(The Turkish Post) – Diyanet-Sen üyeleri, maaş promosyon ihalesine karşı sokağa çıktı. “Diyanet çalışanlarını mağdur eden hiçbir teklifi kabul etmiyoruz” diyen Diyanet-Sen Genel Başkanı Ali Yıldız, banka promosyonlarının diğer memurlar gibi olmasını istediklerini açıkladı. Yıldız, “Alt yapısı yeterli olan tüm bankalara teklif gönderilmesi suretiyle din görevlilerimizin haklarının korunmasını, yanlışın düzeltilmesini istiyoruz” dedi.
Diyanet çalışanları maaşlarını faizsiz banka denilen katılım bankaları üzerinden alıyor. Katılım bankaları ise promosyonları düşük veriyor. Buna tepki gösteren diyanet çalışanları durumun düzeltilmesini istiyor.
Diyanet-Sen Genel Başkanı Ali Yıldız, yaptığı açıklamada özetle şunları söyledi:
“Bilindiği üzere Diyanet İşleri Başkanlığı, merkez ve taşra teşkilatını kapsayan maaş anlaşma ihaleleriyle personel maaşları için katılım bankaları ile anlaşmıştır. Bugüne kadar bu yönde yapılan anlaşmalar nedeniyle Başkanlık personeli, maaş ve bankacılık işlerinde çok ciddi mağduriyetler yaşamaktadır.
Biz, Mart 2025’de yapılacak yeni ihalede aynı sıkıntıların yaşanmaması ve yanlışta ısrar edilmemesi için Başkanlığı uyarmak için toplanmış bulunuyoruz. Diyanet İşleri Başkanlığı daha önce farklı katılım finans bankaları ile maaş anlaşması imzalamış, rekabet ortamına uygun yapılmayan bu anlaşmaların sonucunda Başkanlık personeli çok çeşitli sıkıntılar yaşamıştır ve hâlâ yaşamaktadır. Bu rekabet ortamına sadece birkaç katılım bankası arasında açılan ve rekabet ortamı oluşturulmayan ihalelerde düşük bedelli anlaşmalar ortaya çıkmakta, personel maddi yönden diğer kamu personellerine oranla mağdur olmaktadır.
‘İŞ BARIŞI BOZULUYOR’
Ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığı personeli; katılım bankalarının ihale aldıkları bazı illerde şubelerinin olmaması, söz konusu bankaların altyapısının ve personelinin yetersiz olması, para çekme limitlerinin minimum seviyede tutulması, ATM hizmetlerinin eksik ve yetersiz olması gibi nedenlerle de mağdur edilmektedir.
Örneğin birçok ilde ve yüzlerce ilçede şube olmaması nedeniyle yüzlerce kilometre yol gidip dönmek zorunda olan personelimiz bulunmaktadır. Örnek olarak Şırnak, Hakkâri, Muş, Samsun, Artvin gibi onlarca il sayabiliriz. Bu gibi illerde çalışanlar bir hesap açmak için yüzlerce kilometre yol gitmek zorunda kalmakta, bazen aynı gün içinde iş yerlerine dönememekte, hizmetler aksamaktadır. Bir hesap açmak için yollarda mağdur edilen din görevlileri idare ile de gerilim yaşayabilmekte ve iş barışı bozulmaktadır.
İhaleler öyle garabet bir hal almış durumda ki; son yapılan ihalede sadece tek bir katılım finans kurumu ihaleye teklif gönderdi. Rekabet şartları oluşmadığı böyle bir tabloda ihaleye giren katılım finans kurumu olabilecek en düşük teklifi vermekte ve ihaleyi almaktadır. Mağduriyet üreten bu garabet durum ortada olduğu halde, Başkanlık bütün itirazlarımıza rağmen katılım finans kurumlarında ısrar etmektedir. Daha büyük garabet ise personele katılım finans kurumlarını dayatan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, katılım finans kurumları dışındaki özel bankalarla çalışmasıdır.
Şimdi Diyanet İşleri Başkanlığı yetkililerine sormak istiyoruz: Madem katılım finans kurumu dışındaki bankalarla çalışılabiliyorsa, kendi kurumunuz için yaptığınız bu tercihi neden personeliniz için de yapmıyorsunuz? Kim bize bu çelişkiyi açıklayabilir? Personelinizin yaşadığı mağduriyeti görmüyor musunuz? Bu ısrarınız nedeniyle personelin kurumsal aidiyetin zayıfladığını fark etmiyor musunuz? Diyanet personeline siz sahip çıkmayacaksanız kimin sahip çıkmasını, mağduriyetleri gidermesini bekliyorsunuz? Evet, mağduriyetleri gidermek için daha ne bekliyorsunuz?”




















