(The Turkish Post) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2027 bütçesinde emeklilerin gelirlerini iyileştirmek için yeni kaynak oluşturulacağını açıklamasının ardından gözler yapılacak düzenlemeye çevrildi. Sosyal güvenlik uzmanı Özgür Erdursun ise yalnızca en düşük emekli aylığının artırılmasının sorunu çözmeyeceği uyarısında bulunarak, taban aylık uygulamasından yararlananların sayısının 6-7 milyona ulaşabileceğini öne sürdü.
Erdoğan, 26 Ekim’deki Kabine Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, emeklilerin gelirlerini iyileştirmeye yönelik mali imkânların 2027 bütçesinde oluşturulduğunu ve gerekli yasal düzenlemenin yıl sonuna kadar hayata geçirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Ancak açıklamada zam oranına, düzenlemenin kapsamına ve aylık hesaplama sisteminde değişiklik yapılıp yapılmayacağına ilişkin ayrıntılar paylaşılmadı.
Erdursun: Sorun zam oranı değil, hesaplama sistemi
Sosyal güvenlik uzmanı Özgür Erdursun, X hesabından yaptığı değerlendirmede emekli aylıklarının yalnızca dönemsel zamlarla ele alınmasının yeterli olmadığını savundu.
“Emekli aylıklarında sorun zam oranı değil, hesaplama sisteminin kendisi!” diyen Erdursun, en düşük emekli aylığını tamamlama uygulamasının yıllar içinde çok daha geniş bir kesimi kapsadığını belirtti.
Erdursun, uygulamanın 2019’da başladığı dönemde yüz binlerle ifade edilen yararlanıcı sayısının bugün milyonlara ulaştığına dikkat çekti. Uzman, taban aylığa yapılacak yüksek oranlı artışların diğer emeklilere yalnızca enflasyon farkı verilmesi durumunda bu sayının daha da yükselebileceğini ifade etti.
7 milyon emekli aynı aylıkta buluşabilir
Erdursun’un en dikkat çekici uyarısı, en düşük emekli aylığı uygulamasının kapsamına ilişkin oldu.
Uzman, taban aylığın diğer emeklilerin aylıklarından daha yüksek oranda artırılması halinde, kök aylıkları farklı olan daha fazla kişinin aynı ödeme düzeyinde buluşabileceğini savundu.
Erdursun, “Şimdi en düşük aylık yüksek oranda artırılır, diğer emeklilere yalnızca enflasyon farkı verilirse bu sayı ilerleyen dönemde 6-7 milyona ulaşabilir” değerlendirmesinde bulundu.
Bu senaryoya göre uzun yıllar çalışan ve daha yüksek prim ödeyen emeklilerle daha düşük prim üzerinden aylık bağlanan emekliler arasındaki gelir farkı daralabilir. Ancak 6-7 milyon tahmini, uzman Erdursun’un değerlendirmesine dayanıyor; açıklanan yeni bir resmî projeksiyon değil.
En düşük emekli aylığı 23 bin 552 TL’ye çıktı
En düşük emekli aylığı uygulaması Ocak 2019’da 1.000 TL ile başladı. Yıllar içinde yapılan düzenlemelerle taban tutar kademeli olarak yükseltildi.
2026 yılı içinde yapılan artışlarla en düşük emekli aylığı ocakta 20 bin TL’ye, temmuzda ise 23 bin 552 TL’ye çıkarıldı. Taban aylığın yükselmesiyle birlikte bu destekten yararlanan emeklilerin sayısı da arttı.
Temmuz 2026 düzenlemesinin hazırlık sürecinde yaklaşık 5,1 milyon emeklinin yeni taban aylık kapsamına gireceği hesaplanmıştı. Erdursun ise farklı değerlendirmelerinde, kök aylıklara yapılan artışın ardından en düşük aylık alanların sayısının yaklaşık 4,7 milyondan 5,5 milyona yükseldiğini belirtmişti.
Yüksek prim ödeyenle düşük prim ödeyen arasındaki fark azalıyor
Mevcut sistemde emekli aylığı; prim ödeme gün sayısı, prime esas kazanç ve sigortalılık geçmişi gibi unsurlara göre hesaplanıyor. Kök aylığı yasal taban tutarın altında kalan emeklilerin ödemesi ise belirlenen en düşük aylık seviyesine tamamlanıyor.
Bu nedenle kök aylıkları farklı olan iki emekli, hesaplanan aylıkları taban tutarın altında kaldığında aynı miktarda ödeme alabiliyor.
Erdursun, bu durumun daha uzun süre çalışan ve daha yüksek prim ödeyen kişilerin emeklilik gelirlerine yeterince yansımamasına yol açtığını savunuyor.
Uzman, emeklilik şartlarını asgari düzeyde tamamlayanların gelirlerinin korunmasını, bunun üzerindeki ilave prim günlerinin, çalışma süresinin ve yüksek kazanç üzerinden ödenen primlerin ise aylıklara daha belirgin biçimde yansımasını öneriyor.
Aylık bağlama oranları ve güncelleme katsayıları değişmeli
Erdursun’a göre kalıcı çözüm için yalnızca en düşük emekli aylığını artırmak yerine aylık hesaplama sisteminin yeniden ele alınması gerekiyor.
Uzmanın değişmesini önerdiği başlıca unsurlar şunlar:
– Aylık bağlama oranları: Çalışma süresi ve prim ödeme geçmişinin emekli aylığına etkisini belirleyen oranların yeniden düzenlenmesi.
– Güncelleme katsayıları: Geçmiş kazançların emeklilik hesabına aktarılmasında kullanılan katsayıların yeniden değerlendirilmesi.
– Satın alma gücünün korunması: Gıda, barınma, enerji ve sağlık gibi temel harcamalardaki fiyat artışlarının emekli gelirlerine etkisinin dikkate alınması.
– Prim karşılığının güçlendirilmesi: Daha uzun süre çalışan ve daha yüksek prim ödeyenlerin aylıklarında anlamlı fark oluşmasının sağlanması.
Erdursun, emekli aylıklarının yalnızca enflasyon oranlarına göre artırılmasının da yeterli olmayabileceğini belirterek, temel tüketim harcamalarındaki fiyat değişimlerinin dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
Uzman, çözümün daha fazla kişinin aylığını belirli bir tutara tamamlamak olmadığını savunarak, emeklilikte adaleti ve sistemin uzun vadeli sürdürülebilirliğini sağlayacak kapsamlı bir reform çağrısı yaptı.
Yeni düzenlemenin ayrıntıları bekleniyor
Erdoğan’ın açıklaması, emekli aylıklarına yönelik yeni bir düzenleme beklentisini artırdı. Ancak yapılacak artışın yalnızca en düşük emekli aylığını mı kapsayacağı, kök aylıklarda değişiklik yapılıp yapılmayacağı ve prim esaslı hesaplama sisteminin yeniden düzenlenip düzenlenmeyeceği henüz açıklanmadı.
Bu nedenle emeklilerin gelirlerinde nasıl bir değişiklik yaşanacağı, hazırlanacak düzenlemenin kapsamı ve Meclis’te yapılacak çalışmaların ardından netleşecek.




















