Çarşamba, Ekim 28, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Yorum

Aslı Güney yazdı I Cumhurbaşkanı Erdoğan, ikinci kez “Bu dalgalar milleti boğuyor” diyecek mi?

Eğer bir iktidar, varlığını korumak için sürekli dalgalar yaratıyorsa, deniz çoktan çekilmiştir aslında. Geriye kalan sadece yaklaşmakta olan bir tsunami sessizliğidir. Artık gözler Cumhurbaşkanı Erdoğan’da. Eminim ki Sayın Cumhurbaşkanı ve AK Parti’nin üst düzey kurmayları da bu süreçten memnun değiller. Zira her konuda konuşan partili isimler, konu yargı olunca sessizliğe bürünüyor.

07/11/2025 08:11
Okuma süresi: 4 dk. okuma
A A
Kaymakam adaylarına konuşan Erdoğan: Makamlar, koltuklar, ünvanlar bunların hepsi geçici
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Aslı Güney

Aslı Güney

86 köşe yazısı

(The Turkish Post) – ASLI GÜNEY

Türkiye çok ciddi bir süreçten geçiyor. Bir yanda Meclis çatısı altında, terörün sona erdirilmesi için milletvekilleri beyin fırtınası yapıyor. Diğer yanda ise, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) HDP’nin eski Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tahliyesi yönündeki kararına rağmen, hâlâ “düşünmeye devam ediyoruz.”

Oysa malumun ilanı ortada: AİHM kararı bağlayıcıdır. Selahattin Demirtaş, bekletilmeden tahliye edilmelidir. Sadece o değil, siyasi nitelikli tüm tutuklular özgür bırakılmalıdır. Çünkü hukuk bunu gerektirir.

Ne var ki, Türkiye’de hukuk sadece kanunlardan ibaret değil. Yargı hâlâ “düşünmeye” devam ediyor. Üstelik MHP lideri Devlet Bahçeli ve Cumhurbaşkanı Erdoğan da Demirtaş’ın tahliyesine açıkça yeşil ışık yakmışken, bu bekleyişin nedeni anlaşılır değil.

Atalarımız “Uzaklardan kavalın sesi hoş gelir” demiş. Bazen bana da maval anlatmak hoş geliyor. Ben hukuka ve demokrasiye inanan bir yurttaş olarak, yasaların her şeyin üstünde olduğuna inanırım. Devleti yöneten siyasetçilerin ve bürokratların da bunu kendilerine görev bilmesini isterim. Kimseyi açıkça suçlayamam, masum da ilan edemem. Bu, benim görevim değil. Ancak yargı bir karar vermişse, kimsenin buna daha fazla direnmesinin anlamı yoktur. Ortada bağlayıcı bir Demirtaş kararı varken, birilerinin bunu görmezden gelmesine vicdanım el vermiyor.

Neden bunları söylüyorum biliyor musunuz? Çünkü bir dönem başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere AK Partililer de benzer hukuki süreçlere maruz kaldılar. O dönem yargı içindeki belli çevrelerin baskılarıyla zor günler yaşandı. AK Parti kapatılmaktan kıl payı kurtuldu.

ERDOĞAN’IN SÖZLERİ UMUT IŞIĞI OLMUŞTU

2007’den 2010’a kadar süren Ergenekon, Balyoz ve 28 Şubat soruşturmaları, büyük tepkileri beraberinde getirdi. İşte o dönemde Başbakan Erdoğan, “Bu dalgalar milleti boğuyor” diyerek bir gerçeğe dikkat çekmişti. Yargı ve medya eliyle yürütülen operasyonların sadece belli bir kesimi değil, bütün toplumsal vicdanı baskıladığını vurgulamıştı. O söz, o günün Türkiye’sinde nefes almak isteyenler için bir umut çınlamasıydı.

Erdoğan o gün haklıydı. Vatandaşlar her sabah yeni bir operasyon dalgasıyla uyanıyor, “Yarın benim kapım çalınır mı?” diye korkuyordu. Sokaktaki sade vatandaş bile “Beni dinliyorlar” diyerek yaşadığı trajediyi anlatıyordu. Erdoğan o tek cümlesiyle bu atmosferi dağıttı. “Bu dalgalar milleti boğuyor” diyerek toplumun büyük bir kısmının desteğini kazandı.

Ama o dereden çok sular aktı, azizim… Ne acıdır ki, aynı kelimeler bugün yeniden anlam kazanıyor; bu kez aynanın diğer tarafından.

Bugün yapılan operasyonlar, isimler değişse de, ruh olarak o günküne çok benziyor. Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere muhalefetin sembol isimlerine yönelen bu dalgalar, hukukun değil siyasetin köpükleriyle kabarıyor. “Adalet” kelimesi bir kez daha, bir tarafın silahı, diğer tarafın kâbusu haline geliyor. Ve tıpkı 28 Şubat’ta olduğu gibi, bir kesim suskun… Çünkü sanıyorlar ki dalgalar sadece başkalarını boğuyor.

Bir gün bir siyasi partinin belediye başkanları ve çalışanları gözaltına alınıyor; ertesi gün muhalif olduğu iddia edilen gazeteciler sabahın erken saatlerinde evlerinden alınıp emniyete götürülüyor. İfadeleri alınıp serbest bırakılıyorlar. O zaman insan sormadan edemiyor: “Madem bırakacaktınız, neden telefonla davet etmediniz?”

Keşke trajedi burada bitse… Bu kez de toplumun sevdiği sanatçılar sabah vakti kapıları çalınarak gözaltına alınıyor. Gerekçe: “Uyuşturucu kullanmak, satmak veya aracılık etmek.” Ancak alınan kan örneklerinin çoğunda hiçbir bulguya rastlanmıyor. O zaman soruyorum: Bunu yapanlar gerçekten hukuk eğitimi almış mı? Bu kadar insanı zan altında tutmak, yargıya yakışır mı?

HER OPERASYON, GELECEĞE YAPILAN BİR ZARAR

Türkiye her operasyonda biraz daha kendi geleceğini kaybediyor. Her gözaltı, sandıkta çözülemeyen tartışmaları mahkeme koridorlarına taşıyor. İktidar, güvenliğini hukukun zırhında değil, yargının sopasında arıyor. Bu, tarihin en eski yanılgısıdır: Dalgayı yönetenin, sonunda dalga tarafından yutulacağını unutmak.

Bugün İmamoğlu’na yönelik baskı, sadece bir kişiye değil, yerel demokrasinin tamamına açılmış bir savaştır. Avrupa’da bu operasyonlar, yolsuzluk veya rüşvet değil; Erdoğan’ın rakibine yönelik siyasi hamleleri olarak algılanıyor. Eğer İmamoğlu ve ekibi suçluysa, o zaman davaları canlı yayınlayın; hem içeride hem dışarıda bu algıyı ortadan kaldırın. Aksi halde her gün yeni bir gözaltı dalgası, tek başına hiçbir anlam taşımıyor.

90’LARIN POSTMODERN VESAYETİNDEN POST-HUKUK VESAYETİNE

CHP’li belediyelere atanan müfettişler, medyaya sızdırılan “yolsuzluk dosyaları”, yargı üzerinden yürütülen itibarsızlaştırma kampanyaları… Hepsi, 1990’ların postmodern vesayetinden bugünün post-hukuk vesayetine evrildi. Artık brifingler karargâhlarda değil, televizyon stüdyolarında veriliyor. Susturulanlar sadece siyasetçiler değil; toplumun kendine inanma kudreti de beraberinde susturuluyor.

Erdoğan’ın o yıllarda haklı bir isyanla söylediği “Bu dalgalar milleti boğuyor” sözü bugün tersinden yankılanıyor:
Dalgayı şimdi kimler yönetiyor, kimler boğuluyor?

Bu ülke defalarca aynı oyunu izledi. Her defasında farklı aktörler, ama aynı senaryo: “Milli güvenlik”, “yolsuzluk”, “terörle irtibat” bahanesiyle muhalefeti sindirme çabası…

Sonunda ne refah geldi, ne huzur. Sadece yorgun bir millet ve boşalmış bir demokrasi kaldı.

Eğer bir iktidar, varlığını korumak için sürekli dalgalar yaratıyorsa, deniz çoktan çekilmiştir aslında. Geriye kalan sadece yaklaşmakta olan bir tsunami sessizliğidir.

Artık gözler Cumhurbaşkanı Erdoğan’da. Eminim ki Sayın Cumhurbaşkanı ve AK Parti’nin üst düzey kurmayları da bu süreçten memnun değiller. Zira her konuda konuşan partili isimler, konu yargı olunca sessizliğe bürünüyor.

Medyadaki kimi isimler ise bu sessizlikte, kendi testilerini doldurmakla meşgul. Ama farkında değiller: Onların testisi dolarken, milletin testisi boşalıyor.

Etiketler: dalgaerdoğanÜst Manşet
Paylaş1Tweet1PaylaşGönderTara
Aslı Güney

Aslı Güney

Önerilen Haberler

Fatma Zehra Fidan yazdı I Kötülüğün vicdani dayanağı
Köşe Yazarı

Fatma Zehra Fidan yazdı I Kötülüğün vicdani dayanağı

Öcalan çağrısından sonra ilk baş başa görüşme
Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Bahçeli arasında 1 saat 10 dakikalık görüşme

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?
Köşe Yazarı

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?

Suna Yaman yazdı I Brezilya’da Lula kazandı, Sırbistan’da öğrenciler iktidarı devirdi
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Brezilya’da Lula kazandı, Sırbistan’da öğrenciler iktidarı devirdi

Popüler Haberler

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Sibel Can ve Emir Sarıgül Marmaris’te evleniyor!

Sibel Can’la evlilik hazırlığı yapıyordu, tutuklandı!

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Özel okul öğretmeni fuhuş ve uyuşturucudan tutuklandı

Özel okul öğretmeni fuhuş ve uyuşturucudan tutuklandı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Düzenleme yapılmazsa 4 milyon emekli sıfır zam alacak!

Erdoğan’ın emekli maaşı açıklamasına uzman uyarısı: 7 milyon kişi taban aylıkta eşitlenebilir

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

Fatma Zehra Fidan yazdı I Kötülüğün vicdani dayanağı

Fatma Zehra Fidan yazdı I Kötülüğün vicdani dayanağı

Fenerbahçe’de İsmail Kartal dönemi sona erdi

Fenerbahçe’de İsmail Kartal dönemi sona erdi

Fon ödemeleri ne zaman başlıyor?

Fon ödemeleri ne zaman başlıyor?

İsmail Kartal: Sezon sonunda şampiyon olacağız

Turkishpostnet işaret fişeği çakmıştı: İsmail Kartal gönderiliyor

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

“Emniyet Genel Müdürü görevden alınacak” iddiası

Emniyette terfi krizi: Rütbeler mahkeme kararıyla alınıyor

Fon soruşturmasında ‘gizli’ belgeleri paylaşanlara adli soruşturma

Fonlar hakkındaki kanun, Resmi Gazete’de yayımlandı

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı

Motorine yeni zam kapıda: Litre fiyatı 60 lirayı bulacak

Benzine bu hafta 7.65 lira zam geliyor

Öcalan çağrısından sonra ilk baş başa görüşme

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Bahçeli arasında 1 saat 10 dakikalık görüşme

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Erdoğan’ın emekli maaşı açıklamasına uzman uyarısı: 7 milyon kişi taban aylıkta eşitlenebilir
  • MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası
  • Fatma Zehra Fidan yazdı I Kötülüğün vicdani dayanağı
  • Fenerbahçe’de İsmail Kartal dönemi sona erdi

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.