Salı, Ekim 27, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Fatma Zehra Fidan yazdı I Annelik üzerine hasbihal

Kendi çocuklarımla büyüyen bir anne olarak, annemle olan ilişkimin doğasını çözmek on yıllarımı aldı. İçimdeki düğümler tam olarak çözülmüş müdür, yoksa bir gün içimden pörtleyen bir gerçeklik beni yine şaşkınlık vadilerine mi sürükleyecektir, bilemem. Fakat çözümleyebildiğim kadarı bile anneciğimi çok daha derin sevmeyi, onunla kucaklaşmayı -o artık başka dünyalarda olsa bile- onunla anlaşmayı getirdi.

13/05/2026 08:05
Okuma süresi: 4 dk. okuma
A A
Esat Aytan yazdı I Başarının Sessiz Yolu
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Fatma Zehra Fidan

Fatma Zehra Fidan

60 köşe yazısı

(The Turkish Post) – FATMA ZEHRA FİDAN   

Geçtiğimiz hafta sonu Anneler Günüydü. Anneler sosyal medyada parlak neonlu cümlelerle anıldı, mesaj kutularımız günümüzü kutlama mesajlarıyla doldu taştı.

Konu anne kadar eşsiz ve benzersiz bir varlık olduğunda konuşmak, annelik kavramına yüklenen kutsallığı irdelemek ve sorgulamak zordur. Anneliğin sosyal bilimlerde eleştirel bir düzlemde ele alınmasının bu kadar yeni olması belki de bu yüzdendir.

Üniversitede öğrenciyken anneliğin bir içgüdü olup olmadığına ilişkin tartışmalara içim şiddetle itiraz etmiş, kutsal annelerimize haksızlık yapıldığı duygusuna kapılmıştım. Bu itiraz o derse kadar içgüdü kavramının anlamını bilmememden kaynaklanıyor olmalıydı. İçgüdüsel davranış, türün bütün örneklerinde aynıdır ve öğrenilmez. Halbuki annelik duygusu ne kadar engin bir şefkat ve merhametle tanımlansa da anneliğe dair bu tanım bütün anneleri ihata etmez. Bir tarafta yavrusunun kılına zarar gelmemesi için kendisini feda eden analar varken, diğer tarafta çocuğunu çöp kutusuna atan, sevgilisine peşkeş çekenler baş gösterir.

Bu tür tartışmalarda amacın anneliğin kutsallığına dokunmak olmadığını anladığımda içimdeki reaksiyon üzerine düşünmeye başladım. Küçük bir çocukken, çocuk kütüphanesinde okuduğum masallarda resmedilen iyilik ve şefkat perisi anne modellerinin atmosferinde erir, içim karışırdı. Benim annemin atmosferinde hiçbir zaman böyle büyülü bir şefkat terennüm edilmezdi; yüz ifadesinde mutluluk ve sevinç yoktu, belki de bu yüzden kaşları hep çatıktı. Şefkat kahramanı annelerin parıltılı tahtlarda oturduğu masalları okuduktan sonra umutla evimize giderdim. O bilindik tavrıyla karşılaşsam da annemin yüzüne ve endamına daha dikkatle bakar, bir iz arar, bazen yanılıp ona sırnaşırdım. Çoğunlukla karşılıksız kalan bu taleplerimden sonra, içimden cevabı olmayan sorular süzülürdü. Sorular cesaretle fışkırmazdı; sakince, belki de ürkerek içimden dışarı sızmaya çalışırdı.

Benim annem neden masallardaki anneler gibi değil?

Bu soru çocuk kalbimdeki görkemiyle hiç somutlaşmadı. Daha sonra anlayabildiğime göre, anneciğim kişisel yaşamında gerçek bir sevgiyle tanışmamış, tek harfini bile dışarı sızdırmadığı acı ve çilelerin dondurucu soğukluğunda kaskatı kesilmişti. Yetişkin bir kadın olduğumda kabul ettiğim şey, annemin kendi deneyimlerinde inşa olan hâlinden, tam da kendisi gibi bir kadın olmaktan memnuniyetiydi. Çocukları dahil, etrafındaki herkesle arasına koyduğu bariyerler ona dokunmaya geçit vermedi. Hiç kimseye sızdırmaya tenezzül etmediği acılarını içine yerleştirmiş, onlarla birlikte yaşama ve ölme yolunu seçmişti.

…

Lisans eğitimimde anneliğin erişilmez gücü ve derinliği sorgulandığında neden o kadar rahatsız olmuş, hatta irkilmiştim. Küçük bir kız çocuğuyken annemin kanatları altına sığınamadığım, o iklimde hep üşüdüğüm için hayal kırıklıklarıyla dolu değil miydi içim? İşte anlı şanlı bilim yuvalarında o sarı belikli küçük kız çocuğunun “Benim annem neden masallardaki anneler gibi değil?” sorusuna cevap veriyordu bilim insanları. İçimin sisini bilimsel aydınlıkta dağıtmaya neden bu kadar uzaktım? Bilime mi güvenmiyordum, yoksa zihnimdeki kültürel inşayı yıkmakla kendimin yıkılacağını mı sanıyordum?  Burası karışık.

Annelerimizle ilişkilerimiz geriden doğal, sıradan, hatta kolay görünür, halbuki çözümlenmesi en karmaşık ilişkilerdendir bu. Annemle olan ilişkilerim ve daima yetersiz bulduğum annelik hâllerim hayatımın merkezine oturan derin bir sızıdır benim için.

Kendi çocuklarımla büyüyen bir anne olarak, annemle olan ilişkimin doğasını çözmek on yıllarımı aldı. İçimdeki düğümler tam olarak çözülmüş müdür, yoksa bir gün içimden pörtleyen bir gerçeklik beni yine şaşkınlık vadilerine mi sürükleyecektir, bilemem. Fakat çözümleyebildiğim kadarı bile anneciğimi çok daha derin sevmeyi, onunla kucaklaşmayı -o artık başka dünyalarda olsa bile- onunla anlaşmayı getirdi. Anlaşmak diyorum, annemin beni anladığını duyumsamaktan değil bu, onun evreninde soluk alıp vermek, onun dilsizliğindeki cümlelerini kalbimle duyup anlamak, onun tarafından da anlaşıldığımı hissettiriyor bana. Derin kazı çalışmalarına mal olsa da bu buluşma dünyadaki her şeye değer.

…

Kendimi bildim bileli kulaklarımdan kalbime uzanan hat hep açıktı. Dinlemek ve anlamaya çabalamak en önemli insani yanlarımdan biri. Görünen sıkıntılarından dert yanan insanların anneleriyle ilişkilerini merak ederim; çünkü o ilişkideki boşluk veya yaranın telafisi kolay değildir.

Bu minvalde annesinden nefret eden evlatlara, evlatlarından nefret eden annelere rastladım. Duygularını benim kadar açık yüreklilikle ifade etmiyorlardı elbette; kutsal anne metaforunu yıkmaya cesaret etmek hiç kimsenin haddi değildir ne de olsa. Fakat tıpkı aşk gibi, nefret de saklanamayan bir duygudur.

Bu bağlamda şu soru bize kendisini dayatıyor: Annelik önünde sonunda biyolojik bir edimken neden bu kadar kutsallaştırılmış, anaların kutsallığını tartışmak neden adeta tabu hâline gelmiştir?

Bunun kökeninde dinlerin annelere yaklaşımı olmalıdır. Anneleri baş tacı etmeyen, cenneti onun ayakları altına almayan bir din veya felsefi düşünceye rastlamayız.

Kadınların saçlarının uzun, akıllarının kısa olduğuna hüküm verip önemli işlerden onların el çektirilmesinde ittifak eden dinsel düşüncenin savunucularının, konu anneliğe ve çocuk yetiştirmeye geldiğinde, bu denli yerdikleri, “deliden biraz akıllıca, çocuktan biraz daha yetkin” buldukları kadınları nasıl yücelttikleri pek anlaşılmaz. Öyle ya, kadın kısmı bu kadar akıldan ve dirayetten uzak varlıklarsa, geleceğimizin teminatı çocuklar bu varlıkların eline hangi akıl ve mantıkla bu kadar hararetle ve gönüllülükle teslim edilmektedir? Bu sorunun cevabı tartışmalıdır.

En azından şu anda tartışmaya açık olmadığını düşündüğüm şey, annelerimizin hayatımızın merkezine, bütün hücrelerimize ve latifelerimize attığı imza ve bu imzanın kalıcılığıdır. Çok su götüren bu hamurun başına oturma cesaretini, bir kez daha kendimi deşerek sorgulamaktan aldığımı söylemeliyim.

…

Anne olmak gibi bir riski bizzat ve kasten almak, insan varlığının en temel saflıklarından biri olmalıdır…

Etiketler: ANNELİKfatmaFidanHasbihâlslider-mansetüzerineZehra
Paylaş1Tweet1PaylaşGönderTara
Fatma Zehra Fidan

Fatma Zehra Fidan

Önerilen Haberler

Emir Sarıgül 45 yaşında dede oluyor
Gündem

Emir Sarıgül itirafçı mı oldu?

Öcalan çağrısından sonra ilk baş başa görüşme
Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Bahçeli arasında 1 saat 10 dakikalık görüşme

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı
Gündem

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı

Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı
Gündem

Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı

Popüler Haberler

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Sibel Can ve Emir Sarıgül Marmaris’te evleniyor!

Sibel Can’la evlilik hazırlığı yapıyordu, tutuklandı!

Cengiz İzol yazdı I İnsan insanın rengini alır: İyiliği çoğaltmak

Cengiz İzol yazdı I İnsan insanın rengini alır: İyiliği çoğaltmak

Özel okul öğretmeni fuhuş ve uyuşturucudan tutuklandı

Özel okul öğretmeni fuhuş ve uyuşturucudan tutuklandı

Fon soruşturması kapsamında Altınbaş ailesinin mal varlıkları donduruldu

Fon soruşturması kapsamında Altınbaş ailesinin mal varlıkları donduruldu

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Emir Sarıgül 45 yaşında dede oluyor

Emir Sarıgül itirafçı mı oldu?

Öcalan çağrısından sonra ilk baş başa görüşme

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Bahçeli arasında 1 saat 10 dakikalık görüşme

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı

Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı

Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı

“Emniyet Genel Müdürü görevden alınacak” iddiası

Emniyette terfi krizi: Rütbeler mahkeme kararıyla alınıyor

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Bacağı kesilen 73 yaşındaki Abdullah Tırpan cezaevinde hayatını kaybetti

Bacağı kesilen 73 yaşındaki Abdullah Tırpan cezaevinde hayatını kaybetti

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

“Emniyet Genel Müdürü görevden alınacak” iddiası

Emniyette terfi krizi: Rütbeler mahkeme kararıyla alınıyor

Ölüm tehdidi alan Afşin Hatipoğlu: Bir süre paylaşım yapmayacağım

Ölüm tehdidi alan Afşin Hatipoğlu: Bir süre paylaşım yapmayacağım

Oktay Saral’a görevden alındığını genel sekreter açıklamış

Oktay Saral’a görevden alındığını genel sekreter açıklamış

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Emir Sarıgül itirafçı mı oldu?
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Bahçeli arasında 1 saat 10 dakikalık görüşme
  • Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı
  • Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.