Cumartesi, Ekim 31, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

H. Agah Kalender yazdı I ‘O Yıl’dan, ‘O Gece’ye Ahmet Altan…!

Herkesin sustuğu dönemde ‘konuşan, haykıran ve yazan biri’ o. Bedel ödemek mi? Lafı bile olmaz. Hatta söylediklerine bakılırsa bundan gizli gizli ‘keyif aldığını’ bile söyleyebilirim.

17/05/2026 12:05
Okuma süresi: 6 dk. okuma
A A
Ahmet Altan yazdı: Kötü yöneticilerin geri bıraktırdığı ülkelerde yaşayan yazarlar…
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
H. Agah Kalender

H. Agah Kalender

119 köşe yazısı

(The Turkish Post) – H. AGAH KALENDER

Ahmet Altan sadece romancı değil. Bir düşünce adamı… Gazeteci ve yazar aynı zamanda… Köşe yazmadı yalnızca, gazete de yönetti. Çok yönlü bir isim… Ve tabii muhteşem bir kalem… Kendine özgü dili ve üslubu olan biri. Ne yazsa okunur… Güncel, sıcak konuları işlediği gazete yazılarında da aynı tadı bulursunuz, romanlarının sayfalarında da… Bunu başarabilmek öyle sanıldığı kadar kolay değil. Hem edebiyat okuruna, hem de sokaktaki adama aynı ustalıkla hitap edebilmek ince işçilik ve maharet ister.

Bir yazı ikliminin içine doğdu Ahmet Altan… Babası ünlü bir yazar ve siyaset adamıydı. Çetin Altan’ın yazar ve düşünce adamlığı, siyasi kimliğinin çok önündeydi. Siyaset sadece bir duruşunun tezahürüydü. Ahmet Altan babası gibi aktif politikaya heves etmedi fakat her zaman bir ‘siyasi duruşu’ oldu. Bunun için bedel de ödedi. 15 Temmuz sürecinden sonra 5 yıla yakın hapis yattı. Silivri’nin ‘şöhretli konuklarından’ biriydi. Mahpusluğu da ‘derin ve asil’ anlam yükledi.

Şu cümleler Altan’a ait; “Korkmayın… Unutmayın hayat geçici bir şeydir, hepimiz öyle ya da böyle geçip gideceğiz, korkmaya değmez. Korkacaksanız, sevdiklerinizin tutuklanmasından değil, onların boyun eğdiklerini, onurlarından vazgeçtiklerini, ruhlarını sattıklarını görmekten korkun…” Ne muhteşem bir yaklaşım. Ne gözaltı sürecinde ne de mahpusluk günlerinde zerrece geri adım atmadı. Yargılaması sırasında yaptığı savunmalar ‘tarihe düşülen’ notlardı. Dünya yargı ve edebiyat tarihine geçti. ‘Hukukun Pornosu’ gibi bir kavram kazandırdı.

Ahmet Altan’ın nasıl bir adam olduğunu öğrenmek isteyenler önce ta 28 Şubat’tan başlayarak mahkeme salonlarında nasıl bir dik ve asil duruş sergilediğini gösteren ‘savunmalarını’ okusun derim. Kimliğini ve kişiliğini rahatlıkla o savunma metinlerinde bulabilirler. Herkesin sustuğu dönemde ‘konuşan, haykıran ve yazan biri’ o. Bedel ödemek mi? Lafı bile olmaz. Hatta söylediklerine bakılırsa bundan gizli gizli ‘keyif aldığını’ bile söyleyebilirim. Masumluğun mu yoksa boyun eğmemenin ve asil duruşun hazzı mı? Belki ikisi de…

‘Acaba’ diyorum sadece kalemi değil, mahpusluğu da mı babadan miras… Çetin Altan da çok çekti. Gözü karaydı. Yıllarca hapis yattı. Ahmet Altan daha çocuk yaşlarında ‘hapis gerçeğiyle’ tanıştı. Polisler sabaha karşı evlerini bastı ve bir katil gibi babasını paketleyip alıp götürdü. Hangi çocuğun zihninden böyle bir manzara silinebilir. Aslında bu birçok kişide ‘korku ve travmaya’ neden olur. Fakat Ahmet Altan’da tam tersi oldu. Cesaretini körükledi. Babası gibi rüzgara karşı yürümekten milim sapmadı.

Ahmet Altan içeride de üretti. ‘Hayat Hanım’ ve ‘Zarlar’ı dört duvar arasında yazdı. Üç kişiyle paylaştığı o küçücük odada… Sigara dumanları arasında… Kağıt kalemle buluştuğunda mahpusluğunu unuttu. Artık ne demir kapı, ne beton duvar, ne de gardiyanların küçümseyici sözleri… Ayrı bir dünyaya yelten açtı. Hapishanenin her yazara ilham verdiğini söylemek yanlış olmaz. Nice yazar büyük eserlerini hapishanenin ağır şartlarında kaleme adı. Nice şiir ve romanlar ‘doğumunu’ hapishaneye borçlu…

Altan, hücreyi andıran o küçük odasında Flash TV gerçeğini farketmeseydi, ‘Hayat Hanım’ı yazabilir miydi? İlham kaynağı ve romanının kurgusu tamamen bir televizyon kanalıydı. Bunu kendisi açıkça söyledi. “İnsanların hayatı bir gecede değişiyordu” diye başlamıştı yazmaya… Keşke hayatların değiştiği ‘o geceyi’ de bir romana dönüştürse… Belki ona da sıra gelecek. Üretken biri çünkü… Bildiğim kadarıyla şu an ‘çeteler ve mafya’ üzerine çalışıyorlar. O da bir başka ülke gerçeği…

Ve fakat Ahmet Altan mutlaka ‘o geceyi’ yazmalı… Hangi gece mi? İnsanların hayatlarının değiştiği gece… Basit bir değişim değil bu… Binler, onbinlerin hayatı karardı. Sadece kişi hayatları değildi değişen, ülkenin kaderi ve gidişatı yön değiştirdi. Her şey alt üst oldu. O gecenin hikayesini ancak Ahmet Altan gibi biri yazabilir. Tamam savunmalarında çok şey söyledi ama yetmez. Aslında o savunmalar da kitaba dönüşmeli… Ama ah ülkenin içinde bulunduğu durum… Yoksa bir yayınevi bu fırsatı kaçırmaz çoktan kitaba dönüştürürdü.

Geçen yıldı galiba… İstanbul Ümraniye’de kitapçıları dolaşarak Ahmet Altan’ın romanlarını aramıştım. Tekrar okumak istiyordum. Sağlı sollu kitapçıların bulunduğu bir çarşıya girdim. 20 yaşlarında üniversite mezunu olduğunu söyleyen tezgahtara “Ahmet Altan’ın kitapları var mı?” diye sordum. “Hayır, yok o kim, ilk kez duyuyorum” dedi. İçimden bir şeyler koptu. ‘O gece’ başlayan öyle bir süreç ki Ahmet Altan gibi birinin ismini unutturmuş. “Bütün gündüzlere son veren o gece başlamıştı” diye kayda geçirmişti ilk cümlesini bir Alman yazar da…

Ahmet Altan’sız bir Türkiye düşünülebilir mi? İşte ‘o gece’ koca ülkeyi bu noktalara savurdu. ‘Ahmet Altan Türkiye’dir’. Nokta. Fransız devlet adamı De Gaulle’nin Sarter’a söylediği gibi… Keşke bunu benim gibi biri değil de bir siyaset adamı söyleyebilse… Eğer ülkede gerçek bir muhalefet olsaydı belki söyleyen biri çıkardı. Dil ucuyla konuşanlar çıktı. Gürül gürül dünyanın her tarafında yankılanacak, Mısır’daki Sağır Sultan’ın bile duyacağı asil bir ses yükselmedi. ‘Muhalefet’ diye ortada dolaşanlar da siyasetçisiyle, gazetecesiyle ‘o gecenin’ dışında değil.

Şu ifadelere yansıyan vicdan ve yürek kaç kişide var; “Binlerce masum insan var hapishanede… Ben hala akşam ezanı okunduğunda hapishaneyi ve hücrelere kapatılan o insanları düşünüyorum. Bu düşüncemden ve onlar adına hissettiğim iç sıkıntısından kurtulamıyorum.” Ezanı duyduktan sonra Yüce Divan’a yönelen ‘müminler’ acaba Altan gibi iç sıkıntısı yaşadı mı? İnanç da vicdan da bunu gerektirir aslında… Nerede o ruh ve inanç…? Kutsalların içi hiç bu kadar boşalmamış ve anlamından uzaklaşmamıştı.

Evet, söz çok uzadı… Ee Ahmet Altan söz konusu olunca kısa kesmek mümkün mü? Altan’ın romanlarında yakın tarihe sık rastlanır. ‘İsyan Günlerinde Aşk’ beni ilk çarpan romanıydı. ‘Kılıç Yarası Gibi’, ‘Ölmek Kolaydır Sevmekten…’ de aynı şekilde… ‘Zarlar’ı bitirmiştim ki, ‘O Yıl’ geldi. Yazarınızın Ahmet Altan hayranı olduğunu farketmiş olmalısınız. O ne yazarsa okurum. Reçete yazsa bile… ‘O Yıl’ meçhul bir yıl değil; 1915… Neden adını açıkça koymadı? Çünkü 1915 isminin verildiği çok kitap var. 1915 Ermeni olayları kitabın odağında… Yaşanan dramlar, trajediler…

Yine ilk cümle… Şok edici… Bir itiraz ve isyanın dile gelişi… İtikadi açıdan içime sinmediği için sizinle paylaşamıyorum. ‘Ben her şeye rağmen hala itikadını korumaya çalışan biriyim’. Onun için yazmaya elim varmadı. Ana anladım Ahmet Altan’ı… Kitabın ilerleyen sayfalarında o cümlenin nasıl bir temel üzerine oturduğunu kavrıyorsunuz. Bir inanç karşıtlığı söz konusu değil. Öyle olsayı, Altan bunu çekinmeden yapardı. ‘Naz makamında’ yazılmış bir ifade bu… Din ve tasavvuf hayatın gerçeği olduğu gibi aynı şekilde Altan’ın romanlarına yansır. Gerçeği ıskalamaz Altan. Cesaretle dile getirir. ‘O Yıl’da anlattıkları bütünüyle böyle… Daha önce de ‘31 Mart Vakasını’ sorgulamıştı. Ve ‘ezber bozan’ bir çıkış yapmıştı.

Altan romanın kahramanı Ragıp Bey’e şu cümleleri söyletir; “Ragıp Bey kaşlarını çattı, “Tarih el feneri gibidir” dedi. “Nereye tutarsan orayı aydınlatır, gerisi karanlıkta kalır” Durup gülümsedi, “Fenerin nereyi aydınlatacağına da feneri tutan el karar verir…” Peki o yıl ve o gecenin feneri kimin elinde? Akıl ve vicdan sahiplerinin mi? Önünde sonunda eline geçer. O fenerin böyle bir özelliği vardır. Hep aynı yöne tutulamaz Kitaptan kısa bir bölüm daha; “Talat’la Enver ‘vatan için’ diye bir laf bulmuşlar, öldürdükçe öldürüyorlar. Vatan için düşmanla savaşmayı anlarım, düşmanla savaşıp ölmeyi öldürmeyi anlarım ama bunlar düşmanlardan çok bu memleketin evlatlarını öldürüyorlar. Kadınlara dokunulur mu ağabey, çocuklara dokunulur mu…?”

Ahmet Altan’ın romanları anlatılmaz; Okunur… “O Yıl’ da öyle… Sadece kitabın varlığından haberdar etmek istedim. ‘O Gece’ye sıra gelecek mi? Ümitliyim ben… Eli kalem tuttuğu sürece yazacağını söyleyen kendisi; “Benim işim bu. Yazarların işi, öldüğünde biter. Bir gün yazamayacak hale geleceğim, o zaman da beni gömecekler…” Korku mu? Onun lügatında böyle bir kelimeye yer yok; “hiç korkmuyorum. Benim için önemli olan düşündüğümü söyleyebiliyor muyum? Söylediğimden kendime bir çıkar sağlamıyorum, ne düşünüyorsam onu söylüyorum. Babam bana ve kardeşlerime ‘’Yazıya ihanet etmeyin’ dedi. Bu benim için çok önemli. Benim için tepkiler değil, kendi fikirlerim önemli…!”

O Yıl’dan O Gece’ye uzun bir yazı oldu. Oysa romanı yazmak için oturmuştum bilgisayarın başına. Ahmet Altan’ın anlamadan romanlarını anlatmak mümkün değildi. Ben ne yapayım…? Önce yazarını tanıyın isterim, sonra eserlerini okumanızı… Türkiye’de elinde kalemi ve yüreğiyle Ahmet Altan diye bir adam yaşıyor. Haberiniz olsun…! Ve o Ahmet Altan Türkiye’dir… Bu da böyle biline…!

Etiketler: ahmetAltangeceyeH. Agah Kalenderoslider-mansetyazdıyıldan
Paylaş3Tweet2PaylaşGönderTara
H. Agah Kalender

H. Agah Kalender

Önerilen Haberler

SABAH-A Haber’in ‘kayyum’ haberine Şamil Tayyar’dan tepki
Gündem

Şamil Tayyar: Fonla ilişkili bürokratlar da görevden alınacak

Kızılcık Şerbeti’nin yeni bölümü yayınlanmayacak mı?
Magazin

Kızılcık Şerbeti’nin yeni bölümü yayınlanmayacak mı?

Mustafa Sarıgül Yeni Parti’den istifa etti
Politika

Mustafa Sarıgül Yeni Parti’den istifa etti

TÜRK-İŞ açıkladı: Açlık sınırı 20, yoksulluk sınırı 65 bin lira!
Ekonomi

Açlık sınırı 38 bin, yoksulluk sınırı 123 bin TL’yi aştı!

Popüler Haberler

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

Küçük Emrah’ın aylık kira geliri dudak uçuklattı

Küçük Emrah’ın aylık kira geliri dudak uçuklattı

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

SABAH-A Haber’in ‘kayyum’ haberine Şamil Tayyar’dan tepki

Şamil Tayyar: Fonla ilişkili bürokratlar da görevden alınacak

Kızılcık Şerbeti’nin yeni bölümü yayınlanmayacak mı?

Kızılcık Şerbeti’nin yeni bölümü yayınlanmayacak mı?

Aslı Ateş yazdı I Marketlerden “kıvırcık ve aysberg” fırsatçılığı 

Mert Ali yazdı I Aynı günde yeşilliğe çifte zam! Sabah 59,99 TL, 4 saat sonra 69,99 TL!

Mustafa Sarıgül Yeni Parti’den istifa etti

Mustafa Sarıgül Yeni Parti’den istifa etti

Hatice Yıldız yazdı | İspanya’daki vicdanın bu topraklarda olmamasından acı duyuyorum

Hatice Yıldız yazdı | İspanya’daki vicdanın bu topraklarda olmamasından acı duyuyorum

TÜRK-İŞ açıkladı: Açlık sınırı 20, yoksulluk sınırı 65 bin lira!

Açlık sınırı 38 bin, yoksulluk sınırı 123 bin TL’yi aştı!

Azerbaycan’dan Türkiye’nin adayı yerine BAE’ye destek

Azerbaycan’dan Türkiye’nin adayı yerine BAE’ye destek

Kızılcık Şerbeti’nin yeni bölümü yayınlanmayacak mı?

Kızılcık Şerbeti’nin yeni bölümü yayınlanmayacak mı?

Halde fiyatlar 3 ayda yüzde 151 arttı 

Tarladan sofraya fahiş fiyat artışına hapis cezası geliyor!

‘10 Kardeşler’ çetesinin liderine İspanya’da hastane odasında infaz

‘10 Kardeşler’ çetesinin liderine İspanya’da hastane odasında infaz

SABAH-A Haber’in ‘kayyum’ haberine Şamil Tayyar’dan tepki

Şamil Tayyar: Fonla ilişkili bürokratlar da görevden alınacak

Aslı Ateş yazdı I Marketlerden “kıvırcık ve aysberg” fırsatçılığı 

Mert Ali yazdı I Aynı günde yeşilliğe çifte zam! Sabah 59,99 TL, 4 saat sonra 69,99 TL!

Yazıcıoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında 36 şüpheli tutuklandı

3 ilde FETÖ operasyonu: 10 gözaltı

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yazı Dizisi
  • Yorum

Son Haberler

  • Şamil Tayyar: Fonla ilişkili bürokratlar da görevden alınacak
  • Kızılcık Şerbeti’nin yeni bölümü yayınlanmayacak mı?
  • Mert Ali yazdı I Aynı günde yeşilliğe çifte zam! Sabah 59,99 TL, 4 saat sonra 69,99 TL!
  • Mustafa Sarıgül Yeni Parti’den istifa etti

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.