Salı, Ekim 27, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Doğu Ergil yazdı I Sarsılan İttifaklar, Derinleşen Çatışmalar: İran-İsrail Savaşı ve Batı Bloğunda Yeni Fay Hatları

İsrail-İran savaşı, yalnızca iki ülkenin değil, tüm bölgenin ve hatta küresel düzenin sınandığı bir süreçtir. Bu zeminde; Batı bloğunun içindeki çatlaklar belirginleşiyor, İran ve İsrail’in çatışmacı güvenlik siyasetleri (özellikle İsrail'in saldırgan yayılmacılığı) bölgesel, hatta küresel krizleri tetikliyor, Ortadoğu’daki otoriter rejimler meşruiyet bunalımına giriyor,

24/06/2025 07:06
Okuma süresi: 5 dk. okuma
A A
Doğu Ergil yazdı I Sarsılan İttifaklar, Derinleşen Çatışmalar: İran-İsrail Savaşı ve Batı Bloğunda Yeni Fay Hatları
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Doğu Ergil

Doğu Ergil

43 köşe yazısı

(The Turkish Post) – DOĞU ERGİL

Almanya’dan Gelen Sinyal: Batı Bloğunda Sessiz ve Derinden Bir Tavır Değişikliği mi?

Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in son günlerdeki çıkışı —özellikle “İsrail’in kirli işleriyle aramıza mesafe koymalıyız” şeklindeki ifadesi— Batı’da alışıldık reflekslerin değişmekte olduğuna dair dikkat çekici bir işaret gibi görünüyor. Almanya gibi İsrail’e tarihsel sorumlulukla bağlı (genellikle Nazi dönemi insanlık suçlarının manevî ağırlığı nedeniyle), dış politikasında son derece temkinli bir ülkenin böylesine doğrudan bir eleştiriyle kamuoyuna çıkması, sadece geçici bir politik manevra olarak okunmayabilir.

Bu açıklamanın arka planında üç temel etken bulunmaktadır:

Almanya’da artan kamuoyu baskısı: Gazze Savaşı sırasında sivillere yönelik orantısız güç kullanımı, Avrupa toplumlarında ahlaki ve insani tepkileri tetikledi. Merz’in çıkışı, bu duyarlılığı görmezden gelemeyen merkez sağ siyasetinin pozisyonunu ayarlamasıdır diyebiliriz.

Transatlantik ilişkilerdeki gerilim: ABD’nin Orta Doğu politikasında İsrail’e koşulsuz desteği, Avrupa’yı giderek ikincil ve edilgen konuma itmektedir. Bu durum, sanki Avrupa’da özerk dış politika arayışlarını tetikliyor.

Yeni güvenlik mimarisi ihtiyacı: Ukrayna Savaşı sonrası Almanya savunma politikasını yeniden yapılandırırken, İsrail’in her krizini ‘otomatik’ desteklemenin stratejik çıkarlarına zarar verdiği düşüncesi ağırlık kazanmaya başladı. Üstelik Trump Amerikası artık güvenilir bir müttefik olarak görülmüyor.

Bu bağlamda Merz’in sözleri soyut bir tepki değil; Batı bloğu içinde sessizce gelişen, “koşulsuz sadakat” anlayışının sorgulandığı bir zihinsel dönüşümün dışavurumu gibi algılanabilir.

İran-İsrail Savaşının Dinamikleri: Rejim Güvenliği ve Denge Politikaları

İran-İsrail gerilimi, sadece iki devletin düşmanlığı değil, iki farklı siyasal sistemin ve tarihsel-kimliksel oluşumun çatışmasıdır. İsrail, kendisini Batı tipi bir demokrasi ve bölgesel bir teknoloji-güvenlik devleti olarak konumlandırırken; İran, İslam devrimi sonrası Şii ideolojisiyle donanmış, Batı karşıtı bir direniş ekseni inşa etmeye çalıştı.

Parlayan ama dumanı uzun süredir tüten savaşın fitilini ateşleyen dinamikler şunlardır:

İsrail’in İran’ın nükleer programına dair “önleyici saldırı” doktrini, gerilimi kaçınılmaz hale getirmiştir. İsrail açısından sahte bir ‘aciliyet’ yaratmıştır.

İran’ın bölgedeki vekil güçlere sağladığı destek (Hizbullah, Hamas, ve Irak’taki Haşdi Şabi gibi diğer Şii milis güçleri), İsrail’in güvenlik algısını doğrudan tehdit eden bir yapıya dönüşmüştür.

İç meşruiyet sorunları yaşayan iki ülkenin de “dış düşman” üzerinden ulusal birliği sağlama eğilimi, çatışmayı ayrıca körüklemiştir. Bu eski ama maalesef halâ geçerli bir siyasal manipülasyon taktiğidir.

Bu savaş bölgesel gibi görünse de, jeopolitik sonuçları küresel olacaktır:

Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklık, dünya enerji piyasasını altüst ederken; ABD, Rusya, Çin ve Avrupa’nın pozisyonları, süren çatışmada alacakları konumla çatışmanın uluslararası bir güvenlik krizine dönüşmesini beraberinde getirebilir.

Sabote Edilen Müzakereler: İsrail’in Rolü ve Batılı Kamuoyu

ABD ile İran arasında yıllardır tıkanan nükleer müzakereler, sadece iki başkent arasındaki güvensizlikten kaynaklanmıyor. İsrail, bu müzakere sürecinin hem açık hem örtük biçimde başlıca sabote edici aktörlerinden biridir.

İsrail, İran’ın nükleer programını yalnızca bir güvenlik tehdidi olarak değil, bölgedeki üstünlüğünü zedeleyecek bir potansiyel eşitleyici olarak görmektedir. Bu nedenle hem diplomatik baskılarla hem de İran içindeki nükleer bilim insanlarına yönelik suikastlar ve siber saldırılarla süreci baltalamıştır.

Buna ek olarak, Kongre’deki İsrail lobisinin gücü, ABD yönetimlerinin İran’la kalıcı ve kapsamlı bir anlaşmaya varmasını hep sınırlamıştır. Dolayısıyla, bu müzakerelerin sabote edilmesi, sadece İsrail’in değil, İsrail merkezli Amerikan dış politika paradigmasının da eseridir.

Ortadoğu’da Otoriter Rejimler Sınavda (mı?)

Bu çatışmanın en çarpıcı sonuçlarından biri, Ortadoğu’daki otoriter rejimler üzerinde yaratacağı baskıdır.
Bölgede halkın dikkatini yönlendirebilecek “dış tehdit” anlatıları artık etkisini yitiriyor. Gazze’de yaşanan insanlık trajedisi, Arap sokaklarında olduğu kadar İsrail içinde de kendi hükümetlerine yönelik öfkeyi büyütüyor. Hele isabet kaydeden, can ve mal kaybına yol açan İran füzelerinin tahribatı bu tepkiyi her gün büyütüyor.

Bu yeni dönemde:

Mısır, Ürdün ve Suudi Arabistan gibi rejimler, halklarının radikalleşmesini önlemek için daha temkinli ve çok yönlü bir dış politika izlemek zorunda. İçerde beklenen reformları da ihmal etmeme zorunluğu da cabası…

İran ve İsrail arasındaki savaşın büyümesi, bu ülkelerdeki rejimlerin varlığını sürdürebilmesi için dış krizlere dayanma stratejisini sınayacak.

Türkiye ise, tarafsız kalmak ile NATO-ABD baskısı arasında sıkışabilir. Gazze meselesinde “İsrail karşıtı” bir retoriği olsa da, pratikte Batı’yla stratejik uyum arayışı ve İsrail ile çatışmasızlık politikasını sürdürecektir. Bu durumun değişmesi beklenmemelidir.

Sonuç olarak, tarafsız kalmak, Türkiye için giderek zorlaşsa da taraf olmanın vereceği zarar çok daha fazladır. Türkiye için en doğru rol “aktif arabuluculuk” ve çatışmanın dışında kalmaktır. Bu da, yayılmacı heveslerini dizginlemeyi gerektirecektir.

Avrupa’da Değişen Ruh Hâli: Savaş Karşıtı Dalga Siyasete Yansır mı?

Son aylarda Avrupa’da —özellikle Almanya, Fransa ve İspanya gibi ülkelerde— artan İsrail eleştirisi ve savaş karşıtı tutum, sadece sokaklarda değil, akademide ve medyada da belirginleşiyor.

Bu, İsrail-Filistin meselesinde klasik Batı tutumunun sarsılmaya başladığına işaret ediyor. Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in sözleri bu açıdan bir turnusol işlevi görüyor:

Soyut bir çıkıştan ziyade, Avrupa merkez sağında dahi “koşulsuz İsrail destekçiliği” çizgisinin sorgulandığını gösteriyor.

Bu söylem değişikliği, AB içinde daha dengeli ve çok boyutlu bir Ortadoğu politikası için yeni bir alan açılabileceğine işaret ediyor. Ancak bu dönüşümün, kısa vadede değil; kamuoyu baskısıyla şekillenecek uzun vadeli bir zihinsel evrim sonucu olacağı görünüyor.

Yeni Bir Dönemeç, Zorlu Seçimler

İsrail-İran savaşı, yalnızca iki ülkenin değil, tüm bölgenin ve hatta küresel düzenin sınandığı bir süreçtir. Bu zeminde;

Batı bloğunun içindeki çatlaklar belirginleşiyor,

İran ve İsrail’in çatışmacı güvenlik siyasetleri (özellikle İsrail’in saldırgan yayılmacılığı) bölgesel, hatta küresel krizleri tetikliyor,

Ortadoğu’daki otoriter rejimler meşruiyet bunalımına giriyor,

Türkiye ise tarihî bir tercihle karşı karşıya kalıyor:
Ya aktif ve yapıcı bir barış aktörü olacak, ya da yeni kutuplaşmaların içinde savrularak rolünü arayan pasif bir aktör… Bu durumdan kurtulmak için içerdeki gerilimi düşürmesi, hukuk devletine dönerek adalet üzerinden bir toplumsal barış inşa etmesi gerekiyor. Toplumsal kutuplaşma Türkiye siyasetini kilitliyor, adeta bir iç cephe yaratıyor, yönetim zafiyeti doğuruyor ve enerjisini dışa yansıtamıyor.

Tarih göstermiştir ki büyük kırılma anlarında ayakta kalmak ve güçlü olmak için milli(-toplumsal) dayanışmaya ihtiyaç var. Bunun için sadece etkili bir askeri güç değil; devlet-toplum uyumu, toplumsal barışı sağlayacak hukuk güvencesi (adalet), ahlakî tutarlılık ve dünyayı iyi okumaktan kaynaklanan diplomatik esneklik de gerekir.

Etiketler: Batı Bloğunda Yeni Fay HatlarıDerinleşen ÇatışmalarDoğu Ergil yazdıİran-İsrail savaşıSarsılan İttifaklarÜst Manşet
Paylaş14Tweet9PaylaşGönderTara
Doğu Ergil

Doğu Ergil

Önerilen Haberler

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?
Köşe Yazarı

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?

Suna Yaman yazdı I Brezilya’da Lula kazandı, Sırbistan’da öğrenciler iktidarı devirdi
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Brezilya’da Lula kazandı, Sırbistan’da öğrenciler iktidarı devirdi

Vergiye tabi gelir dilimleri yeniden belirlendi… Çalışana yeni şok!
Özel Haber

Mehmet Eren yazdı I Esnafın vergi yükü ağırlaşıyor: Hazine Bakanlığı’ndan taksitlendirme beklentisi

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında şarkıcı Nil Özalp gözaltına alındı
Haber Yorum

Halim Yılmaz yazdı I Basına engel var, ama yazıyı ilk yayımlayan İsmail Saymaz’a neden yok?

Popüler Haberler

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Sibel Can ve Emir Sarıgül Marmaris’te evleniyor!

Sibel Can’la evlilik hazırlığı yapıyordu, tutuklandı!

Cengiz İzol yazdı I İnsan insanın rengini alır: İyiliği çoğaltmak

Cengiz İzol yazdı I İnsan insanın rengini alır: İyiliği çoğaltmak

Özel okul öğretmeni fuhuş ve uyuşturucudan tutuklandı

Özel okul öğretmeni fuhuş ve uyuşturucudan tutuklandı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

İsmail Kartal: Sezon sonunda şampiyon olacağız

Turkishpostnet işaret fişeği çakmıştı: İsmail Kartal gönderiliyor

Emir Sarıgül 45 yaşında dede oluyor

Emir Sarıgül itirafçı mı oldu?

Öcalan çağrısından sonra ilk baş başa görüşme

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Bahçeli arasında 1 saat 10 dakikalık görüşme

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı

Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı

Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı

“Emniyet Genel Müdürü görevden alınacak” iddiası

Emniyette terfi krizi: Rütbeler mahkeme kararıyla alınıyor

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

“Emniyet Genel Müdürü görevden alınacak” iddiası

Emniyette terfi krizi: Rütbeler mahkeme kararıyla alınıyor

Bacağı kesilen 73 yaşındaki Abdullah Tırpan cezaevinde hayatını kaybetti

Bacağı kesilen 73 yaşındaki Abdullah Tırpan cezaevinde hayatını kaybetti

Fon soruşturmasında ‘gizli’ belgeleri paylaşanlara adli soruşturma

Fonlar hakkındaki kanun, Resmi Gazete’de yayımlandı

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Turkishpostnet işaret fişeği çakmıştı: İsmail Kartal gönderiliyor
  • Emir Sarıgül itirafçı mı oldu?
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Bahçeli arasında 1 saat 10 dakikalık görüşme
  • Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.