Salı, Ekim 27, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Bünyamin Ünal yazdı I İnsan kalabalığın içinde gerçekten kendini mi kaybeder, yoksa başka bir “ben”e mi dönüşür?

Kalabalık yalnızca kimliği eritmez. İnsana tek başına sahip olmadığı bir kolektif güç duygusu da verebilir. Bu yüzden aynı “biz” duygusu insanları birbirine zarar vermeye de götürebilir, birbirini korumaya da. Kalabalığın ne yapacağını yalnızca büyüklüğü değil, taşıdığı kimlik ve normlar belirler.

26/09/2026 22:09
Okuma süresi: 4 dk. okuma
A A
Bünyamin Ünal yazdı I İnsan kalabalığın içinde gerçekten kendini mi kaybeder, yoksa başka bir “ben”e mi dönüşür?
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Bünyamin Ünal

Bünyamin Ünal

74 köşe yazısı

(The Turkish Post) – BÜNYAMİN ÜNAL  

Kalabalık Psikolojisi, Kimliksizleşme ve Grup Kimliği

Tek başınıza asla yapmayacağınız bir şeyi, bir kalabalığın içinde yapabilir misiniz?

Tek başınıza bir yabancıya bağırmazsınız.

Ama tribünde bağırırsınız.

Tek başınıza söylemeyeceğiniz bir sloganı, binlerce kişiyle birlikte söyleyebilirsiniz.

Peki o anda ne olur?

Aklınızı mı kaybedersiniz?

Vicdanınız mı silinir?

Yoksa yalnızca başka bir kimliğiniz mi öne çıkar?

Bu soruya ilk büyük cevaplardan birini Gustave Le Bon verdi.

1895’te yayımladığı Kalabalıkların Psikolojisi kitabında iddiası sertti:

İnsan kalabalığın içine girdiğinde artık yalnızken olduğu insan değildir.

Kalabalık İnsanı Gerçekten Eritir mi?

Le Bon’a göre kalabalık üç şey yapıyordu:

İnsanı anonimleştiriyor.

Duyguları bulaştırıyor.

Telkine daha açık hâle getiriyordu.

Kalabalığın içinde insan kendisini daha görünmez hissedebilir.

Kişisel sorumluluk duygusu zayıflayabilir.

Bir kişinin öfkesi diğerine geçebilir.

Bir slogan birkaç dakika içinde binlerce insanın ortak sesine dönüşebilir.

Le Bon’un cevabı açıktı:

Bireyin kendi sesi kısılır, kalabalığın sesi yükselir.

Bu fikir daha sonra psikolojide kimliksizleşme kavramıyla yeniden ele alındı. Anonimlik ve kişisel sorumluluğun azalmasının, insanların normalde bastırdığı davranışları daha kolay ortaya çıkarabileceği düşünüldü.

Ama daha sonraki araştırmalar başka bir ihtimali gösterdi.

Ya insan kalabalığın içinde kendisini kaybetmiyorsa?

Ya yalnızca hangi kimliğinin öne çıktığı değişiyorsa?

“Ben” Geri Çekildiğinde Ne Olur?

Stephen Reicher ve sosyal kimlik yaklaşımını geliştiren araştırmacılar Le Bon’un temel varsayımına tam da buradan itiraz etti.

İnsan kalabalığa karışınca kişiliğini tamamen kaybetmiyordu.

Bireysel kimliği geri çekiliyor, grup kimliği öne çıkıyordu.

Gündelik hayatta kendimizi çoğu zaman “ben” üzerinden tanımlarız.

Ben ne düşünüyorum?

Ben ne yaparım?

Benim sınırım ne?

Ama kalabalığın içinde başka bir kelime büyür:

Biz.

Biz taraftarız.

Biz bu mahalledeniz.

Biz bu görüşteyiz.

Biz haksızlığa uğradık.

Biz onlardan değiliz.

Ve o anda davranışın ölçüsü değişebilir.

Artık soru:

“Ben ne yaparım?”

değildir.

“Bizim gibi insanlar ne yapar?”

olur.

İşte modern kalabalık psikolojisinin en önemli düzeltmelerinden biri budur.

Kalabalık insanı mutlaka kuralsızlaştırmaz.

Bazen tam tersine, onu grubun kuralına daha sıkı bağlar.

Araştırmalar, kimliksizleşmenin bazı durumlarda grup normlarına uyumu azaltmak yerine artırabildiğini gösterdi.

Kural ortadan kalkmaz.

Hangi kuralın geçerli olduğu değişir.

O Zaman Kalabalık Neden Bazen Şiddetli, Bazen Dayanışmacıdır?

Bir kalabalık dükkân yağmalayabilir.

Başka bir kalabalık hiç tanımadığı insanları koruyabilir.

Demek ki mesele yalnızca insanların kalabalık hâline gelmesi değildir.

Mesele, o kalabalığın kendisini nasıl tanımladığıdır.

Eğer grup içinde saldırganlık meşru görülüyorsa saldırgan davranmak kolaylaşabilir.

Eğer dayanışma değerli görülüyorsa insanlar birbirine yardım edebilir.

Bu yüzden kalabalığı tek başına “irrasyonel” ya da “tehlikeli” ilan etmek fazla kolaydır.

Asıl soru şudur:

O kalabalığın “biz” dediği şey neyi doğru, neyi yanlış sayıyor?

Kalabalık İnsanı Sadece Gizler mi, Güçlendirir mi de?

Kalabalığın başka bir etkisi daha vardır.

İnsan yalnızca görünmez olmaz.

Bazen kendisini daha güçlü hisseder.

Tek başına söylemeye cesaret edemediği şeyi başkalarıyla birlikte söyleyebilir.

Tek başına karşı çıkamayacağı bir güce, binlerce insanla birlikte karşı çıkabilir.

Reicher’ın özellikle vurguladığı noktalardan biri de buydu:

Kalabalık yalnızca kimliği eritmez.

İnsana tek başına sahip olmadığı bir kolektif güç duygusu da verebilir.

Bu yüzden aynı “biz” duygusu insanları birbirine zarar vermeye de götürebilir, birbirini korumaya da.

Kalabalığın ne yapacağını yalnızca büyüklüğü değil, taşıdığı kimlik ve normlar belirler.

Bugün Kalabalığın İçinde Olmak İçin Meydanda Olmak Gerekir mi?

Artık gerekmiyor.

İnsan hiç tanımadığı binlerce kişiyle aynı “biz”in içine yalnızca bir ekran üzerinden de girebilir.

Bir öfke dalgası büyür.

Bir slogan dolaşıma girer.

Bir kişi hedef hâline gelir.

İnsan artık yanındaki kişinin yüzüne değil, beğeni sayılarına, yeniden paylaşımlara ve kendi grubunun tepkilerine bakar.

Le Bon bunu muhtemelen “bulaşma” diye tarif ederdi.

Bugünkü araştırmalar ise bu tür davranışları sosyal kimlik, grup normları ve dijital ortamların yapısıyla açıklamaya çalışıyor.

Meydan değişti.

“Biz” duygusu değişmedi.

Peki Kalabalığın İçinde Gerçekten Kayboluyor muyuz?

Le Bon önemli bir şeyi gördü:

İnsan kalabalığın içinde gerçekten farklı davranabilir.

Ama bugün bunun her zaman kişiliğin yok olması anlamına gelmediğini biliyoruz.

Bazen “ben” geri çekilir.

“Biz” öne çıkar.

Ve insan kendi bireysel ölçülerinden çok grubun ölçülerine göre davranmaya başlar.

Bu yüzden asıl soru:

“Kalabalık insanı kötüleştirir mi?”

değildir.

Asıl soru, kalabalığın içinde hangi “biz”in konuşmaya başladığıdır.

Kaynaklar

Le Bon, G. (1895/1896). The Crowd: A Study of the Popular Mind.

Allport, F. H. (1924). Social Psychology.

Festinger, L., Pepitone, A. & Newcomb, T. (1952). “Some Consequences of De-Individuation in a Group.”

Zimbardo, P. G. (1969). “The Human Choice: Individuation, Reason, and Order Versus Deindividuation, Impulse, and Chaos.”

Reicher, S. D. (1984). “The St. Pauls’ Riot: An Explanation of the Limits of Crowd Action in Terms of a Social Identity Model.”

Reicher, S. D., Spears, R. & Postmes, T. (1995). “A Social Identity Model of Deindividuation Phenomena.”

Postmes, T. & Spears, R. (1998). “Deindividuation and Antinormative Behavior: A Meta-Analysis.”

Drury, J. & Reicher, S. D. (1999). “The Intergroup Dynamics of Collective Empowerment.”

 

Etiketler: BünyamingerçektenİçindeinsankalabalığınkendiniÜnalÜst Manşet
Paylaş1Tweet1PaylaşGönderTara
Bünyamin Ünal

Bünyamin Ünal

Önerilen Haberler

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?
Köşe Yazarı

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?

Suna Yaman yazdı I Brezilya’da Lula kazandı, Sırbistan’da öğrenciler iktidarı devirdi
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Brezilya’da Lula kazandı, Sırbistan’da öğrenciler iktidarı devirdi

Elon Musk: Gelecekte yapay zeka kendi kendini kontrol edecek 
Bilim-Teknoloji

Elon Musk: Gelecekte yapay zeka kendi kendini kontrol edecek 

Bünyamin Ünal yazdı I İnsan hangi noktada kendine ihanet eder?
Köşe Yazarı

Bünyamin Ünal yazdı I İnsan hangi noktada kendine ihanet eder?

Popüler Haberler

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Sibel Can ve Emir Sarıgül Marmaris’te evleniyor!

Sibel Can’la evlilik hazırlığı yapıyordu, tutuklandı!

Cengiz İzol yazdı I İnsan insanın rengini alır: İyiliği çoğaltmak

Cengiz İzol yazdı I İnsan insanın rengini alır: İyiliği çoğaltmak

Özel okul öğretmeni fuhuş ve uyuşturucudan tutuklandı

Özel okul öğretmeni fuhuş ve uyuşturucudan tutuklandı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Fon ödemeleri ne zaman başlıyor?

Fon ödemeleri ne zaman başlıyor?

İsmail Kartal: Sezon sonunda şampiyon olacağız

Turkishpostnet işaret fişeği çakmıştı: İsmail Kartal gönderiliyor

Emir Sarıgül 45 yaşında dede oluyor

Emir Sarıgül itirafçı mı oldu?

Öcalan çağrısından sonra ilk baş başa görüşme

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Bahçeli arasında 1 saat 10 dakikalık görüşme

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı

Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı

Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

“Emniyet Genel Müdürü görevden alınacak” iddiası

Emniyette terfi krizi: Rütbeler mahkeme kararıyla alınıyor

Fon soruşturmasında ‘gizli’ belgeleri paylaşanlara adli soruşturma

Fonlar hakkındaki kanun, Resmi Gazete’de yayımlandı

Bacağı kesilen 73 yaşındaki Abdullah Tırpan cezaevinde hayatını kaybetti

Bacağı kesilen 73 yaşındaki Abdullah Tırpan cezaevinde hayatını kaybetti

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Fon ödemeleri ne zaman başlıyor?
  • Turkishpostnet işaret fişeği çakmıştı: İsmail Kartal gönderiliyor
  • Emir Sarıgül itirafçı mı oldu?
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Bahçeli arasında 1 saat 10 dakikalık görüşme

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.