Salı, Ekim 27, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı… Bir yıl sonra deprem gerçeği!

Benim isyanım her deprem karşısındaki şaşkınlığımız. Sanki ilk kez depremle karşılaşıyoruz gibi elimiz ayağımız dolaşıyor. Oysa fayların üzerinde yaşamanın bir bedeli var. Ve bu da yaşanarak görüldü.

15/04/2024 11:04
Okuma süresi: 4 dk. okuma
A A
Hüsnü Yusuf Turabiç yazılarıyla Turkishpost’ta: Başlarken…
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Hüsnü Yusuf Turabiç

Hüsnü Yusuf Turabiç

335 köşe yazısı

(The Turkish Post) – HÜSNÜ YUSUF TURABİÇ

Türkiye fayların üzerinde oturan bir deprem ülkesi… Uzmanlar sürekli uyarır; ‘Bu gerçeği unutmayın. Depremle yaşamaya öğrenin’ diye. Depremin üzerinden bir süre geçince faylar tekrar unutulur. Ne depreme göre bina ne de hayat inşa edilir. Bu ülke her depreme hazırlıksız yakalanır.

Devlet de sivil toplum da deprem bölgesine ne yapacağını bilemeden panik halinde koşar. Oysa burası depremlerle şekillenmiş bir coğrafya. Kaos içinde geçen ilk saatlerde gerektiği şekilde müdahale edilemez. Enkazların altından gelen çığlıklar söner gider. Saatler sonra enkazın üzerinden yükselen ‘Kimse var mı?’ sorusuna ‘Burdayım’ diyen çıkarsa hummalı çalışma başlar.

99 Marmara depremi yıkım ve can kaybı açısından büyük felaketti. Deprem gerçeği ülkenin gündemine 99’dan sonra daha ciddi girdi. Bu tarihten, onca uyarı ve tartışmalardan sonra herkesin hazırlıklı olması gerekirdi. Geniş bir bölgeyi vuran 6 Şubat depreminde hazırlıklı mıydık? Hayır. Acılar kabuk bağladıktan sonra geri dönüp bakıldığında nice zaaflar, çaresizlikler ve amatörlükler yaşandığı açıkça görülüyor.

Benim isyanım her deprem karşısındaki şaşkınlığımız. Sanki ilk kez depremle karşılaşıyoruz gibi elimiz ayağımız dolaşıyor. Oysa fayların üzerinde yaşamanın bir bedeli var. Ve bu da yaşanarak görüldü. İstanbul’u büyük deprem bekliyor. Neredeyse geri sayım başladı. Zamanı belirsiz fakat çok uzak değil. Olası şiddeti bile az çok tahmin ediliyor.

Kim İstanbul’un depreme hazır olduğunu söyleyebilir? Sizin binanızın sağlam olması tek başına yeterli değil, şehrinizin de toplanma alanları, yardım kanalları gibi birçok açıdan hazır olması gerekir. Meydanları işaretlemek, toplanma alanlarını belirlemek en kolayı. Ama nerede?

Marmara’dan sonra tespit edilen sahaların yerinde gökdelenler yükseliyor. Bir yıkım sonrası bitişik nizam binaların, dar yolların halini düşünün. Binadan sağ olarak kurtulabilsen bile sokaktan, mahalleden, şehirden çıkabilmek kolay mı? Olası enkaz bölgelerine girebilmek de aynı şekilde zor.

1 yıl sonra deprem bölgesinde durum nedir? Maalesef mesele hep siyasi yönüyle tartışılmakta. İktidar sorumluluğu üzerinden atmaya çalışırken muhalefet iktidarın bedel ödemesi gerektiğinden dem vuruyor. Depremin sahası ve yıkım çok büyük. Böylesine geniş sahayı etkileyen felaketin altından kalkmak kolay değil.

Depremzedelere ‘felaket hiç yaşanmamış gibi’, 6 Şubat öncesinin hayatını sunabilmek neredeyse imkânsız.

Maddi sorunlar halledilse bile kayıpların acısı dinmez. Travmalar atlatılamaz. Deprem sadece binaları değil insanların psikolojisini de vurdu. O anı yaşayanlar için hiçbir şey eskisi gibi olmaz, olamaz. Depremzedelerin mikrofonlara söyledikleri bu gerçeği haykırıyor.

Hâlâ o gün kaybolan ve akıbetleri belirsiz kişiler var. Yakınlarının ‘Nerede canımız?’ soruları cevapsız.

Depremin sebep olduğu sorunları hiç değilse 1 yıl sonra politik kaygılardan uzak konuşmak ve tartışmak lazım. Ne yazık ki bu topraklarda her şeyin siyasetin konusu olduğu gerçeği deprem meselesinde de kendini gösteriyor. İktidar ve muhalefet kadroları ‘siyasi çıkarlar’ devşirmek için deprem bölgesine akın etti.

Hayır, yaralar değil 1, 10 yılda bile sarılamaz. Konut sorunu çözülemedi. Soğuklarda zor şartlarda hayat mücadelesi veren depremzede oranı hiç de az değil. Daha kayıpların sayısı üzerinde bir uzlaşma yok. Resmî açıklamalar ikna edici değil. Hayatını kaybedenlerin sayısına sokaktaki insan kuşkuyla bakıyor. Haksız mı? Değil.

Bir gerçek var ki, 6 Şubat’ta Türkiye’nin bütün depremlere kurban verdiklerinden daha fazla insan yaşamını yitirdi.

Depremzedelerin yaralarına merhem olmak seçim kazanmaktan daha önemli. Her şey siyaset değil. Felaketler siyasi çıkarlara parti menfaatlerine indirgenemez. Fay hattı Allah’ın, üstündeki binalar ise kulların eseri… Bilim milimetresine kadar fayların yerini işaretlemekte.

Fay bölgelerinde depreme dayanıklı binalar kurulmuş mu? Kurulmadığı ortada… O halde sorumluluk kimde? Müteahhit, yerel yönetici, genel idare… Sorumluluk sahipleriyle yüzleşmek ve hesaplaşmak gerekmiyor mu? Hesap vermek ve gereğini yapmak için Japon mu olmak lazım. Marmara hesapsız kaldı, 6 Şubat’ta bedeli ağır ödendi.

Depreme hazırlık ‘yüzleşmek ve hesaplaşma’ ile başlar. ‘Şu müteahhit yakalandı’, ‘Falan binanın müteahhidi teslim oldu’ gibi haberler okuduk. Peki sonuç? Bütün faturayı birkaç müteahhit ödeyince mesele bitti mi? Soruşturmaların daha derinleşmesi ve yukarılara uzaması gerekmiyor muydu? Ruhsat veren, göz yuman yerel yöneticiler ne olacak?

Felaketin üzerinden 1 yıl geçti. Kamuoyunu ve acılı insanları tatmin edecek ne sonuç çıktı? Önümüzdeki seçimlerde yine aday olan görevdeki başkanlar var. Hatay ve Gaziantep gibi… Eğer davasını takip edecek kamu vicdanı oluşmaz ve mesele tümüyle siyasete bırakılırsa hiçbir netice alınamayacağı aşikâr.

Cumhurbaşkanı Erdoğan 3 gün önce Hatay’da konuştu: ‘Merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse dayanışma halinde olmazsa o şehre herhangi bir şey gelmez. Hatay’a geldi mi? Şu anda Hatay garip kaldı, mahzun kaldı’. Hiçbir yorum yapmadan tarihe not düşüyorum.

Hatayspor’un hocası, eski milli kaleci Volkan Demirel’in şu sözleri ne kadar içten ve insani: ‘Mutlu uyuduğum bir akşamda ne yapacağımı bilemediğim bir sabaha uyandım. Hayat bana en önemli şeyin hayatta olmak olduğunu öğretti. Hepimizin hayata dair çabası, sahip olmak istediği şeyler var. Bunlar herkese göre değişir. Ama bunların hiçbirinin önemli olmadığını 6 Şubat sabahında tanıdığım insanların artık hayatta olmamasıyla öğrendim. Önemli olanın ailemle birlikte kimseyi kırmadan, üzmeden yaşamak olduğunu öğrendim. Depremden önce hayata dair hayallerim, ideallerim, planlarım vardı. Depremden sonra artık bunlar yok. Hayata bakış açım değişti. Artık insanları kırmadan ne yapabilirim diye düşünüyorum’.

1 yıl sonra 6 Şubat… Değişen bir şey yok. Depremzede acılarıyla baş başa. Siyaset ise günü kurtarmanın ve seçim kazanmanın peşinde…

Etiketler: Bir yıl sonra deprem gerçeği!Hüsnü Yusuf TürabiçÜst Manşet
Paylaş1Tweet1PaylaşGönderTara
Hüsnü Yusuf Turabiç

Hüsnü Yusuf Turabiç

Önerilen Haberler

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?
Köşe Yazarı

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?

Suna Yaman yazdı I Brezilya’da Lula kazandı, Sırbistan’da öğrenciler iktidarı devirdi
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Brezilya’da Lula kazandı, Sırbistan’da öğrenciler iktidarı devirdi

Vergiye tabi gelir dilimleri yeniden belirlendi… Çalışana yeni şok!
Özel Haber

Mehmet Eren yazdı I Esnafın vergi yükü ağırlaşıyor: Hazine Bakanlığı’ndan taksitlendirme beklentisi

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında şarkıcı Nil Özalp gözaltına alındı
Haber Yorum

Halim Yılmaz yazdı I Basına engel var, ama yazıyı ilk yayımlayan İsmail Saymaz’a neden yok?

Popüler Haberler

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Sibel Can ve Emir Sarıgül Marmaris’te evleniyor!

Sibel Can’la evlilik hazırlığı yapıyordu, tutuklandı!

Cengiz İzol yazdı I İnsan insanın rengini alır: İyiliği çoğaltmak

Cengiz İzol yazdı I İnsan insanın rengini alır: İyiliği çoğaltmak

Özel okul öğretmeni fuhuş ve uyuşturucudan tutuklandı

Özel okul öğretmeni fuhuş ve uyuşturucudan tutuklandı

Fon soruşturması kapsamında Altınbaş ailesinin mal varlıkları donduruldu

Fon soruşturması kapsamında Altınbaş ailesinin mal varlıkları donduruldu

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı

Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı

Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı

“Emniyet Genel Müdürü görevden alınacak” iddiası

Emniyette terfi krizi: Rütbeler mahkeme kararıyla alınıyor

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Fon soruşturmasında ‘gizli’ belgeleri paylaşanlara adli soruşturma

Fonlar hakkındaki kanun, Resmi Gazete’de yayımlandı

Motorine yeni zam kapıda: Litre fiyatı 60 lirayı bulacak

Benzine bu hafta 7.65 lira zam geliyor

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Bacağı kesilen 73 yaşındaki Abdullah Tırpan cezaevinde hayatını kaybetti

Bacağı kesilen 73 yaşındaki Abdullah Tırpan cezaevinde hayatını kaybetti

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

Oktay Saral’a görevden alındığını genel sekreter açıklamış

Oktay Saral’a görevden alındığını genel sekreter açıklamış

“Emniyet Genel Müdürü görevden alınacak” iddiası

Emniyette terfi krizi: Rütbeler mahkeme kararıyla alınıyor

Ölüm tehdidi alan Afşin Hatipoğlu: Bir süre paylaşım yapmayacağım

Ölüm tehdidi alan Afşin Hatipoğlu: Bir süre paylaşım yapmayacağım

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı
  • Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı
  • Emniyette terfi krizi: Rütbeler mahkeme kararıyla alınıyor
  • Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.