Salı, Ekim 27, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

H. Agah Kalender yazdı I Üç fidana nasıl kıydınız?

Bu coğrafyada devlet ve siyasal iktidarlar ‘yaşatmayı’ değil, ‘öldürmeyi’ seçti. Bugün idam kalktı. AB uğruna… İyi de oldu. Fakat bu kez hapishane ve zindanlar doldu, taştı. Bugünün Deniz Gezmiş’leri darağacında değil, ışıksız hücrelerde, beton duvarlar arasında ölüme mahkum edildi. Devlet, iktidar ve siyaset ne zaman ‘farklı ve ötekiyi’ normal görecek acaba?

11/05/2025 11:05
Okuma süresi: 6 dk. okuma
A A
H. Agah Kalender yazdı I Üç fidana nasıl kıydınız?
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
H. Agah Kalender

H. Agah Kalender

120 köşe yazısı

(The Turkish Post) – H. AGAH KALENDER 

Hafta içi Deniz Gezmiş ve iki arkadaşının idamlarının yıldönümüydü. Bana mı öyle geldi bilmiyorum, sanki bu yıl medya ve internet mecralarında çok fazla haber çıktı. 53 yıl geçti aradan. Haberleri okurken duygulandım, ‘üç fidanın’ idam anını ve son günlerini anlatan o kitabı hatırladım. Tekrar elime aldım, sayfalarını hızla çevirdim, bir süre etkisinden çıkamadım. Ve yazı konusu yapmaya karar verdim.

Aynı siyasal iklimin insanları değiliz. Ama aynı toprağın çocuklarıyız. Varsın uzak mahallenin sakinleri olsunlar…

Dünya ve hiçbir toplum tek tip insanlardan oluşmaz ki… Fikirler farklı, düşünceler farklı… Dinler, mezhepler ayrı olabilir. İşte bahar geldi, tabiatta tek çiçek mi açtı? Rengarenk ve çeşit çeşit değil mi bağlar, bahçeler, dağlar, ovalar…? Büyük Usta Yaşar Kemal’in şu sözü ne kadar anlamlı; ‘Bir bahçede hep aynı çiçekten olursa o bahçe güzel olmaz. Sen, ben, o varız diye güzel bu bahçe… Koparma farklı çiçekleri, kalsın renkleriyle, kokularıyla…’ Haksız mı?

Siyasal İslamcılar, hocalar, hacılar bolca ‘kardeşlik’ nutukları attı fakat başarılı bir örnek ortaya koyamadı. Muhafazakâr sağdan kaç kişi Yaşar Kemal’in cümlelerini söyleyebilir? Bu soruyu sorarken içim yanıyor. Üzgünüm, fakat mahallemin hali pür melali bu… Farklı olana, ötekine zerrece tahammülü yok. Kendisi gibi düşünmeyen, inanmayan herkesi ‘sorun’ olarak görür, ‘hain’ der, ‘terörist’ der ve ‘düşmanlığı’ körükler. Kardeşlik sedece sözde…

Ey okur! Deniz Gezmiş’in, Yusuf Aslan’ın, Hüseyin İnan’ın acısını yüreğimde duymam benim insanlığımın gereğidir. İnsanlık olmadıktan sonra inancın, dinin ne önemi var. Önce insan olmak gerekmez mi? Adem olamayanın dini olabilir mi? Maalesef bu konuda muhafazakârlar ‘iyi sınav’ veremedi. Okyanusu geçtiler fakat derede, küçük su birikintilerinde boğuldular. Daha acı olanı özeleştiri yapma gereği duymamaları… Bozgunu zafermiş gibi algılamaları…

NURETTİN TOPÇU VE ANADOLU İNSANI 

Ne diyordu Nurettin Topçu, Orhan Okay’a yazdığı mektupta… ‘Ahlaksızlığın ummanı olan Şark’ı yaşadıkça tanıyorum. Burada insanı fenerle arayanlar yanılmamışlar… ‘Müslümanız’ diyen insan yığını yok mu? Onlar Şark’ın en aşağı tabakasını teşkil ediyor. Yaşayan şekliyle Müslümanlık Şark’ı bitirmiş. Buraya ne ilim girer, ne ahlak ne de Allah uzanır bunlara…’ Evet, çok ağır. Ama yaşadığı hayal kırıklığının satırlara dökülmüş hali bu. Topçu 1965’te yazmış bunları… Aradan yıllar geçti… Üstad mezarından kalkıp baksaydın, hiçbir şeyin değişmediğini görecektin… Anadolu insanı bıraktığın gibi…

Üç fidan neden idam edildi? Sokaktan geliyorlardı, kavganın içindeydiler. Sisteme itirazları vardı. Karşı çıktıkları devlet değildi, ‘vatan ve halkın selametini’ dert edinmişlerdi. İsyanları sistemeydi. Haksızlığaydı, emeğin sömürüsüneydi. Ülkenin batıya peşkeş çekilmesineydi. İşkence ve zulmeydi. Doğru, dünyada sert esen sol rüzgarlara kendilerini fena kaptırmışlardı. ‘Denizlerin dalgası, halkın kavgası, yarınların sevdasıydılar’. Ama hayatlarının baharında kırıldılar. Sadece onlar değil elbette. Bir sembole dönüştüler… Anıt oldular.

27 Mayıs ‘3 çınarı’ devirmişti. Adnan Menderes ve iki bakan arkadaşının idamlarını kastediyorum. Bir cunta darbesiydi. Bir ülke, ‘başbakanını’ önce uyduruk mahkemelerde yargıladı sonra astı. 10 yıl sonra ‘3 fidanın’ idamı rövanş mıydı? Yine olağanüstü dönem… 12 Mart muhtırası verilmiş, hükümet düşmüş, tabansız bir iktidar vardı. Yazıya oturmadan önce 1972 tarihli Meclis tutanaklarını okudum. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının oylaması müzakere ediliyordu. Lehte ve aleyhte konuşanlar vardı. İdamları hararetle savunan parti Süleyman Demirel’in AP’siydi. CHP’de ise kafalar karışık… Karşı çıkanlar da var, kabul oyu verenler de, oylamaya katılmayanlar da…

İNÖNÜ, DEMİREL, ÜÇ FİDAN… 

Meclis’te sandalye sayısı 450 idi. 273 milletvekili ‘kabul’ oyu kullandı. ‘Hayır’ diyenler sadece 48 kişiydi. İsmet İnönü ve Bülent Ecevit ‘red’, Süleyman Demirel ve Alparslan Türkeş ‘kabul’ oyu verdi. Necmettin Erbakan oylamaya katılmadı. Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay idamları onayladı. Siyasetçiler tarihe isimlerini böyle yazdırdı. Zamanın ruhu olduğunu kabul ediyorum. Bazı gerçekler var ki o ruhu deler geçer. O günün şartları falan mazeret veya hafifletici sebep olamaz. Demirel yıllar sonra ‘O günkü şartlar içinde gelmiş geçmiş bir olaydır. Talihsiz bir olaydır. Biz o cezanın infazına oy verdik. O günkü şartlar onu gerektiriyordu’ derken bile mugalata yapmaktan geri durmadı.

H. Agah Kalender yazdı I Üç fidana nasıl kıydınız?

Eğer sağ olsaydı, ‘Hayır Demirel, gelmiş geçmiş bir olay değil’ demek isterdim. ‘Toplumda açtığı yara, aradan geçen zamana rağmen kabuk bağlamadı. Hala için için kanıyor…’ diye eklerdim. Bir insanın hayatı söz konusu… Bir politik tercih değil bu. Eğer Meclis idamlara direnseydi, siyasi tarih başka türlü yazılacaktı.

‘Üç çınara’ karşılık ‘üç fidan’ mukayesesini doğru bulmuyorum. Devletin ‘bir sağdan, bir soldan’ gibi iğrenç taktikleri olduğunu biliyorum fakat iki olayı birbirinden bağımsız değerlendirmek lazım. Gerçi 6 idamın da üzerinde ‘ordunun koyu gölgesi’ var. İdamlar olağanüstü dönemlerin sonucu… Biri doğrudan askeri darbe, diğeri askeri müdahale… Sonuçta söz sahibi olan, son sözü söyleyen asker… Ve onların güdümüne giren siyaset… Meclis, parti ve milletvekilleri… İsmet İnönü, Menderes’in idamını engelleyebilir, Süleyman Demirel ise Deniz Gezmiş’i ipten alabilirdi. Yapmadılar.

Sözünü ettiğim kitap, Erdal Öz’ün ‘Gülünün Solduğu Akşam’ adlı eseri… Bir tanıklık aslında… Belgesel gibi… Kitap adını Turgut Uyar’ın bir şiirinden almış… ‘Herkes ne zaman ölür / elbet gülünün solduğu akşam…’. Çok etkileyici ve dokunaklı mısralar… Gülünün solduğu akşam kim ölmez ki… Yazar kitap hakkında bilgi verirken ‘Hızla tutmaya çalıştığım dağınık notlardan, cezaevi günlüğümden, dışarıya yazıp yolladığım mektuplardan, o mektupların satır aralarına bir gölge gibi iliştirdiğim görünmez anılardan, belleğimde, yüreğimde kalanlardan yola çıkarak yazıldı’ diyerek not düşmüş.

H. Agah Kalender yazdı I Üç fidana nasıl kıydınız?

ANAYASANIN SONU…

Deniz Gezmiş ve arkadaşları neden idam cezası aldı? Banka soygunu, anarşi, terör gibi faaliyetlerden mi? Değil… Anayasayı ‘tağyir, tebdil ve ilgaya cebren teşebbüs…’ suçundan… Ünlü TCK 146/1 yani… İlginçtir, Adnan Menderes de Anayasayı ihlalden ölüm cezası aldı. Bu kadar kolay mı Anayasayı ortadan kaldırmak? Neylersin olağanüstü dönemlerin yargısı da olağanüstü oluyor. Normali aramak nafile… İdamlarının gerekçesi ‘politik sisteme itirazları vardı’ cümlesini doğruluyor. Olamaz mı? Tarihin cilvesi olsa gerek 8 yıl sonra, 12 Eylül’de ordu Anayasayı toptan ortadan kaldırdı. Deniz Gezmiş’e Anayasa ihlalinden yargıla ardından Anayasayı kaldır at…

Ve Deniz Gezmiş’in idamı… ‘Deniz yanındaki masaya getirilmiş bir yazı makinesiyle babasına son mektubunu yazdırıyordu. Sözcükleri üzerinde düşünüyordu. Mektup bitti, kelepçesini çözdüler. Bir kalem verdiler. İmzaladı mektubun altını. Yine kelepçelediler. Ala bileklerine vurulmuş bukağılı pranganın uzun, ağır bir zinciri vardı…’ Sehpaya doğru yürüyecekti. ‘Bir Albay prangayı çözmeden yapalım şu işi…’ dedi. İnfaz savcısı ‘Yok, canım bunlar uslu çocuklar, çözelim’ diye karşı çıktı. Deniz Gezmiş avukatına döndü ve ‘Cezaevinden bizi yangından mal kaçırır gibi getirdiler. Ayakkabılarımızın bağlarını bile bağlamamıza fırsat vermediler. Asılınca postallarımın ayağımdan düşmesini istemem’ dedi. İki gardiyan kollarından kavradı. Deniz dimdik yürüdü.

Erdal Öz, avukatının tanıklığında en ince ayrıntısına kadar anlatıyor. Anlatmak gerçekten zor. Okumanızı isterim. Deniz tabureye kendisi çıktı. ‘Yaşasın tam bağımsız Türkiye…’ diye bağırdı. Savcı çek çek diye cellada seslendi. Boyu uzundu Deniz’in bu hesaba katılmamıştı. Ayağa masaya değdi. Savcı ‘Masayı da çekin altından’ diye bağırdı. Ve acı son… Vaktiyle Necip Fazıl’ın bir kitabında ölümünün uzamasını başka sebeplere bağladığını okumuştum. Oysa basit bir nedeni varmış. Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idamlarından da benzer tablolar yaşandı. Her üçü de ölüme pişman değil, metin gittiler…

Üzgünüm bu coğrafyada devlet ve siyasal iktidarlar ‘yaşatmayı’ değil, ‘öldürmeyi’ seçti. Bugün idam kalktı. AB uğruna… İyi de oldu. Fakat bu kez hapishane ve zindanlar doldu, taştı. Bugünün Deniz Gezmiş’leri darağacında değil, ışıksız hücrelerde, beton duvarlar arasında ölüme mahkum edildi. Devlet, iktidar ve siyaset ne zaman ‘farklı ve ötekiyi’ normal görecek acaba…?

İdamlarının 53. yıldönümünde 3 fidanı böyle bir yazıyla yad etmek istedim. Umarım, yüreğinize dokunabilmişimdir.

Etiketler: İDAMüç fidanÜst Manşet
Paylaş6Tweet4PaylaşGönderTara
H. Agah Kalender

H. Agah Kalender

Önerilen Haberler

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?
Köşe Yazarı

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?

Suna Yaman yazdı I Brezilya’da Lula kazandı, Sırbistan’da öğrenciler iktidarı devirdi
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Brezilya’da Lula kazandı, Sırbistan’da öğrenciler iktidarı devirdi

Vergiye tabi gelir dilimleri yeniden belirlendi… Çalışana yeni şok!
Özel Haber

Mehmet Eren yazdı I Esnafın vergi yükü ağırlaşıyor: Hazine Bakanlığı’ndan taksitlendirme beklentisi

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında şarkıcı Nil Özalp gözaltına alındı
Haber Yorum

Halim Yılmaz yazdı I Basına engel var, ama yazıyı ilk yayımlayan İsmail Saymaz’a neden yok?

Popüler Haberler

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Sibel Can ve Emir Sarıgül Marmaris’te evleniyor!

Sibel Can’la evlilik hazırlığı yapıyordu, tutuklandı!

Cengiz İzol yazdı I İnsan insanın rengini alır: İyiliği çoğaltmak

Cengiz İzol yazdı I İnsan insanın rengini alır: İyiliği çoğaltmak

Özel okul öğretmeni fuhuş ve uyuşturucudan tutuklandı

Özel okul öğretmeni fuhuş ve uyuşturucudan tutuklandı

Fon soruşturması kapsamında Altınbaş ailesinin mal varlıkları donduruldu

Fon soruşturması kapsamında Altınbaş ailesinin mal varlıkları donduruldu

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Emir Sarıgül 45 yaşında dede oluyor

Emir Sarıgül itirafçı mı oldu?

Öcalan çağrısından sonra ilk baş başa görüşme

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Bahçeli arasında 1 saat 10 dakikalık görüşme

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı

Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı

Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı

“Emniyet Genel Müdürü görevden alınacak” iddiası

Emniyette terfi krizi: Rütbeler mahkeme kararıyla alınıyor

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Bacağı kesilen 73 yaşındaki Abdullah Tırpan cezaevinde hayatını kaybetti

Bacağı kesilen 73 yaşındaki Abdullah Tırpan cezaevinde hayatını kaybetti

“Emniyet Genel Müdürü görevden alınacak” iddiası

Emniyette terfi krizi: Rütbeler mahkeme kararıyla alınıyor

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

Fon soruşturmasında ‘gizli’ belgeleri paylaşanlara adli soruşturma

Fonlar hakkındaki kanun, Resmi Gazete’de yayımlandı

Ölüm tehdidi alan Afşin Hatipoğlu: Bir süre paylaşım yapmayacağım

Ölüm tehdidi alan Afşin Hatipoğlu: Bir süre paylaşım yapmayacağım

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Emir Sarıgül itirafçı mı oldu?
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Bahçeli arasında 1 saat 10 dakikalık görüşme
  • Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı
  • Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.