Salı, Ekim 27, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

H. Agah Kalender yazdı I Bir portre; Mustafa Yeneroğlu…!

Mustafa Yeneroğlu her türlü riski göze aldı, zor zamanların sivrilen isimlerinden biri oldu, sadece yazmadı, yalnızca konuşmadı, duygu ve düşüncelerini bir siyasi duruşa ve tavra dönüştürdü.

14/02/2026 13:02
Okuma süresi: 5 dk. okuma
A A
H. Agah Kalender yazdı I Bir portre; Mustafa Yeneroğlu…!
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
H. Agah Kalender

H. Agah Kalender

120 köşe yazısı

(The Turkish Post) – H. AGAH KALENDER

Ey okur! Yazının başlığına ‘portre denemesi’ dedim ama bilgisayarın başına klasik bir biyografi metni için oturmadım. Farkındasınızdır, politik tartışmalardan, günlük kavgalardan uzak durmaya çalışıyorum. Ve fakat Mustafa Yeneroğlu sadece siyasi kimliğiyle öne çıkan biri değil. Karar ve bazı internet sitelerinde edebi lezzet kokan, derinlikli ve anlamlı yazılar yazdı. Herkesin okuması ve üzerinde tefekkür etmesi gereken makalelerdi. Yeneroğlu’nun bir siyasi duruşu var fakat politik çıkar kavgalarının adamı değil. Ülkenin ve milletin sorunlarıyla dertlenen bir isim olarak öne çıktığını kaydetmeliyim.

Hafta içinde ‘Demokrasi Vakfı’nda konuştu, esaslı bir özeleştiri yaptı. İçinden çıktığı mahallenin ayıplarıyla, günahlarıyla ve yanlışlarıyla yüzleşti. “Biz inançlı insanlar üç nesil sokağa çıkamayacağız” dedi. Bir siyasetçi için anlamlı bir tavır. O konuşması beni eski yazılarına götürdü. Ve siz değerli okurla duygu ve düşüncelerimi paylaşmak istedim. Daha önce ‘bir röportaj veya makale okudum’ diyerek bazı metinlere dikkatinizi çekmiştim. Bugün yazacaklarımı o çerçevede değerlendirmenizi isterim. Yeneroğlu’nun söylediklerine illa da katılmanız gerekmiyor. Ama üzerinde tefekkür etmeye değer fikir ve düşünceler ürettiği aşikar.

Siyasetçinin kas ve yumrukla kavga edenini değil, beyniyle fikir ve duruşuyla mücadele edeni makbuldür. Maalesef bizde kavga gürültü eksik olmuyor. Hatta siyasetin mekanlarında kan dökülebiliyor. Birkaç gün önce Meclis’te büyük arbede yaşandı, milletvekilleri birbirine girdi. Mahmut Tanal’ın burnu kırıldı. Yüzü gözü kanlar içinde kaldı. Keşke kavga kas üzerinden değil de fikirler üzerinden patlasaydı. Yumruk değil, siyasi zeka öne çıksaydı. Fakat maalesef… Toplum çok gergin… Ülke asabı bozuk inanlar topluluğuna dönüştü. Meclis’e yansıyan da bu.

İşte Mustafa Yeneroğlu farklı bir profil olarak sivrildi. İlk günden beri, ‘demokrasi’ dedi, ‘insan hakları’ dedi, ‘ahlak’ dedi, ‘adalet’ dedi. Fikrine zikrine bakmaksızın Sincan ve Silivri gibi yerlerde mahpusları ziyaret etti. Duygu ve düşüncelerini paylaştı. Bir adalet duyarlılığı oluşturmaya çalıştı. İleri yaşına rağmen bir anda kendini içeride bulan Melek İpek ziyaret ettiği isimlerden biriydi. İzlenimlerini dokunaklı bir üslupla kaleme aldı. Serbestiyet sitesinde yayınladı. Ve tarihe not düştü. Bugünler gelir, geçer fakak yazı kalır.

O yazıdan bir paragraf şöyle; “Ben acizliğime yığılmışken yakınlaşan sesler yükselmeye başladı. İki görevlinin ittirdiği tekerlekli sandalyesinde 79 yaşındaki Melek İpek Hanım kapıdan göründü. Ayağa kalktım, yanıma yaklaştığında bana tutunarak ayağa kalkmaya çalıştı. Boynuma sarıldı. “Oğlum hoş geldin” derken içim burkuldu, çünkü siyaset sahnesine adım attığımdan beri canhıraş söndürmeye çalıştığım yangınların birçoğuna yetişemediğim gibi buraya da geç kalmıştım. Elden bir şey gelmezken insanlara ümit verir miyim diye hep endişe ederim. Bugün de öyleydim. Ama Melek Hanım beni o kadar sıcak karşıladı ki sanki bekliyor gibiydi, geciktiğimi de biliyor gibi…”

Melek İpek siyaset ve toplumun ‘günah keçisi’ ilan ettiği isimlerden biri… İktidar kadrolarıyla yakın diyalogları vardı. Politik kavgalar ve konjonktür hepsini unutturdu. Kabalalık ve gölgeli biriyken, yapayalnız kaldı, kapısını çalan çıkmadı. O yaşında hapisle tanıştı. Onun yaşındaki 28 Şubat’ın kocamış paşalarına kapılar açılırken Melek İpek’e el uzanmadı. Yeneroğlu o ölüm sessizliğini yırtarcasına gitti, görüştü ve bir ‘adalet çığlığı’ niteliğindeki düşüncelerini yazdı. Hiçbir politik beklenti ve çıkar gözetmeden… Aslında siyaset ‘adalete’ ilgiyi gerektirir. Yeneroğlu’nun tavrı hem insani hem siyasiydi.

Sadece Melek İpek mi? Değil elbette. Öyle olsaydı böyle bir yazıyla karşınızda olmazdım. Yeneroğlu Fatih Altaylı’ya da el uzattı. Aynı mahallenin insanı değildi. Farklı siyasi ve inanç ikliminin mensubuydular. Geçmişin yaraları vardı. Yeneroğlu “Bazen hafıza insanın en büyük yükü, bazen de en keskin imtihanıdır…” Çok derin ve anlamlı bir cümle. Geçmişe takılıp kalırsan bugün ve yarınını ziyan edebilirsin. Geçmişin bagajından kurtulamadığı ziyanda olan nice insan var. Hayat geçmişte yaşanmaz, zamanın ruhu diye bir şey söz konusu.

Yeneroğlu, Altaylı’nın 28 Şubat günlerinde Hürriyet’te yazdığı bir makaleyi hatırladı. Kendisinin da katıldığı bir toplantının analiziydi. Her bir kelimesi hakaret doluydu. Kavgada bile söylenmeyecek sözlerdi; “Dortmund’da bir araya gelen 50 bin insanı, benim ailemi, dostlarımı ve arkadaşlarımı kast ederek ‘Meydanı vatan haini köpeklere bırakmayalım’ diyordu. Manzara onun açısından ‘mide bulandıran sinekti’. Yazıyı okuyunca öfkeye kapıldı. Ve… “Aradan çeyrek asır geçti. Tarihin sarkacı hiç umulmadık yöne savruldu. Bugün Fatih Altaylı cezaevinde…” Ne yaptı Yeneroğlu biliyor musunuz? Haberiniz oldu mu?

İşte kendi ifadesi, buyurun okuyun; “Ben ise o günkü öfkesini adalet arayışına dönüştürmeye çalışan bir hukukçu ve siyasetçi olarak Fatih Altaylı’yı cezaevinde iki kez ziyaret ettim. Karşılıklı oturduk, sohbet ettik. Ona o gün yazdıklarını hatırlatmadım. Çünkü ahlaka sığmazdı. Adalet ancak ‘ötekinin hakkını’ en az kendi hakkın kadar, en az kardeşinin hakkı kadar kutsal bildiğinde yerini bulur. Gerisi kabilecilikten değer yargılarından yoksun kimlikçilikten ibarettir. Ve Türkiye bu kabile ve kimlik kavgasından çok yoruldu…”.

Bu yazıyı birkaç ay önce yazdı. Okuyunca çok etkilendim ve duygulandım. Mustafa Yeneroğlu bu duruşuyla bir hakkında portre denemesini hak etmemiş mi? Keşke Stefan Zweig gibi dört başı mamur bir biyografi yazabilseydim. Maalesef sayıları çok az. Yok denecek kadar kıt… Bir elin parmaklarını geçmez. Nice kutsal, değer ve ilkeler siyasi kavgalara kurban gitti. Özellikle de son dönemde… Gönüller fethedilecekti. Günün sonunda elde sadece ‘koltuk’ kaldı. Onun dışında her şey talan edildi. Bir itham ve suçlama değil, özeleştiri gibi. Bir vicdan ve gönül kırılmasının yansıması. Kutsalları ve kalbi kırdıktan sonra ‘koltuk zaferlerinin’ bir anlamı ve önemi kalır mı? Adalet, ahlak ve demokrasi sınavıydı.

Herkesin okumasını, en azından haberdar olmasını istediğim bir yazısı daha var Mustafa Yeneroğlu’nun… Yaklaşık bir 1 ay önce yayınladı. Başlık bile düşündürücü ve manidar; “Hukukun öksüz kaldığı gün; Sokrates’in baldıranından Ebu Hanife’nin zindanına bir medeniyetin trajedisi…” Sokrates doğru bildiği yolda ‘baldıran zehrini içmekten’ geri durmadı. İmamı Azam siyaset ve iktidar uğruna eğilip bükülmedi. Elif gibi dimdik durdu. Ve gözden düştü, zindana atıldı. 70 yaşındaydı.

Yeneroğlu’nun yazısından bir bölüm; “İmam her gün pazar yerinde halka teşhir edilerek kırbaçlandı. Ancak o ‘Sultanın ekmeğini yiyen, sultanın kılıcını çalar’ diyerek direnmeye devam etti. Nihayetinde zorla zehirli bir şerbet içirilerek şehit edildi. Vasiyeti ise tüm hayatının özeti gibiydi; “Beni gasp edilmemiş, halifenin elinin değmediği temiz bir toprağa gömün…!” Vasiyeti üzerine şehir merkezine 4-5 kilometre uzakta, devletin elinin değmediği bir kamışlığa defnedildi.” Bir başka alim de talebelerine “Eğer bulabiliyorsanız” demişti; “İslam dünyasında zulüm görmemiş bir toprak parçasına gömün beni…”

Mustafa Yeneroğlu her türlü riski göze aldı, zor zamanların sivrilen isimlerinden biri oldu, sadece yazmadı, yalnızca konuşmadı, duygu ve düşüncelerini bir siyasi duruşa ve tavra dönüştürdü. Böyle birinin varlığından ve yaptıklarından sizleri haberdar etmek istedim.

Etiketler: birH. Agah KalenderMustafaportreÜst ManşetYeneroğlu
Paylaş3Tweet2PaylaşGönderTara
H. Agah Kalender

H. Agah Kalender

Önerilen Haberler

Fatma Zehra Fidan yazdı I Kötülüğün vicdani dayanağı
Köşe Yazarı

Fatma Zehra Fidan yazdı I Kötülüğün vicdani dayanağı

Ölüm tehdidi alan Afşin Hatipoğlu: Bir süre paylaşım yapmayacağım
Gündem

Ölüm tehdidi alan Afşin Hatipoğlu: Bir süre paylaşım yapmayacağım

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?
Köşe Yazarı

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?

Suna Yaman yazdı I Brezilya’da Lula kazandı, Sırbistan’da öğrenciler iktidarı devirdi
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Brezilya’da Lula kazandı, Sırbistan’da öğrenciler iktidarı devirdi

Popüler Haberler

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Sibel Can ve Emir Sarıgül Marmaris’te evleniyor!

Sibel Can’la evlilik hazırlığı yapıyordu, tutuklandı!

Cengiz İzol yazdı I İnsan insanın rengini alır: İyiliği çoğaltmak

Cengiz İzol yazdı I İnsan insanın rengini alır: İyiliği çoğaltmak

Özel okul öğretmeni fuhuş ve uyuşturucudan tutuklandı

Özel okul öğretmeni fuhuş ve uyuşturucudan tutuklandı

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Fatma Zehra Fidan yazdı I Kötülüğün vicdani dayanağı

Fatma Zehra Fidan yazdı I Kötülüğün vicdani dayanağı

Fenerbahçe’de İsmail Kartal dönemi sona erdi

Fenerbahçe’de İsmail Kartal dönemi sona erdi

Fon ödemeleri ne zaman başlıyor?

Fon ödemeleri ne zaman başlıyor?

İsmail Kartal: Sezon sonunda şampiyon olacağız

Turkishpostnet işaret fişeği çakmıştı: İsmail Kartal gönderiliyor

Emir Sarıgül 45 yaşında dede oluyor

Emir Sarıgül itirafçı mı oldu?

Öcalan çağrısından sonra ilk baş başa görüşme

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Bahçeli arasında 1 saat 10 dakikalık görüşme

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

“Emniyet Genel Müdürü görevden alınacak” iddiası

Emniyette terfi krizi: Rütbeler mahkeme kararıyla alınıyor

Fon soruşturmasında ‘gizli’ belgeleri paylaşanlara adli soruşturma

Fonlar hakkındaki kanun, Resmi Gazete’de yayımlandı

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı

Motorine yeni zam kapıda: Litre fiyatı 60 lirayı bulacak

Benzine bu hafta 7.65 lira zam geliyor

Erdoğan’dan yeni hakim savcılara: Adalet için fedakarca çalışacaksınız

Erdoğan’dan Azerbaycan açıklaması: Kardeşliğimize dinamit koymak isteyenlerin karşısına dikileceğiz

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Fatma Zehra Fidan yazdı I Kötülüğün vicdani dayanağı
  • Fenerbahçe’de İsmail Kartal dönemi sona erdi
  • Fon ödemeleri ne zaman başlıyor?
  • Turkishpostnet işaret fişeği çakmıştı: İsmail Kartal gönderiliyor

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.