(The Turkish Post) – Fetö soruşturmaları kapsamında 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan 73 yaşındaki Abdullah Tırpan, ağır sağlık sorunlarına rağmen tahliye edilmedi. Diyabet ve yüksek tansiyon hastası olan, kangren nedeniyle bir bacağı kesilen Tırpan, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Eski milletvekili Mustafa Yeneroğlu, ölümünden 18 gün önce yayımlanan yazısında Tırpan’ın durumuna dikkat çekerek, “Bir sabah cezaevinden ölüm haberi gelirse, bu soruyu sormamış olan herkesin bu ölümde bir payı olmayacak mı?” diye sormuştu.
Tekirdağ’da 55 yıl boyunca ticaretle uğraşan, beş çocuk babası Abdullah Tırpan’ın cezaevinde ağırlaşan sağlık sorunları, ailesinin ve insan hakları savunucularının tahliye çağrılarına rağmen son bulmadı. Metris R Tipi Cezaevi’nde tutulan 73 yaşındaki Tırpan, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.
Serbestiyet’e konuşan kızı Refia Tırpan, babasının ölüm haberini aldıklarını doğrulayarak, “Babamın vefat haberini aldık” dedi.
Mahkûmiyet gerekçeleri arasında okul hissedarlığı ve gazete aboneliği vardı
Abdullah Tırpan, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yürütülen Fethullahçılık soruşturmaları kapsamında yargılandı. Özel bir okul şirketinde hissedar olması, sohbet toplantılarına katılması, bağış yapması ve Zaman gazetesine abone olması mahkûmiyetine gerekçe gösterilen faaliyetler arasında yer aldı.
Hakkındaki 7 yıl 6 aylık hapis cezası, Yargıtay tarafından 7 Mart 2022’de onandı. Tırpan, cezasının infazı için 26 Şubat 2025’te yeniden cezaevine alındı.
Kangren nedeniyle bacağı kesildi, tahliye çağrıları karşılıksız kaldı
Diyabet ve yüksek tansiyon başta olmak üzere çeşitli sağlık sorunları bulunan Tırpan’ın durumu cezaevinde giderek ağırlaştı. Bacağındaki yaraların kangrene dönüşmesi üzerine bir bacağı kesildi. Tekerlekli sandalyeye bağımlı hale gelen Tırpan’ın cezaevinde tutulmasının sağlığı açısından ciddi risk oluşturduğu belirtilerek infazının ertelenmesi istendi.
Ailesi, tedavisinin cezaevi koşullarında gerektiği gibi sürdürülemeyeceğini savunarak tahliye çağrısında bulundu. Sosyal medyada da #BabamıKurtarın etiketiyle kampanya başlatıldı.
Ancak Tırpan’ın tahliye edilmesi ve tedavisinin cezaevi dışında sürdürülmesi yönündeki çağrılar sonuçsuz kaldı.
Yeneroğlu ölümünden 18 gün önce uyarmıştı
Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, 8 Ekim 2026’da Serbestiyet’te yayımlanan yazısında Abdullah Tırpan’ı cezaevinde ziyaret ettiğini anlatarak sağlık durumunun ağırlığına dikkat çekmişti.
Tırpan’ın görüşe tekerlekli sandalyeyle getirildiğini, ayağa kalkamadığını ve bacağındaki yaraların ağırlaştığını aktaran Yeneroğlu, İnfaz Kanunu’nun 16. maddesini hatırlatarak şu çağrıda bulunmuştu:
“Abdullah Tırpan’ın derhal hastaneye kaldırılması ve infazının ertelenmesi gerekiyor. İnfaz Kanunu’nun 16. maddesi bunun için vardır.”
Yeneroğlu, Tırpan’ın toplum güvenliği açısından somut bir tehlike oluşturmadığını savunmuş, Fethullahçılık davalarındaki mahkûmiyetlere ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına da değinmişti. Yalnızca bireysel ihlal kararı alanların değil, aynı gerekçelerle mahkûm edilen herkesin yeniden yargılanmasının önünün açılması gerektiğini belirtmişti.
“Bu ülkede hiç kimse böyle bir hâle getirilmiş bir insandan teşekkür almayı hak etmiyor”
Yeneroğlu, yazısında Tırpan’la yaptığı görüşmenin son anlarını da anlatmıştı. Tırpan’ın kendisine teşekkür etmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getiren Yeneroğlu, şu ifadeleri kullanmıştı:
“Görüş süresi bitti, Abdullah amcanın sandalyesini çıkışa doğru yönlendirdiler. Çıkarken bana teşekkür etti. Ben o teşekkürü içime sindiremedim. Çok ağır bir yük bu. Bu ülkede hiç kimse, böyle bir hâle getirilmiş bir insandan teşekkür almayı hak etmiyor.”
Yeneroğlu, yazısının devamında Tırpan’ın cezaevinde tutulmasının hukuki gerekçesini sorgulayarak şu soruları yöneltmişti:
“Bu insanı orada tutmanın hukuki bir gerekçesi kalmadıysa, onu orada tutan nedir?
Bir sabah cezaevinden ölüm haberi gelirse, bu soruyu sormamış olan herkesin bu ölümde bir payı olmayacak mı?”
Yeneroğlu’nun bu uyarısından 18 gün sonra Abdullah Tırpan’ın ölüm haberi geldi. Ağır sağlık sorunları nedeniyle tahliyesi istenen 73 yaşındaki Tırpan’ın cezaevinden çıkarılmaması, infaz koşulları ve hasta mahpusların durumu konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.




















