Kaya’nın tutuklanmasına karar verdi.
Aynı soruşturma kapsamında hakimliğe sevk edilen Kaya’nın eşi İlyas Kaya ile eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında ise adli kontrol tedbirleri uygulanmasına hükmedildi. İki isim, yurt dışına çıkış yasağı ve belirlenen günlerde karakola imza verme şartıyla serbest bırakıldı.
Hisselerini tasfiye kararından bir gün önce sattı
Fatma Betül Sayan Kaya’nın tutuklanmasına ilişkin savcılık sevk yazısında, Özata Denizcilik (OZATD) hisselerinde gerçekleştirilen işlemlere ilişkin dikkat çekici tespitler yer aldı.
Sevk yazısına göre Kaya, Nisan 2026’da satın aldığı Özata Denizcilik hisselerini 16 Eylül 2026’da elden çıkardı. Bu tarih, SPK’nın yatırım fonlarına ilişkin tasfiye kararından yalnızca bir gün öncesine denk geldi.
Savcılık, Kaya’nın hisselerini borsada olağan satış yöntemiyle değil, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ’ye virman yoluyla devrettiğini belirtti. Normal şartlarda hisse satışlarında iki iş günlük takas süresi uygulanırken, söz konusu işlemde T+0 yöntemi kullanıldığı ve satış bedelinin aynı gün Kaya’nın hesabına yatırıldığı kaydedildi.
Savcılık yazısında, Kaya’nın Tera Yatırım’da hesap açtığı, Tera Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ile görüştüğü ve grubun yöneticilerinden Erdin Özel ile yatırım sürecinde yoğun iletişim kurduğu da belirtildi.
“Tasfiye kararını önceden bilerek işlem yaptı” iddiası
Savcılık, Kaya’nın hisse satışının zamanlamasını, Tera Grubu yöneticileriyle ilişkilerini ve borsa yatırımlarındaki işlem geçmişini birlikte değerlendirdi.
Sevk yazısında, “Şüphelinin hissenin fiyat hareket aralığını bildiği ve yine tasfiye kararının verileceğini de bilerek işlemler yaptığı görülmektedir” ifadelerine yer verildi.
Kaya’nın kaçma ve delilleri karartma ihtimali bulunduğunu savunan savcılık, adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağını belirterek tutuklama talebinde bulundu. Hakimlik, talebi kabul ederek eski Bakan’ın tutuklanmasına karar verdi.
Eşi hakkında da örgüt suçlaması
Soruşturma kapsamında İlyas Kaya hakkında “Sermaye Piyasası Kanununa Muhalefet” ve “Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma” suçlamaları yöneltildi.
Eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül ise “Görevi Kötüye Kullanma” suçlamasıyla hakimliğe sevk edildi. Savcılığın adli kontrol taleplerini kabul eden hakimlik, iki ismin yurt dışına çıkış yasağı ve imza yükümlülüğüyle serbest bırakılmasına hükmetti.
2 milyar lirayı aşan kazanç gündeme gelmişti
Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya, Özata Denizcilik hisselerinde gerçekleştirdikleri işlemlerle daha önce de soruşturmanın odağına yerleşmişti. Çiftin yaklaşık 163 milyon liralık yatırımla başladıkları işlemler sonucunda 2 milyar lirayı aşan gelir elde ettikleri ortaya çıkmıştı.
Kaya çifti, daha önce savcılıkta verdikleri ifadelerde işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu savunarak suçlamaları reddetmişti. Soruşturma kapsamında elde edilen kazançtan yaklaşık 1 milyar 860 milyon liranın ise TMSF’nin gönüllü iade hesabına aktarıldığı bildirilmişti.
Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya, 7 Ekim’de aynı soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade vermişti. Eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül’ün ilk ifadesi ise 30 Eylül’de alınmıştı. Hazine ve Maliye Bakanlığı da Gönül hakkında “görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla soruşturma yürütülmesine izin vermişti.





















