Salı, Ekim 27, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Doğu Ergil yazdı I “Hakikat Sonrası” dünya: “Post-truth” ne demek?

Var olan kurumsal yapıya güven azalınca insanlar, imal edilen ve duygularına hitap eden yapay hakikatlere yöneldiler. İşte "hakikat-sonrası" dönem veya dünya bu. Türkiye bunun neresinde? Türkiye’de “gerçek”, çoğu zaman iktidar, muhalefet, kimlik, medya grubu tarafından yeniden tanımlanır hâle geldi. Bu da aynı olayın birçok yorumuna yol açtı. Pekiyi, eskiden nasıldı? Aldatılmaz ve iktidarlarca kendi 'doğrularına' uygun yönlendirilmez miydik? Bakalım...

02/12/2025 13:12
Okuma süresi: 6 dk. okuma
A A
Doğu Ergil yazdı I “Hakikat Sonrası” dünya: “Post-truth” ne demek?
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Doğu Ergil

Doğu Ergil

43 köşe yazısı

(The Turkish Post) – DOĞU ERGİL

Yine Batı bize kafa karıştırıcı bir kavram hediye etti: “Post-truth”. Bu deyiş, kelime anlamıyla “hakikat-sonrası” demektir; fakat “hakikatin bittiği dönem” anlamına gelmez.

Daha isabetli tanımı şudur: Post-truth, hakikatin toplumdaki belirleyiciliğini yitirdiği; duyguların, kimliklerin, aidiyetlerin ve propaganda tekniklerinin gerçeklerden daha etkili hâle geldiği bir dönemin adıdır.

Bu dönemde:

Hakikat değil, duygu ve algı yönetimi belirleyicidir.

Kanıt değil, tekrar kazanır.

Gerçek değil, “benim grubumun hissettiği gerçek veya inandığı hakikat” önemlidir.

Doğru bilgi değil, yaygın ve tekrarlanan bilgi güç kaynağıdır.

Yani mesele, yalanın artması değil; doğrunun sarsılması ve inandırıcılığını yitirmesidir.

Gerçek Sonrası (post-truth) çağının özellikleri

Bu çağın ayırt edici dört özelliği var:

Duyguların gerçeklerden daha etkili olması

İnsanlar bilgi aramıyor; duygularının, inandıklarının doğrulanması (emotional validation) arıyor.

“Bana hissettirdiği doğru geliyorsa o doğrudur” inancı gerçekliğin yerini alıyor; “gerçek mi?” sorusunun önüne geçiyor.

Bilginin parçalara ayrılması

Eskiden haber kaynakları azdı ve doğruluğu konusunda daha az kuşku vardı. Bugün herkes “haber üreticisi” ve bunların doğruluğu konusunda ciddi kuşkular var. Bu da doğruyu yanlıştan ayırt etmeyi zorlaştırıyor.

Algı yönetiminin kurumsallaşması

Siyaset, medya, şirketler ve hatta bireyler için veri manipülasyonu çok yaygın. Seçici gerçekler, kurgu haberler (yalan da diyebilirsiniz) birer “araç seti”ne dönüşmüş durumda.

Hakikatin değil, kabullenilebilirliğin önem kazanması

‘Bu dönemde gerçeklere’ sadık olmak yerine, “kendi hedef kitlemi nasıl ikna edebilirim” kaygısı hakim oldu. Bu durum, habercilik araçları yanında haberler üzerinde kontrol, hatta tekel sahibi olmak hırsını tetikledi. Bu nedenle post-truth dönem, otoriterliğe çok müsait bir zemin oluşturuyor. Çünkü hakikati arayan değil, kendi hakikatini imal edip onunla tatmin olan toplumlar sahneye çıktı. Bu toplumların hakikatler ve günün gerçekleri konusunda ne kadar savunmasız ve kırılgan oldukları açık, çünkü toplumun üyeleri ortak bir gerçekliği paylaşma kapasitesini giderek yitiriyor.

Şimdi o kritik soruyu soralım: Post-truth çağına neden girdik?

Bu sorunun kısa yanıtı, “Küresel bir kırılma yaşandı o nedenle.” Nedir bu kırılmanın nedenleri? Üç neden özelikle belirleyici:

1-Dijital patlama ve bilgi anarşisi: Kimi uzmanlara göre internet, beklenenin tersine, bilgiyi demokratikleştireceğine çoğu zaman kaotikleştirdi. “Doğru bilgiye ulaşmak” yerini, “çok bilgiye ulaşmak” aldı. Oysa bunlar aynı şey değil.

2- Siyaset, kriz yönetiminden kimlik yönetimine yöneldi. Dünya genelinde siyaset; çözüm üretmek ve yapısal dönüşümler yerine duygusal manipülasyon ve kitle mobilizasyonuyla daha fazla ilgili.

3- Kurumlara karşı ciddi güven kaybı oldu.

Liyakatİn ihmali; kendi iktidarını ülke çıkarlarının üzerinde tutan yönetimlerin siyasette sorun çözümü ve yapısal reform değil, toplumu duygusal tatmine ulaştırmayı hedef almasıyla ekonomide kural dışı yatırım, tüketim ve yolsuzluk, sonunda da iflas kaçınılmaz oldu.

Gerçeklerle yüzleşmek ve hakikate ulaşmak yerine medyayı kontrole alıp toplumu sahte gerçekliklere inandırdılar. Bilgiden ve gerçeklerden korktukları için üniversiteleri kısırlaştırıp, nitelikli kadrolarını harcadılar. En büyük zararı da yargıyı, siyasetin (yönetimin) aracı haline getirerek adalet dağıtan değil, cezalandıran, yasaklayan bir iktidar aracına dönüştürdüler.

Var olan kurumsal yapıya güven azalınca insanlar, imal edilen ve duygularına hitap eden yapay hakikatlere yöneldiler. İşte “hakikat-sonrası” dönem veya dünya bu.

Türkiye bunun neresinde?

TÜRKİYE’DE POST-TRUTH: HAKİKATİN DEĞER KAYBI VE SİYASAL KÜLTÜR

Hakikatin parçalanması, ‘Oynanmış Hakikatler’ Ülkesi

Türkiye’de “gerçek”, çoğu zaman iktidar, muhalefet, kimlik, medya grubu tarafından yeniden tanımlanır hâle geldi. Bu da aynı olayın birçok yorumuna yol açtı.

Pekiyi, eskiden nasıldı? Aldatılmaz ve iktidarlarca kendi ‘doğrularına’ uygun yönlendirilmez miydik?

Bakalım:

-Devlet-merkezli hakikat geleneği:

Türkiye’de modernleşme tarihinin büyük kısmı “devletin hakikati” ile “toplumun hakikati” arasındaki gerilimle geçti. Buna araştırmacılar “merkez-çevre gerilimi” dediler. Cumhuriyet’in kurucu döneminde hakikat çoğu zaman yukarıdan tarif edildi; bu, post-truth’u doğuran zeminin erken bir biçimiydi: Hakikat, “resmî anlatı”ya göre doğrulanırdı.

Alternatif bilgi kaynakları tehdit olarak görülürdü.

Bu kültürel miras, günümüzde bilgi çoğaldıkça resmî otoritenin duygusal ve sembolik söyleme daha fazla sarılmasına yol açtı.

-Cemaatçilik → Duygu üstünlüğü

Türkiye’de siyasal aidiyetler rasyonel tartışmadan çok kimlik ve aidiyet üzerinden kurulur(du). Bu, post-truth’un “duygunun hakikatin önüne geçmesi” özelliğiyle örtüşür:

Sözün doğruluğu değil, “bizden mi?” olduğu önemsenir. Kanıt değil, aidiyet duygusu ağır basar.

– ‘Gürültülü siyasî merkez’ ile ‘suskun yurttaş’ arasındaki hep bir boşluk, hatta uçurum olmuştur.

Türkiye’de iktidarlar sesini yükselttikçe yurttaşın sessizliği artmıştır. Darbe ve sıkıyönetim dönemlerini düşünün. Bu durum hiç değişmemiştir.

Söz konusu sessizlik, hakikatin kenara itilmesi yerine imal edilmiş gerçeklik algılarının gelmesine neden olmuştur. Post-truth dönemini güçlendiren şeylerden biri de, hakikat arayıcılarının sahneden itilerek uzaklaştırılmasıdır.

Yakın Dönem:

a) 1990’lar: Enformasyonun karar(tıl)ması

Faili meçhuller, medya manipülasyonu ve kutuplaşmanın yükselişi, hakikatin parçalanmasının erken örnekleridir. Aynı olay hakkında üç farklı gazete üç farklı “hakikat” yazmaktan çekinmemiştir. Daha sonra 10’dan fazla gazete aynı başkıklarla çıkar oldu.

b) 2000’ler: Medya tekelleşmesi ve ‘duygusal siyaset’

Medyanın kutuplaşmasıyla birlikte bilgi, bir kamu hizmeti olmaktan çıkmış; bir tarafgirlik aracına dönüşmüştür. Verilen haberlerin doğruluğu değil, “bizim mahalleyi nasıl etkileyeceği” önemsenmiştir.

c) 2010 sonrası: Artık gerçekler değil, hikâyeleri önemsenmeye başlamıştır. Bu dönemde siyaset tamamen bir anlatı savaşına dönüşmüştür. Algı yönetimi siyaset yapmanın asli yöntemi olmuştur. Farklı anlam dünyaları oluşmuş ve insanlar aynı yerde aynı zamanda yaşamaz olmuştur. Bu atmosfer, Türkiye’yi “post-truth siyaseti”nin tipik örneklerinden hatta laboratuvarlarından birine dönüşmüştür.

SON DÖNEM ÖRNEKLER

Ekonomi tartışmalarında hakikatin buharlaşması

Toplumu derinden sarsan enflasyon konusunda bile, resmî kurumların açıkladığı verilerle toplumun yaşadığı gerçeklik arasında “hakikat aralığı” oluşmuştur. Yolsuzluk konusu tümden gündem dışıdır. Kıymeti kendinden menkul “fetvalar” (anayasal olarak bu laik bir devlettir) “yolsuzluk, hırsızlık değildir” mesajıyla yüzdürülmüştür.

Seçim kampanyaları: Hikâyelerin savaşı

Türkiye’de seçim süreçleri giderek “veri” ve “program”dan uzaklaşıp “duygusal bombardımana” ve niteliksiz tartışmalara dönüşmüştür. Her seçim döneminde gaz ve petrol bulunmuş, ‘yerli ve millî’ uçaklar semaları kaplamıştır.

Bir videonun, bir sloganın, tek bir fotoğrafın seçim sonucunu belirlemesi post-truth çağının tipik bir Türkiye örneğidir.

Sosyal medyada paralel evrenler

Türkiye’de X/Twitter, YouTube ve TikTok birbirinden kopuk gerçeklik alanları yaratmıştır. Ülkede, birbirine kapalı, anlaşamayan farklı toplum grupları doğmuştur. Hakikat, ortak bir buluşma zemini olmaktan çıkınca, diyalog ve uzlaşma da imkânsızlaşmıştır. Anlaşmazlıklar ve sürtüşmeler yıllarca sürmüştür.

Dış politikada ‘gurur verici hikâye milliyetçiliği’

Zorlu dış politika konularında tartışma çoğu zaman alandaki teknik veriler üzerinden değil, duygusal semboller üzerinden ilerlemiştir: Bayrak, onur, gurur, meydan okuma, geçmişin şanı ve fetih özlemi gibi ögeler, hakikatin değil duygusal yükselişin belirleyici olduğu bir zemini güçlendirmiştir. Bu durum biraz ümit, biraz hayal ama çokça gerçeklerle çelişen bir algıya yaslandığı için getirisi az, riski çok bir diplomasiye yol açmıştır. Diplomasinin önemli bir kısmı askeri güçle yürütüldüğünden bu da çok aktörlü ve çatışmalı bölgelerde ülkeyi sonucu kuşkulu maceralara sürüklemiştir.

Pekiyi, bu çağdan çıkış mümkün mü?

Evet; ama üç şeyin gerçekleşmesi şart:

Bağımsız kurumların olması ve baskı altında olmadan çalışması. Çünkü bunlar ülke ve dünya gerçeklerini günün iktidarından koruyan yapılardır.

Bilgi okuryazarlığı. Bu, doğru bilgiyi sahte veya ‘oynanmış bilgiden’ ayırabilen yurttaş demektir.

Şeffaflık kültürü. Her şeyin açık olması, yalanın maliyetini artırır ve yurttaşlar, yönetimlerin yanlışlarını düzeltebilir.

Türkiye, bugün bu üç alanda da zorluk yaşıyor; ama yönetim sürekli hata yapıp düzeltmemekte direndiği sürece toplumsal farkındalığın yükselmesi beklenenilir. Bu da hakikatlerle oynanmasını ve post-truth’un etkisi azalacaktır.

Şöyle bitirelim: Post-truth, hakikatin ölmesi değil, parçalanması ve etkisizleşmesidir. Bu çağda güç, hakikat üretmekte değil, hakikat duygusu (algı) üretmektedir.

Türkiye ise bu çağın hem mağduru, hem uygulayıcısı, hem de tipik bir örneğidir.

Etiketler: Post-truthÜst Manşet
Paylaş3Tweet2PaylaşGönderTara
Doğu Ergil

Doğu Ergil

Önerilen Haberler

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?
Köşe Yazarı

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?

Suna Yaman yazdı I Brezilya’da Lula kazandı, Sırbistan’da öğrenciler iktidarı devirdi
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Brezilya’da Lula kazandı, Sırbistan’da öğrenciler iktidarı devirdi

Vergiye tabi gelir dilimleri yeniden belirlendi… Çalışana yeni şok!
Özel Haber

Mehmet Eren yazdı I Esnafın vergi yükü ağırlaşıyor: Hazine Bakanlığı’ndan taksitlendirme beklentisi

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında şarkıcı Nil Özalp gözaltına alındı
Haber Yorum

Halim Yılmaz yazdı I Basına engel var, ama yazıyı ilk yayımlayan İsmail Saymaz’a neden yok?

Popüler Haberler

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Sibel Can ve Emir Sarıgül Marmaris’te evleniyor!

Sibel Can’la evlilik hazırlığı yapıyordu, tutuklandı!

Cengiz İzol yazdı I İnsan insanın rengini alır: İyiliği çoğaltmak

Cengiz İzol yazdı I İnsan insanın rengini alır: İyiliği çoğaltmak

Özel okul öğretmeni fuhuş ve uyuşturucudan tutuklandı

Özel okul öğretmeni fuhuş ve uyuşturucudan tutuklandı

Fon soruşturması kapsamında Altınbaş ailesinin mal varlıkları donduruldu

Fon soruşturması kapsamında Altınbaş ailesinin mal varlıkları donduruldu

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı

Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı

“Emniyet Genel Müdürü görevden alınacak” iddiası

Emniyette terfi krizi: Rütbeler mahkeme kararıyla alınıyor

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Fon soruşturmasında ‘gizli’ belgeleri paylaşanlara adli soruşturma

Fonlar hakkındaki kanun, Resmi Gazete’de yayımlandı

Motorine yeni zam kapıda: Litre fiyatı 60 lirayı bulacak

Benzine bu hafta 7.65 lira zam geliyor

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Bacağı kesilen 73 yaşındaki Abdullah Tırpan cezaevinde hayatını kaybetti

Bacağı kesilen 73 yaşındaki Abdullah Tırpan cezaevinde hayatını kaybetti

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

Oktay Saral’a görevden alındığını genel sekreter açıklamış

Oktay Saral’a görevden alındığını genel sekreter açıklamış

Bülent Arınç’tan CHP’li Karaca’ya ‘Can Atalay’ tebriği: ‘Doğru olanı yaptın başkan’

Bülent Arınç’tan iktidara basın özgürlüğü çağrısı

Bolu Belediye Başkan Yardımcısı tutuklandı

Bolu Belediyesi’ne yeni operasyon: Başkan yardımcısı dahil 4 gözaltı

Ölüm tehdidi alan Afşin Hatipoğlu: Bir süre paylaşım yapmayacağım

Ölüm tehdidi alan Afşin Hatipoğlu: Bir süre paylaşım yapmayacağım

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı
  • Emniyette terfi krizi: Rütbeler mahkeme kararıyla alınıyor
  • Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde
  • Fonlar hakkındaki kanun, Resmi Gazete’de yayımlandı

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.