(The Turkish Post) – Borsa İstanbul’daki yatırım fonları üzerinden gerçekleştirildiği öne sürülen manipülatif işlemlere ilişkin soruşturmada Pasifik Holding’in üç üst düzey yöneticisi hakkında yeni bir adım atıldı. Savcılık, AK Parti Ankara Milletvekili Asuman Erdoğan’ın eşi ve Pasifik Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Erdoğan’ın da aralarında bulunduğu üç ismin mal varlıklarının incelenmesini ve olağan dışı finansal işlemlerinin takibe alınmasını istedi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 27 Ekim 2026 tarihli yazısında, Pasifik Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Erdoğan, Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Erdoğan ve Yönetim Kurulu Başkanvekili Abdülkerim Fırat’ın mal varlıklarına yönelik kapsamlı inceleme talimatları yer aldı. Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Ahmet Şık’ın sosyal medya hesabından paylaştığı yazı, bankalardan tapu müdürlüklerine, noterlerden sermaye piyasası kuruluşlarına kadar çok sayıda kuruma gönderildi.
Banka hesaplarından hisse senetlerine kadar inceleme
Savcılık, üç yöneticinin mal varlığını azaltabilecek işlemlerinin yakından izlenmesini istedi. Mal varlıklarının devredilmesi, satılması veya bağışlanmasının yanı sıra gayrimenkuller üzerinde ipotek ve rehin tesis edilmesi, banka hesaplarının kapatılması, yüksek tutarlı nakit çekimleri ile EFT ve havale işlemleri de inceleme kapsamına alındı.
Yazıda, olağan dışı bir işlem talebiyle karşılaşılması durumunda işlem gerçekleştirilmeden önce savcılığın görüşünün alınması istendi. Bununla birlikte kişilerin mesleki faaliyetleri, maaş ve fatura ödemeleri ile emekli aylıklarının kullanımını kapsayan rutin işlemlerinin mağduriyete yol açacak şekilde engellenmemesi gerektiği vurgulandı.
Hisse senetleri ve diğer finansal varlıklar için dondurma talebi
Savcılık yazısında, üç yöneticinin hesaplarında bulunan sermaye piyasası araçlarının da soruşturma ve isnat edilen suçlar kapsamında ilgili kurumlarca dondurulması istendi. Şüpheli para hareketlerinin ve mal varlığını azaltmaya yönelik işlemlerin ise gecikmeksizin Mali Suçları Araştırma Kuruluna (MASAK) bildirilmesi talep edildi.
Gayrimenkullerin yanı sıra yöneticilerin üzerine kayıtlı gemi ve hava araçlarının bulunup bulunmadığının araştırılması da istendi. Bu kapsamda Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Denizcilik Genel Müdürlüğü ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğüne yönelik inceleme talepleri yazıda yer aldı.
Savcılık: Bazı hisselerin değeri 100 katına kadar yükseldi
Soruşturmanın dayanağına ilişkin değerlendirmelerde, Borsa İstanbul’da işlem gören bazı hisselerin fiyatlarının yaklaşık 100 katına kadar yükseldiğinin tespit edildiği belirtildi.
Başsavcılık, bazı hisselerin yatırım fonları aracılığıyla toplandığı, bu işlemlerin hem ilgili şirketlerin piyasa değerlerini hem de söz konusu hisseleri portföylerinde bulunduran fonların değerlerini artırdığı yönünde bulgular bulunduğunu bildirdi.
Yazıda, bazı şirketlerin piyasa değerlerindeki artışların gerçek faaliyetleri ve ekonomik durumlarıyla bağlantılı olmadığı, yapay fiyat hareketleri üzerinden menfaat sağlandığı yönünde kuvvetli suç şüphesi bulunduğu ifade edildi. Elde edildiği değerlendirilen suç gelirlerinin farklı yatırım ve ticari faaliyetler üzerinden kaynağından uzaklaştırıldığı şüphesine de yer verildi.
Savcılık, söz konusu işlemleri Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107’nci maddesinde düzenlenen piyasa dolandırıcılığı suçu kapsamında değerlendirdi.
131 yatırım fonunun işlemlere kapatılması hatırlatıldı
Savcılık, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararına da atıfta bulundu. Yazıda, SPK’nin 57/1707 sayılı kararıyla 131 yatırım fonunun Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu (TEFAS) üzerinden alım satım işlemlerine kapatıldığı hatırlatıldı.
Fonlardaki fiyat hareketleri, şirket hisselerinin yapay biçimde yükseltildiği iddiaları ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklandığı şüphesi, soruşturmanın temel başlıklarını oluşturuyor.
Pasifik GYO daha önce iddiaları reddetmişti
Pasifik Grubu’nun adı, eylül ayında fon soruşturması kapsamında bazı şirketlere yönelik mal varlığı tedbirlerinin gündeme gelmesiyle kamuoyuna yansımıştı. Soruşturma kapsamında 45 şirket ve 19 fon üzerindeki kısıtlamaların kaldırıldığı süreçte Pasifik Gayrimenkul Yatırım İnşaat A.Ş. de adı geçen şirketler arasında yer almıştı.
Pasifik Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. (Pasifik GYO), 28 Eylül’de Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yaptığı açıklamada, grubun kamuoyunda gündeme gelen sorunlu fonlarla bağlantılı olduğu yönündeki iddiaları reddetmişti.
Şirket açıklamasında, grubun halka açık veya kapalı şirketlerinin, ortaklarının ve yönetim kurulu üyelerinin söz konusu fonlarla ilişki kurmadığı, bu fonların paylarını edinmediği ve fonlar üzerinden hisse alım satımı yapmadığı savunulmuştu.
Kapalı yatırım fonlarına ilişkin açıklama dikkat çekmişti
Pasifik GYO’nun aynı açıklamasında, grubun halka açık olmayan şirketlerinden Pasifik Gayrimenkul Yatırım İnşaat A.Ş.’nin TEFAS’a açık olmayan ve piyasada pazarlanmayan kapalı yatırım fonlarına finansal yatırım yaptığı belirtilmişti.
Şirket, bu işlemlerin kendi hesapları arasında finansal varlık aktarımı niteliğinde olduğunu savunmuş; fondaki hisselerin ayni olarak iade edilmesi ve fonun tasfiye edilmesi için ilgili kurumlara başvurulduğunu duyurmuştu. Ayrıca iddiaları yayan kişi ve kuruluşlar hakkında hukuki ve cezai yollara başvurulacağı bildirilmişti.
Savcılığın 27 Ekim tarihli yazısı ise bu kez doğrudan Pasifik Holding’in üç üst düzey yöneticisinin mal varlıklarının incelenmesini, sermaye piyasası varlıklarının dondurulmasını ve olağan dışı finansal işlemlerinin takibe alınmasını gündeme taşıdı.






















