Salı, Ekim 27, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Ali Bulaç yazdı l Modern tasfiye

Bizim tarihimizde Örfi hukukun koruduğu devlete nazaran Şeriat sivil alandır. Şeriat, halkı devlete karşı korur. İktidar seçkinlerine, keyfi uygulamalara, haksız baskılara ve hukuk ihlallerine karşı kalkan rolü görür. Kısaca tarihte olduğu gibi o gün de Şeriat halkı devlete karşı koruyordu, koruma sadece Müslümanlar için değil, gayrimüslimler için de söz konusuydu. Nitekim 31 Mart Vakası vuku bulduğunda “Şeriat isteriz!” diye bağıranların bir kısmı Hıristiyan ve Yahudi teb’aya mensup kimselerdi.

12/02/2025 13:02
Okuma süresi: 5 dk. okuma
A A
Ali Bulaç yazdı l Modern tasfiye
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Ali Bulaç

Ali Bulaç

97 köşe yazısı

(The Turkish Post) – ALİ BULAÇ

19. yüzyılın ilk çeyreğinden başlamak üzere büyük askeri yenilgiler ve toprak kaybından sonra batının mutlak üstünlüğünü kabul ettikten sonra, geriye başka yapacak iş kalmamış gibiydi: Batıyı taklit etmek.

Prensipte “modernleşme ile modernileştirme” farklı içerik ve süreçlere işaret eder. Osmanlı iktidar seçkinleri “modernleşme” itibar etmediler.

Modernleşme sürecinde rol model seçilen batıda büyük dini, felsefi, ekonomik ve sosyopolitik devrimleri yapan burjuva sınıfıydı. Kiliseye, aristokrat zümrelere ve mutlakiyetçi idare biçimlerine karşı devrimler gerçekleştiren burjuvazi, tarihsel olarak sivil bir kökenden geliyordu, başlangıçta zayıf da olsa bir toplumsal sınıftı, yeni kurduğu modern devlet de onun tasarısı, muhayyilesinin ürünüydü, ancak bu devlet onun zaferini taçlandıracak, uğrunda büyük mücadeleler verdiği çıkarlarını koruyacaktı.

Olguya batının tamamen kendine özgü dini ve sosyopolitik tarihi açısından bakıldığında burada bir problem gözükmüyordu, ortada kendisi dışındaki sınıflara karşı büyük zafer kazanmış bir sınıfın politik modeli söz konusuydu.

Sorun, batıya ait söz konusu gelişme şemasının neredeyse herhangi dikkate değer bir rötuşa tabu tutulmadan Müslüman Osmanlı toplumuna uyarlanmaya çalışılmasında ortaya çıkıyordu. Bu da bir projeydi, projeyi tatbike kalkışanların belli başlı özelliği entelektüel bir derinliğe sahip olmayan konformist zihne sahip kimseler olmalarıydı.

Burjuvazi, kendisine rakip sınıfları belki tam olarak tasfiye edememişti ama belirgin biçimde etkisiz hale getirmiş, sosyopolitik ve ekonomik maddi alanlarda inisiyatifi ele geçirmişti. Osmanlı’da ise inisiyatifi ele alan devletin üç sac ayağından ikisi Seyfiye (asker) ve Kalemiye (bürokrasi), kendilerine özgü bir toplumsal/sınıfsal temele sahip değillerdi, bundan dolayı yapmak istedikleri reformların (1839-Tanzimat, 1850-Islahat) toplumsal meşruiyeti olmadığından yukarıdan, tepeden karakter taşıması reformcular için yeter sebepti. Osmanlı toplumunun biri İslam’da diğeri Türk ve başka Müslüman kavimlerin tarihi tecrübelerinde ifadesini bulan sosyokültürel özellikleri söz konusu iken, modernleştirme dışında bir seçenek üzerinde düşünme lüzumunu hissetmeyen reformcular (Tanzimatçılar, Islahatçılar, Meşrutiyetçiler, Cumhuriyetçiler) bu mülahaza ile kendilerinin ellerinde balmumu misali diledikleri gibi şekillendirebilecekleri bir toplum icat etme yolunu seçtiler. Daha belirgin olarak Meşrutiyet ve Cumhuriyet, bu türden yukarıdan aşağıya, Fransızlarınkini referans alan jakoben projeler olarak ortaya çıktılar.

Reformcular bu konuda derin psikolojik bir tatmine sahip iken, diğer yandan kendilerini tarihi sorumluluğu olan özel kadrolar olarak düşünüp kendilerini öyle gördüler. İnsan bir kere bir şeye inandı mı, inancı uğruna yapamayacağı şey yoktur, bu yıkıcı duygudan sahih bir dinin değişmez hükümlerinin bilincinde olanlar salim olabilir…

Şüphesiz modernleştirme projesinin kendine özgü zorlukları olacaktı, oldu da. Süreçte “laiklik” önemli rol oynayacaktı. Kendilerine “halaskâr” denen kurtarıcılar için laiklik zorluğu aşmanın etkili aracı olarak düşünüldü, başka bir deyişle kurtarıcılar için laiklik kendinde bir değer değil, projelerinin tahakkukunda yardımcı bir unsurdan ibaretti, dolayısıyla laikliğin İslam diniyle ve Müslüman toplumla sahih bir ilişki içinde olması konusu önemli değildi. Onlar bakış açısından laiklik batıda yararlı bir işlev görmüşse, bizde de aynı işlevi görebilirdi.

Tarihsel olarak batıda laiklik aslında Kilise (din) ile devlet işlerini birbirinden ayırmanın yoluydu. Burjuvazi için Kilise’nin bağlarından kurtulmak ancak kilisenin devre dışı bırakılmasıyla mümkün olacaktı, başka şekilde ulusal egemenlik parlamentoda olmaz, “vatan” olması icap eden şu veya coğrafi toprak parçası sekülerleştirilemezdi.

Bizde ise dini kurum (kilise) olmadığından, devletin kendisiyle mücadele edip etkisiz hale getireceği “öteki” dinin kendisi oldu, toplumu yukarıdan aşağıya değiştirmeye karar veren devlet başka  şekilde davranamazdı, aksi halde boşlukta kalacaktı.

Bu açıdan Türk laikliği din ve vicdan özgürlüğünü yasal teminat altına almaktan çok, kamusal ve toplumsal hayatın sekülerleştirilmesi, dinin dışına çıkarılması projesi olarak algılanmış ve öyle kullanılmıştır. Bu çerçevede, laiklik devletin tercihi olarak ortaya çıktığı için modernleş(tir)me, sadece devleti kurtarmayla sınırlı değil, yeni bir toplum inşa etmek, yeni bir birey yaratmak, projenin bir parçası olduğundan toplumu da ele geçirmek icap için gerekliydi. Osmanlı’nın sivil hayatı daraltan ana faktör, Tanzimat ve yukarıdan emredilen modernleşme projesinin hayata geçirilmesidir ki bu Türk modernleşmesinin neden anti demokratik olduğunu, belki hiçbir zaman sivil karakter taşımayacağını da gösteren önemli bir sebeptir.

Kısaca bu analizden şunu anlıyoruz: Modernleş(tir)me projesinin tahakkuku için Şeriatın ilga edilmesi gerekiyordu. Şeriat ilga edilmesinin ardından yerine; batıdan, Fransa, İtalya, İsviçre veya başka Avrupa ülkelerinden kanunlar ithal edilecekti. Bu kanunlar toplum inşa etmek, bir ulus inşa etmek üzere düzenlenmişlerdi. Ve bu kanunlar iktibas edildikçe Türkiye’de şeriat etkisini kaybetti. Aynı zamanda Türk iktidar seçkinlerinin projesi de böylelikle mümkün hale gelebildi.

Bu meyanda Türkiye’de hukukun hangi amaçlarda kullanıldığına da kısaca değinmek gerekir:

  1. Batılılaşma ile birlikte hukuk, toplumu kanun marifetiyle modernleştirmenin bir aracı, etkili enstrümanıdır
  2. Hukukun en öncelikli fonksiyonu, yeni bir toplum-yeni bir ulus icat etmeyi amaçlayan devleti topluma, halka, bireye karşı korumaktır
  3. Son işlevi insanlar arasındaki ilişkileri düzenlemeyi hedefler

Bugün Türkiye’de halen Şeriat denildiğinde bazı kesimlerin tüylerinin diken diken olmasının tarihi sebeplerinden birisi budur. Çünkü bizim tarihimizde Örfi hukukun koruduğu devlete nazaran Şeriat sivil alandır. Şeriat, halkı devlete karşı korur. İktidar seçkinlerine, keyfi uygulamalara, haksız baskılara ve hukuk ihlallerine karşı kalkan rolü görür. Kısaca tarihte olduğu gibi o gün de Şeriat halkı devlete karşı koruyordu, koruma sadece Müslümanlar için değil, gayrimüslimler için de söz konusuydu. Nitekim 31 Mart Vakası vuku bulduğunda “Şeriat isteriz!” diye bağıranların bir kısmı Hıristiyan ve Yahudi teb’aya mensup kimselerdi. “Şeriat isteriz” diye bağıran Yahudi ve Hıristiyanlar hukuku, hukukun üstünlüğünü isteriz diye bağırıyorlardı. Türkiye batı sisteminin içine girdikçe onlar da sivil inisiyatiflerini kaybediyorlardı. Bundan dolayı Şeriat onların da kurtuluşu idi.

İslam tarihinde ana hatları itibariyle gayrimüslimler sivil alanda görece özgürdü, batılılaşma veya Avrupalılaşma olarak tasarlanan modernleşme ilerledikçe artık “millet” olmaktan çıkıp “azınlık (ekalliyat)” statüsüne düşüyorlardı. Oysa İslam hukuku açısından gayrimüslimler azınlık değildir; zımmi idiler ama zımmilik apayrı bir statü idi, Osmanlı’da gayrimüslimlerin kendilerine özgü geniş, Şeriat’ın güvencesi altına alınmış hak ve özgürlükleri söz konusuydu, yeni durumda sivillik karakterlerini kaybediyorlardı, maalesef gayrimüslimlerden bu reform ve inkılapların ne büyük bir kayıp olduğunu idrak eden az kimseler çıkmıştı, onların da çoğu kendilerini modern projenin zahiri projesine kaptırmışlardı.

(Modern tasfiye, The Turkish Post, 12 Şubat 2025)

Etiketler: HUKUKmodernleşmeOsmanlıseçkinŞERİATÜst Manşet
Paylaş5Tweet3PaylaşGönderTara
Ali Bulaç

Ali Bulaç

Önerilen Haberler

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?
Köşe Yazarı

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?

Suna Yaman yazdı I Brezilya’da Lula kazandı, Sırbistan’da öğrenciler iktidarı devirdi
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Brezilya’da Lula kazandı, Sırbistan’da öğrenciler iktidarı devirdi

Vergiye tabi gelir dilimleri yeniden belirlendi… Çalışana yeni şok!
Özel Haber

Mehmet Eren yazdı I Esnafın vergi yükü ağırlaşıyor: Hazine Bakanlığı’ndan taksitlendirme beklentisi

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında şarkıcı Nil Özalp gözaltına alındı
Haber Yorum

Halim Yılmaz yazdı I Basına engel var, ama yazıyı ilk yayımlayan İsmail Saymaz’a neden yok?

Popüler Haberler

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Sibel Can ve Emir Sarıgül Marmaris’te evleniyor!

Sibel Can’la evlilik hazırlığı yapıyordu, tutuklandı!

Cengiz İzol yazdı I İnsan insanın rengini alır: İyiliği çoğaltmak

Cengiz İzol yazdı I İnsan insanın rengini alır: İyiliği çoğaltmak

Özel okul öğretmeni fuhuş ve uyuşturucudan tutuklandı

Özel okul öğretmeni fuhuş ve uyuşturucudan tutuklandı

Fon soruşturması kapsamında Altınbaş ailesinin mal varlıkları donduruldu

Fon soruşturması kapsamında Altınbaş ailesinin mal varlıkları donduruldu

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı

Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı

Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı

“Emniyet Genel Müdürü görevden alınacak” iddiası

Emniyette terfi krizi: Rütbeler mahkeme kararıyla alınıyor

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Fon soruşturmasında ‘gizli’ belgeleri paylaşanlara adli soruşturma

Fonlar hakkındaki kanun, Resmi Gazete’de yayımlandı

Motorine yeni zam kapıda: Litre fiyatı 60 lirayı bulacak

Benzine bu hafta 7.65 lira zam geliyor

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Bacağı kesilen 73 yaşındaki Abdullah Tırpan cezaevinde hayatını kaybetti

Bacağı kesilen 73 yaşındaki Abdullah Tırpan cezaevinde hayatını kaybetti

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

Oktay Saral’a görevden alındığını genel sekreter açıklamış

Oktay Saral’a görevden alındığını genel sekreter açıklamış

“Emniyet Genel Müdürü görevden alınacak” iddiası

Emniyette terfi krizi: Rütbeler mahkeme kararıyla alınıyor

Ölüm tehdidi alan Afşin Hatipoğlu: Bir süre paylaşım yapmayacağım

Ölüm tehdidi alan Afşin Hatipoğlu: Bir süre paylaşım yapmayacağım

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı
  • Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı
  • Emniyette terfi krizi: Rütbeler mahkeme kararıyla alınıyor
  • Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.