Salı, Ekim 27, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

H. Agah Kalender yazdı I Belgesel roman; Gecenin Çığlığı…!

‘Gecenin Çığlığı’nın odağında 6-7 Eylül olayları var… 1955 yılının karanlık hadiseleri… Rum kökenli vatandaşların malları, mülkleri, canları yağmalandı, talan edildi. Kıbrıs olayları gerekçe gösterildi. Kendiliğinden oluşan bir hareket değildi. Karanlık odalarda planlandı. Provokatörler sahaya sürüldü. Peşine taktıkları güruhla Beyoğlu’nun altı üstüne getirildi.

20/12/2025 15:12
Okuma süresi: 5 dk. okuma
A A
H. Agah Kalender yazdı I Belgesel roman; Gecenin Çığlığı…!
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
H. Agah Kalender

H. Agah Kalender

120 köşe yazısı

(The Turkish Post) – H. AGAH KALENDER

Yarın şeb-i yelda… En uzun gece… Her iki kelime de Farsça… Kavram dilimize yerleşti. Birçok şiire, şarkıya konu oldu. Bugün pek kullanılmadığı doğru… Gece, gündüz, seher anlamını yitirdi. Güneşe veya aya bakarak zamanı idrak edeni ara ki bulasın. İnsanlar akşamın olduğunu saatlerine bakarak anlıyorlar. Eskiden guruba bakılırdı. Güneş batarken ufukta oluşan kırmızı güzelliğe doyum olmaz, şairlere ilham verirdi.

“Batan gün, kana benziyor” şarkısını dinlemeye bayılırım. Hem melodisi hem de sözleri alır götürür beni başka alemlere… “Yaralı cana benziyor / Esmerim vay vay / Ah ediyor bir gül için / Şu bülbül bana benziyor…” Ahmet Haşim hüzünlenir; “Sular sarardı… Yüzün perde perde solmakta / Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta…” Derdi olan adam için akşam çekilmez. Istırabını paylaşacağı, konuşacağı kimse kalmaz. “Akşam, yine akşam, yine akşam / Göllerde bu dem bir kamış olsam…”

Öteden beri 21 Aralık gecesine doğru yürürken derin düşüncelere dalarım. Çocukluğumun karanlık ve uzun gecelerini hayal ederim. O beyti hatırlarım mutlaka; “Şeb-i yeldayı müneccimle, muvakkit ne bilir / Mübtela-yı gama sor kim geceler kaç saat” Şair ne güzel demiş. Gecenin uzunluğunu saatlere değil, gam müptelasına sor… Dertleriyle baş başa kalmıştır. Ama aşıktır, ama hastadır, ama ıstırabı vardır. Farketmez. Gözü dışarıda günün ışımasını, sabahın olmasını ister. Bir ‘dert ortağı’ çıkıp gelecektir, acılarını paylaşacak ve azaltacaktır.

Eskiden hastanelere yakın camilerde sabah ezanın vakit girer girmez okunurdu. Hastalara sabahı müjdelemek için hoca elini çabuk tutardı. Gecenin bitmekte olduğunu haber verirdi. Ne kadar eskiden…? Osmanlı döneminde… Ne kadar ince ve anlamlı bir düşünce… Bugün de olamaz mı? Zor… Bir manası olur mu ayrıca? Çünkü güneşin yerini mekanik ve soğuk saatler aldı. Ne ezana verilecek kulak, ne dışarıya bakacak göz kaldı.

Ey okur! Günün anlam ve önemiyle başladık yine… Geçen yıl da ‘şeb-i yelda’ üzerine ahkam kesmiştin diyenler çıkabilir. Doğru, tutamıyorum kendimi takvimde 21 Aralık’ı gördüğüm zaman bir kaç gün öncesinden dilime o beyit pelesenk oluyor. Çevremdeki herkesle paylaşıyorum. Bir yılın sonundayız. Giden seneyi haftaya değerlendiririz. Bugün nicedir masamın üzerinde ‘beni yaz’ diye bekleyen bir kitap var. Artık onun vakti geldi. Yeteri kadar demlendi. Bu bir roman… Belgesel tadında ve tarzında bir roman… Arka fonu tarihe yaslanan romanlara bayılırım. Ahmet Altan’ın ‘O Yıl’ını henüz okuyamadım. Yeni çıktı.

Önce ‘Gecenin Çığlığı…’ Mutlu Çölgeçen’in eseri… Yazar başka kitaplar da yazmış. Gazeteci kökenli… Haberlerinden tanıyanlar çıkabilir. Haberlerin ömrü çok kısa… Sanat eseri öyle değil. Ölmez. Bir ömür boyu okunur. Bir gazetecinin kalemini kalıcı eser yönünde kullanması takdir etmemek mümkün mü? Daha önce de benzer üsluba sahip ‘Vurgun’ diye romanı okumuş, sizinle paylaşmıştım. Bir polisiye romandı. Aşkın Balaban diye adını ilk kez duyduğum biriydi. Onda da gazeteci üslubu ve tadı vardı.

‘Gecenin Çığlığı’nın odağında 6-7 Eylül olayları var… 1955 yılının karanlık hadiseleri… Rum kökenli vatandaşların malları, mülkleri, canları yağmalandı, talan edildi. Kıbrıs olayları gerekçe gösterildi. Kendiliğinden oluşan bir hareket değildi. Karanlık odalarda planlandı. Provokatörler sahaya sürüldü. Peşine taktıkları güruhla Beyoğlu’nun altı üstüne getirildi. İktidarda Adnan Menderes hükümeti vardı. Yaşananlar siyaset engel olamadı. Yıllar sonra MGK Genel Sekreterliği de yapmış olan Sabri Yirmibeşoğlu Paşa “6-7 Eylül bir Özel Harp işidir” diyecekti.

6-7 Eylül olayları tarihin en karanlık sayfalarından… Ne kadar aydınlatılabildi? Kamuoyuna ne kadar mal oldu? Hesabı sorulabildi mi? Gerekli dersler çıkarıldı mı? Maalesef bu sorulara doğru ve sağlıklı cevap verebilmek mümkün değil. Devlet lisanı halle ‘Yaşandı, geçti, kurcalamayın…’ dedi. Yıldönümlerinde bazı çevrelerde hatırlandı. O kadar…. Oysa belgeseller, filmler, romanlar yazılmalıydı. 6-7 Eylül utancıyla hem devlet hem toplum yüzleşebilmeliydi. Ve de ‘hesaplaşabilmeliydi’. Maalesef ülke olarak ‘yüzleşme ve hesaplaşma’ konusunda çok zayıf olduğumuz ortada.

İşte Mutlu Çölgeçen 2025’in Mart’ında piyasaya çıkan kitabında bize ‘o gün ve gecelerin çığlığını’ anlatıyor. Su gibi akan bir üslupla… Okuması kolay… İlk sayfayı açtığınızda elinizden bırakmanız mümkün değil. O kadar gerçekçi ve sahici bir dili var ki… Olayların içine giriyorsunuz. Yaşıyorsunuz adeta. Çığlıklar kulaklarınızda yankılanıyor. Cam kırıkları üzerinize dökülüyor. Kalbiniz acıyor. Yüreğiniz daralıyor. Gözleriniz nemleniyor. Bir belgesel gibi… Ama değil. Roman veya uzun hikaye tadında…  ‘Selanik’ diye başlıyor ilk satırlar; “Telefonu kapattığında yüzüne yansıyan mutluluk, odasını dolduran akşam güneşinin kızıl yansımalarıyla daha da belirginleşti…”.

Kitabın kapağında resim alıp sizi götürüyor 6-7 Eylül 1955’e… Enkazlar arasında iki genç… Güzel ve masum yüzler… Ve az ötede görünün bir güvenlik görevlisi… Hem felaket hem insan unsuru kapağa yansımış. Bölüm başlıkları da dikkat çekici… Okumayı daha kolaylaştırıyor; ‘Mazi Kalbimde Yara’… ‘Erguvan’… ‘Ortalık Toz Duman’ gibi çarpıcı başlıklar adeta ‘beni oku’ diye çekiyor sizi. Arka yüzünde kitabın içeriğiyle ilgili üç paragraflık doyurucu bilgiler var.

Birlikte okuyalım mı; ”İstanbul… Asırlardır farklı kültürlerin iç içe geçtiği, sokaklarında onlarca dilin yankılandığı, komşuluğun din ve kimlikten bağımsız yaşandığı kadim şehir… Ancak bir gece, bu çok seslilik sustu, tarih karanlığa gömüldü. Takvim yaprakları 6-7 Eylül 1955’i gösteriyordu. Önce bir söylenti yayıldı, ardından kalabalıklar sokağa döküldü. Öfkenin ve kışkırtmanın körüklediği bu taşkınlık, yalnızca vitrinleri değil, insanların hayatlarını da paramparça etti. Pencerelerden yükselen çığlıklar, taşlara kazınan ayak sesleri, bir gecede dağılan hayaller…

Gecenin Çığlığı, bireysel hatıralarla toplumsal hafızanın kesiştiği, bir şehrin ruhunda hâlâ izi kalan bir gecenin romanı. O gece Dimitri ve Mahmure, aşklarıyla bu yangının tam ortasında kaldılar. Birbirlerine sığınarak hayatta kalmaya çalıştılar ama şehir, artık onları koruyamayacak kadar yabancılaşmıştı. Aradan yıllar geçti, 2004’te, Dimitri İstanbul’a geri döndüğünde, hatıralarındaki şehrin acımazsızca betonlar arasında sıkışıp kaldığını gördü. Nefesi kesildi!

Gecenin Çığlığı, o gece evlerinden sürülen, geçmişi ellerinden alınan, anıları silinmeye çalışılan binlerce insanın hikâyesini anlatıyor. İstanbul’un sokaklarında yankılanan adımların aslında geçmişin hayaletlerini peşinden sürüklediğini hatırlatıyor. Sessiz sedasız kapanan dükkânlar, bir daha açılmayan pencereler, yerini kimliği belirsiz betonlara bırakan eski mahalleler… Bu roman geçmişten gelen o fısıltıları duymak, unutulanları hatırlamak ve gecenin karanlığında yankılanan çığlıkları duymak için bir davet! Çünkü unutmamak, dahası hatırlamak, adalet, özgürlük ve insan hakları adına yapılacak en büyük direniştir…”

‘Gecenin Çığlığı’ 70 yıl öncesinden bir feryat… Uzaklarda değil, bu topraklarda yaşandı. İstanbul’un göbeğinde… Bir ‘derin operasyondu’. Hedefine de ulaştı. İstanbul bir rengini yitirdi. Bize de utancı kaldı. O çığlık hassas yürekler, duyarlı vicdanlar olduğu sürece yankılanıp duracak… Mutlu Çölgeçen iyi iş çıkarmış… Karanlığa bir mum yakmış. Bir ışık, bir ayna tutmuş. Sadece romanını yazmamış, acı da olsa gerçeklerin gün yüzüne çıkmasına katkı yapmış. Okumanızı öneririm… Şeb-i yeldaya da iyi gider. Gecenizi kısaltır…

Etiketler: BELGESELÇığlığıGeceninH. Agah KalenderROMANÜst Manşet
Paylaş2Tweet1PaylaşGönderTara
H. Agah Kalender

H. Agah Kalender

Önerilen Haberler

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?
Köşe Yazarı

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?

Suna Yaman yazdı I Brezilya’da Lula kazandı, Sırbistan’da öğrenciler iktidarı devirdi
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Brezilya’da Lula kazandı, Sırbistan’da öğrenciler iktidarı devirdi

Vergiye tabi gelir dilimleri yeniden belirlendi… Çalışana yeni şok!
Özel Haber

Mehmet Eren yazdı I Esnafın vergi yükü ağırlaşıyor: Hazine Bakanlığı’ndan taksitlendirme beklentisi

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında şarkıcı Nil Özalp gözaltına alındı
Haber Yorum

Halim Yılmaz yazdı I Basına engel var, ama yazıyı ilk yayımlayan İsmail Saymaz’a neden yok?

Popüler Haberler

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Sibel Can ve Emir Sarıgül Marmaris’te evleniyor!

Sibel Can’la evlilik hazırlığı yapıyordu, tutuklandı!

Cengiz İzol yazdı I İnsan insanın rengini alır: İyiliği çoğaltmak

Cengiz İzol yazdı I İnsan insanın rengini alır: İyiliği çoğaltmak

Özel okul öğretmeni fuhuş ve uyuşturucudan tutuklandı

Özel okul öğretmeni fuhuş ve uyuşturucudan tutuklandı

Fon soruşturması kapsamında Altınbaş ailesinin mal varlıkları donduruldu

Fon soruşturması kapsamında Altınbaş ailesinin mal varlıkları donduruldu

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Emir Sarıgül 45 yaşında dede oluyor

Emir Sarıgül itirafçı mı oldu?

Öcalan çağrısından sonra ilk baş başa görüşme

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Bahçeli arasında 1 saat 10 dakikalık görüşme

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı

Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı

Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı

“Emniyet Genel Müdürü görevden alınacak” iddiası

Emniyette terfi krizi: Rütbeler mahkeme kararıyla alınıyor

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Bacağı kesilen 73 yaşındaki Abdullah Tırpan cezaevinde hayatını kaybetti

Bacağı kesilen 73 yaşındaki Abdullah Tırpan cezaevinde hayatını kaybetti

“Emniyet Genel Müdürü görevden alınacak” iddiası

Emniyette terfi krizi: Rütbeler mahkeme kararıyla alınıyor

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

Fon soruşturmasında ‘gizli’ belgeleri paylaşanlara adli soruşturma

Fonlar hakkındaki kanun, Resmi Gazete’de yayımlandı

Ölüm tehdidi alan Afşin Hatipoğlu: Bir süre paylaşım yapmayacağım

Ölüm tehdidi alan Afşin Hatipoğlu: Bir süre paylaşım yapmayacağım

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Emir Sarıgül itirafçı mı oldu?
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Bahçeli arasında 1 saat 10 dakikalık görüşme
  • Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı
  • Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.