Salı, Ekim 27, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Mümtaz’er Türköne yazdı I Devletin etnik ve mezhebî kimliklere göre örgütlenmesi

Kürt bir cumhurbaşkanı yardımcısının kime ne faydası olacak? Alevî Cumhurbaşkanı, Alevîlerin ne kadarını temsil edecek ve onların hangi sorununu çözecek?

21/07/2025 12:07
Okuma süresi: 6 dk. okuma
A A
Gerekçe cumhurbaşkanına hakaret: 16 yaşında, her hafta karakola imza veriyor
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Mümtaz'er Türköne

Mümtaz'er Türköne

186 köşe yazısı

(The Turkish Post) – MÜMTAZ’ER TÜRKÖNE  

Bahçeli’nin “Bir Kürt, bir Alevî cumhurbaşkanı yardımcısı” önerisi, MHP tarafından resmen doğrulanmadı, bir toplantıda dile getirildiğine dair bir söylenti olarak kaldı. Bu kadarı yetti ve Lübnanlaşma başlığı altında siyasî gündeme bu öneri yerleşti. Sarahatini, bağlamını bilmeden Bahçeli’nin böyle bir öneride bulunduğu söylentisinin bile bu kadar tepki ve tartışmaya yol açması, Türkiye’de sağlıklı bir düşünce atmosferinin var olduğunu gösteriyor. İtiraz edilmesi de son derece doğal.

Etnik kimliklere, mezhep ve din mensubiyetine göre siyasî teşkilatlanma, devlet görevlerinin dağıtılması bir ülkenin her köşesini mayın tarlasına çevirmektir. Sürekli çatışma üretecek bir kriz makinesini devletin kalbine yerleştirmektir. Dışardan çok makul görünen Lübnan örneği, gerekli dersleri çıkartmak için yeterli. Bir zamanlar dünyanın en müreffeh ülkelerinden biri olan bu küçük ülke bugün çözümsüz anlaşmazlıklara gömülü olarak, etnik ve mezhep yükleri altında kendini tüketiyor. Lübnan avuç içi kadar bir yer. Osmanlı döneminde vilayet bile değil, mutasarrıflık olarak yönetiliyordu. Osmanlı millet sistemine ve devletin dışardan tarafsız otoritesine rağmen tarih boyunca bu küçük coğrafya mezhep ve aşiret çatışmaları ile kan kaybetmişti.

Bosna-Hersek gibi, devlet içinde bazı önemli temsil görevlerinin etnik-dinî kimliklere göre dönemsel olarak el değiştirmesi Lübnan örneğinden farklı. Ama dünyada başka örneklerle birlikte hepsinin bir ortak paydası var: Eşit vatandaşlık ve temel hakların güvence altına alınması adına başka bir çözümün bulunmaması; yani bir mecburiyet hali. Kısaca sorunu eşit vatandaşlık formülü ile kökünden çözemediğiniz için sorunla birlikte asgari zararla yaşamaya çalışıyorsunuz.

Aşiret düzeni:

Din ve etnik kimlik farklı eksenler. Toplumu sağdan sola, yukarıdan aşağıya birkaç kere bölüyor. Bu ikisine dayalı düzen, devleti aşiret konfederasyonuna çeviriyor. Dinî topluluklar bile, hiyerarşisi, disiplini ve mensubiyeti ile aşiretler gibi örgütleniyor. Aşiretler örgütlü toplumlar, kendi içlerindeki sorunlara kimseyi karıştırmıyorlar, anlaşmazlıkları kendi kuralları ve yetkili kişileri aracılığıyla çözüyorlar. Etnik ve dini kimliklere dayalı devlet örgütlenmesi, her topluluğa aşiretler gibi özerk bir alan açıyor ve bunun teminatlarını sağlıyor. Mesele farklı topluluklar arasında bir çatışma çıktığı zaman büyüyor, bu sefer merkezî otoritenin güvenlik birimleri değil bu toplulukların kendi silahlı teşkilatları devreye giriyor ve kan davası benzeri uzun süren anlaşmazlıklar kangren haline geliyor.

Suriye’de Aşiretler ile Dürziler arasında çıkan, İsrail’in müdahalesi ile uluslararası soruna dönüşen ve Suriye’nin genel istikrarını tehdit eden çatışma bu ilişki biçiminin eseri. Herkesin kendi askerî gücü var, polis-jandarma teşkilatı o topluluğa mensup olanlardan teşkil ediliyor. Kısaca isteseniz de ait olduğunuz topluluğun dışında güvende değilsiniz; şayet etnik-dinî bir kimliğiniz yoksa hemen edinmeli hayatınızı o mensubiyetle sürdürmelisiniz.

Sorunun tarihsel olarak ne kadar karmaşık ve içinden çıkılmaz olduğunu anlamak için M.Talha Çiçek’in Osmanlı İmparatorluğu ve Arap Aşiretleri (1840-1914) (Çev. Tansel Demirel, İş Bankası yayını, İstanbul, 2024) isimli çalışmasına bakabilirsiniz. Bu çalışmada Suriye’ye güneyden gelen göçebe Aneze ve Şemmer aşiretlerinin yol açtığı asayiş sorunlarının ne kadar büyük devlet meselesine dönüştüğünü takip ederken, bugün Dürzilerle Arap aşiretleri arasında çıkan çatışmaların mantığını da kavramış oluyorsunuz. Deyrizor bu aşiret çatışmalarını önlemek için kurulmuş bir şehir. Mesele din-mezhep, etnik kimlik veya aşiret bağının ötesine geçiyor; birbirine karşı vaziyet alan benzer örgütlenmelere dönüşüyor ve çatışmalar bireylere başka seçenek bırakmadığından bu anlayış kuvvetleniyor. Sadece Dürzilerin değil, Cezire’de Kürtlerin de Arap aşiretleri ile ciddi problemleri var.

Eşit Vatandaşlık:

Cumhuriyet’in Osmanlı’dan devraldığı en büyük toplumsal avantaj, aşiret yapılarının hiç olmazsa Türkler arasında tasfiye edilmiş olmasıdır. Osmanlı Devleti, Selçuklu’dan farklı olarak Orta Asya’dan sel gibi akın akın gelen Türk boylarını ve aşiretleri sınırdan girerken mümkün olan en küçük parçalara ayırıp Anadolu ve Balkanlara dağıtarak iskân etmiştir. Bugün birbiriyle alakasız uzak yerlerde aynı boyun-aşiretin ismini taşıyan yerleşim yerlerinin bulunması, bu iskân politikasının izleri olarak okunmalı. İslâm dünyasında, Türkiye dışında aşiret yapısının üzerine çıkmış devlet düzenine sahip ülke hemen hemen yoktur. İran’da bile, özellikle doğuda çok güçlü aşiret yapıları mevcuttur. Türkmenistan ve Afganistan, hangi rejimle yönetilirse yönetilsin aşiret meclislerinin hakimiyetindedir.

Osmanlı’nın eksik bıraktığını PKK tamamladı; Kürtler arasında son 40 yılda aşiret yapılarının etki gücünü büyük ölçüde kaybetmesi PKK’nın oluşturduğu örgütsel yapının eseri. 40 yıllık çatışma içinde Kürt siyaseti, aşiret dengelerini aşan bir ulusal bilinç geliştirdi. Kürt sorunu ile başetmeye çalışan Türk Devleti için iyi mi, kötü mü? Bana sorarsanız eşit vatandaşlık hukukunun kapısını sonuna kadar açtığı için çok büyük bir avantaj. Yoran, tüketen ve en çok da vatandaşlarınızı sömüren aşiret düzenine göre çok ileri bir durum. Toplumsal yapıyı şekillendiren aşiret düzeni, ulusal düzeyde doğal olarak otoriter bir yönetimle muhatap olmayı getiriyor. Türkiye’de Kürtlerin sorunlarını çözmek için söz söyleyecek bir dikta düzenine alan bırakmıyor.

Etnik kimlikleri, aşiret bağlarını, din ve mezhep aidiyetinin bir siyasî örgütlenme şeklini alıp devlet düzeni haline gelmesi uluslaşmayı, merkezî bir hukuk ve adalet düzeni oluşturmayı engellerken, çatışmaları büyütüyor. İnsan denen varlığın kendi hak ve hukukunu, genel bir hukuk düzeni içinde koruyamadığı sert ve sürekli çatışmalar bu örgütlü toplulukları güvenlik sağlayan sığınaklara dönüştürüyor. Bombaların, mermilerin arasında kendinizi nispeten korunaklı bu sığınağa attığınız zaman bu sefer kalın ve güvenli duvarlar bir hapishane gibi sizi esir ediyor. Güvenliğinizi aşiret veya mezhep topluluğu içinde sağladığınız zaman, kendi bireysel iradenizden ve özgürlüğünüzden de vazgeçmiş, o yapının bir parçası haline gelmiş oluyorsunuz.

Mesele din veya etnik kimlik değil:

Hiçbir kendi inancınızın sıcak ve samimi dünyasında veya soy-akraba bağları içinde huzurlu bir hayat sürmekle alâkalı değil. İnancınız cephaneye, örgütlü bir silahlı güce dönüşüyor, mensup olduğunuz topluluk çatışmanın bir tarafı olmaya başlıyor. Bu ortamda sizi aynı mezhep veya soy mensupları ile birleştiren, aynı bütünün parçası haline getiren tek faktör düşmanlarınız oluyor. Bir siyasetçi durup dururken size din kardeşliğinden, ümmet referansından bahsediyorsa bilin ki onun belirlediği bir düşmana karşı dinî duygularınızı kullanarak seferberlik ilan etmektedir. Siyasî rekabet dine ve etnik kimliklere hiçbir zaman yapıcı bir rol yüklemez, hep düşman yaratma peşindedir.

Devlet düzeni içinde bazı temsil makamlarında din ve etnik kimliğe dayalı görevlendirmeler, sizin temel haklar düzeninizin, hukuk güvencelerinizin fiilen işlemediğini, onun yerine sembolik aidiyetlerin geçtiğini gösterir. Lübnanlaşma demokrasi ve hukuk düzeninin iflası demektir.

Cumhurbaşkanı yardımcımız Cevdet Yılmaz’ın bir Zaza olduğunu, şahsen ben bu tartışma vesilesiyle öğrendim. Kılıçdaroğlu, fazladan % 3 oy alsaydı hem Alevî hem de Kürt bir cumhurbaşkanımız olacaktı. Bu kadar yüksek oy alabilmesi, laik hukuk düzeninin sağladığı garantilerin ona oy veren Kürt ve Alevî olmayanlar nezdinde inandırıcılığının eseri olmalı. Çözüm Süreci’nde Kürt sorununu, etnik kimliklere statü tanıyarak değil Abdullah Öcalan’ın yol haritasına göre demokrasi, eşit vatandaşlık ve hukuk devleti ile çözmeye hazırlanıyoruz. Bir Kürdün kimliği ve anadili ile hiçbir şekilde kendini eksik hissettirmemeyi başarırsanız mesele zaten çözülmüş olur. Kürt bir cumhurbaşkanı yardımcısının kime ne faydası olacak? Alevî Cumhurbaşkanı, Alevîlerin ne kadarını temsil edecek ve onların hangi sorununu çözecek?

Eşit vatandaşlık etnik ve dinî aidiyetlerin üzerinde birey için yeteri kadar güvence sağlayabilirse bütün sorunlar çözülüyor. Bunun için hukuk devleti, hukukun vazgeçilmezi olan laiklik prensibi ve iktidarların bu alanları istismar etmesini engelleyen demokratik denetim mekanizmaları gerekiyor. Hepsi bu kadar.

Dinî inanç siyasetçinin kullanımında düşmanlık vesilesi, etnik aidiyet kavga sebebi olur. Yunus gibi “Ben gelmedim dava için benim işim sevi için/Dost’un evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim” diyen bir siyasetçi gördünüz mü?

İnsanlık demokrasi, hukuk ve laiklik ile iktidarları sınırlayıp çeki-düzen vererek ve büyük bedeller ödeyerek bu çatışma alanlarını gül bahçesine çevirmiş. Bizler de bu insanlığın bir parçası değil miyiz?

 

Etiketler: Devletinetnik mezhebîkimlikleremümtazer TürköneörgütlenmesiÜst Manşet
Paylaş35Tweet22PaylaşGönderTara
Mümtaz'er Türköne

Mümtaz'er Türköne

Önerilen Haberler

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?
Köşe Yazarı

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?

Suna Yaman yazdı I Brezilya’da Lula kazandı, Sırbistan’da öğrenciler iktidarı devirdi
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Brezilya’da Lula kazandı, Sırbistan’da öğrenciler iktidarı devirdi

Vergiye tabi gelir dilimleri yeniden belirlendi… Çalışana yeni şok!
Özel Haber

Mehmet Eren yazdı I Esnafın vergi yükü ağırlaşıyor: Hazine Bakanlığı’ndan taksitlendirme beklentisi

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında şarkıcı Nil Özalp gözaltına alındı
Haber Yorum

Halim Yılmaz yazdı I Basına engel var, ama yazıyı ilk yayımlayan İsmail Saymaz’a neden yok?

Popüler Haberler

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Sibel Can ve Emir Sarıgül Marmaris’te evleniyor!

Sibel Can’la evlilik hazırlığı yapıyordu, tutuklandı!

Cengiz İzol yazdı I İnsan insanın rengini alır: İyiliği çoğaltmak

Cengiz İzol yazdı I İnsan insanın rengini alır: İyiliği çoğaltmak

Özel okul öğretmeni fuhuş ve uyuşturucudan tutuklandı

Özel okul öğretmeni fuhuş ve uyuşturucudan tutuklandı

Fon soruşturması kapsamında Altınbaş ailesinin mal varlıkları donduruldu

Fon soruşturması kapsamında Altınbaş ailesinin mal varlıkları donduruldu

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Emir Sarıgül 45 yaşında dede oluyor

Emir Sarıgül itirafçı mı oldu?

Öcalan çağrısından sonra ilk baş başa görüşme

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Bahçeli arasında 1 saat 10 dakikalık görüşme

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı

Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı

Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı

“Emniyet Genel Müdürü görevden alınacak” iddiası

Emniyette terfi krizi: Rütbeler mahkeme kararıyla alınıyor

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Bacağı kesilen 73 yaşındaki Abdullah Tırpan cezaevinde hayatını kaybetti

Bacağı kesilen 73 yaşındaki Abdullah Tırpan cezaevinde hayatını kaybetti

“Emniyet Genel Müdürü görevden alınacak” iddiası

Emniyette terfi krizi: Rütbeler mahkeme kararıyla alınıyor

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

Ölüm tehdidi alan Afşin Hatipoğlu: Bir süre paylaşım yapmayacağım

Ölüm tehdidi alan Afşin Hatipoğlu: Bir süre paylaşım yapmayacağım

Fon soruşturmasında ‘gizli’ belgeleri paylaşanlara adli soruşturma

Fonlar hakkındaki kanun, Resmi Gazete’de yayımlandı

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Emir Sarıgül itirafçı mı oldu?
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Bahçeli arasında 1 saat 10 dakikalık görüşme
  • Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı
  • Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.