Salı, Ekim 27, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Mümtaz’er Türköne yazdı I Otokraside tutuklu kalanlar…

Bir tek merkez, saray ve dar bir yargı ekibi dışında gündemdeki yargılamalar, Türkiye’de muhalefeti ezmeyi, parçalamayı ve etkisiz hale getirmeyi amaçlayan siyasî operasyonlar olarak görülüyor, eleştiriliyor ve maşerî vicdanda mahkûm ediliyor. “Rakibinizi çok güzel ortadan kaldırdınız, aferin” diye millet, gelip size destek mi verecek? Huruşanı andıran milletin öfkesini ne yapacaksınız?

28/04/2025 12:04
Okuma süresi: 5 dk. okuma
A A
İnsan Hakları Derneği, yıllık ihlal raporunu açıkladı: 147 cezaevinde 24 bin ihlal yaşandı
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Mümtaz'er Türköne

Mümtaz'er Türköne

186 köşe yazısı

(The Turkish Post) – MÜMTAZ’ER TÜRKÖNE

Otokratik operasyonlara karşı kesif bir hukuk devleti hassasiyeti yükseliyor.

Yargıtay Birinci Başkan Vekili Ahmet Ömeroğlu’nun “adil yargılama” uyarısı ve “tutuklama istisna olarak uygulanmalı” sözü, muhatap ve gündem itibarıyla 19 Mart depremine karşı sarfedilmiş olmalı. AYM Başkanının, Ahiret müeyyidelerine dayanarak öne sürdüğü benzer uyarıların, karşısında oturan dindar ve muhafazakâr ve ayrıca güç sahibi muktedirleri hedef aldığı kanaati egemen oldu. “Haktan uzak yaşayanın, haksızlıktan yakayı kurtaramayacağını unutmamalıdır.” cümlesinin, aktüel soruşturmalarda hukuka aykırı karar veren hakim ve savcılara yönelik tehdit içerdiği bile söylenebilir.  Bahçeli, çok tartışılan benzer bir uyarı yaptı; MHP’nin önde gelen hukukçu ismi Feti Yıldız, “tutuksuz yargılama esastır” diyerek açıkça siyasî yargılamaları eleştirdi. İyi Parti lideri Dervişoğlu’nun aynı kıvamda, çorbada tuzu oldu.

Bir tek merkez, saray ve dar bir yargı ekibi dışında gündemdeki yargılamalar, Türkiye’de muhalefeti ezmeyi, parçalamayı ve etkisiz hale getirmeyi amaçlayan siyasî operasyonlar olarak görülüyor, eleştiriliyor ve maşerî vicdanda mahkûm ediliyor.

Çıkartılan sonuç şu: İmamoğlu ve Ümit Özdağ başta olmak üzere siyasetin namlı isimleri, gerçekte yargının değil, otokrasinin kararı ve tasarrufu sonucu demir parmaklıklar arkasında tutuluyor.

Doğru mu?

Kamuoyu araştırmaları, AK Partililer de dahil olmak üzere algının bu şekilde halka yerleştiğini gösteriyor.

Sonra ortaya trajikomik bir tablo çıkıyor. İnsanların özgürlüklerinden mahrum bırakılması trajedi, bu kadar gözümüze sokularak ve tam tersi sonuçlara yol açarak, yani akılsızca yapılması ise komedi.

Ama sonrasında, “Ben sende tutuklu kaldım” veya “Saçların parmaklık, gözlerin gardiyan olsun!” tarzı, arabesk kıvamda bir şarkı gelmiyor.

Yani durum son derece ciddi.

Otokrasi ne demek?

“Otoriter”, “diktatör”, “tiran”, “despot” gibi nüansla birbirinden ayrılan kavramların hemen yanıbaşında duran “otokrasi” kavramı bugünkü sıkıntımızı ifade etmek için çok yaygın kullanılıyor.

Kavramların inceliklerini ayırdetmekte zorlananlar için basit ve sentetik bir tanımlama yapalım:

Otomobilin “oto”sunu, demokrasinin de “krasi”sini alıp birleştirin. “Kendi kendine hareket eden”den “kendi kendine”yi, “halkın iktidarı”ndan da “iktidar”ı almış oluyorsunuz. Ortaya “kendi kendine iktidar” kavramı çıkıyor, öyle değil mi?

Otokrasi, uyacağı kuralları kendisi belirleyen, kendi koydukları dışında hiçbir şarta ve sınıra aldırış etmeyen, yani “keyfi yönetim” anlamına geliyor.

İstisnasız bütün yönetimler otokratik eğilim taşır. İktidara gelene, kendisine verilen alan hep dar gelir. Dışardan veya aşağıdan bir zorlama ile karşılaşmadığı takdirde güç sahibi iktidarını götürebileceği en uç sınırlara kadar yaymak ve her deliğe nüfuz etmek ister. Bu yüzden otokrasi bazı kişilere has, özel ve kişisel bir sorun olarak, istisnai bir durum şeklinde karşınıza çıkmaz. Otokrasi eğilimi bütün iktidarlar için geçerlidir; bazısı yolunu bulur keyfe ma yeşa bir iktidar inşa eder, bazısı kurallara mecburen boyun eğer. Otokratik yönetimlerin doğasını anlamak için, ona fren koyamayan veya dengeleyemeyen harici faktörlere bakmak gerekir. Sır, kişilerde değil, onun dışındaki dengelerde ve sınırlardadır.

Size “dur” diyen yok. Hayalleriniz kadar güçlüsünüz? Kendi kendinize durur musunuz?

Karşımızda duran konturları çok kalın olan siyah beyaz tabloya bakarak şu sorunun cevabını da ondan çıkacak hükmü de verebilirsiniz:

Türkiye otokrasi ile mi yönetiliyor?

Mantıklı bir sonuca ulaşalım: 23 yıl iktidarda kalan birini nasıl sınırlayıp dengeleyeceksiniz?

Siyaset, doğasının gereği kendi hükmünü icra ediyor.

Otokrasinin hesabı, ülkenin çıkarı:

Problem, otokrasinin doymak bilmez güç iştahı ile ülkenin âlî çıkarları arasında giderek derinleşen uçurumu aşmaya çalışırken karşımıza çıkıyor.

Türkiye, bir ülke ve halk olarak uçuşa geçecek tarihî fırsatlar yakalıyor; ama yükü taşımakla görevli devlet adı verilen talih kuşu gelip otokrasinin ördüğü duvara tosluyor. Açık bir şekilde ifade edelim: Sorun Erdoğan değil, otokratik yapı. Erdoğan hukukun ve anayasa kurallarının, denge denetim mekanizmalarının işlediği parlamenter sistemin başbakanı olarak ülkeyi yönetiyor olsaydı, bugün önümüze çıkan fırsatlar anında büyük kazançlara dönüşebilirdi. Ama otokraside bu fırsatları kazanca dönüştürecek mekanizmalar işlemiyor.

Halley kuyruklu yıldızı gibi, karanlık gökyüzünde uzun kuyruğu ile yol alan bir kuyruklu yıldız tahayyül edin. Arkadaki kuyruk koskoca devlet cihazı ve bürokrasiyi ifade ediyor, yıldızın ani manevralarına uyum sağlamak zorundalar. Veya durumu koskoca bir ordunun muharebe alanında sevk ve idaresi olarak tasavvur edin. Yolu tesviye etmek, köprüler inşa ederek yönetimin de milletin de yürüyüşünü kolaylaştırmakla görevli istihkâm grubu, ordunun en arkasında seyahat ediyor. Yani atlar arabanın arkasına bağlanıyor.

Çözüm Süreci için de, ekonomik krizden çıkış için de aynı zaaf söz konusu.

İki meseleyi de sırtlanmış, etkili, çevik ve akıllı bir bürokrasi-teknokrasi ekipleri meydanda yoklar. Yıldızın kuyruğunda yer alan bir iki meteor parçası, yani Saraydakiler her şeye maydanoz oluyorlar.

5 bin yıllık denilen, hiç olmazsa bin yıldır bu topraklarda duruma vaziyet eden bir devletin aklı, birikimi ve kurumları değil, yıldızın kuyruğuna yapışan, vücut dili ve ses tonu ile arz-ı ubudiyet eden muhterislerin yönettiği komplolar, entrikalar ve hukuk tanımazlıklar ülkenin kaderini belirliyor.

Saraydan bir şekilde dışarıya yansıyan fikir makulelerine göz atmanız, otokrasinin şemsiyesi altında ne kadar ağır bir karanlığa gömüldüğümüzü göstermeye yeterli olmalı. Ama başka türlüsü olmuyor, politika yapay zekâ çağında maalesef testere ve törpü ile bu el tezgahlarında, plansız-projesiz uygulanıp yürütülüyor.

19 Mart operasyonu gibi.

19 Mart’tan sonra hangi tarih gelecek:

19 Mart, daha başlamadan bitmiş, başarısızlığa uğramış bir “muhalefeti tasfiye operasyonu” idi. Yarattığı derin ve kapatılması mümkün olmayan meşruiyet boşluğu ile muhalefeti mağdur ve mazlum kılarak, muhalefete güç verdi.

Güç zekâyı ve stratejik aklı devre dışı bırakıyor, bataklıkta çırpındıkça daha fazla batıyorlar. Belden aşağı vuruşlarla, özrü kabahatinden büyük jestlerle bu bataklık iktidarın enerjisini daha fazla soğuruyor.

Gündem olarak bu haftaya yayılacağı anlaşılan, İBB’de ikinci dalga operasyon yanlışta inadın eseri olarak sürecek.

Toplumun psikolojisine, iktidar değişimini zorlayan sosyolojiye kimse dönüp bakmıyor, anlamaya çalışmıyor. Rakiplerin ayağını kaydırmaya odaklı operasyonların bu derin sosyolojiyi ortadan kaldıramayacağını ve en önemlisi yoksullaşan kitlelerin açlığını gideremeyeceğini göremiyorlar.

Tamam, öyle olsun diyelim:

İmamoğlu imha edilecek.

Peki ya sonra?

“Rakibinizi çok güzel ortadan kaldırdınız, aferin” diye millet, gelip size destek mi verecek? Huruşanı andıran milletin öfkesini ne yapacaksınız?

Otokrasi, tek bir yıldızın peşinde yol aldığı için karşısındakini de bir kişi olarak görüyor. Halbuki tam tersine, rakibini yaratan sosyolojinin dinamiklerine ellerindeki yangın kovaları ile benzin taşıyorlar.

Otokrasi, sahipleri ve nemalananları için de bir tuzağa dönüşüyor.

Etiketler: kalanlarotokrasiTürkönetutukluÜst Manşetyargıtay
Paylaş84Tweet52PaylaşGönderTara
Mümtaz'er Türköne

Mümtaz'er Türköne

Önerilen Haberler

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?
Köşe Yazarı

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?

Suna Yaman yazdı I Brezilya’da Lula kazandı, Sırbistan’da öğrenciler iktidarı devirdi
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Brezilya’da Lula kazandı, Sırbistan’da öğrenciler iktidarı devirdi

Vergiye tabi gelir dilimleri yeniden belirlendi… Çalışana yeni şok!
Özel Haber

Mehmet Eren yazdı I Esnafın vergi yükü ağırlaşıyor: Hazine Bakanlığı’ndan taksitlendirme beklentisi

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında şarkıcı Nil Özalp gözaltına alındı
Haber Yorum

Halim Yılmaz yazdı I Basına engel var, ama yazıyı ilk yayımlayan İsmail Saymaz’a neden yok?

Popüler Haberler

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Sibel Can ve Emir Sarıgül Marmaris’te evleniyor!

Sibel Can’la evlilik hazırlığı yapıyordu, tutuklandı!

Cengiz İzol yazdı I İnsan insanın rengini alır: İyiliği çoğaltmak

Cengiz İzol yazdı I İnsan insanın rengini alır: İyiliği çoğaltmak

Özel okul öğretmeni fuhuş ve uyuşturucudan tutuklandı

Özel okul öğretmeni fuhuş ve uyuşturucudan tutuklandı

Fon soruşturması kapsamında Altınbaş ailesinin mal varlıkları donduruldu

Fon soruşturması kapsamında Altınbaş ailesinin mal varlıkları donduruldu

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Emir Sarıgül 45 yaşında dede oluyor

Emir Sarıgül itirafçı mı oldu?

Öcalan çağrısından sonra ilk baş başa görüşme

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Bahçeli arasında 1 saat 10 dakikalık görüşme

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı

Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı

Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı

“Emniyet Genel Müdürü görevden alınacak” iddiası

Emniyette terfi krizi: Rütbeler mahkeme kararıyla alınıyor

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Bacağı kesilen 73 yaşındaki Abdullah Tırpan cezaevinde hayatını kaybetti

Bacağı kesilen 73 yaşındaki Abdullah Tırpan cezaevinde hayatını kaybetti

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

“Emniyet Genel Müdürü görevden alınacak” iddiası

Emniyette terfi krizi: Rütbeler mahkeme kararıyla alınıyor

Ölüm tehdidi alan Afşin Hatipoğlu: Bir süre paylaşım yapmayacağım

Ölüm tehdidi alan Afşin Hatipoğlu: Bir süre paylaşım yapmayacağım

Oktay Saral’a görevden alındığını genel sekreter açıklamış

Oktay Saral’a görevden alındığını genel sekreter açıklamış

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Emir Sarıgül itirafçı mı oldu?
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Bahçeli arasında 1 saat 10 dakikalık görüşme
  • Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı
  • Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başsavcılık soruşturma başlattı

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.