(The Turkish Post) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada Azerbaycan’da başörtüsü uygulamaları nedeniyle Türkiye ile yaşanan tartışmalara değindi.
Erdoğan, 30 Ekim Cuma günü Ankara’da gerçekleştirilecek Türk Devletleri Teşkilatı’nın 13. Zirvesi öncesinde yaptığı açıklamada, Türk devletleri arasındaki birlik ve beraberliğin korunması gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı’nın 13. Zirvesi’ne Türkiye’nin ev sahipliği yapacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Cumhuriyetimizin 103. yıl dönümünü ise Türk dünyasından seçkin konuklarımızla büyük bir coşkuyla kutlayacağız. Aynı gün Cumhurbaşkanlığı Külliyemizin incisi olan Beştepe Millet Ormanı’nı halkımızın kullanımına açacağız.
30 Ekim Cuma günü, aile meclisimiz olarak gördüğümüz Türk Devletleri Teşkilatının 13. zirvesine yine Ankara’da ev sahipliği yapacağız. Türk dünyası olarak sarsılmaz kardeşliğimize dinamit koymak isteyenlerin karşısına, yine birlik ve beraberlikle dikileceğiz.”
Kabine toplantısında ele alınan konulara ilişkin Erdoğan, şöyle devam etti:
“Kabinemizin 74’üncü toplantısını tamamladık. Toplantımızda iç siyasetten ekonomiye, güvenlikten dış politikaya dair konuları istişare ettik. Bölgemizde gerilimin arttığı, yeni gerilim alanlarının baş gösterdiği bir dönemde hükümet olarak ülkemizi istikrar ve kalkınma yörüngesinde tutmaya gayret ediyoruz.
Dünyanın gidişatı ülkemizdeki huzur ve istikrar ortamının korunmasını önümüzdeki zamanda daha önemli kılıyor. Hangi mezhebe ve kökene mensup olursa olsun, vatandaşlarımızın bu huzur ve istikrar ortamının korunmasında titiz davrandığını biliyor, milletimize sağduyusu için teşekkür ediyorum.
Türkiye olarak yayılmacı emellerle coğrafyamızdaki ateşe benzin dökenlerin karşısında tüm imkânlarımızla bu ateşi söndürmek, acıları dindirmek ve akan kanı durdurmak için samimiyetle mücadele ediyoruz.”
Erdoğan, Türkiye’nin Türk dünyasıyla ve diğer ülkelerle ilişkilerine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
“Balkanlardan Türk cumhuriyetlerine, nerede bir kardeşimiz, soydaşımız, dostumuz varsa her platformda haklarını en güçlü şekilde savunuyoruz.
Komşularımızdan başlayarak hemen her ülkeyle dostane ilişkiler, karşılıklı saygıya dayalı iyi ilişkiler tesis etmenin gayretindeyiz. Bununla kalmıyor, uzun yıllar farklı sebeplerle kısıtlı münasebetlerimizin olduğu ülkelerle yeni ortaklıklar kurmaya ağırlık veriyoruz.
Son toplantımızdan bu yana uluslararası ilişkiler bağlamında Türkiye’nin etki alanını genişleten gelişmelere hep beraber şahitlik ettik.”
“TÜRKİYE SOKAĞA TESLİM EDİLECEK BİR ÜLKE DEĞİLDİR”
İç siyasete ilişkin değerlendirmelerinde muhalefeti eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Son günlerde muhalefetin diline doladığı, kime ve neye hizmet ettiği belli olmayan ama Türkiye’ye hizmet etmediği çok aşikâr olan savaş jargonunu bu sorumsuzluğun en bariz örneklerinden biri olarak görüyorum.
Türkiye, hamdolsun, her karışında sulhü sükûnun hâkim olduğu bir ülkedir. Türkiye, 86 milyonun birlik ve dirlik içinde kardeşçe yaşadığı, bölgesinin huzur adası olan bir ülkedir.
Fakat Avrupa’nın kimi ülkelerinde yaşanan olaylardan cesaret alarak benzer bir teşebbüsün hayalini kuranlar varsa şunu bilsinler ki, Türkiye sokakta bulunmamıştır. Sokağa teslim edilecek bir ülke de değildir.
Basın özgürlüğü bahanesiyle hükûmetimize saldıranlar, suç bastırmaya çalışmadan önce, eğer yapabiliyorlarsa, çıksınlar, sarf ettikleri kirli ilişkileri açıklasınlar.
Kimse kusura bakmasın. Daha düne kadar meydanlarda basın kuruluşlarını, gazetecileri, televizyon kanallarını alenen tehdit edenler bize basın özgürlüğü dersi veremezler.
Bizim ne basın özgürlüğüyle ne de eleştirel seslerle bir sorunumuz vardır. Türkiye, medya çeşitliliği açısından dünyanın en ileri ülkelerinden biridir.”





















