Cuma, Ekim 30, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Yazı Dizisi

Bünyamin Ünal yazdı I Toplumsal çürüme | Bir toplum ne zaman çürümeye başlar?

Torpile kızarız. İşimiz düşünce tanıdık ararız. Yolsuzluktan şikâyet ederiz. Fırsat bulunca kendimize gerekçe üretiriz. Kurallar herkes için geçerli olsun isteriz. Bize dokunmadığı sürece. Üstelik kendimizi hâlâ dürüst sayarız. Çünkü mazeretimiz hazır: “Bu düzende başka türlü yaşanmıyor.” İşte tehlike burada. Yanlışın ne olduğunu unutmadık. Biliyoruz. Ama artık bilmek davranışımızı değiştirmiyor.

29/10/2026 11:10
Okuma süresi: 4 dk. okuma
A A
Tolga Yavaş yazdı I Türkiye iflah olur mu?
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Bünyamin Ünal

Bünyamin Ünal

75 köşe yazısı

(The Turkish Post) – BÜNYAMİN ÜNAL  

Bir toplum ne zaman çürümeye başlar? Büyük skandallarla mı, yoksa küçük yanlışları olağan karşıladığımız gün mü?

Bu 15 yazılık dizide, toplumsal çürümenin gündelik hayattaki izlerini psikoloji ve sosyolojinin bulgularıyla sorguluyoruz. İlk soru şu: Eleştirdiğimiz yanlışların bazen parçası oluyor muyuz?

 

Bir işe başvuruyorsunuz.

Diplomanız var. Deneyiminiz var. Aranan bütün koşulları karşılıyorsunuz.

Ama işe başka biri alınıyor.

Sonra öğreniyorsunuz.

Bir tanıdığı varmış.

Öfkeleniyorsunuz. Haksızlık olduğunu söylüyorsunuz. Belki şikâyet ediyorsunuz.

Aradan birkaç yıl geçiyor.

Bu kez çocuğunuz iş arıyor.

Bir arkadaşınız, önemli bir yerde tanıdığı olduğunu söylüyor.

Önce tereddüt ediyorsunuz.

Sonra telefonu açıyorsunuz.

Çünkü çocuğunuzun hakkının yenmesini istemiyorsunuz.

Peki, başkasının çocuğunun hakkı?

İşte toplumsal çürümenin en rahatsız edici taraflarından biri burada başlıyor.

Bir zamanlar karşı çıktığımız yanlışları, kendimiz yapmak için gerekçeler bulmaya başlıyoruz.

YANLIŞ NE ZAMAN NORMAL OLUR?

Bir toplumda hırsızlık olabilir. Yolsuzluk olabilir. Adaletsizlik olabilir.

Bunların varlığı tek başına o toplumun çürüdüğünü kanıtlamaz.

Asıl mesele, bu davranışların nasıl karşılandığıdır.

Birisi torpille işe girdiğinde insanlar haksızlık mı görüyor?

Yoksa işe giremeyene neden tanıdık bulamadığını mı soruyor?

Vergi kaçıran birini yanlış yaptığı için mi eleştiriyoruz?

Yoksa yakalanmadığı için akıllı mı buluyoruz?

Aradaki fark önemli.

Çünkü birinde yanlış davranış hâlâ yanlıştır.

Diğerinde ise başarıya ulaşmanın yollarından biri haline gelmiştir.

Bir süre sonra insanlar neyin doğru olduğunu değil, neyin işe yaradığını konuşmaya başlar.

Ve doğru olanla işe yarayan birbirinden uzaklaştığında, insanın önüne başka bir soru çıkar:

Doğru kalmanın bedelini neden yalnızca ben ödeyeyim?

HERKES YAPIYORSA…

Sosyolog Émile Durkheim, ortak toplumsal kuralların insanları yönlendirme gücünün zayıflamasını anomi kavramıyla açıklamıştı.

Kurallar vardır. Ancak insanlar hangi kuralların gerçekten geçerli olduğunu, kimlerin bunlara uyduğunu ve uymayanların neyle karşılaşacağını kestirmekte zorlanabilir.

Psikoloji araştırmaları da başkalarının davranışlarına ilişkin düşüncelerimizin kendi tercihlerimizi etkileyebildiğini gösteriyor.

Nils Köbis ve arkadaşlarının 2015 yılında yayımladığı araştırmada, yolsuzluğun yaygın olduğunu düşünen katılımcıların yolsuzluk içeren tercihlere daha yatkın olduğu görüldü. Deneysel bulgular da sosyal norm algısının bu tür kararları etkileyebileceğine işaret etti.

Bu, herkesin çevresine uyacağı anlamına gelmiyor.

Ama önemli bir gerçeği gösteriyor.

İnsan yalnızca neyin doğru olduğunu düşünerek karar vermiyor. Başkalarının ne yaptığını da hesaba katıyor.

Ve bazen tek bir cümle bütün itirazların önüne geçiyor:

“Herkes yapıyor.”

Aslında bu cümle yanlışın doğru olduğunu söylemiyor.

Daha tehlikeli bir şey yapıyor.

Yanlış olduğunu kabul edip sorumluluğunu hafifletiyor.

DÜRÜST KALMANIN BEDELİ

Diyelim ki dürüst bir esnafsınız.

Verginizi ödüyor, müşterinizi kandırmıyor, çalışanınızın hakkını veriyorsunuz.

Rakibiniz ise bazı kuralları çiğniyor. Maliyetini düşürüyor, sizden daha ucuza satıyor.

İşi büyüyor.

Siz zorlanıyorsunuz.

Bir gün muhasebeciniz bazı giderleri gerçekte olduğundan farklı gösterebileceğinizi söylüyor.

Reddediyorsunuz.

Ama aklınıza bir soru takılıyor:

Ben kurallara uyarken başkaları kazanmaya devam mı edecek?

İnsan bazen yanlış davranışı doğru bulduğu için değil, doğru davranmanın bedelinden kaçınmak için yanlış yapar.

Elbette herkes böyle davranmaz. Zor koşullarda bile ilkelerinden vazgeçmeyen insanlar vardır.

Fakat dürüstlüğün sürekli kaybettirdiği, hilenin kazandırdığı bir ortamda yalnızca davranışlar değil, insanların birbirinden beklentileri de değişebilir.

Artık karşımızdakinin dürüst olduğunu varsaymayız.

Bizi kandırmamasını umarız.

Bu ikisi aynı şey değildir.

ASIL TEHLİKE NEREDE?

Bir toplum için en tehlikeli gelişmelerden biri, haksızlığa uğrayan insanların fırsat bulduklarında aynı haksızlığı yapmaya hazır hale gelmesidir.

Çünkü o noktada itiraz artık adaletsizliğe değil, ondan yararlanamamaya yönelir.

Torpile kızarız. İşimiz düşünce tanıdık ararız.

Yolsuzluktan şikâyet ederiz. Fırsat bulunca kendimize gerekçe üretiriz.

Kurallar herkes için geçerli olsun isteriz. Bize dokunmadığı sürece.

Üstelik kendimizi hâlâ dürüst sayarız.

Çünkü mazeretimiz hazır:

“Bu düzende başka türlü yaşanmıyor.”

İşte tehlike burada.

Yanlışın ne olduğunu unutmadık.

Biliyoruz.

Ama artık bilmek davranışımızı değiştirmiyor.

Dün karşı çıktığımız düzenin bugün parçası oluyoruz. Sonra da neden hiçbir şeyin değişmediğini soruyoruz.

Belki de cevap sandığımız kadar karmaşık değil.

Çünkü bazen düzenin yanlışlarına değil, o yanlışlardan yararlanamıyor olmamıza kızıyoruz.

Ve geriye tek bir soru kalıyor:

Biz gerçekten adalet mi istiyoruz?

Yoksa haksızlık yapma sırasının bize gelmesini mi bekliyoruz?

Kaynaklar

Durkheim, É. (1897). Le Suicide. Félix Alcan.

Merton, R. K. (1938). Social Structure and Anomie. American Sociological Review, 3(5), 672–682.

Köbis, N. C., van Prooijen, J.-W., Righetti, F., & Van Lange, P. A. M. (2015). “Who Doesn’t?”—The Impact of Descriptive Norms on Corruption. PLOS ONE, 10(6), e0131830. https://doi.org/10.1371/journal.pone.0131830

Keizer, K., Lindenberg, S., & Steg, L. (2008). The Spreading of Disorder. Science, 322(5908), 1681–1685. https://doi.org/10.1126/science.1161405

Etiketler: başlarbirBünyaminçürümeÇürümeyenetoplumtoplumsalÜnalÜst Manşetzaman
PaylaşTweetPaylaşGönderTara
Bünyamin Ünal

Bünyamin Ünal

Önerilen Haberler

H. Agah Kalender yazdı I Bir portre; Mustafa Yeneroğlu…!
Köşe Yazarı

H. Agah Kalender yazdı I Bir portre; Mustafa Yeneroğlu…!

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Cumhuriyet soruları…!
Köşe Yazarı

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Cumhuriyet soruları…!

Suna Yaman yazdı I Türkiye’nin yeni Ortadoğu denklemi
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Mekke İttifakı İran’la savaşı önleyebilir mi?

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?
Köşe Yazarı

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?

Popüler Haberler

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

“Beyaz Toros”la gündeme gelen savcı Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’ne atandı

Hakim ve savcılara seslenen Kanadoğlu: Hukuksuz kararlar tek tek raporlanıyor

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Peribacasından kopan parçaların altında kalan 2 kişi hayatını kaybetti

Peribacasından kopan parçaların altında kalan 2 kişi hayatını kaybetti

Tutuklanan Üsküdar Belediye Başkanı Dedetaş cezaevine gönderildi

Sinem Dedetaş’a ev hapsiyle tahliye kararı

Küçük Emrah’ın aylık kira geliri dudak uçuklattı

Küçük Emrah’ın aylık kira geliri dudak uçuklattı

Pusula’nın ardından Tera Portföy’de de alarm

Fon soruşturması Almanya’ya uzandı: Tera’nın üç şirketine geçici iflas yöneticisi atandı

Bahçeli ve Dervişoğlu Anıtkabir’den kol kola ayrıldı

Bahçeli ve Dervişoğlu Anıtkabir’den kol kola ayrıldı

‘Tayyargiller’in 4,3 milyon takipçili hesabına erişim engeli!

‘Tayyargiller’in 4,3 milyon takipçili hesabına erişim engeli!

Küçük Emrah’ın aylık kira geliri dudak uçuklattı

Küçük Emrah’ın aylık kira geliri dudak uçuklattı

Muhalefetin düştüğü yer ve Mustafa Sarıgül’ün yükselişi

Sarıgül soruşturmasında yeni ifade: Çalışanlara yatak odasında masaj yaptırırdı

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

Tolga Yavaş yazdı I Türkiye iflah olur mu?

Bünyamin Ünal yazdı I Toplumsal çürüme | Bir toplum ne zaman çürümeye başlar?

Asgari ücret, emekli ve memur maaş artışları için kritik hafta

Emeklilik düzenlemesinde kademeli emeklilik yok

‘Tayyargiller’in 4,3 milyon takipçili hesabına erişim engeli!

‘Tayyargiller’in 4,3 milyon takipçili hesabına erişim engeli!

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yazı Dizisi
  • Yorum

Son Haberler

  • Peribacasından kopan parçaların altında kalan 2 kişi hayatını kaybetti
  • Sinem Dedetaş’a ev hapsiyle tahliye kararı
  • Küçük Emrah’ın aylık kira geliri dudak uçuklattı
  • Fon soruşturması Almanya’ya uzandı: Tera’nın üç şirketine geçici iflas yöneticisi atandı

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.