Cumartesi, Ekim 24, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Mümtaz’er Türköne yazdı I 299

Yargının Cumhurbaşkanına “otokratik bir koruma zırhı” sağlayacak şekilde Ceza Kanununu yorumlaması siyasette tersine sonuç veriyor. Ağır zırhlar, kişinin hareket kabiliyetini sınırlar. Parlamenter sistemde akıcı ve etkileyici hitabeti ile muhalefeti parmağında oynatan Erdoğan’ın yerini şimdi sözünün tesirinin azaldığı bir partili cumhurbaşkanı aldı. Yargı sopasının, sanıldığı kadar etkili ve sonuç alıcı olmadığı kamuoyu araştırmalarında ortaya çıkıyor.

18/12/2025 12:12
Okuma süresi: 6 dk. okuma
A A
13 yaşındaki çocuk ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret’ten yargılanıyor
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Mümtaz'er Türköne

Mümtaz'er Türköne

186 köşe yazısı

(The Turkish Post) – MÜMTAZ’ER TÜRKÖNE 

Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesi Cumhurbaşkanına hakaret suçunu düzenliyor.

Salı günü, bu suçtan üç aydır tutuklu bulunan, yakın dostum Hüseyin Kocabıyık’ın, İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesindeki karar duruşmasını izledim. Hüseyin savunmasını yaparken, telefonuma 4060 kodu ile UYAP sistemi üzerinden bir mesaj geldi. Tevafuk mu dersiniz, tesadüf mü? Mesajda, Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinde tam on yıldır yargılandığım Cumhurbaşkanına hakaret davasında, hakkımda beraat kararı verildiği yazıyordu.

Şaka değil, tam on yıl. Mahkeme önce beraat kararı vermiş, Savcılığın temyiz etmesi üzerine Yargıtay “ceza verilmesi gerekir” gerekçesiyle kararı bozmuş, yeniden yargılanmaya başlamıştım. Mahkeme ceza verince, bu sefer benim itirazım üzerine Yargıtay “beraati gerekir” diyerek kararı bozmuştu.

Hüseyin Kocabıyık da duruşma sonunda 2 yıl 5 ay hapis cezasına çarptırıldı, adli kontrol şartıyla tahliye edildi. Kuvvetle muhtemeldir ki çapraşık ve uzun yargı sürecinin sonunda o da beraat edecek. Sözlerinde hakaret olarak yorumlanacak en küçük bir ayrıntı bile yok.

Dava sonuçlandığında o da benim gibi tutuklanması, yurt dışı çıkış yasağı ve ayda bir karakolda gözükme mecburiyeti üzerine bir bardak soğuk su içmekle yetinecek.

Hukuk Devleti nasıl çöküyor?

Savcılar ve mahkemeler tarafından TCK 299’un uygulanması, suçun hakikatinin tespit edilmesi ve kanunda yer aldığı şekilde adaletin tecellisi amacını taşımıyor. Sonunun beraatle sonuçlanacağını, AYM’den veya AİHM’den mutlaka döneceğini bile bile, bu kanun maddesi toplum üzerinde baskı oluşturmanın aracı olarak kullanılıyor.

Abdullah Gül’ün yedi yıllık cumhurbaşkanlığı döneminde bu suçtan 1500 civarında soruşturma açılmış ve tek bir tutuklama bile yapılmamış. Erdoğan’ın on yıllık Cumhurbaşkanlığı süresince 55 bin civarında soruşturma ve tutuklama olduğu öne sürülüyor. Bu arada 2017’de sistem değişti, sembolik cumhurbaşkanı yerine “partili” cumhurbaşkanı ve politikanın neredeyse belirleyici tek aktörü olan bir cumhurbaşkanı figürü ortaya çıktı. Tartışmaların ve polemiklerin içinde yer alan cumhurbaşkanı figürü öne çıkınca, bu maddenin daha fazla işletilmesinin önü açıldı. Ancak, çoğalan bu soruşturmaların daha esnek yorumlara konu olması gerekirken tam tersi gerçekleşti. 299. madde içeriye ve dışarıya karşı otokratik bir yönetimin zırhı veya kalkanı gibi görünmeye başlandı. Demokrasiyi, siyasî tartışma ortamını tek başına daraltan, kısırlaştıran bir baskı aracına dönüştü.

Savcı, yürüttüğü soruşturmanın, açtığı davanın, yargıç verdiği kararın Bağdat’tan döneceğini biliyor. Yine de insanlar özgürlüklerinden mahrum bırakılıyor.

Bu durumun doğrudan Cumhurbaşkanının iradesinin ve tercihinin eseri olduğunu düşünmeyin. Kanunun amacını aşan bir hukuk yorumu, eşit-adil demokratik rekabet şartları arayan halk için, mevcut iktidar gücünün aleyhinde bir faktör. Cumhurbaşkanına kişisel koruma sağlayan maddenin bu kadar keyfi kullanımı, iktidara yarar sağlamaz zarar verir.

Cumhurbaşkanı, yargı düzeni üzerinde tartışılmaz bir otorite. Her yargıcın kariyeri onun iki dudağının arasında. Meslekî rekabet içindeki yargı mensupları, doğal olarak bu kanun maddesini abartarak uygulamayı, kariyerlerinde göze girme fırsatı veya bir avantaj olarak kullanma eğiliminde olabilirler.

Sadece yargıda değil, bütün devlet kadrolarında bu mekanizma ile ehliyet ve liyakatin yerini yozlaşma alır. Türkçe dil bilgisi kurallarına asgari düzeyde uyan iddianame veya karar yazamayan, çok basit usul hataları ile skandallar yaratan yargı mensuplarının birdenbire bu kadar çoğalması bu yüzden olmalı.

Tek başına 299’un suistimali, hukuk düzeninin çöküşünün en önemli sebeplerinden biri olmalı.

299 neden var?

Basitleştirerek özetleyelim.

Ceza Kanunumuzun 125. maddesinde herkesin müracaat edebileceği bir hakaret suçu yer alıyor. 299’da ayrıca Cumhurbaşkanına yönelik bir hakaret suçunun yer alması, kişisel olarak cumhurbaşkanını değil milleti ve devleti temsil niteliği yüzünden, oturduğu makamın mehabetini muhafaza etme amacını taşıyor. Nitekim bu maddenin hemen önünde yer alan Kanunun bölüm başlığı: “Devletin Egemenlik Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına Karşı Suçlar” başlığını taşıyor. Devleti ve milleti şahsında temsil edenler için çok eski çağlardan itibaren benzer suçlar ihdas edildiği ve özellikle monarşilerde uygulanmaya devam ettiği için bazı demokratik ülkelerde böyle bir istisnai madde olmamasına rağmen bizdeki durumu normal kabul edebiliriz. Ancak vurgulamamız gerekir: Korunan kişi değil makamdır. Madde uygulanırken bu husus gözardı edilemez.

Nitekim, herkes için geçerli olan hakaret suçu ile 299 arasında iki önemli fark kendini gösteriyor. 299 kovuşturması için Adalet Bakanlığının izni, bir ön şart olarak gerekiyor.

İkinci olarak, birine suç isnad ederek hakaret ederseniz, isnad ettiğiniz suçu kanıtladığınız zaman (madde 127) hakaret suçu da kendiliğinden ortadan kalkıyor.

Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasında böyle bir şansınız doğal olarak yok, çünkü Cumhurbaşkanı hiçbir şekilde yargılanamıyor.

Hüseyin Kocabıyık, Adalet Bakanlığı izni olmadan tutuklandı ve yargılandı. Halbuki bu kanuna göre savcılığın tutuklama için sevk edebilmesi bile Adalet Bakanlığının iznine bağlı. Polis baskını ile tutuklama, bu şart yüzünden açıkça kanuna aykırı. Halbuki tutuklamaların çoğu bu şekilde yapılıyor.

Savcılar ve mahkemeler en kestirme yoldan, Cumhurbaşkanının şahsına yönelik sınırları zorlayan eleştirileri bu suç kapsamında değerlendiriyor ve tutuklama ve hapis cezaları ile abartarak uyguluyorlar. Partili cumhurbaşkanı sıfatını dikkate alınca bu durum otomatik olarak iktidar ve muhalefet partileri arasında eşit ve adil rekabet vasatını ortadan kaldırıyor. Cumhurbaşkanı makamına ve temsil ettiği değerlere iliklerine kadar saygı gösteren biri de hemen cezaevini boyluyor.

Benden sonra 310/2 maddesinin Fatih Altaylı’ya uygulanmasının tam bir hukuk skandalı olduğunun tescil edilmesi için galiba Anayasa Mahkemesinin benim başvurumu karara bağlamasını bekleyeceğiz. AYM tam sekiz yıldır neyi bekliyor acaba?

Ceza hukukunun başlangıcında öğretilir. Suç, yol açtığı tehlike nispetinde adaletin terazisine girer ve cezaya konu olur. Ceza Kanunu, Cumhurbaşkanına hakaret gibi Cumhurbaşkanını tehdit suçunu ayrıca düzenlemiyor. Çünkü cumhurbaşkanını tehdit etmek, farenin aslana meydan okuması kadar saçmadır. Ancak mahkeme, Cumhurbaşkanına “fiili” saldırı suçunu alıp, tehdidi bu bohçanın içine tıkıştırıyor ve Cumhurbaşkanına fiili saldırı suçundan cezayı basıyor.

Cumhurbaşkanına sözle fiili saldırıda bulunmak, fiili olarak imkânsız bir suç. Ceza kanununda yer almayan bir suç için mahkeme, kanun maddelerine takla attırarak ceza tesis etmiş oluyor.

Peki siyaset ne diyor?

Hapis ve ceza tehdidi ile muhalefeti sindirmek, baskı altına almak üzere kullanılan birkaç ceza maddesi daha var. Halkı kin ve düşmanlığa sevk, Yanlış bilgiyi alenen yayma, yargıyı etkileme suçları gibi.

Yargının Cumhurbaşkanına “otokratik bir koruma zırhı” sağlayacak şekilde Ceza Kanununu yorumlaması siyasette tersine sonuç veriyor. Ağır zırhlar, kişinin hareket kabiliyetini sınırlar. Parlamenter sistemde akıcı ve etkileyici hitabeti ile muhalefeti parmağında oynatan Erdoğan’ın yerini şimdi sözünün tesirinin azaldığı bir partili cumhurbaşkanı aldı.

Yargı sopasının, sanıldığı kadar etkili ve sonuç alıcı olmadığı kamuoyu araştırmalarında ortaya çıkıyor. Siyaset meydanı er meydanı.

Duruşma salonlarında eliniz kolunuz bağlı.

Siyaset yargıya taşınınca bu sefer kararı halk veriyor. İktidar görünür şekilde güç kaybediyor, muhalefet yediği sopalarla diriliyor, atağa geçiyor.

Bu çerçevenin de daha geniş çerçevesi olan düşünce ve ifade hürriyeti konusu, evrensel hukuk tarafından eşit ve adil siyasî rekabetin ilacı gibi. 2004’te Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından kabul edilen “Medyada Politik Tartışma Özgürlüğü Deklarasyonu” bu durumu “Siyasi şahsiyetler hakkında kamuoyunda tartışma ve bunların kamuoyunca denetimi” başlıklı 3. maddesi şöyle tescil ediyor:

“Siyasi şahsiyetler kamuoyundan güven talep etmişler, kamuoyu bünyesinde açık tartışma konusu olmayı, kamuoyunun titiz bir denetimine tabi tutulmayı, buna bağlı olarak da görevlerini yerine getiriş tarzları konusunda kendilerine gereğinde şiddetli eleştiriler yöneltilebileceğini peşinen kabul etmişlerdir.”

Projektörlerin altındasınız. Yediğinize-içtiğinize kadar takip ediliyorsunuz. Birçok şeye katlanmak zorundasınız.

Bu kayıtlamayı, iktidar gücüne bir sınırlama, yargıya müdahaleyi engelleme çabası olarak görmeyin. Halkın karar verdiği sahnede bir taraf elindeki gücü kullanarak kendine ilave koruma ve güvence sağladığı zaman, siyaseten kaybediyor. Siyasî feraset bu açığı hemen farkeder.

Bu yüzden karşımızda dev gibi yükselen 299 kâbusunun, siyasetin zirvesinin değil işgüzar yargı mensuplarının marifeti olduğunu düşünmek daha doğru.

Etiketler: Üst Manşet
Paylaş67Tweet42PaylaşGönderTara
Mümtaz'er Türköne

Mümtaz'er Türköne

Önerilen Haberler

Borsa 5. haftayı da kayıpla tamamladı
Köşe Yazarı

Tolga Yavaş yazdı I Borsada iki ayda 142,5 milyar dolarlık erime: Yatırımcının birikimleri nasıl eridi?

Tuna Cevher yazdı I Çiftçi Üretiyor Maliyetini Karşılayamıyor: Tarlada Emek Pazarda Geçim Krizi
Haber Yorum

Tuna Cevher yazdı I Çiftçi Üretiyor Maliyetini Karşılayamıyor: Tarlada Emek Pazarda Geçim Krizi

Bünyamin Ünal yazdı I Kriz bittiğinde birbirimize nasıl bakacağız?
Köşe Yazarı

Bünyamin Ünal yazdı I Kriz bittiğinde birbirimize nasıl bakacağız?

Suna Yaman yazdı I Dünyanın farklı ülkelerinde sokaklar hareketli: Protestoların nedeni ne?
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Dünyanın farklı ülkelerinde sokaklar hareketli: Protestoların nedeni ne?

Popüler Haberler

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Cengiz İzol yazdı I İnsan insanın rengini alır: İyiliği çoğaltmak

Cengiz İzol yazdı I İnsan insanın rengini alır: İyiliği çoğaltmak

KHK’lı kadınların sessiz çığlığı: Öyle yalnız bırakıldılar ki seslerini yutmak zorunda kaldılar

KHK’lı kadınların sessiz çığlığı: Öyle yalnız bırakıldılar ki seslerini yutmak zorunda kaldılar

Diyanet’e, Kur’an-ı Kerim meali yasaklama yetkisi veren düzenleme Meclis’ten geçti

“Diyanet bağış ve zekât paralarını fonda kaybetti” iddiası!

Fatma Sayan’ın kardeşi, ikinci kez büyükelçi yapıldı

Fatma Sayan’ın kardeşi, ikinci kez büyükelçi yapıldı

Ayıplı araç satışında emsal karar: Misliyle değiştirilecek

Yargıtay üyesi markette vatandaşa silah çekti

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Borsa 5. haftayı da kayıpla tamamladı

Tolga Yavaş yazdı I Borsada iki ayda 142,5 milyar dolarlık erime: Yatırımcının birikimleri nasıl eridi?

Sokak kedisi sahiplenen Salah yeni akım başlattı

Sokak kedisi sahiplenen Salah yeni akım başlattı

Sibel Can, tutuklanan Emir Sarıgül’le evlenmekten vazgeçmiş

Sibel Can, tutuklanan Emir Sarıgül’le evlenmekten vazgeçmiş

Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcı Vekili Betül Gündüz açığa alındı

Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcı Vekili Betül Gündüz açığa alındı

Bu yaz aşırı sıcaklar Avrupa’da 50 binden fazla can kaybına yol açtı

Bu yaz aşırı sıcaklar Avrupa’da 50 binden fazla can kaybına yol açtı

Ahmet Hakan: ‘Ben kolay kolay feda edilemem’ diyen bir tek kişi bile kalmadı

Ahmet Hakan: ‘Ben kolay kolay feda edilemem’ diyen bir tek kişi bile kalmadı

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Sokak kedisi sahiplenen Salah yeni akım başlattı

Sokak kedisi sahiplenen Salah yeni akım başlattı

Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcı Vekili Betül Gündüz açığa alındı

Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcı Vekili Betül Gündüz açığa alındı

Fantezi iç giyim mağazası siyasilerin dualarıyla açıldı

Fantezi iç giyim mağazası siyasilerin dualarıyla açıldı

Tuna Cevher yazdı I Çiftçi Üretiyor Maliyetini Karşılayamıyor: Tarlada Emek Pazarda Geçim Krizi

Tuna Cevher yazdı I Çiftçi Üretiyor Maliyetini Karşılayamıyor: Tarlada Emek Pazarda Geçim Krizi

BYD elektrikli otomobilde devrim yaptı! 5 dakika şarjla 400 kilometre

Yatırımı Macaristan’a kaydıran BYD, Türkiye’ye bin yeni araç getirdi

Vali yardımcısının intiharı: Bekâr olduğunu zannediyordum

Vali yardımcısının intiharı: Bekâr olduğunu zannediyordum

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Tolga Yavaş yazdı I Borsada iki ayda 142,5 milyar dolarlık erime: Yatırımcının birikimleri nasıl eridi?
  • Sokak kedisi sahiplenen Salah yeni akım başlattı
  • Sibel Can, tutuklanan Emir Sarıgül’le evlenmekten vazgeçmiş
  • Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcı Vekili Betül Gündüz açığa alındı

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.