Çarşamba, Ekim 28, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Ali Bulaç yazdı I Adil barışa dayalı yeni bir düzen

Adaletin olmadığı yerde barış olamayacağına göre, ya adil bir barışa dayalı yeni küresel bir düzen kurulacak veya patlamalar devam edecektir. Yeni bir dünya düzenine ihtiyacımız var. 21'inci yüzyılda ya yeni bir düzen kurulacak, geçen yüzyılda bolca örneklerine rastladığımız üzere vahşet dönemine geri dönülecek.

09/03/2025 03:03
Okuma süresi: 4 dk. okuma
A A
Ali Bulaç yazdı I Adil barışa dayalı yeni bir düzen
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Ali Bulaç

Ali Bulaç

97 köşe yazısı

(The Turkish Post) – ALİ BULAÇ

Yeni bir dünya düzenine ihtiyacımız var. 21’inci yüzyılda ya yeni bir düzen kurulacak, geçen yüzyılda bolca örneklerine rastladığımız üzere vahşet dönemine geri dönülecek.

Bugün için düzene isim koymak zor. “Küresel Adil Düzen” diyebiliriz. Seçeceğimiz kavram bize hitap ettiği gibi, bizden olmayanlara da hitap etmeli ki hiçbir mağdur, dışlanmış ve kızgın dışında kalmalalı.

Yüzyıllardır kavramların içini biz Müslümanlar semantik anlamda dolduramadığımız için başkalarına ait tanımsal çerçeve içinde düşünüyor, hareket ediyoruz. Bize ait olmayan bir akılla eşya ve olyaları isimlendirmek bu yüzden çok zor. Ama dünyada yeni bir düzenin kurulması gerektiği bir vakıa.

Yeni düzenin üç önemli değişimi beraberinde getirmesi gerektiği söylenebilir:

İlkin, düzen mahalli/lokal sorunlara çözüm getirmeyi hedeflese de karakteri itibariyle küresel olmak durumundadır. Arapların “avlemiyye dedikleri, bütün alemi içine alan” bir olgu olmalı. Belli anakronik çevreler ulusçulukta-milliyetçilikte ısrar etseler bile, süren bir olgu olarak ulus devletler egemenliklerinin bir bölümünü bölgesel, yöresel, yerel veya küresel yeni süreçlere, aktörlere devretmekle karşı karşıya bulunuyorlar. Tabii ki bugünden yarına ulus devlet tam olarak ortadan kalkmıyor fakat egemenliğinin bir bölümünü yeni entegrasyonlara ve olgulara devrediyor. Bu, kısmi devir olsa da ulus devlet doktrinin en temel umdesi (ulusal egemenlik) bu sayede anlamını kaybediyor.

İkinci önemli özelliği, bölgesel entegrasyonların öne çıkıyor olmasıdır. Dünya doksanlardan sonra “tek kutuplu ve hiç dengeli” bir durum arzederken geride bıraktığımız süre içeresinde “hiç dengeli ve çok kutuplu” bir yöne doğru evriliyor. Her kutup kendi ekseninde yeni bir bölgesel entegrasyon doğurma peşinde. Bu öylesine sürprizlere gebe bir süreç ki dengeler belli sabiteleri oynak hale getiriyor. Dün beraber olanlar bugün karşıt kutuplara doğru yeni jeo-stratejik ve jeo-politik pozisyonlar almak durumunda kalıyorlar. Soğuk Savaş dönemi boyunca ve hatta son yıllara kadar Batı-Sovyetler veya Rusya-Amerika karşıt kutuplarda iken, bir anda 2025’te Avrupa ABD karşıtlığı ortaya çıktı, bir anda Amerika-Rusya yakınlaşma zuhur etti.

Söz konusu sosyo politik sarsıntılar ve küresel dengelerde gözlenen altüstler ne kadar sürer veya nerede istikrar bulur? Bunu şimdiden öngörmek, kestirmek mümkün değil.

Lakin yeni bir politik kültüre ve yeni bir düzen felsefesine ihtiyacımız olduğu açık. Aydınlanma felsefesinin 18’inci yüzyıl ve 19’uncu yüzyıl ulus devleti ve Fransız devrim ideallerinin beslediği siyasi kültür yerini yeni bir siyasi kültüre bırakmak zorunda kalıyor. Tabi ki bunun sancıları olacaktı, şimdilerde bunun sancılarını yaşıyoruz.

Yeni düzen arayışının üçüncü önemli özelliği, modernite ve pozitivizm sona ererken post modern döneme girilmesi ile yeni bir hakikat arayışı başgösteriyor olmasıdır. Daha kestirme ifade ile Aydınlanma’nın temel felsefi varsayımlarının beslediği batılı paradigma yerini yeni bir paradigmaya bırakıyor. Bugünlerde “post truth” bir olgudan söz ediliyorsa da bunun kalıcı olmayacağını umabiliriz. Tabiat boşluk kabul etmez, beşeri hayat ve ilişkiler de anlamdan ve amaçtan yoksunluk kabul etmez.

Hakikat arayışının önemsenmediği bu yeni durumda kamu ve kamunun ortak iyisi ve çıkarı görmezlikten geliniyor, duygulara hitap ederek gerçeklere dayanmayan, belli yalan ve sahte söylemler tekrar edile edile kitleler manipüle ediliyor. Yeni ortaya çıkan siyasi lider profilleri, en başta demokrasiyi yozlaştırıyor.

Bu açıdan baktığımız zaman, İslam dünyasında ilk büyük hareketlilik, büyük taşları köklü bir biçimde yerinden oynatan 1979 İran’da gerçekleşen İslam devrimiyle başlamıştı. Bugün Ortadoğuda meydana gelen ve el’an gelmekte olan olaylar aslında İslam devriminin ürünüdür.

Devrim pozitif anlamda beklenen etkiyi uyandıramadı. Sebebi devrimin karakterinden ya da birinci derecede Şii mezhep altyapısından değil, uluslar arası güçlerin, elbette en başta Amerika’nın Saddam Hüseyin üzerinden sekiz sene süren kanlı bir savaşı körüklemesi, 1 milyon insanın nahak yere hayatını kaybettiği bu anlamsız savaşın İran’ı kendi içlerine kapanmaya yol sevketmesi oldu.

2011’de başlayan Arap Baharı bir miktar geç de olsa İslam devriminin tetiklediği derin sarsıntının sonucuydu. Geniş acılı Arap havzasında vuku bulan sosyo politik patlamalarda üç önemli faktör rol oynadı:

Biri, bölgenin tamamında hükmünü sürdüren otokrat otoriter rejimlere ve diktatörlüklere karşı bir baş kaldırının ortaya çıkması. Tunus’tan Mısır’a Suriye’ye, Bahreyn’e, Yemen’e varıncaya kadar Ortadoğu’yu, Kuzey Irak Kürdistan bölgesini, Kafkasya’yı hatta İsrail’i içine alan bu rejimlere karşı bir ayaklanma başgösterdi. Tel Aviv’de yürüyen 400 bin İsrail “Mısırlı gibi yürü” diye bağırıyordu.

İkinci önemli özelliği, ekonomik derin sorunlar. Adaletsiz gelir bölüşümü, istihdam yaratmayan, üretken olmayan yatırımlar, sonrada görem tüketicilik, gösterişe dayalı, savurgan sosyo ekonomik düzen. İnsanlar bu yaygın yoksulluk ve sefalete aldırışsız küçük zümre tahakkümüne ve ayrıcalıklarına başkaldırdılar.

Patlamalarda rol oynayan üçüncü önemli faktör, Arapların ve genelde Müslümanların batı karşısında incinmiş gururları oldu. Araplar İsrail’le giriştikleri her savaşta yeniliyorlar. 1948, 1956, 1967, 1973. Aslında 1956 gibi 1973’te savaş Büyük İskender ve Yavuz Sultan Selim’den sonra Sina çölünü geçme başarısını gösteren Mısır ordusunun zaferiyle sonuçlanmak üzereydi ki Amerikalılar her zaman yaptıkları gibi son anda son müdahaleyi yapıp durumu İsrail’in lehine çevirdiler.

Arap alemindeki ayaklanma denizin içinden patlama veya bir yanardağın infiali gibi sosyo politik bir “inficardı” ama doktrinsiz, felsefesiz ve lidersiz oluşu, küresel güçlerin monraşileri korumalarını, otokratların ve diktatörlerin isim değiştirerek işlerini devam ettirmelerini sağladı.

Öyle oldu ama denizin dibi veya patlayan yanardağın derin tabakalarındaki kaynama sona ermiş değil.

Adaletin olmadığı yerde barış olamayacağına göre, ya adil bir barışa dayalı yeni küresel bir düzen kurulacak veya patlamalar devam edecektir.

Etiketler: Adil barışa dayalı yeni bir düzenali bulaçislamOrtadoğuÜst Manşet
Paylaş3Tweet2PaylaşGönderTara
Ali Bulaç

Ali Bulaç

Önerilen Haberler

Fatma Zehra Fidan yazdı I Kötülüğün vicdani dayanağı
Köşe Yazarı

Fatma Zehra Fidan yazdı I Kötülüğün vicdani dayanağı

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?
Köşe Yazarı

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?

Suna Yaman yazdı I Brezilya’da Lula kazandı, Sırbistan’da öğrenciler iktidarı devirdi
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Brezilya’da Lula kazandı, Sırbistan’da öğrenciler iktidarı devirdi

Vergiye tabi gelir dilimleri yeniden belirlendi… Çalışana yeni şok!
Özel Haber

Mehmet Eren yazdı I Esnafın vergi yükü ağırlaşıyor: Hazine Bakanlığı’ndan taksitlendirme beklentisi

Popüler Haberler

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Sibel Can ve Emir Sarıgül Marmaris’te evleniyor!

Sibel Can’la evlilik hazırlığı yapıyordu, tutuklandı!

Özel okul öğretmeni fuhuş ve uyuşturucudan tutuklandı

Özel okul öğretmeni fuhuş ve uyuşturucudan tutuklandı

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Fatma Zehra Fidan yazdı I Kötülüğün vicdani dayanağı

Fatma Zehra Fidan yazdı I Kötülüğün vicdani dayanağı

Fenerbahçe’de İsmail Kartal dönemi sona erdi

Fenerbahçe’de İsmail Kartal dönemi sona erdi

Fon ödemeleri ne zaman başlıyor?

Fon ödemeleri ne zaman başlıyor?

İsmail Kartal: Sezon sonunda şampiyon olacağız

Turkishpostnet işaret fişeği çakmıştı: İsmail Kartal gönderiliyor

Emir Sarıgül 45 yaşında dede oluyor

Emir Sarıgül itirafçı mı oldu?

Öcalan çağrısından sonra ilk baş başa görüşme

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Bahçeli arasında 1 saat 10 dakikalık görüşme

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

“Emniyet Genel Müdürü görevden alınacak” iddiası

Emniyette terfi krizi: Rütbeler mahkeme kararıyla alınıyor

Fon soruşturmasında ‘gizli’ belgeleri paylaşanlara adli soruşturma

Fonlar hakkındaki kanun, Resmi Gazete’de yayımlandı

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı

Öcalan çağrısından sonra ilk baş başa görüşme

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Bahçeli arasında 1 saat 10 dakikalık görüşme

Motorine yeni zam kapıda: Litre fiyatı 60 lirayı bulacak

Benzine bu hafta 7.65 lira zam geliyor

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Fatma Zehra Fidan yazdı I Kötülüğün vicdani dayanağı
  • Fenerbahçe’de İsmail Kartal dönemi sona erdi
  • Fon ödemeleri ne zaman başlıyor?
  • Turkishpostnet işaret fişeği çakmıştı: İsmail Kartal gönderiliyor

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.