Cuma, Ekim 30, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Fatma Zehra Fidan yazdı I Bu hâle yeni mi geldik?

İşin başka bir tarafı daha var. Gün geçmiyor ki hayvanlara eziyet edildiği, yeni doğanlara şiddet uygulandığı, yaşlıların ve kadınların hayattan koparıldığı görüntüler düşüyor önümüze. “Biz ne ara bu hâle geldik?” sorusu en çok bu sahneleri gördükten sonra soruluyor.

12/02/2026 17:02
Okuma süresi: 5 dk. okuma
A A
Fatma Zehra Fidan yazdı I Bu hâle yeni mi geldik?
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Fatma Zehra Fidan

Fatma Zehra Fidan

60 köşe yazısı

(The Turkish Post) – FATMA ZEHRA FİDAN  

Bütün zamanların değişmeyen sorusu sanırım şu: Biz ne ara bu hâle geldik?

Bu soruyu duymadan büyüyenimiz veya mevcut düzenden şikâyet etmeyenimiz var mıdır? İçindeyken farkında olmadığımız güzellikler ancak kaybolduktan sonra kıymet bulur ve neredeyse ulaşılması imkânsız bir ütopyaya dönüşür.

İletişim araçlarının takip edemediğimiz bir hızla güçlenmesinden ve yayılmasından sonra bu durum katlanarak büyüyor. Eskinin sandık diplerinde saklanan fotoğraf albümleri artık tarihe karıştı. Çocukluğumuzun siyah beyaz büyüsü bozulalı çok oldu, sinemalar betondan yapılmış mekânlara dönüştü. Asfaltı kırık dar sokaklarımızda “Alo, dikkat dikkat! Bu akşam Yazlık Kaplan Sineması muhteşem bir filmle size kapılarını açıyor. Başrollerde Türkan Şoray, Ediz Hun…” diye çığıran sesler artık tarihin duygusal hafızasında kilitli kaldı.

İletişim araçlarının mütevazı bir hızla kendine yer bulduğu çocukluğumuzda, kimsenin el süremediği hayallerimiz vardı. Seyrettiğimiz filmlerin ve okuduğumuz kitapların hayal dünyamıza o büyülü temasından sonra rejisör artık biz olurduk. Nasıl çekildiğine akıl sır erdiremediğimiz filmlerin kahramanları mavi göklerimizin parlak yıldızlarıydı. Bize göre onlar rol yapmıyor, yer aldıkları filmlerde kendi hayatlarını yaşıyorlardı. Bu yüzden başrol oyuncuları hep en masum ve en güzel, kötü karakterler ise yanından kaçılması gerekendi. Zaten ağaç gövdeleriyle sarmaş dolaş olduğumuz, bahçelerde biten yeşilliklerin üstünde yuvarlandığımız için doğa bizimle, bizden biriydi. İyi ve kötü ise romanlarda ve filmlerde tanıştığımız insan hikayelerinden içimize süzülenlerdi.

Şimdi ise durum farklı. Kitap kokusundan cezbeye kapıldığımız kütüphaneler tam olarak tarihe karışmasa da ortada görünmüyorlar artık. İhtiyaç duyduğumuz kitaplar, bilimsel kaynaklar sadece bir tık ötemizde. Sinemalar ise kendi kabuğuna çekileli çok oldu. Fotoğraf çekinme özel bir etkinlik olmaktan çoktan çıktı. İsteyen her gün bir albüm dolusu fotoğraf, dahası özel metrajlı video üretebiliyor. Kendi çektiği filmlerde kimi isterse seyrediyor; kendisini, sevdiklerini, sevmediklerini, doğayı, sokaktaki insan manzaralarını.

Bizi bilgiye götüren uzun yollar kısaldı; artık ulaşılamayan bilgi yok gibi. Yapay Zekâ en bilge kişi olarak artık yanı başımızda. Danışmak için bir bilen aradığımız devri ne kadar da çabuk geçtik. Kendi zekamıza ve yaratım gücümüze olan güveni ne kadar da kolay kaybettik.

…

İşin başka bir tarafı daha var. Gün geçmiyor ki hayvanlara eziyet edildiği, yeni doğanlara şiddet uygulandığı, yaşlıların ve kadınların hayattan koparıldığı görüntüler düşüyor önümüze. “Biz ne ara bu hâle geldik?” sorusu en çok bu sahneleri gördükten sonra soruluyor.

Belki de işin can alıcı yanı daha farklıdır; önümüze düşen bu görüntüler gerçekten yeni çağın ürünü mü?

Eskinin dışarıda çalışıp para kazanmayan, evde çocuk büyüten kadınları çocuklarını masallarda olduğu gibi sonsuz bir şefkat ve merhametle mi büyütüyordu?

Çocukların baş belası -masallarda olduğu gibi- hep üvey anneler veya üvey babalar mıydı?

Kültürümüzün ulvi köklerinden beslenen eski insanlar koyun ve kuzularını yanık türkülerle güdüyor, evindeki hayvanı aç kalmasın diye daha mı az yiyordu? Analar ve atalar her hâl ve durumda baş tacı mıydı?

Kitle iletişim araçları, televizyon, internet, sosyal medya cangılı ortaya çıkmadan çocuklarımız güvende miydi? Kız erkek ayırımı olmadan, çocuklarımızı henüz Epstein diye bir örgüte kaptırmadan, kent soylu ailelerden dağ başındaki kulübelere kadar, çocuklarımız kendi yakınlarının, aile fertlerinin tecavüzünden ve şiddetinden masun ve mahfuz muydu?

Annesine kuma olan kız çocukları, babasına eşini kaptıran yağız delikanlılar sapkın kavimlerin deneyimleriydi de oradan bugüne mi transfer oldular?

Yoksa yok olasıca internet gelip bütün soysuzlukları ve yolsuzlukları gündelik hayatın derinliklerinden günümüze mi taşıdı?

…

1999 depreminde malûm adadan (Jeffrey Epstein’in “karargâh” gibi kullandığı ada: Little Saint James) depremde darmadağın olan kente (Kocaeli/ Gölcük) en az altı uçak geldiği söyleniyor.

6 Şubat 2023 deprem felaketinde ise on şehrimizin sınırlarının kimler tarafından nasıl yağmalandığı henüz bilinmiyor. Göçük altında kalmadığından emin olunan sayısı belli olmayan kayıp yavrularımız…

Sahi ne ara bu hâle mi geldik?

İnsanlık dediğimiz bu müphem hâl çok da bir yerden bir yere taşınmış sayılmaz. İnsanlık insan varlıklarının bireysel kararlarıyla bir renge boyanıyor, herkes kendisine düşeni ve kendisine yakıştırdığını yapıyor. Bu yeni bir tutum değil. İnsanın özü hep böyle temayüz etmiş ve ediyor. Sadece araçlar farklılaşıyor işte. En önemlisi ise artık saklanacak yer yok. Yerin dibine soktuğunuz teknoloji sayesinde, ustalıkla gizlediğinizi düşündüğünüz veya inanılmaz bir kendine güven ve cesaretle eyledikleriniz, önünde sonunda ifşa oluyor. Konu bu kadar açık.

Değerler değişmez; değişen, değerlere dair yargılar(ımız)dır. Bu yüzden iyi ve kötü hakkında tartışmaya girmenin -tıpkı eskiden olduğu gibi- bizi götüreceği bir sahil pek yoktur. Sanırım insan olarak bizlerin sahipleneceği, kendisinin kılacağı değerleri -ne olursa olsun ne yaşarsak yaşayalım- korumak, kendimizi iyi hissetmenin, kendimizle ittifak hâlinde olmanın ve ittifak hâlinde kalmanın iyi bir yolu.

Kendimizle ittifakımızın bozulması ise asıl kıyametimiz. İnsanın -aynayı bırakın- kendi içine çekincesizce bakabilmesi, kendisine söylediği yalanlarla yüzleşebilmesi, saklandığı sindiği delikleri kısmen de olsa keşfedebilmesi sanırım bu ittifakla mümkündür.

Bu ittifakı bozabilecek, hatta bunu bize dayatan korkunç bir dönemden geçiyoruz. Bugüne kadar hiç düşünmediğimizi düşündüğümüz, hiç hissetmediğimizi hissettiğimiz, kendimizi çizginin tam ucunda gördüğümüz hadiseler bizi köşeye kıstırıyor. Bu köşeye sıkışmışlık insanı çaresiz bırakır gibi olsa da mutlak çaresizlik olmayacağına duyduğumuz güven, kendimize ve hayata dair umutlarımızı koruyor.

Etiketler: buFatma Zehra Fidangeldikhaleslider-mansetyeni
Paylaş2Tweet1PaylaşGönderTara
Fatma Zehra Fidan

Fatma Zehra Fidan

Önerilen Haberler

Peribacasından kopan parçaların altında kalan 2 kişi hayatını kaybetti
Gündem

Peribacasından kopan parçaların altında kalan 2 kişi hayatını kaybetti

Tutuklanan Üsküdar Belediye Başkanı Dedetaş cezaevine gönderildi
Gündem

Sinem Dedetaş’a ev hapsiyle tahliye kararı

Küçük Emrah’ın aylık kira geliri dudak uçuklattı
Magazin

Küçük Emrah’ın aylık kira geliri dudak uçuklattı

Pusula’nın ardından Tera Portföy’de de alarm
Gündem

Fon soruşturması Almanya’ya uzandı: Tera’nın üç şirketine geçici iflas yöneticisi atandı

Popüler Haberler

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

“Beyaz Toros”la gündeme gelen savcı Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’ne atandı

Hakim ve savcılara seslenen Kanadoğlu: Hukuksuz kararlar tek tek raporlanıyor

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Peribacasından kopan parçaların altında kalan 2 kişi hayatını kaybetti

Peribacasından kopan parçaların altında kalan 2 kişi hayatını kaybetti

Tutuklanan Üsküdar Belediye Başkanı Dedetaş cezaevine gönderildi

Sinem Dedetaş’a ev hapsiyle tahliye kararı

Küçük Emrah’ın aylık kira geliri dudak uçuklattı

Küçük Emrah’ın aylık kira geliri dudak uçuklattı

Pusula’nın ardından Tera Portföy’de de alarm

Fon soruşturması Almanya’ya uzandı: Tera’nın üç şirketine geçici iflas yöneticisi atandı

Bahçeli ve Dervişoğlu Anıtkabir’den kol kola ayrıldı

Bahçeli ve Dervişoğlu Anıtkabir’den kol kola ayrıldı

‘Tayyargiller’in 4,3 milyon takipçili hesabına erişim engeli!

‘Tayyargiller’in 4,3 milyon takipçili hesabına erişim engeli!

Küçük Emrah’ın aylık kira geliri dudak uçuklattı

Küçük Emrah’ın aylık kira geliri dudak uçuklattı

Muhalefetin düştüğü yer ve Mustafa Sarıgül’ün yükselişi

Sarıgül soruşturmasında yeni ifade: Çalışanlara yatak odasında masaj yaptırırdı

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

Tolga Yavaş yazdı I Türkiye iflah olur mu?

Bünyamin Ünal yazdı I Toplumsal çürüme | Bir toplum ne zaman çürümeye başlar?

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

Asgari ücret, emekli ve memur maaş artışları için kritik hafta

Emeklilik düzenlemesinde kademeli emeklilik yok

‘Tayyargiller’in 4,3 milyon takipçili hesabına erişim engeli!

‘Tayyargiller’in 4,3 milyon takipçili hesabına erişim engeli!

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yazı Dizisi
  • Yorum

Son Haberler

  • Peribacasından kopan parçaların altında kalan 2 kişi hayatını kaybetti
  • Sinem Dedetaş’a ev hapsiyle tahliye kararı
  • Küçük Emrah’ın aylık kira geliri dudak uçuklattı
  • Fon soruşturması Almanya’ya uzandı: Tera’nın üç şirketine geçici iflas yöneticisi atandı

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.