Perşembe, Ekim 29, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Aslı Güney yazdı I Gazeteci Müyesser Yıldız, darbe davaları ve duyarsız CHP

Bugün yaşanan sessizlik, yalnızca bir gazetecinin yalnız bırakılması değil; aynı zamanda Türkiye’de muhalefetin kendi içerisinde oluşturduğu yeni dokunulmaz alanların da göstergesidir. Ve bu tablo, yıllarca eleştirilen “seçici adalet” anlayışının aslında siyasi iklim değişse bile zihinsel olarak ne kadar kalıcı olduğunu ortaya koymakta.

17/05/2026 08:05
Okuma süresi: 5 dk. okuma
A A
Aslı Güney yazdı I Gazeteci Müyesser Yıldız, darbe davaları ve duyarsız CHP
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Aslı Güney

Aslı Güney

85 köşe yazısı
(The Turkish Post) – ASLI GÜNEY  
Aylardan beri gazeteci Müyesser Yıldız ve DEM Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nu takip ediyorum. Tek kelimeyle Yıldız ve Gergerlioğlu, mükemmel bir iş çıkarıyorlar. Bir gazeteci ve siyasetçinin darbe davaları ve darbeden ceza alan üst düzey askerlerin ifadelerini okudukça bu kadar da olmaz diyorum. İşte o an aklıma Ak Parti eski Gaziantep milletvekili Şamil Tayyar’ın o veciz sözleri geliyor. Tayyar ne demişti 15 Temmuz hain darbe girişimiyle şu ifadeleri kullanmıştı: “O kayıtlar açıklanırsa yüreğimiz kaldırmaz. HTS kayıtları açıklansa makamlar boşalır.15 Temmuz HTS kayıtları açıklanırsa kahraman dediklerimize darbeci, hain dediklerimizi de kahraman diyeceğiz.” Bu ifadeler çok ciddi ithamlar içeriyor. Tayyar, Ankara’da basit bir gazeteci değil. Tam aksine derin ve önemli bilgilere ulaşacak kadar da iyi bir gazeteci. Kısacası Tayyar’ın gazeteciliğini anlatmaya hacet yok.
Ama beni ilgilendiren önemli soru işaretleri var kafamda. Uzun zamandan beri bir türlü cevap bulamıyorum bunlara. Müyesser Yıldız gibi kadın bir gazeteci gerçeklerin peşinden koşarken, kendini muhalif gören diğer gazeteciler neden darbe davalarını takip etmez anlamıyorum. Bunun yanında ana muhalefet partisinin hiçbir tepki vermemesi de ayrı bir garabet. Türkiye’nin en temel dönemine denk gelen ve ciddi sorunsalları barındıran bir darbe davası neden CHP’nin gündeminde olmaz? Müyesser Yıldız ve Gergerlioğlu gibi iki önemli figürün takipte mi etmez? Çünkü Yıldız ve Gergerlioğlu yaklaşık iki aydır, 15 Temmuz darbesine ilişkin önemli ifşaları kaleme alıyorlar. Ancak bu bilgilerin hiçbir zaman muhalif gazetecilerin ve siyasetçilerin gündemine girmemesi de beni düşündürmüyor değil! Sadece CHP değil tabii ki. Diğer muhalif milletvekilleri de duruşmaları takip etmemekte kararlı. Çünkü Yıldız ve Gergerlioğlu’nun açıklamalarına bakıldığında, bütün üst düzey askerler, dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve Hava Kuvvetleri Komutanı Abidin Ünal ve diğer kuvvet komutanlarını işaret ediyor. Tabii ki bunlar iddiadan ibaret. Ancak Türk halkının hain kalkışmanın bütün ayrıntılarını bilme hakkı yok mu? Bunu açığa çıkaracak ve kamuoyuyla paylaşacak da tabii ki muhalif vekiller. Ne var ki onların daha önemli sorunları var!
ERGENEKON’DAN BEDEL ÖDEMİŞ BİR GAZETECİ 
Ne yazık ki, Türkiye’de siyasi pozisyon alışlar çoğu zaman ilkeler üzerinden değil, taraflar üzerinden şekilleniyor. Bu durumun en net örneklerinden biri ise yıllardır darbe davalarını ve 15 Temmuz sürecini takip eden gazeteci Müyesser Yıldız etrafında oluşan sessizlikte görülüyor. Özellikle geçmişte Ergenekon, Balyoz ve FETÖ’nün Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki yapılanmasına ilişkin süreçleri yakından izleyen Yıldız’ın son dönemde ortaya koyduğu iddialar ve yaptığı yayınlar, kamuoyunda hak ettiği ölçüde tartışılmıyor. Hatta muhalif hiçbir basın yayın organında bile gerekli itibarı görmüyor bu açıklamalar. Bunun temel nedeni de iddiaların içeriğinden çok, mevcut siyasi kutuplaşmanın oluşturduğu konfor alanı. Açıkçası siyasiler, özellikle de ana muhalefet partisinin milletvekilleri konforlu yaşam alanlarını terk etmek istemiyor. Belki de, 15 Temmuz meselesine parti olarak “CIS” olarak baktıkları için, gerçekleri görmemeyi tercih ediyorlar. Ne var ki, hukuksuzluklara verilmeyen her ses, belli bir zaman sonra CHP gibi ana muhalefet partisini de etkisi altına alıyor.
CHP, SİYASİ POZİSYONU KORUMAK İSTİYOR
Maalesef, son yıllarda muhalif olarak tanımlanan birçok çevre, yıllarca “darbe karşıtlığı”, “hukuk devleti” ve “şeffaflık” kavramlarını merkeze alan bir söylem geliştirdi. Ancak mesele, 15 Temmuz’un karanlık noktaları veya süreç içerisindeki çelişkiler olduğunda aynı çevrelerin önemli bir kısmı sessizleşiyor. Hatta görmemeyi ve duymamayı tercih ediyor. Çünkü Türkiye’de artık birçok kesim için hakikat arayışı değil, siyasi pozisyonun korunması öncelik haline gelmiş durumda.
SÖNMEZATEŞ VE PARTİGÖÇ NELER ANLATIYOR?
Oysa 15 Temmuz hain darbe girişimi gecesi yayınlanan sözde sıkıyönetim bildirisinin altında imzası bulunan eski tuğgeneral Mehmet Partigöç ile eski tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş gibi isimlerin yıllar içerisinde ortaya koyduğu bazı beyanlar, en azından kamuoyu vicdanı açısından daha derin bir tartışmayı zorunlu kılıyor. Bu isimlerin açıklamalarının doğru olup olmaması ayrı bir mesele olabilir. Kesinlikle bu bilgiler doğru diye bir yargımız yok. Ancak şüpheyle bakmak bile insanı gerçeğe götürür. Ancak demokratik toplumlarda önemli olan, bu iddiaların araştırılmasını talep edebilme cesaretidir. Türkiye’de ise tam tersine, belirli alanlara dokunmak adeta siyasi tabu olarak görülüyor. Muhalif kamuoyunun önemli bir kısmı, geçmişte iktidarın söylemlerine yönelttiği “sorgulama” refleksini bugün bazı kritik başlıklarda gösteremiyor. Çünkü 15 Temmuz konusu, yıllar içinde sadece bir güvenlik meselesi olmaktan çıkarılıp aynı zamanda siyasal meşruiyet alanına dönüştürüldü. Böyle olunca da süreçteki soru işaretlerini gündeme getirmek isteyen herkes ya “iktidar dili kullanmakla” ya da tam tersine “darbe savunuculuğuyla” suçlanabiliyor. Bu iklim, doğal olarak gazeteciliğin en temel işlevi olan araştırma ve sorgulama zeminini de daraltıyor.
Burada dikkat çeken nokta, gazeteci Yıldız’ın yıllardır aynı çizgide ısrar etmesi. Yıldız’ın yaklaşımı, kişilere göre değişen bir pozisyon alıştan çok, devlet içerisindeki karanlık yapıların ve çelişkili süreçlerin açığa çıkarılması gerektiği fikrine dayanıyor. Ancak Türkiye’de medya ve siyaset düzeni artık tutarlılığı değil, aidiyeti ödüllendiriyor. Eğer bir konu “bizim mahalleye” zarar verecekse, gerçeklik ikinci plana atılabiliyor. Açıkça ifade etmek gerekirse, Yıldız Ergenekon sürecinde tutuklanıp bedel ödeyen kadın bir gazeteci. Hatta o dönemde tutuklanıp devamındaki yıllarda bunun rantını yiyen diğer gazeteciler gibi de bir duruş ortaya koymadı. Şayet bu darbeyi “FETÖ” yapmışsa ve mensupları da cezalandırılmışsa buna en fazla Yıldız’ın sevinmesi gerekmez mi? Ancak gazeteci Yıldız, ön yargılarıyla hareket etmek yerine, sadece gerçeklerin izini sürerek, bir sarraf titizliğiyle gerçekleri ortaya koymaya çalışıyor. Adeta tek kişilik bir basın ordusu gibi, darbe davalarını adım adım takip ediyor.
MUHALEFET DARBELERLE HESAPLAŞMAK İSTEMİYOR
Asıl sorun da burada başlıyor. Türkiye’de darbelerle gerçekten hesaplaşmak isteyen bir toplum oluşmadığı için, herkes yalnızca kendi mağduriyetine odaklanıyor. Dün Ergenekon ve Balyoz süreçlerinde hukuksuzluklara sessiz kalanlar nasıl yanlış yaptıysa, bugün 15 Temmuz sürecindeki tartışmalı başlıklara tamamen kulak tıkayanlar da benzer bir siyasi konforun içine sığınıyor. Çünkü ilkesel duruş, yalnızca kendi siyasi görüşüne zarar vermeyen alanlarda gösterildiğinde anlamını kaybediyor. Türkiye’nin ihtiyacı olan şey, belirli olayları kutsal ve dokunulmaz hale getirmek değil; aksine her kritik süreci şeffaf biçimde tartışabilecek demokratik olgunluğu gösterebilmek olmalı. Gazetecilerin görevi de tam olarak budur. Hoşa gitsin ya da gitmesin, rahatsız edici sorular sormak. Eğer bir toplum yalnızca işine gelen soruların sorulmasına izin veriyorsa, orada hakikat değil propaganda büyür.
Bugün yaşanan sessizlik, yalnızca bir gazetecinin yalnız bırakılması değil; aynı zamanda Türkiye’de muhalefetin kendi içerisinde oluşturduğu yeni dokunulmaz alanların da göstergesidir. Ve bu tablo, yıllarca eleştirilen “seçici adalet” anlayışının aslında siyasi iklim değişse bile zihinsel olarak ne kadar kalıcı olduğunu ortaya koymakta. Umarım bu aşamadan sonra ana muhalefet partisi CHP ve diğer muhalif partiler, ön yargılarını bir kenara bırakıp şüphelilerin ifadesine ve açıklamalarına odaklanır.
Etiketler: asligazetecigüneyslider-manset
Paylaş16Tweet10PaylaşGönderTara
Aslı Güney

Aslı Güney

Önerilen Haberler

Pusula’nın ardından Tera Portföy’de de alarm
Gündem

Fon soruşturması Almanya’ya uzandı: Tera’nın üç şirketine geçici iflas yöneticisi atandı

Bahçeli ve Dervişoğlu Anıtkabir’den kol kola ayrıldı
Gündem

Bahçeli ve Dervişoğlu Anıtkabir’den kol kola ayrıldı

‘Tayyargiller’in 4,3 milyon takipçili hesabına erişim engeli!
Magazin

‘Tayyargiller’in 4,3 milyon takipçili hesabına erişim engeli!

Özgür Özel’den Ali Yerlikaya’ya: Ağzına o bandı koy, bilmediğin konuda bir daha konuşma
Politika

Özgür Özel’den fon soruşturması iddiası: 60’a yakın milletvekili ya da yakınları fonlarda

Popüler Haberler

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

“Beyaz Toros”la gündeme gelen savcı Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’ne atandı

Hakim ve savcılara seslenen Kanadoğlu: Hukuksuz kararlar tek tek raporlanıyor

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Pusula’nın ardından Tera Portföy’de de alarm

Fon soruşturması Almanya’ya uzandı: Tera’nın üç şirketine geçici iflas yöneticisi atandı

Bahçeli ve Dervişoğlu Anıtkabir’den kol kola ayrıldı

Bahçeli ve Dervişoğlu Anıtkabir’den kol kola ayrıldı

‘Tayyargiller’in 4,3 milyon takipçili hesabına erişim engeli!

‘Tayyargiller’in 4,3 milyon takipçili hesabına erişim engeli!

Tolga Yavaş yazdı I Türkiye iflah olur mu?

Bünyamin Ünal yazdı I Toplumsal çürüme | Bir toplum ne zaman çürümeye başlar?

Özgür Özel’den Ali Yerlikaya’ya: Ağzına o bandı koy, bilmediğin konuda bir daha konuşma

Özgür Özel’den fon soruşturması iddiası: 60’a yakın milletvekili ya da yakınları fonlarda

Asgari ücret, emekli ve memur maaş artışları için kritik hafta

Emeklilik düzenlemesinde kademeli emeklilik yok

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

Fon soruşturmasında 42 kişi, 46 şirket ve 18 fon hakkındaki mal varlığı tedbirleri kaldırıldı

Fon skandalını yazan Yeni Şafak GYY Likoğlu: “Oğlumu tutuklayacak daha anasından doğmadı” diyenler varmış

Muhalefetin düştüğü yer ve Mustafa Sarıgül’ün yükselişi

Sarıgül soruşturmasında yeni ifade: Çalışanlara yatak odasında masaj yaptırırdı

Emrecan Uludağ’ın özel haberi I Mustafa Sarıgül CHP’den istifa edecek

Sarıgül soruşturmasında yeni gelişme: Berberi de gözaltına alındı

Oğlu Can Akaş’ı kaybetmişti: Cem Akaş’tan da acı haber

Oğlu Can Akaş’ı kaybetmişti: Cem Akaş’tan da acı haber

Milletvekili Asuman Erdoğan’ın eşinin şirketleri hakkındaki tedbir kaldırıldı

Milletvekili Asuman Erdoğan’ın eşinin şirketleri hakkındaki tedbir kaldırıldı

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yazı Dizisi
  • Yorum

Son Haberler

  • Fon soruşturması Almanya’ya uzandı: Tera’nın üç şirketine geçici iflas yöneticisi atandı
  • Bahçeli ve Dervişoğlu Anıtkabir’den kol kola ayrıldı
  • ‘Tayyargiller’in 4,3 milyon takipçili hesabına erişim engeli!
  • Bünyamin Ünal yazdı I Toplumsal çürüme | Bir toplum ne zaman çürümeye başlar?

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.