Çarşamba, Ekim 28, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Fatma Zehra Fidan yazdı I Acılar ve gülmek üzerine

Gülüş, zihnin sunduğu ışıltılara bedenin direnemediği anlarda patlayan bir hâldir çoğunlukla. Hayatın realitesine ters göründüğü durumlarda, gülüş, temayüz ettiği gövdenin delilikle suçlanmasına yol açar. Çünkü o anlarda, toplumsal normları ve klişeleri aşan bir özgürlük hâlinin ruhsal ve bedensel olarak deneyimlenmesi söz konusudur.

13/08/2026 16:08
Okuma süresi: 5 dk. okuma
A A
Fatma Zehra Fidan yazdı I Acılar ve gülmek üzerine
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Fatma Zehra Fidan

Fatma Zehra Fidan

60 köşe yazısı

(The Turkish Post) – FATMA ZEHRA FİDAN   

Acılardan söz etmek kolay değildir, hele Şule Gürbüz’ün dediği gibi “anlatılabilene acı mı denir?” kavlince bir acıya saplandığında insan, kelimeler kaçışır. Fakat hayatın her deminde kelimelerin firar ettiği acılara gark olmayız, hayatın ve insan olmanın doğasına terstir bu. Öyle olmasaydı, kendisini zıtlıklarla anlatan bir dünya olmazdı içine düştüğümüz.

Acılar öyle zannedildiği gibi kötü de değildir; doğurgandır, filozoflar, şairler, sanatçılar onun ikliminde temayüz eder. Aşkını pembe panjurlu evinde, açık mavi gökyüzüne bakarak yaşayan birinden şiir çıkar mı?

Zihnini sadece dinsel olanla sınırlayan kişilerden düşünce sancısı ve felsefe çıkar mı?

Her acı insanı başkalarının hayran olduğu birine dönüştürmez elbette. Acılarının başına oturup bitimsiz bir iştahla ondan beslenmeye alışanlar, hayatın tebessüm eden anlarını da kendi lehlerine çevirmeyi başarırlar.

Acı insana ne yaparsa yapsın; acıdan söz etmek, acıyla üretmek, acıyla eylemek -zannedildiğinin aksine- hep daha kolay gelir bana.

…

Özellikle bizim gibi toplumlarda acı ve hüzün yüceltilmiştir. Felsefeye teşne bir toplum olmadığımıza göre, bu yönelim dinsel kaynaklı olmalıdır. Dinsel anlatılara göre, acı hayatın olmazsa olmazı ve Allah’ın özel ilgisinin en belirgin müjdecisidir.

“Allah çileyi sevdiğine verir…

Mahzun bir gönülle yaşayan, hayatın belki her deminde Allah’ın çile lütfuna mazhar olan kişilerin içsel tatmini nasıldır?

Buradaki dayanak noktası hiçbir yerde olmadığı kadar güçlü: “Bu dünyada hiç kimse seni sevmese de seni seven sonsuz kudret sahibi bir güç var: Allah. Onun sevgisine mazhar olmanın öncelikli şartı ise, onun verdiği çilelere katlanmaktadır.”

Katlanmak kelimesi öteden beri beni rahatsız eden, içimin hiçbir semtinde oturamayan bir kavram. Katlanmak veya sabretmek derken, gelenin/ verilenin seni rahatsız eden, sana acı veren, varlığından hiç hoşlanmadığın bir durum olduğunun kabulü var. Katlanan kişi -acı nesnesinin Allah’tan geldiğine ve buna katlanması gerektiğine inanıyorsa- bu durumu verene şunu söylemiş oluyor:

“Bak, bunun senden geldiğinin farkındayım. Bu yüzden ses çıkarmıyorum, çıkaramıyorum, dilediğin gibi böyle mutsuz ve huzursuz yaşamayı seçiyorum. Sırf vaat ettiğin cennetine girmek veya cennetinden korunmak için.”

Ne kadar sevimsiz bir durum bu.

Allah olsam bu tipleri sevmem, kul olarak da sevmiyorum.

Peki Allah kullarını, hele insan gibi inanılmaz cevherlerle süslediği bir varlığı, böyle seyretmeyi mi seviyor, bundan mı hoşlanıyor?

Eğer böyleyse, dinsel metinlerde “mutlak…” olan Allah tanımlamaları hepten düşer, çünkü bu çerçeve narsistik bir kişilik tanımına giriyor olabilir.

Buradaki itirazları duyuyorum, “İnsan acı ve kahır deryalarında, alev denizinde pişe pişe ‘kahrın da hoş, lütfun da hoş’ seviyesine gelecektir”, öyle değil mi?

Peki insan denen can düşkünü, ten düşkünü, haz düşkünü bir varlık, ateşlerin içinde yanarken nasıl sepserin ırmaklarda yüzer gibi dursun? Rol mü yapsın? Kime rol yapacak, bu oyunculuğu kime yutturacak? Sana, bana, ona yutturabilir de -muhatap, zannettiğimiz makamsa- asıl muhatabına nasıl yutturacak?

Burada bana kendisini dayatan güzel bir soru var: Kim kurtaracak bizi saf sevginin peşinde koşmaktan, diyordu Anne Dufourmante.

Hiç kimse kurtarmasın bizi, saf sevginin peşinde koşmaktan. Çünkü sevgi, sevilmekten ziyade sevmek, insan üstü, belki de tanrısal bir büyüdür. Büyüdür, çünkü sevgi, evrendeki nesnelliğin tezahürünü bile sevenin bünyesinde ters yüz edebilir.

Sevginin nesnesi ne veya kim olursa olsun, bünyesi sevgiyle büyülenen bir kişinin -acı kimden veya nereden gelirse gelsin- bir drama kraliçesi olması pek mümkün görünmez. Çünkü sevgi, varlığın bünyesine gizlenmiş zıtlıkları -gökyüzü büyüklüğünde bir mercek tutulmuş gibi- açığa çıkarıverir.

Böyle bir görüyle hem dem olan insanın, kahrı elbise diye giyinmesi ve acıların obur tüketicisi olması pek mümkün değildir.

Burada devreye gülüş girer.

Gülüş, zihnin sunduğu ışıltılara bedenin direnemediği anlarda patlayan bir hâldir çoğunlukla. Hayatın realitesine ters göründüğü durumlarda, gülüş, temayüz ettiği gövdenin delilikle suçlanmasına yol açar. Çünkü o anlarda, toplumsal normları ve klişeleri aşan bir özgürlük hâlinin ruhsal ve bedensel olarak deneyimlenmesi söz konusudur. Bu bağlamda gülüş, bir masumiyet ve sarhoşluk hâlini de çağırır. Alkol alarak sarhoş olanların sözleri ve tavırları, toplamın dayattığı bütün kaygılardan sıyrılmış olmayı gösterir. Dolayısıyla kişinin sarhoşken dedikleri ve yapıp ettikleri daha çok önemsenmelidir diye düşünürüm. Bu çıplaklık hâli çok kıymetlidir, insanın toplamın zırhından sıyrıldığı anlara tekabül eder çünkü.

Gülüş aynı zamanda bir direniş biçimidir. Alkol gereksinimi olmadan, kendi gerçekliğindeki sarhoşlukla, olup biten kötülüklere rağmen, gülme seviyesine yükselmeyi işaretler çünkü.

Gülüş bazen veya çoğu zaman da bir kaçıştır. Anlatılamayanı, gösterilemeyeni, belki de açıkça yaşanamayanı ifade etme biçimlerinden biridir. Bazı kişilerin gülüşünün kalbime hıçkırık gibi akması, belki de bu yüzdendir.

…

Oldum olası gülüşü ve gülme hâlini çok sevdim. Gövdemi gülmekten alıkoyamadığım bazı anlarda -toplamın kadın gülüşünü fingirdemek gibi algılayabileceği bazı ortamlarda- hemcinslerim tarafından kaşla, gözle, elle müdahale ile hizaya çekildiğim çok oldu. Onları da yadırgamadım, kendimi de. Çünkü her iki taraf da kendi özgürlük alanını seçmişti: Hemcinslerim normlarıyla inşa edildikleri toplamın sakinleri tarafından kabul görmenin rahatlığını ve özgürlüğünü, ben ise adını henüz koyamadığım bir oluş hâlinin lezzetini.

Bahçem gibi sevdiğim Gümüşlük Akademisi’ne gittiğim zamanların pek çoğunda, sevgili kız kardeşim Latife Tekin, elindeki kırmızı şarabı bana uzatıp, “Zehracığım bu lezzeti lütfen tat, bak nasıl olduğunu göreceksin” derdi. Ona içki sofralarında büyüdüğümü, içkinin pek çoğunun tadını iyi bildiğimi söylemedim mi acaba? Her ne ise, ona şöyle derdim kana kana gülerken: “Latife Abla, alkolsüz böyle sarhoş sarhoş yaşarken bir de şarap içersem, Allah bana ‘dostum, oldu mu şimdi, sana sunduğum sarhoşluk yetmedi de bunlara mı düştün?’ demez mi? Paraya yazık, bedene yazık, beklentiye yazık…”

…

Gülüş hakkında yazacak ne çok şey varmış, deryada damla bile tutmaz içimden dökülenler. Hep acı ve gözyaşından söz etmektense, gülmenin büyülü girizgâhlarına dalmak istedim bugün. Deleuze, “Bir metni yorumlamak, bana öyle geliyor ki, her zaman onun mizahını değerlendirebilmektir. Büyük bir yazar çok gülen bir kişidir.” diyor.

Gülüşümün kalemime katkısını bilemem ve ölçemem. Fakat anlarımı sonsuza değdirir gibi olduğu konusunda şüphem yok.

Etiketler: acılarfatmaFidangülmekslider-mansetüzerineZehra
Paylaş1Tweet1PaylaşGönderTara
Fatma Zehra Fidan

Fatma Zehra Fidan

Önerilen Haberler

Emrecan Uludağ’ın özel haberi I Mustafa Sarıgül CHP’den istifa edecek
Gündem

Sarıgül soruşturmasında yeni gelişme: Berberi de gözaltına alındı

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı
Gündem

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?
Köşe Yazarı

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?

Milletvekili Asuman Erdoğan’ın eşinin şirketleri hakkındaki tedbir kaldırıldı
Gündem

Milletvekili Asuman Erdoğan’ın eşinin şirketleri hakkındaki tedbir kaldırıldı

Popüler Haberler

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

Sibel Can ve Emir Sarıgül Marmaris’te evleniyor!

Sibel Can’la evlilik hazırlığı yapıyordu, tutuklandı!

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Emrecan Uludağ’ın özel haberi I Mustafa Sarıgül CHP’den istifa edecek

Sarıgül soruşturmasında yeni gelişme: Berberi de gözaltına alındı

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Cumhuriyet soruları…!

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Cumhuriyet soruları…!

H. Agah Kalender yazdı I Bir portre; Mustafa Yeneroğlu…!

H. Agah Kalender yazdı I Bir portre; Mustafa Yeneroğlu…!

Suna Yaman yazdı I Türkiye’nin yeni Ortadoğu denklemi

Suna Yaman yazdı I Mekke İttifakı İran’la savaşı önleyebilir mi?

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Fon soruşturmasında 42 kişi, 46 şirket ve 18 fon hakkındaki mal varlığı tedbirleri kaldırıldı

Fon skandalını yazan Yeni Şafak GYY Likoğlu: “Oğlumu tutuklayacak daha anasından doğmadı” diyenler varmış

Oğlu Can Akaş’ı kaybetmişti: Cem Akaş’tan da acı haber

Oğlu Can Akaş’ı kaybetmişti: Cem Akaş’tan da acı haber

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

Fon soruşturmasında AK Partili vekilin eşi dahil üç yöneticiye mal varlığı incelemesi

Fon soruşturmasında AK Partili vekilin eşi dahil üç yöneticiye mal varlığı incelemesi

Düzenleme yapılmazsa 4 milyon emekli sıfır zam alacak!

Erdoğan’ın emekli maaşı açıklamasına uzman uyarısı: 7 milyon kişi taban aylıkta eşitlenebilir

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Sarıgül soruşturmasında yeni gelişme: Berberi de gözaltına alındı
  • Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı
  • Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Cumhuriyet soruları…!
  • H. Agah Kalender yazdı I Bir portre; Mustafa Yeneroğlu…!

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.