Pazartesi, Ekim 26, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Ali Bulaç yazdı I Hüseyin’in hikayesi (2)

Şehid edilmeden önce 57 yaşındaki Hz. Hüseyin şöyle diyordu: “-Ben kimin canına kıydım ki, beni öldürmek istiyorsunuz? Kimin malını gasbettim? Söyleyin, suçum nedir?”

16/07/2025 07:07
Okuma süresi: 4 dk. okuma
A A
Ali Bulaç yazdı I Hüseyin’in hikayesi (2)
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Ali Bulaç

Ali Bulaç

97 köşe yazısı

(The Turkish Post) – ALİ BULAÇ

Hz. Hüseyin korkak biri değildi, ölmekten veya öldürülmekten korktuğu yoktu, tabii ki hangi suçtan dolayı öldürülmek istendiğini sorma hakkına sahipti, sordu da! Ama onun esas kaygısı kendisiyle birlikte olan 71 masum insanın da katliama maruz kalmalarıydı. Bu açıdan krizi usuletle hall-u fasl etme yolunu tutuyordu. Onun Medine’ye geri dönme, Yezid’le karşılıklı konuşma veya sınır bölgelerinden birine gitme –bir tür sürgün- teklifine Ömer bin Vakkas sıcak baktı, kendisini bilgilendirdiği Yezid’in Kufe valisi İbn Ziyad da, teklifin işe yarayacağını düşündü ama danışmanı Şimşir bin Zi’lcuşan, ele geçirilmişken Hüseyin’in infaz edilmemesinin vahim hata olacağını söyleyince İbn Ziyad, Ömer’e öyle bir talimat gönderdi ki, ta’limat kelimenin tam manasıyla dehşet verici, ürperticiydi. Şöyle diyordu:

“-Önce Yezid’e biat etsinler. Hüseyin ve arkadaşlarına su vermeyin. Nasıl Osman mahrum kaldıysa onlar da bir damla sudan mahrum kalsınlar. Emirlerim açıktır, teslim olursa bana canlı olarak gönder, direnirse kanını dök, hak ettiği şekilde vücudunu parça parça et, cesedini atlara çiğnet, çünkü o bir asidir ve cemaati terk etmiştir.”

İbn Ziyad’ın verdiği talimat İslam hukuku bakımından herhangi bir temele dayanmıyordu. Esasında bu aşamada İslami hüküm ve sınırların geçerliliği de kalmamıştı; tamamiyle cahiliye adetlerince sözde meşru olduğunu iddia ettiği Yezid’e karşı kıyam etmesi dolayısıyla Hz. Peygamber’in torununa vahşice bir ceza verilmesini emrediyordu. Hz. Peygamber, canlı veya cansız bedene işkence (müsle) yapılmasını yasaklamıştı. Öyle ki Hz. Ali’den gelen bir rivayete göre, müsle (vücut bütünlüğüne verilen fizyolojik zarar) kuduz köpeğe dahi yapılamazdı (Zebidi, Tecrid-i sarih, I, 186).. Fakat cahiliye İslam’ın yerine geçmiş, eski barbarlıklar hortlamıştı; İbn Ziyad, Hz. Hüseyin’in öldürülmesiyle yetinmiyor, vücudunun parçalara ayrılmasını ve atlara çiğnetilmesini emrediyordu.

İbn Ziyad’ın “cemaat”ten anladığı Yezid gibi ahlaksız ve kifayetsiz birinin etrafında toplanan çıkarcılar ve korkaklar güruhuydu. Yezid ne nakil ne akıl icabınca hilafete ehil değildi, hukuki şartların hiçbirini haiz bulunmuyordu, zorbalıkla yönetimi ele geçirmiş, herkesten itaat ve biat talep ediyordu.

Katliamdan önceki gece gizlice Hz. Hüseyin ile Ömer bin Vakkas bir araya geldiler. Taberi ve İbn Esir’in kayıtlarına göre Hz. Hüseyin ona “Ordularını Kerbela’da bırak, seninle Yezid’e gidelim” teklifinde bulundu. Ömer “Bunu yapacak olursa evini yerle bir edeceklerini” söyledi. Hz. Hüseyin “Evini yeniden yaparım” deyince, Ömer “Bütün malımı mülkümü müsadere ederler” dedi. Hz. Hüseyin Hicaz’daki malı mülkü için garanti verdiyse de, Ömer kabul etmedi.

Ne garip değil mi, Ömer, Kadısiyye savaşının kahramanı Sa’d bin Vakkas’ın oğluydu, Sa’d tarihin en büyük imparatorluklarından biri olan Sasani imparatorluğuna son vermişti, Yezid’in atıyyelerinden feregat edemeyen oğlu Ömer, Peygamber torununu korumaktan imtina etmişti.

Şehid edilmeden önce 57 yaşındaki Hz. Hüseyin şöyle diyordu:

“-Ben kimin canına kıydım ki, beni öldürmek istiyorsunuz? Kimin malını gasbettim? Söyleyin, suçum nedir?”

İbn Ziyad’ın talimatı ve Ömer bin Vakkas’ın kararlığı anlaşıldığında, onu Kerbala’ya kadar takip eden Hür bin Yezid, vicdanı infiale uğramış vaziyette “Allah’a andolsun cennetle cehennem arasında seçim yapıyorum, vücudum lime lime olsa da bunu günahlarımın kefareti sayıyorum” deyip, ordudaki görevini bırakıp Hz. Hüseyin’in tarafına geçti, Hz. Hüseyin onun için şefkatle dua etti.

Tarihin bu bıçak sırtı anında ibret verici, ilginç hadiseler yaşanıyordu: Ömer bin Vakkas kaybediyor, Hür bin Yezid kazanıyordu.

Sonunda Hz. Hüseyin ve beraberindekiler, anlatımı yürekler acısı şekilde şehid edildi. Necefli Sinan bin Enes adında bir mücrim Peygamber torununun başını gövdesinden ayırdı.

Kerbela olayının üzerinde durulması gereken birkaç boyutu var: Bir boyutu Kufelilerin tavır ve tutumudur. Hz. Hüseyin’in davasında yüzde yüz haklı olduğuna kalpleriyle inanan Kufeliler onun yanında yer almadı. Bir bölümü korktular; bir bölümü iktidarın yanında yer alarak çıkar sağladılar, bir bölümü de “Nemelazım, bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” dediler.

Bizim tarihimizin temel siyasi kodlarını Hz. Osman’ın şehadetiyle başlayıp “kerb-u belâ”nın toprağında yaşanan dramlar, travmalar tayin etmiştir. Yönetimler de, halk da değişik biçimlerde yüzyıllarca aynı refleksleri göstermektedirler: Bir bölümü korkuyor, bir bölümü zorbalarla işbirliği yapıp çıkar sağlıyor, bir bölümü de “Nemelazım” deyip işine bakıyor. Tarih tekerrür edip duruyor!

Şu sorunun cevabı önemli: Kufelileri Hz. Hüseyin’e destek vermekten alıkoyan sebep neydi?

Belli ki önemli bölümüyle Kufeliler “kalb” ile “kılıç”, başka bir deyişle hukuk ile zorbalık arasında gidip gelmişti. Muaviye’nin parolası “zer-o (altın, para) zor-o (baskı, gayrı meşru güç kullanımı) tezvir (entrika, yalan, iftira, çamur atma vs)” idi. Kufeliler kalbleriyle Hüseyin’in, kılıcıyla Yezid’in yanında yer almışlardı. Kur’an-ı Kerim’in belirttiği “ağır bir eylem”in faili/mücrimi olmuşlardı. “Yapmayacakları şeyi söylemiş” (61/Saf, 1), kendileri davet ettikleri halde Hüseyin’in yanında yer almamış, onu çölün ortasında vahşi bir ordunun önünde çaresiz, savunmasız bırakmışlardı. Bu ahlaki/siyasi şizofreniydi. Söz konusu şizofreni Kufelilerin kendilerinden sonraki Müslümanların tarihine bıraktıkları miras oldu. O gün bugün müslümanların kahir ekseriyeti Hüseyin için ağlar, Yezid’le iş tutmaya devam etmektedir, sanki ümmet iktidarı Muaviye ve Yezidlere, muhalefeti Ali ve Hüseyin’e bırakmıştır.

Etiketler: ali bulaçhikayesi (2)HüseyinÜst Manşetyazdı
Paylaş3Tweet2PaylaşGönderTara
Ali Bulaç

Ali Bulaç

Önerilen Haberler

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?
Köşe Yazarı

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?

Suna Yaman yazdı I Brezilya’da Lula kazandı, Sırbistan’da öğrenciler iktidarı devirdi
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Brezilya’da Lula kazandı, Sırbistan’da öğrenciler iktidarı devirdi

Vergiye tabi gelir dilimleri yeniden belirlendi… Çalışana yeni şok!
Özel Haber

Mehmet Eren yazdı I Esnafın vergi yükü ağırlaşıyor: Hazine Bakanlığı’ndan taksitlendirme beklentisi

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında şarkıcı Nil Özalp gözaltına alındı
Haber Yorum

Halim Yılmaz yazdı I Basına engel var, ama yazıyı ilk yayımlayan İsmail Saymaz’a neden yok?

Popüler Haberler

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Cengiz İzol yazdı I İnsan insanın rengini alır: İyiliği çoğaltmak

Cengiz İzol yazdı I İnsan insanın rengini alır: İyiliği çoğaltmak

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ile görüştü

Azerbaycan’dan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Oktay Saral baskısı

Fantezi iç giyim mağazası siyasilerin dualarıyla açıldı

Fantezi iç giyim mağazası siyasilerin dualarıyla açıldı

Sibel Can ve Emir Sarıgül Marmaris’te evleniyor!

Sibel Can’la evlilik hazırlığı yapıyordu, tutuklandı!

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Ölüm tehdidi alan Afşin Hatipoğlu: Bir süre paylaşım yapmayacağım

Ölüm tehdidi alan Afşin Hatipoğlu: Bir süre paylaşım yapmayacağım

Bacağı kesilen 73 yaşındaki Abdullah Tırpan cezaevinde hayatını kaybetti

Bacağı kesilen 73 yaşındaki Abdullah Tırpan cezaevinde hayatını kaybetti

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?

Suna Yaman yazdı I Brezilya’da Lula kazandı, Sırbistan’da öğrenciler iktidarı devirdi

Suna Yaman yazdı I Brezilya’da Lula kazandı, Sırbistan’da öğrenciler iktidarı devirdi

Cengiz İzol yazdı I İnsan insanın rengini alır: İyiliği çoğaltmak

Cengiz İzol yazdı I İnsan insanın rengini alır: İyiliği çoğaltmak

Bülent Arınç’tan CHP’li Karaca’ya ‘Can Atalay’ tebriği: ‘Doğru olanı yaptın başkan’

Bülent Arınç’tan iktidara basın özgürlüğü çağrısı

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

“Beyaz Toros”la gündeme gelen savcı Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’ne atandı

Hakim ve savcılara seslenen Kanadoğlu: Hukuksuz kararlar tek tek raporlanıyor

Şamil Tayyar’dan fon soruşturmasında yeni iddia: “Cumhurbaşkanlığının adını kullanarak ikna etmişler”

Şamil Tayyar’dan fon soruşturmasında yeni iddia: “Cumhurbaşkanlığının adını kullanarak ikna etmişler”

Bacağı kesilen 73 yaşındaki Abdullah Tırpan cezaevinde hayatını kaybetti

Bacağı kesilen 73 yaşındaki Abdullah Tırpan cezaevinde hayatını kaybetti

Oktay Saral’a görevden alındığını genel sekreter açıklamış

Oktay Saral’a görevden alındığını genel sekreter açıklamış

‘Yolyemezler’ suç örgütüne operasyon: 38 gözaltı

Kahvaltılık çalarken yakalanan 49 yaşındaki baba kelepçeyle gözaltına alındı

Bülent Arınç’tan CHP’li Karaca’ya ‘Can Atalay’ tebriği: ‘Doğru olanı yaptın başkan’

Bülent Arınç’tan iktidara basın özgürlüğü çağrısı

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Ölüm tehdidi alan Afşin Hatipoğlu: Bir süre paylaşım yapmayacağım
  • Bacağı kesilen 73 yaşındaki Abdullah Tırpan cezaevinde hayatını kaybetti
  • Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?
  • Suna Yaman yazdı I Brezilya’da Lula kazandı, Sırbistan’da öğrenciler iktidarı devirdi

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.