Salı, Ekim 27, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Ali Bulaç yazdı I Tanrı yerine üst insan veya Superman

İnsanın Allah’tan bağımsız, O’ndan kopuk kendinde bir özü yoktur. Her neye sahipse tümü Allah’a aittir; her birini bir emanet içinde taşır. Emaneti doğru yönde, ahlaki sorumluluk içinde kullanırsa başarır; yanlış yönde kullanırsa kaybeder.

19/10/2025 17:10
Okuma süresi: 5 dk. okuma
A A
Ali Bulaç yazdı I Tanrı yerine üst insan veya Superman
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Ali Bulaç

Ali Bulaç

97 köşe yazısı

(The Turkish Post) – ALİ BULAÇ

Karl Marx’ı etkileyen Feuerbach ve diğerlerinin modern insan düşüncesinde yol açtıkları radikal algı değişimi, teolojiyi antropolojiye indirgemeleri oldu. Bununla amaçlanan, dinden, gelenekten ve Tanrı’dan bağımsızlaşmış, kendi başına özgür insanı icat etmekti. Bunu da “insanın Tanrı’yı icat ettiği” fikri üzerine temellendirdiler.

Buna göre Tanrı fikri, insanın içinde potansiyel bir fikir veya insanın erişip gerçekleştirmeyi arzu ettiği ideallerinin Tanrı olarak ifadesinden ibarettir. Tanrı, insan zihninin bir yansıması ise, duyu verilerine konu olan ve dışımızda var olan, bağımsız duran nesnelerden farklı olarak, dinî inancın nesnesi olan Tanrı’nın insanın içinde yer etmiş olması gerekir; başka şekilde tasarlanamazdı.

Aydınlanmacı filozofların ana uğraşlarından biri, kaynağını Hristiyanlıktan alan teolojiyle hesaplaşmaktı. Teoloji, Yahudilikte de önemli olmakla beraber, esas çerçevesini Hristiyan teologlar oluşturdu.

Doğrudan Tanrı’nın tabiatı üzerinde kopan ve aradan yüzyıllar geçmesine rağmen hâlen tatmin edici bir sonuca ulaşılamayan bu tartışma zaten bir çözüme ulaşamazdı; zira idrakin ötesindeki bir varlığın zatının tabiatı üzerinde yürütülecek her türden tartışma, spekülasyondan ibaret olmaya mahkûmdur.

Varlıkta bir yandan değişmezlik, bir yandan da sürekli değişme ve oluşum söz konusudur (Kevn ü fesad). Bu iki durumun sentezinden birlik ve çokluk kavramları doğmuştur. Sürekli değişenlerin kaynağı, kendisi de değişen olmamalıydı; şeylerin kaynağı olan ilk varlık değişmemeliydi.

Peki, sürekli değişen nasıl oluyor da değişmeyenden çıkıyordu? Bu soruya Platon “idealar”, Aristoteles “ilk hareket ettirici”, Plotinos “Bir”, Farabi “ilk sebep (illet-i ûlâ)”, Leibniz “yaratıcı monad”, Spinoza ise “yegâne cevher” kavramlarıyla cevap aradı.

Felsefe veya genel olarak felsefe tarihinden anlıyoruz ki, kısmen cevap verilmiş olsa da istifham bütünüyle vuzuha kavuşmuş olmuyor; bazen soru daha da büyüyor. Teistler (Tanrı’yla vahiy ilişkisini reddeden versiyonuyla) ve deistler, aşkınlığı esas almakla beraber Tanrı’nın evrenle ilişkisini koparıyorlar.

Bu varsayımda Tanrı ilk sebep olsa da, varlıkla ilgisi yoktur. Panteistler ise içkinliği temel alıp Tanrı’yı evrende içkin farz ettiler; buna göre evrenin dışında Tanrı yoktur. Sıradan sebepler, hatta çirkinlikler ve kötülükler bile O’nun bir parçasıdır.

Panteizme göre Tanrı çift kutupludur: Tanrı, soyut, mutlak ve değişmez sıfatlarıyla aşkın (yani evrenin üstünde); somut, göreli ve değişken sıfatlarıyla ise evrende içkindir. Buna “çift kutuplu ulûhiyet” diyebiliriz.

Belli başlı temsilcileri Alfred North Whitehead (1861–1947) ve Charles Hartshorne (doğ. 1897) olan bu teze göre Tanrı, mahiyeti itibarıyla çift kutuplu; dinamik, dünya ile ilişkisi içinde kozal bir etkendir.

Tanrı bir yandan asli mahiyete sahiptir, yani tam (ekmel), ezelî ve hür; diğer yandan “oluşan” bir mahiyete sahiptir, yani O’nun oluşan mahiyeti eksik, sürekli değişen ve sonsuzca sürüp gitmektedir. Birinci yönü Tanrı’nın aslî tabiatını, ikinci yönü ise oluşan tabiatını, yani fiil hâlindeki durumlarını ifade eder.

Tanrı’nın insanın bir icadı olduğunu düşünenlere göre, bu icadı ancak sosyal-psikolojik durumlar ve faktörlerle açıklamak mümkündür. İnsan, iki durum arasında gidip gelir: Bir durumda sonsuz düşünce, arzu, ideal, emel, umut ve hedeflere sahipken –insanın en temel duygularından biri, ölümlü olduğunu bildiği hâlde sonsuzluğu ruhunda taşıması değil midir?– diğer durumda aciz, güçsüz, sınırlı ve kayıt altında bulunur.

Kayıtlar ve sınırlar onu öylesine çaresiz kılar ki çoğu zaman, belki de her zaman yaşadığı acıların, peşini bırakmayan mutsuzluğun sebebi bundan başkası değildir. Ruhu ebediyet duygusuyla doludur ama ne kadar yaşarsa yaşasın eninde sonunda öleceğini bilir.

Her şeye güç yetirmek ister ama ne kadar güçlü olursa olsun, taşıyabileceği yük sınırlıdır. Tabiatta geçerli yasalar insanı sınırlandırır, fakat insan sınır tanımak istemez.

Bazen insan Yunan tanrılarına özenir. Yunanlıların mitolojik tanrı tasavvuruna göre tanrılar insan gibidir; sever, öfkelenir, gazaplanır, kıskanır, birbirleriyle ve insanlarla savaşırlar, entrika ve hileyle iş görürler; ama ölümsüzdürler.

Tanrıların sahip olduğu bu hasletlere insan da sahiptir, ancak ölümlüdür. Ölümlü olsa da ruhun ebediliğe olan tutkusu bir türlü son bulmaz.

İnsanın Tanrı’yı icat ettiği düşünülse bile, insanın içinde tanrısal bir öz olduğu göz ardı edilemez. İnsan bunu hisseder, ruhen tecrübe eder, yaşar.

Bu durum, zaman zaman Tanrı’yı insanın icadı sayanları “Tanrı’nın özü ile insanın özünün aynı olduğu” fikrine götürmüştür. Sevgi ve kudretin sonsuzluğunu insan Tanrı’ya yansıtır; yani kendinde olanı Tanrı diye icat ettiği bir varlıkta farz eder, ona yansıtır.

Spinoza, tanrısal varlıkla tabiatı özdeşleştirmişti. Onun tasavvurunda biri diğerinde içkindir. Spinoza’da iki ayrı entite vardır; başka şekilde düşünülemezdi. Çünkü “özdeşlik” söz konusuysa biri diğerinde olan veya bir durumda birbirleriyle özdeşleşen iki entite olması zaruridir. Spinoza’da, tabir caizse, Tanrı ruhtur, tabiat bedendir; ya da Tanrı koku, tabiat güldür.

Feuerbach’ta ise Tanrı diye ayrı bir varlık yoktur; Tanrı’nın ismi, zihindeki tasarımı, kurgusu söz konusudur ve zihin ile kavram arasında öz birdir. Bütün yetkinlikler bu kavrama yüklenmiştir. Feuerbach, bir materyalist olarak, Tanrı’nın ortadan kaldırılmasıyla insanın özgürleşebileceğini savunur. Zaten Tanrı’ya atfettiği öz ve bu özün ihtiva ettiği bütün hasletler, yetiler ve durumlar insanda mevcuttur. Ancak Tanrı fikri insanı kendisi olmaktan çıkarır, özgürlüğünden yoksun bırakır.

İnsanın Tanrı’ya tapmasını yasaklayan maddeci Feuerbach’ın öne sürdüklerinden başka, insanın insana tapmasını emreden ruhçu Feuerbach’tan da söz edilebilir; ama bizim konumuz maddeci fikirlerdir.

Burada filozofları yanıltan şey, Tanrı ile insan arasındaki “özbirliği”nin, ikisini mahiyette özdeşleştirmeyi zorunlu kılmadığı hususudur. Tanrı Tanrı’dır, insan insandır. Peki, bu durumda aralarındaki “özbirliği”nin anlamı nedir, bu öz nedir?

Bizim bakış açımızdan bu sorunun cevabı basittir: Şanı yüce Allah, Âdem’i dünyevî tabiatımızın mayası olan topraktan yaratmış ve ona ruhundan üflemiştir (Secde, 32/9). İnsana üflenen bu ruhun iki özelliği vardır: Biri menşei itibarıyla ilahîdir, Allah’a aittir; diğeri ise ilahî isimleri (Esmaü’l Hüsna) birer tohum olarak içinde barındırır.

Bu açıdan insan hangi eğilim, yönelim, emel ve arzu içinde olursa olsun, bunun kökeni ilahîdir; ilahî isimlerden birinin, birkaçının –en ileri yönelimiyle tümünün– kendisinde tecelli etmesini ister. Birden fazla tecelli mümkündür; mümkün olmayan, ilahlığa (ulûhiyet) ve Rabliğe (rubûbiyet) kalkışmasıdır. Bazen tecelli ettirir, bazen ettiremez.

Yuval Noah Harari, atalarının Tevrat’ı tahrif ettikleri gibi, kendisi de türümüzün tarihini ve tabiattaki canlı varlıkların bilgisini tahrif ederek “Sapiens’ten tanrılığa doğru zorunlu bir gidiş olduğunu” ileri sürer.

Nietzsche, “Tanrı’nın ölümü”nden sonra “üst insan”dan bahsetmişti. Belki de onun kastettiği ve arzuladığı, sûfîlerin tarif ettiği “insan-ı kâmil”dir. Amerikalılar ise “üst insan”ı ve “insan-ı kâmil”i Superman olarak tasarlayıp sinema diline çevirdiler.

İnsanın Allah’tan bağımsız, O’ndan kopuk kendinde bir özü yoktur. Her neye sahipse tümü Allah’a aittir; her birini bir emanet içinde taşır. Emaneti doğru yönde, ahlaki sorumluluk içinde kullanırsa başarır; yanlış yönde kullanırsa kaybeder.

Etiketler: ali bulaçTanrı yerine üst insan veya SupermanÜst Manşet
Paylaş2Tweet1PaylaşGönderTara
Ali Bulaç

Ali Bulaç

Önerilen Haberler

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?
Köşe Yazarı

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?

Suna Yaman yazdı I Brezilya’da Lula kazandı, Sırbistan’da öğrenciler iktidarı devirdi
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Brezilya’da Lula kazandı, Sırbistan’da öğrenciler iktidarı devirdi

Vergiye tabi gelir dilimleri yeniden belirlendi… Çalışana yeni şok!
Özel Haber

Mehmet Eren yazdı I Esnafın vergi yükü ağırlaşıyor: Hazine Bakanlığı’ndan taksitlendirme beklentisi

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında şarkıcı Nil Özalp gözaltına alındı
Haber Yorum

Halim Yılmaz yazdı I Basına engel var, ama yazıyı ilk yayımlayan İsmail Saymaz’a neden yok?

Popüler Haberler

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Sibel Can ve Emir Sarıgül Marmaris’te evleniyor!

Sibel Can’la evlilik hazırlığı yapıyordu, tutuklandı!

Cengiz İzol yazdı I İnsan insanın rengini alır: İyiliği çoğaltmak

Cengiz İzol yazdı I İnsan insanın rengini alır: İyiliği çoğaltmak

Özel okul öğretmeni fuhuş ve uyuşturucudan tutuklandı

Özel okul öğretmeni fuhuş ve uyuşturucudan tutuklandı

Fon soruşturması kapsamında Altınbaş ailesinin mal varlıkları donduruldu

Fon soruşturması kapsamında Altınbaş ailesinin mal varlıkları donduruldu

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Emir Sarıgül 45 yaşında dede oluyor

Emir Sarıgül itirafçı mı oldu?

Öcalan çağrısından sonra ilk baş başa görüşme

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Bahçeli arasında 1 saat 10 dakikalık görüşme

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı

Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı

Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı

“Emniyet Genel Müdürü görevden alınacak” iddiası

Emniyette terfi krizi: Rütbeler mahkeme kararıyla alınıyor

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Bacağı kesilen 73 yaşındaki Abdullah Tırpan cezaevinde hayatını kaybetti

Bacağı kesilen 73 yaşındaki Abdullah Tırpan cezaevinde hayatını kaybetti

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

“Emniyet Genel Müdürü görevden alınacak” iddiası

Emniyette terfi krizi: Rütbeler mahkeme kararıyla alınıyor

Ölüm tehdidi alan Afşin Hatipoğlu: Bir süre paylaşım yapmayacağım

Ölüm tehdidi alan Afşin Hatipoğlu: Bir süre paylaşım yapmayacağım

Oktay Saral’a görevden alındığını genel sekreter açıklamış

Oktay Saral’a görevden alındığını genel sekreter açıklamış

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Emir Sarıgül itirafçı mı oldu?
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Bahçeli arasında 1 saat 10 dakikalık görüşme
  • Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı
  • Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.