Perşembe, Ekim 29, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

H. Agah Kalender yazdı… Biri doğuya, diğeri batıya giden iki yolcu; Zweig ve Esed…

"Yahudi kökenli iki kişi Avustarya’dan yola çıktı… Avrupa yurtları değildi. Ruhi bunalımlarına çareler arıyorlardı. Biri batıya, daha batıya gitti, öteki doğuya, daha doğuya… Biri umutsuzluklar içinde yudumladığı zehirle ölüme yattı, diğeri ise sükunete erdirdiği ruhunu huzur içinde sahibine teslim etti."

19/02/2024 21:02
Okuma süresi: 10 dk. okuma
A A
H. Agah Kalender yazdı…  Biri doğuya, diğeri batıya giden iki yolcu; Zweig ve Esed…
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
H. Agah Kalender

H. Agah Kalender

120 köşe yazısı

(The Turkish Post) – Her ikisi de Avusturya’da aynı kültürün içine doğdu. Aralarında 10 küsür yaş farkı var. Kökenleri Yahudi… Her ikisinin de eline kalem çok yakıştı. Birbirinden değerli bugün klasik haline gelmiş kitaplara imza attılar.

Bu yazıda iki dev yazarın eserlerinden, edebi kişiliklerinden değil hayatlarından bahsedeceğim kısaca. Birini kader batıya, önce Avrupa’ya sonra okyanusun öte tarafına savurdu. Diğerini ise Lübnan üzerinden Arabistan çöllerine…

Zweig da Esed de maceralı hayat yaşadı.

Stefan Zweig adını duymuş olmalısınız. Kitaplarının önemli bölümü Türkçe’ye çevirildi. Üretken bir yazardı. Hayata yazarak tutundu. Tam 747 kitap yazdı. Kendisini derinlemesine tanımıyordum ben, uzun şeb-i yelda gecemde okudum. Gönülsüzce elime aldığım ‘Satranç’ kitabı çarptı beni. Klasik satranç kitabı okuyacağımı sanmıştım, yanılmışım. Satranca ne ilgim var, ne de oynamasını bilirim. Kitap satrancı anlatmıyor.

Gözetim altında tutulan bir Yahudi, satranç kitabını nöbetçilerin odasından gizlice aşırır. Kendisini oyalayacak tek şey bu kitaptır artık. Günlerini zihninde satranç oynayarak geçirir. Rakibi de kendisidir. Ve bu oyun onu canlı tutar. Kitabın aynı isimle filmi de çekildi.

H. Agah Kalender yazdı... Biri doğuya, diğeri batıya giden iki yolcu; Zweig ve Esed…

Calvin’i ve katı öğretisini anlattığı ‘Vicdan Zorbalığa Karşı’ kitabını da sevdim Zweig’ın.

Üstad bir yazarın önerisiyle okuduğum Zweig’ın ‘Bir Politikacının Portresi; Joseph Fouche’ kitabının tadına doyamadım. Bu biyografik eserde Fransız Devrimi’nin en kanlı günlerinde ‘Lyon Kasabı’ adıyla tarihe geçen Fouche’nin hayatını anlatır yazar. Gidişata yön veren her devrin adamıdır Fouche. İktidarlar değişir ama o koltuğunu hep korur. Dünya siyaset tarihinde ‘entrika çevirmekte’ üzerine yoktur. ‘Etrafında ihanet edeceği kimse kalmayınca kendine ihanet etmeye karar verir’ diye yazar Zweig, Fouche için. Napolyan Fouche için ‘Ben hayatımda böyle yaman adam görmedim’ der.

Yaşamanın son günlerinde kaleme aldığı ‘Dünün Dünyası’ adını verdiği kitapta hatıralarını anlatır Zweig.

Almanların ünlü şairi Rilke’dan çok etkilenen Zweig lise çağlarında şiir yazmaya başlar. Üniversitede felsefe eğitimi alır. Gazetelerin kültür sayfalarında makaleler yazar. Kitapları Nazilerin hışmına uğrar. Nazilerin Yahudilerin kitaplarını toplatarak yaktığı dönemdir. 1934’te Gestapo evini basar kitapların arasında silah arar. Entellektüellerin Hitler faşizmini anlamamasından yakınır; ‘Böyle şeyler 20. yüzyılda devam edemez’ diyorlardı. Berchtesgaden dağında oturan bir adamın hayatlarımızı tuzla buz edebileceğini hiç düşünmemiştik’ der.

Almanyadan Hitler’in zulmünden kaçanların aç perişan hallerini gördüğü zaman Zweig ‘Bu sürülmüş insanları gördüğüm gün, bu sapsarı kesilmiş yüzlerin benim kaderimin de habercisi olduğunu ve hepimizin bu bir tek adamın iktidar hırsına, öfkesine kurban edileceğimizi henüz bilmiyordum. Sonra bir hamlede Almanya’daki hukuk yerle bir edildi’ diye yazar. Adının kara listeye alındığını ve hayatının tehlikede olduğunu gören Zweig Londra’ya taşınır. Artık vatansızdır. Hitler peşini bırakmaz. Avrupa’nın içlerine doğru ilerler. Zweig’a rahat yüzü yoktur. Bundan sonra kendisini başka ülkelerde yaşam hakkı isteyen bir dilenci gibi görür.

Ömrüne iki dünya savaşı sığan Zweig’e haymatloz -yurtsuz- olmak çok ağır geldi.

Amerika, Arjantin, Paraguay ve Brezilya’da dolaşır. Amerika’da trende seyahat ederken bir radyo haberlerinde ‘Hitler’in sesini’ duyar. Ve içini büyük umutsuzluk kaplar. Hitler’in askerlerinin ve sesininin ulaşamadığı bir yer yoktur sanki. Onu, New York’ta gören bir arkadaşı ‘Görünümü çok kötümserdi. Bakışları boştu, keder doluydu. Anılarımdaki keyifli ve renkli o insan yok olup gitmişti’ diye bahseder.

Evsiz ve yurtsuz kalan Zweig, Brezilya’ya yerleşmeye karar verir. Satranç kitabını burada kaleme alır. İlk eşine yazdığı mektupta şunları söyler: ‘Burada Avrupa’yı unutabilirsem, evimi, kitaplarımı ve herşeyimi yitirdiğimi aklımdan çıkarabilirsem, ünü ve başarıyı boş verebilirsem, Avrupa’da insanlar açlık ve yoksulluk içinde kıvranırken bu Tanrı bağışı ülkede mutlu olurdum. Fakat Avrupa’dan gelen haberler çok korkunç…’.

Milyonlarca insanın yaşamlarını ve umutlarını öldüren Hitler sadece Avrupa’nın üzerine değil Zweig’in da karabasan gibi hayatına çöker. Bir arkadaşına yazdığı mektupta ‘Sevmiş olduğumuz dünya kesinlikle bir daha geri gelmeyecek. Yeni dünyada da sözümüz geçmeyecek. Söylediklerimizi hiç kimse anlamayacak. Artık bütün ülkelerde vatansız olacağız. Bugün bir hiçiz, yarın da bir hiç olacağız’ diye yazar.

Bu üzüntü ve karamsarlığa fazla dayanamaz. ‘Savaşın bombalarıyla çöken her evle ben de çöküyorum’ der. Depresif ruh hali giderek artar, iç buhranları derinleşir. Kendisini yaşamaya bağlayacak umutları tükenmek üzeredir. Karanlık, kaos dolu günler canına tak eder. Kaleme aldığı şu satırlar onun ruh halini yansıtır: ‘Evim nerede bilemiyorum. Belki de ben şu satırları yazarken İngiltere’deki her şeyim yakılıp yıkıldı, kül oldu. Tekrar oralara dönebiecek miyim? Dönmek isteyecek miyim? Açıp kapattığımız birkaç bavul tuhaf duygular, inanılmaz boşluk günlerini oluşturuyor. Kağıt ve mürekkep henüz tükenmedi. Şu sıralarda hayatımı yaşayacağıma onu kağıtlara karalıyorum’.

Ve intihar etmeye karar verir.

Bir mektup kaleme alır. Yaşamının son satırları oldukça etkileyici ve dokunaklıdır: ‘Özgür iradem ve açık bir bilinçle bu yaşamdan ayrılırken son bir sorumluluk yerine getirilmeyi bekliyor: Bana ve işimi yapmama huzurlu ortam sunan harika ülke Brezilya’ya içten teşekkürlerini sunmak. Her yeni günle bu ülkeyi daha çok sevmeyi öğrendim. Ruhsal anavatanım Avrupa kendi kendini yok ettikten ve ana dilimin dünyası yok olduktan sonra dünyanın hiçbir yerinde hayatımı bu kadar severek yeniden kuramazdım. Ama altmışıncı yaştan sonra tam anlamıyla yeniden başlamak çok özel bir güç gerektiriyor. Ve benim gücüm yıllar süren vatansız yolculuklardan sonra iyice tükendi. Bu nedenle hayatımı doğru zamanda ve doğru bir şekilde sonlandırmamın iyi olacağına inanıyorum. Ki hayatım boyunca tinsel uğraşım en büyük haz kaynağım ve kişisel özgürlüğüm en yüce değerim oldu. Bütün dostlarımı selamlarım. Hepsine uzun geceden sonra gelen tanın kızıllığını görmek nasip olsun!. Ben, her zaman ki sabırsızlığımla önden gidiyorum’.

H. Agah Kalender yazdı... Biri doğuya, diğeri batıya giden iki yolcu; Zweig ve Esed…

Zweig önce komşusunun kapısını çaldı. Ondan aldığı kitapları geri verdi. Komşusu ‘Ama bunları yeni almıştın’ dese de artık kitaplara ihtiyacı olmadığını söyledi ve vedalaştı. Eve geldi, hayatının son satırları ilk eşine yazar: ‘Bu mektup sana ulaştığında ben kendimi eskisinden çok daha iyi hissedeceğim. Senin iyi günleri göreceğine eminim. Hep yürekli ol. Rahata ve mutluluğa kavuştuğumu öğrendin’.

Ardından kravatını çözmeden günlük kıyafeti içinde soda şişesindeki öldürücü zehirden üç yudum aldı, sonra ‘Yanıma gelmek istersen bunu istediğin zaman yapabilirsin’ diyerek eşine uzatır. Eşi de şişede kalan zehiri içer ve çiçek desenli elbisesiyle Zweig’in yanına yatar. Sabah evlerinde birbirlerine sarılmış vaziyette ölü halde bulunurlar. Hitler travmasını ve ruhsal buhranlarını atlatamayan bir büyük yazarın hayatı ne yazık ki trajik biçimde son bulur.

Çok geçmeden de tarih tersine döner, bir dönemin güçlü diktatörü, Avrupa’yı kan gölüne çeviren Hitler savaşta yenilir ve intihar eder.

DOĞU’YA GİDEN YOLCU; MUHAMMED ESED…

Doğuya giden yolcu Muhammed Esed, Zweig’tan 18 yıl sonra dindar Yahudi bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Ailesi onun din adamı Haham olmasını istiyordu. Gerçek adı Leopold Weiss idi. Viyana’da Sanat Tarihi ve Eğitim Felsefesi okudu. Berlin’de gazetede çalışmaya başladı. Madam Gorky ile röportajı ses getirdi.

20’li yaşlara geldiğinde Kudüs’te yaşayan dayısından davet aldı. Uzun ve meşakketli yolculuktan sonra Kudüs’e ulaştı. Arapların günlük yaşamlarını yakından gözlemledi ve Müslümanların ruh sükunetindan çok etkilendi. Gazeteye ‘Doğumdan ölüme kadar uzanan olağanüstü basit bir hayat yaşayan kutsanmış insanlar. Ne zaman namaz kılan bir adam görsem alışılmadık bir alçak gönüllülük, tuhaf bir boyun eğme duygusu kıpırdanırdı içimde. Ben orada Rablerinin bu insanlara ne kadar yakın, inaçlarının yaşadıkları hayatla ne kadar kaynaşmış olduğunu farkettim.’ diye yazdı.

Yahudi’dir fakat siyonizme şiddetle karşı çıkar. Kudüs’te siyonistlerin önemli isimleriyle tartışır. O günleri anlatırken ‘Kendim de Yahudi kökenli olmama rağmen siyonizme karşı başından beri güçlü muhalefet beslemişimdir’ dedi.

H. Agah Kalender yazdı... Biri doğuya, diğeri batıya giden iki yolcu; Zweig ve Esed…

İslam öğrendiklerinden, duyduklarından çok farklıydı. Büyüklerinden Tevrat eğitimi almış, İslam hakkında bilgi sahibi olmuştu. Kur’an’ı okuyarak İslamı araştırmaya başladı. Şu satırlar onun: ‘Her şeye rağmen ilk inceleme ve soruşturmalarım ilgi duyduğum dünyayla aramdaki perdelerin yavaş yavaş kalkmasını sağladı. Şimdiye kadar bütünüyle habersiz olduğum düşünceler ve kavramlar dünyasıyla bağlantı kurmaya başlamıştım artık’.

Kudüs’teki çalışmalarını tamamladıktan sonra Berlin’e geri döndü. 1924’te Mısır, Ürdün, Lübnan, İran ve Afganistan’a kapsayan bir doğu yolculuğuna daha çıktı. Bu seyahati sırasında Kahire’de Muhammed Abduh’un öğrencilerinden Ezher Şeyhi Muhammed Mustafa Meragi ile tanıştı. Ondan Arapça öğrendi. Ve İslam hakkında sorular sordu. Babası ve kız kardeşi Naziler tarafından toplama kamplarına götürüldüğünü öğrendi. Bu onun en sıkıntılı dönemiydi. Oğlu ‘babasının ağladığı yegane anların’ bu dönem olduğunu söyler.

İslam’a giderek yaklaştığının farkındaydı. Kader onu sanki kurtuluşa İslam’a doğru çekiyordu. Avrupa onun evi olmayacaktı. Berlin’de Elsa ismindeki bir kadınla evlendi. Kudüs ve yol izlenimlerini ‘Doğu’nun Romantik Olmayan Yüzü’ adlı kitapta topladı. Bu Filistin’i dünyaya tanıttığı ilk kitabıydı.

Yeniden doğacağı ‘kader anı’ denen o gün geldi. Weiss Berlin metrosunda eşiyle birlikte seyahat ederken insanların yüzlerini seyretmeye başladı. Ve herkesin derin ve gizli acıyla hayatlarını sürdürdüğünü gördü. Düşüncelerini Elsa’ya açtı, aldığı cevap hayatının dönüm noktası olacaktı. Şu cümle kalbine doğru aktı: ‘Sanki bir cehennem azabı çekiyorlar. Acaba kendileri bunun farkındalar mı?’.

Bu duygularla eve döndüğünde masada araştırma yaparken açık bulundurduğu Kur’an’a gözü takıldı. Karşısına kısa süreleden olan ‘Tekasür’ ilişti. Ayetlerin anlamı metroda gördükleri manzaranın karşılığıydı. Bu olaydan kısa süre sonra eşiyle birlikte Müslüman olmaya karar verdiler. Berlin’de bulunan bir Müslüman topluluğa giderek onların huzurunda Kelime-i Şehadet getirdiler. Weiss, Peygamber’e hürmeten ‘Muhammed’ ismini, soyadı olarak da aslan anlamına gelen Esed’i aldı.

Şu cümleler onun; ‘Benim Müslüman oluşum, Müslümanlar arasında uzun yıllar yaşamış olmamdan ileri gelmiyordu. Aksine İslam’ı benimsediğim için Müslümanlar arasında yaşamayı seçtim ben. Batılının dünyası, tarihsi bir dünyadır. Bitmez tükenmez olaylar, olgular, devrimler ve yıkımlar dünyası. Sükun ve sürekliliğin yeri yoktur bu dünyada. Zaman kendisine şüphe ile bakılan bir düşmandır. Ve şimdiki zaman bir ebedilik tınısı taşımamaktadır orada’.

Weiss’in Doğu’ya yaptığı sefer, Kudüs’le başlayan yolculuk hayatını baştan aşağı değiştirdi. Weiss olarak çıktığı yolculuktan Muhammed olarak döndü. Ve önünde yepyeni ufuklar açıldı. Müslüman olduktan sonra eşiyle birlikte Hacca gitmek için yola çıktı. Bu kutlu seyahatten ‘Mekkeye Giden Yol’ diye kendi hikayesini anlattığı muhteşem bir kitap doğdu.

Bu kitabı da şeb-i yeldamda satır satır okudum. Doğu’yu, harika üslupla anlattığı Arabistan çöllerini adeta onunla birlikte dolaştım. Esed Arabistan’dan geri dönmedi. Orada 6 yıl kaldı. Kral’la dost oldu. Çöl hayatının büyüsüne kapıldı. Fırsat buldukça gecelerini çölün ıssızlığında geçirdi.

Çölün ortasında yaşadığı duygularını ‘Yüzümü yalayarak geçen rüzgar ‘Bir daha asla yabancı olmayacaksın’ diye fısıldıyordu kulağıma. Ve şimdi abayama sarınmış olarak kum üzerinde uzanmış yatarken kum fırtınasının uğultusu yankılanıyordu sanki. Artık bir yabancı değilim. Arabistan evim oldu benim. Batılı geçmişim bulanık, uzak bir düş sanki, büsbütün unutamayacağım kadar reel ama şimdinin bir parçası olamayacak kadar realtenin dışında. Şehirde birkaç ay kalacak olsam sıkılmaya, eylem ve hareketi çölün kuru, sert havasını, deve semerinin uyku çağıran sallantısını özlemeye başlıyorum’ diye yazdı.

Esed, bir süre Arabistan’da yaşadıktan sonra Hindistan’a gitti. Orada Muhammed Ali Cinnah ve Muhammed İkbal’la tanıştı. Pakistan kurulduktan sonra BM Daimi Temsilciliği’ne atandı. 25 yıl aradan sonra Batı topraklarına basışı New York’la oldu. Pakistan’da yaşanan siyasi karışıkların ardından inzivaya çekildi. Günlerini Fas, Portekiz ve İspanya’da ilmi çalışmalar yaparak geçirdi.

H. Agah Kalender yazdı... Biri doğuya, diğeri batıya giden iki yolcu; Zweig ve Esed…

1992 yılında İspanya’nın Endülüs bölgesinde bulunan Granada şehrinde, ruhunun fırtınalarını İslam’la yatıştırmış, sükunet içinde ve bir derviş sessizliğinde göçtü bu alemden. Ve bu şehre defnedildi.

Esed, gazateciliğinin yanısıra din alanında önemli eserler yazdı. Batı ve İslam dünyasında yazdıkları tartışılan değerli bir Müslüman düşünür olarak tanındı. ‘Kur’an Mesajı’ Türkçe’ye çevrilen kitaplarından biri. İran İslam Devrimi’ne karşı çıktı. İslam ülkelerindeki radikal ve şiddet yanlısı aşırı hareketlerden duyduğu rahatsızlığı tepkilere aldırmadan dile getirdi. İslam hukukunun bu şekilde uygulanamayacağını, sistemleştirilmesi gerektiğini vurguladı, geleneksel çevrelerin itirazlarına ve öfkelerine neden olan kadın hakları savunuculuğunu yaptı.

Bir kitabında ‘Her Müslüman erkek ve kadına eğitim sorumluluğunu yükleyen İslam şiarını takip etseydik, modern bilimlere yetişmek için bugün Batı’ya bakmak zorunda kalmazdık’ diye yazdı.

Yahudi kökenli iki kişi Avustarya’dan yola çıktı… Avrupa yurtları değildi. Ruhi bunalımlarına çareler arıyorlardı. Biri batıya, daha batıya gitti, öteki doğuya, daha doğuya… Biri umutsuzluklar içinde yudumladığı zehirle ölüme yattı, diğeri ise sükunete erdirdiği ruhunu huzur içinde sahibine teslim etti.

Her ikisinin de maceralı hayatları başlı başına hikaye… Artlarında ‘büyük eserler’ bıraktılar. Ve bugün yaşamlarından size kesitler sunar ve kitaplarını keyifle okurken ‘Esed de Zweig da boşuna yaşamadı’ notunu düşmek benim vazifem…

Etiketler: MUHAMMED ESEDSTEFAN ZWEİGÜst Manşet
Paylaş12Tweet8PaylaşGönderTara
H. Agah Kalender

H. Agah Kalender

Önerilen Haberler

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Cumhuriyet soruları…!
Köşe Yazarı

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Cumhuriyet soruları…!

H. Agah Kalender yazdı I Bir portre; Mustafa Yeneroğlu…!
Köşe Yazarı

H. Agah Kalender yazdı I Bir portre; Mustafa Yeneroğlu…!

Suna Yaman yazdı I Türkiye’nin yeni Ortadoğu denklemi
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Mekke İttifakı İran’la savaşı önleyebilir mi?

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Koray Aydın’ın istifası ve erken seçim…
Köşe Yazarı

Tolga Yavaş yazdı I Sandık yetmez, güvence gerekir

Popüler Haberler

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

“Beyaz Toros”la gündeme gelen savcı Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’ne atandı

Hakim ve savcılara seslenen Kanadoğlu: Hukuksuz kararlar tek tek raporlanıyor

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Şamil Tayyar, Sadettin Saran hakkında verilecek kararı açıkladı: Yüzde yüz tutuklanacak

Şamil Tayyar’dan fon açıklaması: Mağduriyetlerin giderilmesi kadar hesap sorulması da önemli

14 sosyal medya hesabıyla ilgili işlem başlatıldı

Bakan Çiftçi duyurdu: Bir polis memuru şehit oldu

Emrecan Uludağ’ın özel haberi I Mustafa Sarıgül CHP’den istifa edecek

Sarıgül soruşturmasında yeni gelişme: Berberi de gözaltına alındı

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Cumhuriyet soruları…!

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Cumhuriyet soruları…!

H. Agah Kalender yazdı I Bir portre; Mustafa Yeneroğlu…!

H. Agah Kalender yazdı I Bir portre; Mustafa Yeneroğlu…!

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

Oğlu Can Akaş’ı kaybetmişti: Cem Akaş’tan da acı haber

Oğlu Can Akaş’ı kaybetmişti: Cem Akaş’tan da acı haber

Fon soruşturmasında 42 kişi, 46 şirket ve 18 fon hakkındaki mal varlığı tedbirleri kaldırıldı

Fon skandalını yazan Yeni Şafak GYY Likoğlu: “Oğlumu tutuklayacak daha anasından doğmadı” diyenler varmış

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Emrecan Uludağ’ın özel haberi I Mustafa Sarıgül CHP’den istifa edecek

Sarıgül soruşturmasında yeni gelişme: Berberi de gözaltına alındı

Fon soruşturmasında AK Partili vekilin eşi dahil üç yöneticiye mal varlığı incelemesi

Fon soruşturmasında AK Partili vekilin eşi dahil üç yöneticiye mal varlığı incelemesi

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Şamil Tayyar’dan fon açıklaması: Mağduriyetlerin giderilmesi kadar hesap sorulması da önemli
  • Bakan Çiftçi duyurdu: Bir polis memuru şehit oldu
  • Sarıgül soruşturmasında yeni gelişme: Berberi de gözaltına alındı
  • Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.