Cuma, Ekim 30, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Fatma Zehra Fidan yazdı I Kötülüklere karşı tavrımız

İster kendimiz seçelim ister maruz kalalım, kötülükler ve kötülere karşı tavrımız, duruşumuz nasıl olacak? Nasıl olmalı? Bu soruya dinsel veya ahlaksal bir cevap aramıyorum, içime tam oturan, kendimin kıldığım bir cevap lazım.

26/02/2026 09:02
Okuma süresi: 5 dk. okuma
A A
Fatma Zehra Fidan yazdı I Kötülüklere karşı tavrımız

yasam

Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Fatma Zehra Fidan

Fatma Zehra Fidan

60 köşe yazısı

(The Turkish Post) – FATMA ZEHRA FİDAN  

Hayatın anlamı üzerine düşünmeyen var mıdır?

Kendimizi hayatın anlamına ilişkin düşünce üretme konusunda yetkin ve sorumlu saymasak da bu mesele hayatımızın merkezinde yer alır.

Ne kadar büyük gibi görünürse görünsün, sevinçlerin bir gün bir şekilde sona ereceği, içimizden geçen/ içinden geçtiğimiz acılardan kaçamayacağımız gerçeğiyle yaşıyoruz. Maruz kaldığımız veya seçtiğimiz bu acı ve sevinçlerin merkezindeki varlık olarak şunu düşünmemek neredeyse imkânsız: Hayatın anlamı nedir veya hayatın gerçekten bir anlamı olması gerekli midir?

İnsanı diğerlerinden ayıran en önemli özellik, akıl. Akıl, yapıp ettiğimiz veya maruz kaldığımız her şeyin sebepleri ve sonuçları olduğunu söylüyor bize. Dolayısıyla olup biten her şeyin bu sebep sonuç ilişkisi bağlamında herhangi bir anlama içkin olduğu yadsınamaz. Hayatın anlamı, bir şekilde deneyimlediğimiz şeylerden bize kalanlar mıdır, yoksa hedeflediğimiz bir oluş hâline doğru yolculuğumuz mudur?

Bu ikisinin birbirinden ayrılması imkânsız görünüyor. Ne var ki maruz kaldığımız veya seçtiğimiz şeylerin sonuçlarını yaşarken insan olmaya dair herhangi bir hedefimiz yoksa, deneyimlerimizden bize ne kalacağını beklemek tatsız olabilir.

Maruz kalmak ve seçmek kavramları, birbirini destekleyen argümanlar değil. Maruz kalmak kaderci bir bakış açısıyla “başarıyla geçilmesi gereken bir sınavı” çağrıştırırken, seçmek, bilincin alt kıvrımlarında saklanan, farkında bile olmadığımız kendimizin tercihlerini işaretliyor. Bu sebeple hayatımızı bunlardan hangisine dayandıracağımız yaşam rotamızı da etkiliyor.

Hayatı bir sınav olarak ele aldığımızda her şey belki daha kolay. Buna göre her şeye kadir olan mutlak güç bizi bizden bile iyi bildiğinden, gelişimimiz için bize kendi sorularını soruyor. Sorulara verdiğimiz cevaplar ölçüsünde başarımız belirleniyor. Bu düşünce cazip gibi görünse de insanın kendi iç dinamiklerinden ve sorumluluktan kaçmayı mümkün kılması bakımından bana biraz sorunlu görünüyor.

Mesela mutsuz bir evlilik sınavının değerlendirilmesinde, konu “taktir-i ilâhiye” bağlanarak huzura erilirken, diğer talipler arasında neden bu eşin tercih edildiğiyle ilgili içsel dinamikler atlanıyor. Değersizlik duygusu içinde olan kişinin, kendisini değersizleştiren bir enerjiye/eşe yönelmesi bireysel bir tercih olmaktan tanrısal bir sınava indirgeniveriyor. Değersizlik duygusu sağaltılmadan başka bir evlilik/ ilişki/ eş tercih edilip sadece adı değişen başka bir değersizleştirici seçeneğe düşüldüğünde “sınavın devam ettiği” kararı veriliyor.

“Ataların dediği gibi, kader değişmez: Ön teker nereye giderse arka teker de oraya gider” sözü halk arasında darb-ı mesel olmuştur.

Halbuki böyle durumlarda, kişinin kendilik algısının değişmemesinden kaynaklanan sonuçtur söz konusu olan.

Temkini elden bırakmamakla birlikte, seçmediğim hiçbir şeyin başıma gelmeyeceğini düşünmek zihinsel ve duygusal olarak daha yakın olduğum bir bakış açısı. Bu yüzden hayatım boyunca yaşadığım gri renkli deneyimlerin sorumluluğunu üstlendim, yaşadıklarım sebebiyle kimsecikleri suçlamadım. Bu, en azından benim için, kendimi geliştiren bir yönelim oldu. Ama bazen iflahımı kesen türde karanlıklara maruz kaldığımda, insanî şiddetin gün görmedik biçimleriyle karşılaştığımda içimden şöyle bir ses yükseliyor: “Bu kadarını da ben seçmiş olamam herhalde!” Eğer bu kadar derin bir karanlığı ve keskin bir acıyı ben seçtiysem, üstesinden gelinmesi çok zor bir tanım ortaya çıkıyor: Mazoşistlik!

Ben bir mazoşist miyim yahu?

Kendimi aşağılamaktan, yaralamaktan ve acı çekmekten bu denli memnun ve mesut isem, bunu bizzat ve kasten seçiyorsam, öyleyim demektir.

Yok, bunu kaldıramayacağım.

Aslında kendimi tanımlara hapsetmeyecek kadar değerli, kıymetli ve sınırsız buluyorum. Tanımlar bana hep sorunlu gelmiştir: Öyle bir tanımlayacaksın ki kendini, tanım bütün özelliklerini kapsadığı gibi senin olmayan hiçbir özelliği içine almayacak. Bunu yapmak kolay mı? Diyelim ki bunu başardık, bu durumda da değişim ve dönüşümün önüne çelik bir hat çekilmiş oluyor. Halbuki değişim ve dönüşüm her varlığın en temel özelliği. Herakletios’dan mülhem şu cümle neredeyse içimize kazındı: Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir… Başka bir deyişle, değişmeyenler sadece ölülerdir (fiziksel değişim hariç).

…

İster kendimiz seçelim ister maruz kalalım, kötülükler ve kötülere karşı tavrımız, duruşumuz nasıl olacak? Nasıl olmalı? Bu soruya dinsel veya ahlaksal bir cevap aramıyorum, içime tam oturan, kendimin kıldığım bir cevap lazım.

Marcus Aurelius Yıldızların Örtüsü Yoktur adlı kitabında (s.13) şöyle diyor: “Gün ışıyıncaya kadar kendi kendine şöyle de: Bugün meraklılarla, vefasızlarla, kaba, kıskanç, bencil insanlarla karşılaşacağım. Bütün bu kötülükler bu insanların başına iyiyi ve kötüyü bilmedikleri için geliyor.” Aurelius’a göre, bilgisizlikleri sebebiyle bu denli kötü olan kişiler insana hiçbir zarar veremez, insanı kendi kötülüklerine dönüştüremez. “Ne ben -benimle aynı zihni, tanrısal bir parçayı paylaştığı için- akrabam olan bu kişilere öfkelenebilirim ne de onlardan nefret edebilirim. Çünkü birbirimize yardım etmek için doğduk biz; tıpkı ayaklar, eller, gözkapakları, iki sıra diş gibi. İşte bu nedenle birbirine karşı davranmak doğaya aykırıdır; birine kızmak, birinden nefret etmek ise kuşkusuz ona karşı davranmaktır.”

Sokrates’ten Aurelius’a uzanan bu düşünce çizgisindeki “bilgi yoksunluğu” kavramını anladığımı söyleyemem. Bu, sezgisel olarak iyiliğin insanın kendiliğine nüfuz etmemesi, başka bir deyişle bahse konu iyiye mesafe veya iyiye yabancılık gibi algılıyorum. Mesela köre mavinin anlatılamaması gibi.

Kendi deneyimlerimde kötülere karşı dinginleşmeyi onların kendilik hâllerine vermekle buldum. Mesela odundan elektrik iletkenliği bekleyemezsin, tıpkı kuştan su diplerine dalmayı bekleyemediğin gibi. Aynen onun gibi kendi çıkarı için yaşamayı ilke hâline getiren insanlardan başkalarının acılarına -bu acıyı onlar verse bile- duyarlı olmalarını beklemek safdillik olsa gerektir.

Hayatıma distopik bir kâbus gibi çöken kişilerden duyarlı olmalarını beklemeyeceğim, bunun için onlara öfkelenmeyeceğim ama kendiliğimin bana dayattığını yapmaya devam edeceğim: Onların karşısına çıkıp “Masumlara zalimlermiş gibi davranmak yanlıştır, bu yanlıştan vazgeçiniz” diye haykıracağım.

Etiketler: Fatma Zehra FidankarşıKötülüklereslider-mansettavrımız
Paylaş3Tweet2PaylaşGönderTara
Fatma Zehra Fidan

Fatma Zehra Fidan

Önerilen Haberler

Filistinlilerin varlıklarına el koyan Binance’nin zararı devasa boyutlara ulaştı
Ekonomi

Binance’de 2,53 milyar dolarlık şüpheli transfer! Siber saldırı iddiası gündemde

Abdülkerim Bardakcı ve Archie Brown’ın cezaları belli oldu
Spor

Abdülkerim Bardakcı ve Archie Brown’ın cezaları belli oldu

Fon tasfiyesinde ilk ara ödemeler bugün başlıyor
Gündem

Fon tasfiyesinde ilk ara ödemeler bugün başlıyor

Erdoğan’dan PKK’nın fesih kararıyla ilgili ilk açıklama: “Kritik bir eşiği aştık”
Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Önümüzdeki dönemi Türk asrı ilan edeceğiz

Popüler Haberler

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

Küçük Emrah’ın aylık kira geliri dudak uçuklattı

Küçük Emrah’ın aylık kira geliri dudak uçuklattı

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Filistinlilerin varlıklarına el koyan Binance’nin zararı devasa boyutlara ulaştı

Binance’de 2,53 milyar dolarlık şüpheli transfer! Siber saldırı iddiası gündemde

Cengiz İzol yazdı I Adalet olmadan barış, güven olmadan dayanışma olmaz

Cengiz İzol yazdı I Adalet olmadan barış, güven olmadan dayanışma olmaz

Abdülkerim Bardakcı ve Archie Brown’ın cezaları belli oldu

Abdülkerim Bardakcı ve Archie Brown’ın cezaları belli oldu

Fon tasfiyesinde ilk ara ödemeler bugün başlıyor

Fon tasfiyesinde ilk ara ödemeler bugün başlıyor

Erdoğan’dan PKK’nın fesih kararıyla ilgili ilk açıklama: “Kritik bir eşiği aştık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Önümüzdeki dönemi Türk asrı ilan edeceğiz

Suna Yaman yazdı I Netanyahu ayakta, Ortadoğu’da savaş riski büyüyor

Suna Yaman yazdı I Netanyahu ayakta, Ortadoğu’da savaş riski büyüyor

Küçük Emrah’ın aylık kira geliri dudak uçuklattı

Küçük Emrah’ın aylık kira geliri dudak uçuklattı

Tolga Yavaş yazdı I Türkiye iflah olur mu?

Bünyamin Ünal yazdı I Toplumsal çürüme | Bir toplum ne zaman çürümeye başlar?

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

Muhalefetin düştüğü yer ve Mustafa Sarıgül’ün yükselişi

Sarıgül soruşturmasında yeni ifade: Çalışanlara yatak odasında masaj yaptırırdı

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

Asgari ücret, emekli ve memur maaş artışları için kritik hafta

Emeklilik düzenlemesinde kademeli emeklilik yok

‘Tayyargiller’in 4,3 milyon takipçili hesabına erişim engeli!

‘Tayyargiller’in 4,3 milyon takipçili hesabına erişim engeli!

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yazı Dizisi
  • Yorum

Son Haberler

  • Binance’de 2,53 milyar dolarlık şüpheli transfer! Siber saldırı iddiası gündemde
  • Cengiz İzol yazdı I Adalet olmadan barış, güven olmadan dayanışma olmaz
  • Abdülkerim Bardakcı ve Archie Brown’ın cezaları belli oldu
  • Fon tasfiyesinde ilk ara ödemeler bugün başlıyor

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.