Perşembe, Ekim 29, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Fatma Zehra Fidan yazdı I Kendimizi kaybetmek mi bulmak mı?

Aslında son zamanlarda kendime çok tatlı ve tumturaklı yalanlar savurduğumu bu kaybolma deneyimlerinde fark ettim. Kaybolmayı isteyen benim yahu, “bu sefer kaybolmayacağım işte” derken kendime poz verdiğimi, bal gibi yeni bir kaybolma ve yolunu bulma heyecanı yaşamak istediğimin farkındayım artık.

10/06/2026 09:06
Okuma süresi: 4 dk. okuma
A A
Fatma Zehra Fidan yazdı I Kendimizi kaybetmek mi bulmak mı?
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Fatma Zehra Fidan

Fatma Zehra Fidan

60 köşe yazısı
(The Turkish Post) – FATMA ZEHRA FİDAN    

Asrımızın insanı yeni bir dalganın içinde sahile ulaşmaya çabalıyor. İnsanın öncelikle kendini sevmesi ve kendiliğini olduğu gibi kabul etmesi üzerine temellenen bir yaklaşımda vücut buluyor bu yönelim.

Yepyeni isimlerle ortaya çıkan şifa yolları var; şifacıların “asla/ kesinlikle” kelimeleriyle başlayan öğretilerle başkalarının dünyasında kaybettiğimiz kendimizi bulabileceğimiz, dahası bulmamız gerektiği söyleniyor.

Aramak, çoğunlukla kaybetmek düşüncesinden ve bulmak ihtiyacından doğan bir yönelim. Ancak sadece kaybettiğimizi düşündüğümüz şeyleri değil, ulaştığımızda sonsuz mutluluk ve huzur bulacağımızı umduğumuz şeyleri arıyoruz. Böyle bir umudun peşine değil de kayıplarımızın peşine düştüysek, ne aradığımızı belli ölçüde biliyoruz demektir.

Kaybettiğim kendim, kendiliğime dair özelliklerimse aradığım şey bellidir: Ben, kendim. Peki, bulduğum hâlin kendim olduğunu nereden ve nasıl anlayacağım?

Öyle ya kayıp ilanları ya fotoğraflarla verilir ya da kaybedilen kişinin fiziksel özellikleriyle: Kara saçlı, kara gözlü, buğday benizli, sülün boylu evladımızı kaybettik, bulanların…

Kendimi arayan bene kendi özelliklerimi nasıl tanımlayacağım? Karşılaştığım, içime sıcaklık salan her personayı kendim mi sanmam gerekiyor? Kendim değil de ya benden ışıltılar taşıyan başka biriyse bu?

…

İçinde var olduğumuz deneyimlere -bunu ne kadar kabul etmeye yanaşmasak ve başkalarını suçlasak da- kendimiz girdik. Doğrudan karar vermiş ve seçmiş gibi görünmesek de sessizliğimiz bir kabul değil miydi?

“Bu benim seçimimdir!” deme cesaretini gösteremediğimiz durumlarda bile durumu sessizce kabul etmenin örtük bir karar olduğunu artık biliyoruz. Peki sonrasında neden bu ortamlarda var olmamayı seçip oraları terk ediyoruz? Ya da ait olmadığımızı düşündüğümüz bir dünyada yaşamak zorunda kaldığımızı söylerken, neden kendimize uygun başka sosyal bir evrenin peşine düşmüyoruz?

-Vazgeçemeyeceğim sorumluluklarım var benim!

Vazgeçemediğimiz bahse konu sorumluluklar mı yoksa ad koyamadığımız başka duygular mı?

-Bana hiç uygun olmayan bir hayatı bana uygun olmayan kişilerle paylaşmayı kabul etmiyorum! Kendimi seçiyorum!

Sahi önceki seçtiğimiz kimdi?

Kendimizi birileri için feda etme duygu ve düşüncesinin temelinde beslenen kimdi(r)?

Ayna hep elimde, bu tatsızlıktan vazgeçemiyorum.

Hayatını çocuklarına feda ettiğini iddia eden bir annenin yaptığı gerçekten kendisini çocukları için feda etmek midir?

Öyle olduğunu kabul etsek bile, bir anne kendi hayatını feda ettiği çocuklarının hayatını hangi sonsuz şefkat, merhamet ve ahlakla cehenneme çevirir?

Yetişkin evlatlarının karşısında parmak sallayarak “şöyle yaparsan hakkımı helal etmem!” diyen bir annenin fedakârlık iddiasındaki samimiyetine kim inanır? Bu sorunun iç karıştırıcı olduğunu biliyorum; kutsal annelerimizin çocuklarının saç teline bile zarar vermeyeceğine kesinlikle inananlar, beni, bir anne kadını fazlaca hunhar ve hadsiz olarak değerlendirebilir. Fakat hunhar olmasam da görünmeye gönüllüyüm: Bir anne hakkını helal etmediği evladını, hakkını helal etmeyerek -eğer bunda samimiyse- nereye göndermektedir?

Bu anne bunca yıl neden ve nasıl kendisini feda etmiştir çocuklarına? Ayaklarına taş değmesin, zülfü dağılmasın diye parçalandığı evlatları bir anda kıymetten düşmüş de cehenneme ehil hâle mi gelmiştir?

Yoksa anne kadın artık yıllardır biriktirdiklerini ferah feza harcamak, savurmak ve doya doya tüketmek mı istiyordur?

…

Konuyu en anlaşılabilir örneklerden biriyle açıklama çabam, annelik hâlimle ilgilidir. Fakat bu duygu kadın erkek arasındaki ilişkilerde de yaygın bir durumdur.

İddia edildiği gibi başkalarının dünyasında kaybettiğimiz kendimiz değilizdir belki? Belki biz tıpkı oyuzdur, bizzat ve kasten seçer görünmeyip de aslında seçtiğimiz hâlin insanıyızdır ve senaryoya gönülsüz görünmek kendi hâlimizin bir parçasıdır.

Belki kendimizi bulmak değil, kaybetmektir en güzel olan. Tartışmalı bir cümle kurduğumun farkındayım; kime göre, neye göre güzel diyeceksiniz hemen, haklı olarak. Farklı şeyleri kaybetmenin güzelliğini derinden yaşayan bir insan olarak kuruyorum cümlelerimi.

Mesela otuz bir yıldır yaşadığım İzmir’de, şu bilindik İzmir sokaklarında devamlı kaybolan biriyim. Hem de “bu sefer kaybolmayacağım işte…” diye kendime söz vere vere yola çıkmama rağmen, anın birinde kendimi yabancı bir sokakta buluveriyorum.

Aslında son zamanlarda kendime çok tatlı ve tumturaklı yalanlar savurduğumu bu kaybolma deneyimlerinde fark ettim. Kaybolmayı isteyen benim yahu, “bu sefer kaybolmayacağım işte” derken kendime poz verdiğimi, bal gibi yeni bir kaybolma ve yolunu bulma heyecanı yaşamak istediğimin farkındayım artık.

Bunu nerden anladığımı da anlatayım da gülün.

Hayatımın ilk yurt dışı deneyimini bir iki yıl önce Sri Lanka seyahatiyle yaşadım. Bu kaybolma hikayelerimi bilen sevgili Sevgi, bu muhteşem güney Asya coğrafyasını gezerken utanmasa elimden tutacak. Bir gün nasıl olduysa birbirimizi yanlış yerlerde bekledik ve birbirimizi kaybettik. Bekledim bekledim gelen giden yok, hostele dönmeye karar verdim ve döndüm. Bu arada telefonumda bir sıkıntı var ve ona yazamıyorum, temel sorun da bu zaten.

Kaybolduğunu sandığı kadını hostelde sakin sakin kendisini bekler görünce iyice çılgına döndü Sevgi. Ben pişkin pişkin “neden bu kadar telaşlandın ki, ben çocuk muyum, geldim işte” dedim. Bana inanmaz nazarlarla bakışlarında “peki ne halt yemeye İzmir’de kayboluyorsun?” sorusunu okudum ve o anda benim de ayağım suya erdi.

Sri Lanka’nın Mirissa cennetinde kaybolmayı istemedim çünkü, hepsi bu.

…

Sözümü Adam Phillips’in “Kendini kaybetmek, kaybolmuş olma duygusuna karşı en iyi savunmadır” sözüyle bitireyim de gerisini deşelemek size bize hepimize kalsın.

Etiketler: fatmaFidankaybetmekmi bulmak mı?slider-mansetZehra
Paylaş1Tweet1PaylaşGönderTara
Fatma Zehra Fidan

Fatma Zehra Fidan

Önerilen Haberler

Peribacasından kopan parçaların altında kalan 2 kişi hayatını kaybetti
Gündem

Peribacasından kopan parçaların altında kalan 2 kişi hayatını kaybetti

Tutuklanan Üsküdar Belediye Başkanı Dedetaş cezaevine gönderildi
Gündem

Sinem Dedetaş’a ev hapsiyle tahliye kararı

Küçük Emrah’ın aylık kira geliri dudak uçuklattı
Magazin

Küçük Emrah’ın aylık kira geliri dudak uçuklattı

Pusula’nın ardından Tera Portföy’de de alarm
Gündem

Fon soruşturması Almanya’ya uzandı: Tera’nın üç şirketine geçici iflas yöneticisi atandı

Popüler Haberler

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

“Beyaz Toros”la gündeme gelen savcı Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’ne atandı

Hakim ve savcılara seslenen Kanadoğlu: Hukuksuz kararlar tek tek raporlanıyor

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Peribacasından kopan parçaların altında kalan 2 kişi hayatını kaybetti

Peribacasından kopan parçaların altında kalan 2 kişi hayatını kaybetti

Tutuklanan Üsküdar Belediye Başkanı Dedetaş cezaevine gönderildi

Sinem Dedetaş’a ev hapsiyle tahliye kararı

Küçük Emrah’ın aylık kira geliri dudak uçuklattı

Küçük Emrah’ın aylık kira geliri dudak uçuklattı

Pusula’nın ardından Tera Portföy’de de alarm

Fon soruşturması Almanya’ya uzandı: Tera’nın üç şirketine geçici iflas yöneticisi atandı

Bahçeli ve Dervişoğlu Anıtkabir’den kol kola ayrıldı

Bahçeli ve Dervişoğlu Anıtkabir’den kol kola ayrıldı

‘Tayyargiller’in 4,3 milyon takipçili hesabına erişim engeli!

‘Tayyargiller’in 4,3 milyon takipçili hesabına erişim engeli!

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

Küçük Emrah’ın aylık kira geliri dudak uçuklattı

Küçük Emrah’ın aylık kira geliri dudak uçuklattı

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

Muhalefetin düştüğü yer ve Mustafa Sarıgül’ün yükselişi

Sarıgül soruşturmasında yeni ifade: Çalışanlara yatak odasında masaj yaptırırdı

Emrecan Uludağ’ın özel haberi I Mustafa Sarıgül CHP’den istifa edecek

Sarıgül soruşturmasında yeni gelişme: Berberi de gözaltına alındı

Tolga Yavaş yazdı I Türkiye iflah olur mu?

Bünyamin Ünal yazdı I Toplumsal çürüme | Bir toplum ne zaman çürümeye başlar?

Asgari ücret, emekli ve memur maaş artışları için kritik hafta

Emeklilik düzenlemesinde kademeli emeklilik yok

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yazı Dizisi
  • Yorum

Son Haberler

  • Peribacasından kopan parçaların altında kalan 2 kişi hayatını kaybetti
  • Sinem Dedetaş’a ev hapsiyle tahliye kararı
  • Küçük Emrah’ın aylık kira geliri dudak uçuklattı
  • Fon soruşturması Almanya’ya uzandı: Tera’nın üç şirketine geçici iflas yöneticisi atandı

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.