Cumartesi, Ekim 31, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

H. Agah Kalender yazdı I Altan Öymen’in ardından!

Altan Öymen’in nasıl yazmayayım? Hem siyasetin hem gazeteciliğim duayeni… Her iki alanda da derin ve silinmez izler bıraktı. Yokluğu büyük bir boşluk… Siyaset ve medya için ağır kayıp…

27/07/2025 10:07
Okuma süresi: 6 dk. okuma
A A
H. Agah Kalender yazdı I Altan Öymen’in ardından!
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
H. Agah Kalender

H. Agah Kalender

119 köşe yazısı

(The Turkish Post) – H. AGAH KALENDER

Ey okur! Yine bir ‘ölüm yazısıyla’ karşınızdayım. Şikayet yok; kader… Hayatın mı yoksa yazının mı kaderi? Bilemedim.

Altan Öymen’in nasıl yazmayayım? Hem siyasetin hem gazeteciliğim duayeni… Her iki alanda da derin ve silinmez izler bıraktı. Yokluğu büyük bir boşluk… Siyaset ve medya için ağır kayıp…

Onun gibi ‘beyefendi’ kaç kişi kaldı? Bir elin parmaklarını geçmez. Öymen’le uzun boylu görüşmem olmadı. Yaş farkından olmalı… O bir önceki kuşağın insanı. Ve fakat çek kez selamlaştığımızı ve hal hatır sorduğumuzu hatırlıyorum.

Altan Öymen ‘ayakta öldü’ dense yeri. Bir çınar gibi… Son anına kadar hayatın içindeydi, siyasetin mekanlarında dolaştı, elinden kalemi bırakmadı. Mitinglere katıldı. CHP’deki iç kavgayı dindirmek için bir saka gibi su taşıdı. Ateşe su döktü. Taraflar arasında mekik dokudu.

Herkesle konuşabilecek ender isimlerdendi. İlerleyen yaşına rağmen partisinin zor günleri atlatabilmesi için elinden gelen gayreti gösterdi. Bir ikbal beklentisi yoktu. O günleri çoktan geride bırakmıştı. Çabası siyaset ve ülke içindi. Onun için takdire şayan…

Ölümü çok hızlı oldu. Rahatsızlandı, hastaneye kaldırıldı. Geçen hafta yazıya otururken ‘entübe edildiği’ haberini okuyunca içim ‘cız’ etti. Entübeden kalkmak imkansız gibi bir şeydi. Çok geçmeden ailesi ‘kara haberi’ duyurdu. Göçmüştü. 93 yaşındaydı.

Uzun ve verimli yaşadı. Ömrünün hakkını verdi. Boşuna yaşamadığını eserleriyle ispat etti. Cenazesi her kesimden insanı buluşturdu. Bülent Arınç da oradaydı, Hikmet Çetin de… Devlet Bahçeli ve Efkan Ala da…

Hiç kuşkusuz en zor şartlarda bile duygularına yenilmemenin, her daim beyefendi kalmanın bir tezahürüydü bu.

Hem din, hem kültürel olarak bu topraklarda ‘öteye göçenlerin’ arkasından ‘hayır’ konuşulur. Kem söz söylenmesi ayıplanır, kötü konuşulması kınanır. Mutedil bir kişi olarak ‘iyi tarafları’ görmeye çalışanlardanım. Bir kişi hep iyi olabilir mi? Hele siyaset ve medya dünyasında bu mümkün mü? Değil şüphesiz…

Bir insan salt iyi olamayacağı gibi, salt kötü de olamaz. İstisnaları var tabii. Sadece ‘göçenler’ değil, sağ olanlar için de bir çok ismi yazarken ‘iyi taraflarını’ öne çıkarmaya çalışırım. Bu hiç eleştiri yapmadığım veya yapmayacağım anlamına gelmez.

Altan Öymen’le farklı mahallelerin insanlarıyız. Fikir ve düşünce dünyalarımız arasında mesafeler var. Apayrı dini ve siyasi iklimlerde yaşadık. O kendisini sol mahallede konumlandırdı. Fakat aşırı uçlara da kaymadı. Bülent Ecevit’in tabiriyle ‘ortanın soluydu’. Din, siyasi ve fikri hayatında belirleyici ve ana unsur değildi. Kavgalı mıydı peki? Sanmıyorum. Bu toprakların kutsalları ve değerleriyle barışık biri olduğunu söylemek mümkün.

28 Şubat sürecinde yazdığı yazıları elbette hatırlıyorum. Resmi söylemin esiri olduğunu da… 27 Mayıs darbesini alkışladığınıda biliyorum. Kurucu Meclis’te yer aldı.

Ama ‘zamanın ruhu’ diye de bir şey var. 27 Mayıs veya 28 Şubat süreçlerindeki tavrını bugünün şartlarıyla yargılamak da haksızlık olmaz mı? Bir kişiyi değerlendirirken içine doğduğu kültürü yabana atmamak lazım. ‘Aile ve çevrenin’ siyasi fikir ve düşüncelerin oluşmasında ne denli etkili olduğunu bilmem söylemeye gerek var mı? Neredeyse hepimizi aile ve çevre şekillendirmedi mi? Siyasi ve fikri oluşumunu kaç kişi kendi inisiyatif ve iradesiyle inşa etti? Altan Öymen Trabzon’lu bir ailenin çocuğu… Anne tarafı Bolu’lu… Kişiliği Karadeniz’in hırçın ve demişken dalgalarından çok uzak. Babası öğretmen… Adı ilginç; Hıfzırrahman… Cumhuriyetin ilk nesli…

Öymen hayatını çok ayrıntılı olarak yazdı. ‘Bir dönem bir çocuk’ diye başladı. ‘Değişim Yılları’ ile sürdürdü. ‘Ve ihtilal – 1960’i kaleme aldı. 27 Mayıs’ı anlattı. Darbeye ‘ihtilal’ dedi. Sadece onun değil, solun bakışıydı bu. ‘Umutlar ve İdamları (1960-61)’ görmezden gelmedi. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının dar ağacında son bulan yaşamlarını dokunaklı ve etkili üslubuyla anlattı. Ardından ‘Öfkeli Yıllar 1960 ve 70’ler’ geldi. 68 kuşağının sokakları inlettiği yıllar. Ve Türkiye’deki iz düşümleri… 68 rüzgarları Anadolu topraklarında esti.

Bitmedi, çünkü detaylı yazdı, olayları üstün körü geçiştirmedi. Sadece şeytan değil, gerçekler de ‘ayrıntılarda gizlidir’. Derinlere indi. Günlerce gazete arşivlerinden çıkmadı. ‘Ve idiler; Bir siyasetçi, Bir Gazeteci, Bir Partili, Bir Gazete Sahibi…’. Kimler mi? Okumanız lazım. ‘Ve sorası…’ dedi. Yazdı da yazdı. Durmadı, ‘Anlatmasam olmazdı – Siyasi anılar’ dedi. Bir kitapla daha okurun karşısına çıktı. Ve yine kendisini anlattığı bir başka eseri; ‘Benim öz yalnızlığım…’. ‘Kayıp Yaz 2015’i kaleme aldı. Siyaseti analiz etti. AK Parti’nin kaybettiği seçimi analiz etti.

Yazdığı sadece kendi yaşamı değil tabii… Kendi hikayesiyle birlikte Türkiye’nin siyasi tarihini de anlattı. Tarihi en iyi öğrenmenin yolu ‘hatırlardan’ geçer. Ben anı okumayı çok severim. Bir dönemi veya olayların perde arkasına nüfuz etmek daha kolay ve de kalıcı oluyor. Kendi penceresinden anlattı tabii. Objektifiliği tartışılıyor. Hatıralar tarafsız ve objektif metinler değildir. Kişi kendi bakış açısını yansıtır. Bu doğal. Fakat ‘subjektif’ olmaları anıları önemsiz ve anlamsız kılmaz. Darasını düşer ona göre tatarsın.

Öymen’in yazdığı tüm kitapları okudum mu? Hayır… Kapağını kaldırdım ama… Hatılarının ilkini okudum. ‘Bir Dönem ve Bir Çocuk’ kitabının sayfaları arasında keyifle gezindim. Entübe edildiğini duyar duymaz kütüphanemin raflarından bulup çıkardım, tekrar göz attım.

Daha ilk sayfada Öymen bu bir ‘Anı değil, anılı kitap’ diye not düşmüş; “Çünkü içinde kendi yaşadıklarım da var, çocukken farkına varsam bile bilincine varmadığım ama büyüyünce öğrendiğim olayların içyüzü da var…”. İçine doğduğu evi anlatırken anneannesine de değinir; “Başı genellikle örtülüydü. Ama evde açık başla dolaştığı da olurdu. Zayıftı. Hiç boş durmazdı. Yemek pişirmenin ve namaz kılmanın yanında benimle meşgul olurdu. Hava güzelse gezmeye götürürdü. Değilse masal anlatırdı…”.

Altan Öymen bir mebus çocuğu… Babasının CHP’den Bolu’dan milletvekili oluşunu ayrıntılı şekilde anlatır. Neden Bolu? Hanım köylü olduğundan… Aslında ilk tercihi Trabzon… Orası dolu olduğu için Bolu’ya kaydırılmış. Listeden düşmesi de mümkün… Başarmış. Nasıl mı? Öymen esprisini de yazmış; “Daha önce mebus olup yeniden seçilen Cevat Dursunoğlu bize tebriğe geldiğinde beni de yanına oturtup babamın başarısının inanılmaz olduğunu söyledi. Ama ona takılmadan da edemedi. ‘Diyorlar ki Hıfzırrahman Bey! Senin kazanmanın sebebi şuymuş; Sen ikinci seçmenlere kendini tanıtırken adını yanlış anlamışlar. Hıfzırrahman yerine ‘Bismillahirrahman Bey’ diye bellemişler. O kadar reyi o yüzden almışsın…’. Şaka bir yana isim bile seçilmesinde rol oynamış olabilir.

O sayfada bir karikatür var. Meclis’in önünde iki kişi… Bir yeni gelen, bir giden… Şairlermiş meğer. Yahya Kemal listeden çıkmış, Behçet Kemal Çağlar yeni gelenlerdenmiş. Karikatürü çizen Ratip Tahir Burak iki şairin durumunu kendi şiirleriyle anlatmış… Yahya Kemal’den seçtiği beyt şu; “Nerdibanlar busişi nermini damaniyle mest / İndi bin işveyle bir kaşanei fağfurdan”. Behçet Kemal Çağlar ise; “Her gün sessiz sadasız hedefime ulaşsam / Her günü bir basamak gibi temkinle aşsam…”. Öylen anılı kitaplarında resim, fotoğraf ve karikatürleri eksik etmemiş.

Altan Öymen gibi hayat bir yazıya sığmaz. CHP’ye genel başkan olduğu yıllar var örneğin… Fıkralara konu olan dalgınlığı sonra… Ben onu ‘beyefendi’ olarak bildim, tanıdım. Üslup ve dili yumuşak, yüzü mütebessimdi. Genel başkan olduğu günlerde bile sözün şehvetine, nutkun cazibesine, alkışların gürültüsüne kendini kaptırmadı. Üslubunu bozmadı, dilini sivriltmedi. Mutedil kişiliği yazılarına ve siyasi tavırlarına aynen yansıdı. Çitler ve kırmızı çizgilerle çevrelenen farklı ve uzak mahallelerde yaşadığımız bir gerçek. Fakat benim onun hakkını teslim etmeyeceğim anlamına gelmez. Dolu dolu ve verimli yaşadı. Beyefendiliğinden asla taviz vermedi. Bu da bir iyilik ve güzellikti…

 

Etiketler: Altan Öymen’in ardındanH. Agah KalenderÜst Manşet
Paylaş1Tweet1PaylaşGönderTara
H. Agah Kalender

H. Agah Kalender

Önerilen Haberler

Aslı Ateş yazdı I Marketlerden “kıvırcık ve aysberg” fırsatçılığı 
Özel Haber

Mert Ali yazdı I Aynı günde yeşilliğe çifte zam! Sabah 59,99 TL, 4 saat sonra 69,99 TL!

Hatice Yıldız yazdı | İspanya’daki vicdanın bu topraklarda olmamasından acı duyuyorum
Köşe Yazarı

Hatice Yıldız yazdı | İspanya’daki vicdanın bu topraklarda olmamasından acı duyuyorum

Cengiz İzol yazdı I Adalet olmadan barış, güven olmadan dayanışma olmaz
Köşe Yazarı

Cengiz İzol yazdı I Adalet olmadan barış, güven olmadan dayanışma olmaz

Suna Yaman yazdı I Netanyahu ayakta, Ortadoğu’da savaş riski büyüyor
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Netanyahu ayakta, Ortadoğu’da savaş riski büyüyor

Popüler Haberler

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

Küçük Emrah’ın aylık kira geliri dudak uçuklattı

Küçük Emrah’ın aylık kira geliri dudak uçuklattı

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

SABAH-A Haber’in ‘kayyum’ haberine Şamil Tayyar’dan tepki

Şamil Tayyar: Fonla ilişkili bürokratlar da görevden alınacak

Kızılcık Şerbeti’nin yeni bölümü yayınlanmayacak mı?

Kızılcık Şerbeti’nin yeni bölümü yayınlanmayacak mı?

Aslı Ateş yazdı I Marketlerden “kıvırcık ve aysberg” fırsatçılığı 

Mert Ali yazdı I Aynı günde yeşilliğe çifte zam! Sabah 59,99 TL, 4 saat sonra 69,99 TL!

Mustafa Sarıgül Yeni Parti’den istifa etti

Mustafa Sarıgül Yeni Parti’den istifa etti

Hatice Yıldız yazdı | İspanya’daki vicdanın bu topraklarda olmamasından acı duyuyorum

Hatice Yıldız yazdı | İspanya’daki vicdanın bu topraklarda olmamasından acı duyuyorum

TÜRK-İŞ açıkladı: Açlık sınırı 20, yoksulluk sınırı 65 bin lira!

Açlık sınırı 38 bin, yoksulluk sınırı 123 bin TL’yi aştı!

Azerbaycan’dan Türkiye’nin adayı yerine BAE’ye destek

Azerbaycan’dan Türkiye’nin adayı yerine BAE’ye destek

Halde fiyatlar 3 ayda yüzde 151 arttı 

Tarladan sofraya fahiş fiyat artışına hapis cezası geliyor!

‘10 Kardeşler’ çetesinin liderine İspanya’da hastane odasında infaz

‘10 Kardeşler’ çetesinin liderine İspanya’da hastane odasında infaz

Kızılcık Şerbeti’nin yeni bölümü yayınlanmayacak mı?

Kızılcık Şerbeti’nin yeni bölümü yayınlanmayacak mı?

SABAH-A Haber’in ‘kayyum’ haberine Şamil Tayyar’dan tepki

Şamil Tayyar: Fonla ilişkili bürokratlar da görevden alınacak

Aslı Ateş yazdı I Marketlerden “kıvırcık ve aysberg” fırsatçılığı 

Mert Ali yazdı I Aynı günde yeşilliğe çifte zam! Sabah 59,99 TL, 4 saat sonra 69,99 TL!

Yazıcıoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında 36 şüpheli tutuklandı

3 ilde FETÖ operasyonu: 10 gözaltı

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yazı Dizisi
  • Yorum

Son Haberler

  • Şamil Tayyar: Fonla ilişkili bürokratlar da görevden alınacak
  • Kızılcık Şerbeti’nin yeni bölümü yayınlanmayacak mı?
  • Mert Ali yazdı I Aynı günde yeşilliğe çifte zam! Sabah 59,99 TL, 4 saat sonra 69,99 TL!
  • Mustafa Sarıgül Yeni Parti’den istifa etti

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.