Salı, Ekim 27, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Vahap Aktaş yazdı I 2026, akıl ve itidal

Akıntıya sürüklenmek, ilerlemek değildir. Çıkış Yolu Var mı? 2026, Türkiye için krizlerle dolu bir yıl olabilir; ancak bu aynı zamanda bir fırsat penceresi. Yapısal reformlar, liyakat odaklı yönetim ve insan merkezli birliktelikle toparlanma mümkün. Aksi takdirde, yavaş çürüme veya sert otoriterleşme kaçınılmaz.

03/01/2026 14:01
Okuma süresi: 5 dk. okuma
A A
Vahap Aktaş yazdı I 2026, akıl ve itidal
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Vahap Aktaş

Vahap Aktaş

65 köşe yazısı

(The Turkish Post) – VAHAP AKTAŞ 

2026’ın ilk günlerini geride bırakıyoruz. Bu yıl daha iyi olur umarım. Ağzımızın tadının kaçmayacağı; sağlıklı, neşeli, bol kazançlı ve lezzetli bir yıl olsun tüm iyi kalpli ve dürüst insanlar için.

Temennimiz, dileğimiz bu doğrultuda ancak ekonomik-politik gelişmeler ve işaretler bu yılın çok da kolay geçmeyeceğini fısıldıyor kulağıma.

Türkiye’nin önünde uzanan yol, mevcut trendlerin bir uzantısı gibi görünüyor: Ekonomik dar boğazlar, siyasi kutuplaşmalar, sosyal huzursuzluklar ve dış politikada belirsizlikler.

Türkiye ekonomisi, 2026’da dezenflasyon sürecini sürdürmeye çalışacak olsa da yapısal sorunlar nedeniyle zor bir yıl geçirecek. Resmi verilere göre, yıllık enflasyon 2025 sonunda %28-30 civarına gerilemiş, 2026’da %16-18 seviyelerine inmesi hedefleniyor.

Ancak, faiz harcamalarının milli gelire oranı %3-%3,5 arası görünüyor olması, bütçe açığının derinleşeceğini gösteriyor. Bütçe açığı, faiz dışı açıklarla birleşince, borçlanmayı artıracak; hatta borcun faizini bile borçlanarak ödemek zorunda kalabileceğiz. 

Büyüme oranının %3,5-3,8 civarında kalması beklenirken; düşük verimlilik, yüksek işsizlik (%9-10) ve kayıt dışı ekonominin genişlemesiyle desteklenemeyecek. Tarım sektöründe rekolte düşüşleri, et fiyatlarında rekor artışlar ve su sorunları gibi çevresel faktörler, gıda enflasyonunu tetikleyebilir. 

Ayrıca, küresel ticaret savaşları ve ABD-Çin gerilimi, Türkiye’nin ihracatını %10-15 maliyet artışı ile etkileyecek.

Yoksulluk artışı, gelir dağılımı bozulması ve potansiyel devalüasyon riski dikkat çekici. Uzmanlar, 2026’yı “ekonomik dönüm noktası” olarak nitelendiriyor, ancak yapısal reformlar yapılmazsa, bu dönüm daha çok bir çöküşe dönüşebilir.

Siyasi arenada, 2026 adaletsizlik algısının derinleştiği bir yıl olabilir. Erdoğan yönetiminin muhalefete yönelik baskıları devam edebilir (etmemesini umuyorum); bu da halkta güvensizliği arttırabilir. Adaletsizlikler ekonomik sorunları gölgede bırakacak ve toplumda “güçlü adam” inancını pekiştirecek.

Ancak bu durum, muhalif kesimleri daha da bölük pörçük hale getirebilir ve ortak bir siyasi yön bulmak zorlaşabilir.

Yeni anayasa tartışmaları ve seçim ekonomisi politikaları gündemi meşgul ederse, kurumların şahıslara bağımlılığı sürerse devlet aklı tamamen zayıflar ve yok olur. Eğer otoriterleşme artarsa, özgürlükler “lüks” olarak görülürse; toplumsal gerilimler artar patlama noktasına gelebilir.

Sosyal alanda, 2026 maalesef “yoksulluğun artacağı, işsizliğin can yakıcı boyutlara ulaşacağı” bir yıl olma potansiyeline sahip. Gelir ve servet dağılımı bozulması devam ederse; varlık içinde yokluk yaşanabilir. Su sorunları ve doğal afetlere karşı kalıcı, çözümcü devlet politikası haline gelen politikalara hız verilmeli.

Suç oranlarında artış, otorite boşlukları, çeteleşme, müzik ve film sektöründe krizler, orman yangınları, toplumsal huzursuzlukları derinleştirebilir.

Göç hareketleri hızlanabilir; vergi yükünün artması (ev, arsa, para transferleri) ve kayıt dışı ekonominin genişlemesi, orta sınıfın erimesine ve yok olmasına sebep olabilir.

Dış politika, 2026’da Türkiye’nin en kritik alanı:

Suriye’nin yeniden inşası, Gazze krizi, Rusya-Ukrayna savaşı ve Doğu Akdeniz tehditleri, Ankara’yı zorlayacak konular.

ABD’nin izolasyonist politikaları, Çin’in Asya’da yükselişi ve Rusya’nın provokasyonları, Türkiye’yi yeni ittifaklar bulmaya yönlendirebilir.

Çevresel kuşatma (ABD-İsrail baskıları) ve mülteci akınları, güvenlik politikalarını şekillendirecek, stratejik özerklik arayışı devam edecek gibi duruyor. Ancak NATO üyeliği ile ekonomik çıkarlar arasında denge kurmak zorlaşabilir.

Politik gerilimin sürekli yukarı doğru tırmandığı muhakkak. Bu durum ülkenin yönetimini zorlaştırıyor, küresel itibarına zarar veriyor, ekonomisini sarsıyor. Hepimizin üzerinde bulunduğu gemi aşınıyor. Bu faturanın tüm sorumlusunun “öteki taraf” olduğunu vurgulamak da pek bir şey değiştirmiyor, bir çözüm oluşturmuyor.

“Aynı gemideyiz” klişe metaforu üzerinden gidecek olursak, geminin güvertesinde farklı dinamikler, gruplar, değerler, çıkarlar var.

Birbirleriyle bazen çatışır, bazen yarışır, bazen de kavga ederler. Meşru zeminde çatışmalar, kavgalar, yarışlar kaçınılmaz ve olmalıdır da.

Ancak ve mutlaka kaçınılması, uzak durulması gereken bir ateş var ki: Aman dikkat!

Çatışmaların, yarışların, kavgaların güverte üzerini aşıp, geminin motorlarına zarar vermeye başlamasının, mekanik sistemini tahrif etmesinin, infiale uğratıp geminin su almasına zemin hazırlayan yıkım ve tahribata dönüşmesinin önüne setler oluşturmak gerekiyor. Çok geç olmadan…

Suçu veya olumsuzlukları sadece öteki üzerinden politik bir tavırla değerlendirdiğimizde çatışmanın daha da şiddetlendiği gerçeğine çoğu zaman şahit olduk.

Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz dönemlerde, yüzyılı aşkın bir hastalığımız olan çatışma, kavga illetine neden yakalanırız ki?

Bu illet hastalığa yakalanmamızın birkaç sebebi var.

Biri, multi etnik yapıya sahip olan bir imparatorluğun bakiyesi olmamıza rağmen yekpare bir millet olma inatlaşması.

Bu inatlaşma, millet içindeki farklı kültürel damarların, diğerlerini de kendisine benzetmek istemesi sonucunu doğuruyor. Buna dönüştürme fetişizmi de diyebiliriz. Bitmek bilmeyen dayatmalar, habire tepkiler ve karşı-tepkilerle boğuşuyoruz tükenmeden, bıkmadan.

İkincisi rövanşizm budalalığı. Öyle ki mağduriyet yaşamış, dayatmalara, tepeden inmeciliğe maruz kalmış bir düşüncenin veya siyasal ideolojinin iktidar olduğunda, gücü eline geçirdiğinde mağdur ve mustarip olduğu konularda cellatları kıskandıran bir ceberut tavır sergileme tenakuzu, çıkmazı.

Üçüncü sebep, hayat-memat düzeyinde iktidar olma hevesi, iktidarın çok önemli mühim bir şey olması. Bizde devlet, çok kudretli, merkezî ve sınırsız bir deniz. Onu yöneten, bürokrasiye, iş dünyasına, üniversitelere, büyük oranda medyaya hükmedebiliyor. Açıkçası suyun gözü, çeşmenin başı. “Yorgan” bu kadar büyük olunca, “kavga” da büyük oluyor.

Bu ve benzeri sorunlara çözüm bulamadığımız müddetçe bireysel, toplumsal ve siyasal adabı ideal anlamda yakalamamız mümkün değil.

Daha güvenli, daha çoğulcu toplumsal ve siyasal kültür oluşturma çabası ile sorunlara daha kalıcı çözümler üretmemiz mümkün.

Bu gemiyi mekanik sistemine zarar vermeden yüzdürmek hepimizin boynunun borcu.

Haydi bırakalım heybemizdeki bütün yorgunlukları, kırgınlıkları, hayal kırıklıklarını…

Yarına yepyeni bir pencereden bakma zamanı gelmedi mi?

Önümüzdeki dönem için siyaseti, bilimi, sanatı özgürleştirmek başlangıç olmalı. Bu üç alanda kendi doğallığında bir hayat akışı akmaya başlarsa, insanlar kendi kimliklerine olan hapislerinden çıkarsa, diğer kimliklerin ihtiyaçlarını anlamaya çalışır, empati kültürünü geliştirirse bir şeylere zemin hazırlanır.

Yoksa,

Akıntıya sürüklenmek, ilerlemek değildir.

Çıkış Yolu Var mı?

2026, Türkiye için krizlerle dolu bir yıl olabilir; ancak bu aynı zamanda bir fırsat penceresi.

Yapısal reformlar, liyakat odaklı yönetim ve insan merkezli birliktelikle toparlanma mümkün. Aksi takdirde, yavaş çürüme veya sert otoriterleşme kaçınılmaz.

Unutmayalım;

Tarih, zor günlerin çocuklarını ödüllendirir.

Umarım 2026, sorunlardan ziyade çözümlerin yılı olur.

Sağlıcakla kalın.

Etiketler: 2026akılitidalslider-mansetVahap Aktaş
Paylaş8Tweet5PaylaşGönderTara
Vahap Aktaş

Vahap Aktaş

Önerilen Haberler

Galatasaray, Osimhen’in attığı gollerle Fenerbahçe’yi yendi
Spor

Galatasaray, Osimhen’in attığı gollerle Fenerbahçe’yi yendi

Başakşehir’i yenen Beşiktaş, zirveyi zorluyor
Spor

Başakşehir’i yenen Beşiktaş, zirveyi zorluyor

Thomas Reis yönetimindeki Trabzonspor, yoluna kayıpsız devam ediyor
Spor

Thomas Reis yönetimindeki Trabzonspor, yoluna kayıpsız devam ediyor

Ölüm tehdidi alan Afşin Hatipoğlu: Bir süre paylaşım yapmayacağım
Gündem

Ölüm tehdidi alan Afşin Hatipoğlu: Bir süre paylaşım yapmayacağım

Popüler Haberler

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Sibel Can ve Emir Sarıgül Marmaris’te evleniyor!

Sibel Can’la evlilik hazırlığı yapıyordu, tutuklandı!

Cengiz İzol yazdı I İnsan insanın rengini alır: İyiliği çoğaltmak

Cengiz İzol yazdı I İnsan insanın rengini alır: İyiliği çoğaltmak

Özel okul öğretmeni fuhuş ve uyuşturucudan tutuklandı

Özel okul öğretmeni fuhuş ve uyuşturucudan tutuklandı

Fon soruşturması kapsamında Altınbaş ailesinin mal varlıkları donduruldu

Fon soruşturması kapsamında Altınbaş ailesinin mal varlıkları donduruldu

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Galatasaray, Osimhen’in attığı gollerle Fenerbahçe’yi yendi

Galatasaray, Osimhen’in attığı gollerle Fenerbahçe’yi yendi

Başakşehir’i yenen Beşiktaş, zirveyi zorluyor

Başakşehir’i yenen Beşiktaş, zirveyi zorluyor

Thomas Reis yönetimindeki Trabzonspor, yoluna kayıpsız devam ediyor

Thomas Reis yönetimindeki Trabzonspor, yoluna kayıpsız devam ediyor

Ölüm tehdidi alan Afşin Hatipoğlu: Bir süre paylaşım yapmayacağım

Ölüm tehdidi alan Afşin Hatipoğlu: Bir süre paylaşım yapmayacağım

Bacağı kesilen 73 yaşındaki Abdullah Tırpan cezaevinde hayatını kaybetti

Bacağı kesilen 73 yaşındaki Abdullah Tırpan cezaevinde hayatını kaybetti

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

Bacağı kesilen 73 yaşındaki Abdullah Tırpan cezaevinde hayatını kaybetti

Bacağı kesilen 73 yaşındaki Abdullah Tırpan cezaevinde hayatını kaybetti

Oktay Saral’a görevden alındığını genel sekreter açıklamış

Oktay Saral’a görevden alındığını genel sekreter açıklamış

Bolu Belediye Başkan Yardımcısı tutuklandı

Bolu Belediyesi’ne yeni operasyon: Başkan yardımcısı dahil 4 gözaltı

Bülent Arınç’tan CHP’li Karaca’ya ‘Can Atalay’ tebriği: ‘Doğru olanı yaptın başkan’

Bülent Arınç’tan iktidara basın özgürlüğü çağrısı

‘Yolyemezler’ suç örgütüne operasyon: 38 gözaltı

Kahvaltılık çalarken yakalanan 49 yaşındaki baba kelepçeyle gözaltına alındı

Ölüm tehdidi alan Afşin Hatipoğlu: Bir süre paylaşım yapmayacağım

Ölüm tehdidi alan Afşin Hatipoğlu: Bir süre paylaşım yapmayacağım

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Galatasaray, Osimhen’in attığı gollerle Fenerbahçe’yi yendi
  • Başakşehir’i yenen Beşiktaş, zirveyi zorluyor
  • Thomas Reis yönetimindeki Trabzonspor, yoluna kayıpsız devam ediyor
  • Ölüm tehdidi alan Afşin Hatipoğlu: Bir süre paylaşım yapmayacağım

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.