Salı, Ekim 27, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Ukrayna’da Barış Mümkün mü?

Artık mesele yalnızca Rusya ve Ukrayna'nın anlaşması değil. ABD'nin ne kadar taviz vereceği, Avrupa'nın hangi güvenlik düzenini kabul edeceği, Rusya'nın hangi toprak taleplerinden vazgeçeceği ve Ukrayna'nın hangi güvenlik garantileri karşılığında neyi kabul edeceği aynı paketin parçaları.

08/09/2026 08:09
Okuma süresi: 5 dk. okuma
A A
Suna Yaman yazdı I Ukrayna’da Barış Mümkün mü?
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Suna Yaman

Suna Yaman

341 köşe yazısı

(The Turkish Post) – SUNA YAMAN 

Ukrayna savaşında uzun zamandır görülmeyen bir diplomatik hareketlilik yeniden başladı. Donald Trump’ın özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner önce Moskova’da Vladimir Putin ile üç saatten fazla süren bir görüşme gerçekleştirdi, ardından Kiev’e geçerek Volodimir Zelenskiy ile masaya oturdu. Görüşmelerin hemen ardından Washington, Moskova ve Kiev arasında yeniden üçlü müzakerelerin başlatılması konusunda umutlu mesajlar verdi. Ancak ortada hâlâ bir ateşkes yok, tarafların temel taleplerinde ise kayda değer bir değişiklik bulunmuyor.

Trump yönetiminin son hamlesi önceki girişimlerden bazı yönleriyle ayrılıyor. Witkoff ve Kushner bu kez yalnızca Moskova’ya gitmedi. Putin ile görüştükten hemen sonra Kiev’e geçerek Zelenskiy ile doğrudan temas kurdu. Üstelik Avrupa’nın önde gelen ülkelerinin güvenlik yetkilileri de sürece dahil oldu. Böylece Washington, Rusya ile Ukrayna arasında bir anlaşma üretmeye çalışırken Avrupa’yı tamamen dışarıda bırakmayan daha geniş bir müzakere zemini oluşturmaya çalışıyor.

Bu önemli. Çünkü savaşın sonunda yapılacak herhangi bir anlaşmanın yalnızca Moskova ve Kiev’i ilgilendirmesi mümkün değil. Ukrayna’nın güvenliği, Avrupa’nın savunma mimarisi, NATO’nun geleceği, Rusya’ya yönelik yaptırımlar ve savaş sonrası Ukrayna’nın yeniden inşası aynı denklem içinde yer alacak. Fakat masanın en büyük problemi değişmiş değil: toprak meselesi.

Moskova, savaşın başından bu yana kendi güvenlik anlayışını ve Ukrayna’nın NATO ile ilişkisini temel meselelerden biri olarak görüyor. Ukrayna ise topraklarından vazgeçmenin yalnızca bugünkü sınırların değişmesi anlamına gelmeyeceğini, Rusya’nın gelecekte yeni saldırılar düzenlemesi için de bir teşvik oluşturacağını düşünüyor. Bu nedenle Kiev açısından savaşın sona ermesi, yalnızca silahların susması anlamına gelmiyor. Ukrayna aynı zamanda savaş sonrasında kendisini koruyacak güvenlik garantileri istiyor.

Zelenskiy’nin Washington heyetiyle yaptığı görüşmelerde hava savunma sistemleri, ekonomik ve güvenlik garantileri ile yaklaşan kış için destek paketinin gündeme gelmesi de bunun göstergesi. Kiev aslında bir yandan diplomasiye kapıyı açık tutarken diğer yandan savaşa devam edebilmek için askeri kapasitesini güçlendirmeye çalışıyor. İşte bu noktada savaşın paradoksu ortaya çıkıyor. Taraflar barış için görüşürken savaşa da hazırlanıyor.

Rusya, Ukrayna’nın enerji altyapısını ve kritik tesislerini hedef alabilecek hava saldırı kapasitesini kullanmaya devam ediyor. Ukrayna ise Rusya’nın derinliklerindeki askeri ve enerji hedeflerine yönelik saldırı kapasitesini artırıyor. Son günlerde hava saldırılarının yeniden yoğunlaşması, diplomatik temasların sahadaki savaşı henüz durduramadığını gösteriyor. Moskova ve Kiev başkentlere yönelik saldırıları geçici olarak sınırlamış olsa da bu, kapsamlı bir ateşkes anlamına gelmiyor. Bu durum ilk bakışta barış ihtimalini azaltıyor gibi görünebilir. Ancak başka bir açıdan bakıldığında tam tersi bir sonuç da ortaya çıkabilir.

Çünkü savaş uzadıkça iki tarafın da ödeyeceği bedel büyüyor. Rusya askeri ve ekonomik kaynaklarını tüketmeye devam ediyor. Ukrayna ise insan gücü, enerji altyapısı ve ekonomik kapasite açısından çok daha ağır bir yük taşıyor. Üstelik yaklaşan kış, enerji altyapısının güvenliğini yeniden savaşın en kritik başlıklarından biri haline getiriyor. Dolayısıyla savaşın daha fazla tırmanması, tarafları bir noktada “daha fazla savaşmak mı, yoksa zor bir anlaşmaya razı olmak mı?” sorusuyla karşı karşıya bırakabilir. Fakat burada büyük bir tehlike de var.

Her iki tarafın da askeri kapasitesini artırması, müzakere masasına daha güçlü oturma amacı taşıyor. Rusya, sahada daha fazla ilerlerse Ukrayna’dan daha büyük tavizler koparabileceğini düşünüyor olabilir. Ukrayna ise Batı’dan daha fazla silah aldıkça Rusya’nın savaş maliyetini yükseltebileceğine inanıyor. Böyle bir denklemde tarafların barış için değil, daha iyi bir pazarlık pozisyonu elde etmek için savaşı sürdürmesi mümkün. Bu nedenle diplomatik temasların başlamış olması tek başına yeterli değil. Asıl mesele, tarafların savaş alanındaki kazanımlarını müzakere masasında ne ölçüde tavize dönüştürebileceği.

Trump’ın önündeki en büyük sınav da burada. Washington iki tarafı masaya getirebilir. Ancak Putin’in kabul edeceği bir anlaşma ile Zelenskiy’nin kabul edeceği anlaşmanın aynı metin olması gerekiyor. Bu iki pozisyon arasındaki fark ise hâlâ çok büyük.

Üstelik Trump’ın kendi siyasi hesabı da süreci etkiliyor. Washington açısından Ukrayna savaşının sona ermesi, Trump’ın dış politika hanesine yazılabilecek önemli bir başarı olur. Trump zaten savaşı sona erdirme vaadini ikinci başkanlık döneminin önemli dış politika hedeflerinden biri olarak ortaya koymuştu. Dolayısıyla Kiev ve Moskova’yı yeniden müzakere masasına getirmek Washington için yalnızca dış politika değil, aynı zamanda siyasi bir kazanım anlamına geliyor. Fakat Moskova da Washington’ın zaman baskısının farkında.

Putin açısından Trump yönetimiyle anlaşmaya varmanın önemli bir avantajı var. Ancak Rusya’nın savaş boyunca elde ettiği askeri kazanımları masada kolayca bırakması beklenmiyor. Kremlin hâlâ savaşın temel hedeflerinden vazgeçmiş değil ve Putin’in Washington heyetiyle görüşmesinin ardından Rusya’nın “amaçlarına ulaşacağı” yönündeki mesajını koruması bunun göstergesi. Dolayısıyla Putin’in barış görüşmelerine yaklaşması, mutlaka Rusya’nın mevcut taleplerinden vazgeçtiği anlamına gelmiyor. Tam tersine, Moskova diplomasiyi savaşın başka bir aracı olarak da kullanıyor olabilir.

Aynı durum Kiev için de geçerli. Ukrayna’nın müzakerelere dönmesi, Rusya’nın taleplerini kabul etmeye hazır olduğu anlamına gelmiyor. Zelenskiy açısından müzakere masası aynı zamanda Batı’dan daha fazla güvenlik garantisi, hava savunma sistemi ve ekonomik destek alma fırsatı. Bu nedenle önümüzdeki süreçte “barış görüşmeleri başladı” ifadesinden çok, hangi konularda gerçek bir yakınlaşma sağlanabildiğine bakmak gerekiyor.

Şimdilik olumlu olan şey, iletişim kanallarının yeniden açılmış olması. Witkoff ve Kushner’ın Moskova’nın ardından Kiev’e gitmesi, Zelenskiy’nin üçlü müzakerelere açık olduğunu söylemesi ve Avrupa’nın sürece yeniden dahil olması önemli. Washington da yeni görüşmelerin kısa süre içinde yeniden başlayabileceği konusunda umutlu. Olumsuz olan ise çok daha temel: savaş hâlâ devam ediyor. Cephede belirleyici bir kırılma yaşanmış değil. Hava saldırıları sürüyor. Toprak meselesi çözülemiyor. Ukrayna güvenlik garantisi istiyor. Rusya ise savaşın temel hedeflerinden vazgeçmiş görünmüyor. Son Kiev görüşmelerinde de herhangi bir nihai anlaşma çıkmadı.

O halde Ukrayna’da barış mümkün mü? Evet, mümkün. Ama bugün için yakın değil.

Çünkü artık mesele yalnızca Rusya ve Ukrayna’nın anlaşması değil. ABD’nin ne kadar taviz vereceği, Avrupa’nın hangi güvenlik düzenini kabul edeceği, Rusya’nın hangi toprak taleplerinden vazgeçeceği ve Ukrayna’nın hangi güvenlik garantileri karşılığında neyi kabul edeceği aynı paketin parçaları. Trump’ın Moskova ve Kiev arasında yeniden diplomatik trafik kurması bu açıdan önemli bir başlangıç. Ancak başlangıç ile sonuç arasında hâlâ çok uzun bir yol var. Belki de şu anda yaşananları bir barış sürecinden ziyade barışın mümkün olup olmadığını test eden bir pazarlık süreci olarak görmek daha doğru.

Çünkü savaşın gerçek sonu, Putin’in Washington’ın planını dinlemesiyle ya da Zelenskiy’nin müzakereye hazır olduğunu açıklamasıyla gelmeyecek.

Gerçek kırılma, bir gün Moskova’nın “daha fazla ilerlemeye gerek yok”, Kiev’in ise “daha fazla toprak kaybetmeden yaşayabileceğimiz bir güvenlik düzeni mümkün” diyebildiği noktada yaşanacak. Trump’ın önündeki görev tam olarak bu iki cümleyi aynı masada buluşturmak. Şimdilik bunu başarabildiği söylenemez. Ama uzun bir aradan sonra Moskova ile Kiev arasında yeniden aynı diplomatik hattın kurulmuş olması, savaşın yalnızca cephede değil masada da yeniden şekillenmeye başladığını gösteriyor.

Etiketler: barışmümkünslider-mansetSunaUkrayna'daYaman
Paylaş1Tweet1PaylaşGönderTara
Suna Yaman

Suna Yaman

Önerilen Haberler

Emir Sarıgül 45 yaşında dede oluyor
Gündem

Emir Sarıgül itirafçı mı oldu?

Öcalan çağrısından sonra ilk baş başa görüşme
Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Bahçeli arasında 1 saat 10 dakikalık görüşme

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı
Gündem

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı

Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı
Gündem

Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı

Popüler Haberler

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Sibel Can ve Emir Sarıgül Marmaris’te evleniyor!

Sibel Can’la evlilik hazırlığı yapıyordu, tutuklandı!

Cengiz İzol yazdı I İnsan insanın rengini alır: İyiliği çoğaltmak

Cengiz İzol yazdı I İnsan insanın rengini alır: İyiliği çoğaltmak

Özel okul öğretmeni fuhuş ve uyuşturucudan tutuklandı

Özel okul öğretmeni fuhuş ve uyuşturucudan tutuklandı

Fon soruşturması kapsamında Altınbaş ailesinin mal varlıkları donduruldu

Fon soruşturması kapsamında Altınbaş ailesinin mal varlıkları donduruldu

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Emir Sarıgül 45 yaşında dede oluyor

Emir Sarıgül itirafçı mı oldu?

Öcalan çağrısından sonra ilk baş başa görüşme

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Bahçeli arasında 1 saat 10 dakikalık görüşme

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı

Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı

Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı

“Emniyet Genel Müdürü görevden alınacak” iddiası

Emniyette terfi krizi: Rütbeler mahkeme kararıyla alınıyor

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Bacağı kesilen 73 yaşındaki Abdullah Tırpan cezaevinde hayatını kaybetti

Bacağı kesilen 73 yaşındaki Abdullah Tırpan cezaevinde hayatını kaybetti

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

“Emniyet Genel Müdürü görevden alınacak” iddiası

Emniyette terfi krizi: Rütbeler mahkeme kararıyla alınıyor

Ölüm tehdidi alan Afşin Hatipoğlu: Bir süre paylaşım yapmayacağım

Ölüm tehdidi alan Afşin Hatipoğlu: Bir süre paylaşım yapmayacağım

Oktay Saral’a görevden alındığını genel sekreter açıklamış

Oktay Saral’a görevden alındığını genel sekreter açıklamış

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Emir Sarıgül itirafçı mı oldu?
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Bahçeli arasında 1 saat 10 dakikalık görüşme
  • Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı
  • Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.