Çarşamba, Ekim 28, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Kültür-Sanat

H. Agah Kalender yazdı I Bir polisiye roman; Vurgun…

Aşkın Balaban'ın yakın zamanda yayımlanan kitabı 'Vurgun' romanı, sürükleyici ajan savaşlarını anlatıyor. Türkiye'nin son 10 yılına damga vurmuş olayların izlerinin de düştüğü roman, Türkiye, Suriye, İngiltere ve İran arasındaki istihbarat savaşlarını konu ediniyor. Eğer merak duygunuz ölmediyse, okuma yeteneğinizi yitirmediyseniz, biraz polisiye, biraz da istihbarat alemine ilginiz varsa Aşkın Balaban’ın kitabı tam size göre.

08/07/2024 13:07
Okuma süresi: 6 dk. okuma
A A
H. Agah Kalender yazdı I Bir polisiye roman; Vurgun…
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
H. Agah Kalender

H. Agah Kalender

120 köşe yazısı

(The Turkish Post) – H. AGAH KALENDER

Hafta içinde postadan sürpriz bir paket geldi… Kitap olmalı. Kitaba müptela biri olarak nasıl heyecanlanmayayım. Hızla açtım paketi; Evet bingo… Bir kitap. Adı; Vurgun… Ajanların Savaşı. Bir polisiye roman herhalde. Yazarı Aşkın Balaban… Bu ismi ilk kez duyuyorum. Başka kitabı var mı diye baktım. Google ‘Hayır, yok’ dedi. Varsa da internetin yalancısıyım.

İlk sayfayı çevirince adıma imzalandığını gördüm… Beni nereden tanıyor acaba? Zihni yokladım, geçmişi taradım, ‘Aşkın’ diye bir isme rastlamadım. Balaban soyadını gençlik yıllarından hatırlıyorum. Ama çok silik, gözümde hiçbir isim ve surat canlanmadı. ‘Ru be ru’ tanışmasak, görüşmesem bile yazılarımı takip eden biri olmalı.

‘Fikir ve düşünce hayatımızın değerli kalemi’ diye tevüccühte bulunluş. Estağfurullah… Tamam elimiz kalem tutuyor da, fikir ve düşünce hayatında yer edinebilmek o kadar kolay mı? Yazarınızın adını belki yeni duydunuz ama yıllardır kalem ve kelam ehli… Fakat haddini bilen biri. Kendisini ‘gazeteci – yazar’ olarak konumlandıranlardan…

Edebiyata, sanata tutku derecesinde ilgi ve alakası var. Üç köşe yazısı veya makale yazıp da kendisini ‘üstad’ olarak görenlerden nefret eder. Hele, daha burnunun önünü göremezken ‘kanaat önderi’ gibi sağa sola nizamat ve ayar vermeye kalkan ergenlerin adını bile duymak istemez. Çevresinin bu tiplerle dolu olmasının da derin izdırabını ve acısını yaşar.

Demem o ki kendimi asla ‘fikir ve düşünce hayatının kalemi’ olarak görmüyorum. İltifata da alkışa da dayanıklıyım, kolay havaya girmem.

Off kitap derken kendimi anlatmaya başladım. Yoksa ben de mi o ergenler gibi egoist moduna giriyorum. Hemen ‘titreyip kendime’ gelmeliyim. Ah bu iltifat ve alkışlar… İnsanın ayaklarını yerden keser. Adamı bozar. ‘Ne oldum’ delisi yapar. Dolmuşa bindirir, hayal aleminde diyar diyar gezdirir. İnsanın bozulmuşu da başka bozulmalara benzemez.

H. Agah Kalender yazdı I Bir polisiye roman; Vurgun…

BİR SERDENGEÇTİ FIKRASI…

‘Titremek’ deyince aklıma geldi. Bir hafta sonu fıkrası olsun… Galiba daha önce Osman Yüksel Serdengeçti’den bahsetmiştim. Rahmetli ilginç bir kişilik, kendisiyle barışık, fıkra gibi yaşayan bir adamdı. Hem fikir ve düşünce sahibi… Hem kalem ehli. Hem de bir dönem milletvekili oldu.

Ama o bildiğiniz siyasetçilerden biri değildi. Her defasında ‘Ben boynu yularlı, cebi dolarlı adamlardan değilim’ derdi. Sadece bir söz değildi bu. Boynuna kravat takmaz, cebine para koymazdı. Maaşını alır almaz, hemen fakirlere, öğrencilere dağıtır, yoksul bir hayat yaşar, kıt kanaat geçinirdi. ‘Bir lokma bir hırka’ onda hayat bulmuştu.

Ömrünün sonlarına doğru ‘parkinson’ hastalığına tutulur Osman Yüksel. Elleri istemsizce titrer. Alparslar Türkeş bu vaziyetini görünce ‘Ne bu hal Osman…’ diye sorar. Cevabı ‘Başbuğum! Ey Türk, titre kendine gel’ dediniz. Ben titremeye başladım ama kendime gelemedim bir türlü…’ diye cevap verir.

FİLM İZLER GİBİ

Biliyorum konu fazla dağıldı ama sanmayın ki kitabı unuttum. İlk sayfadaki imzaya ‘estağfurullah’ çektikten sonra okumaya başladım. Bir göz rahatsızlığından dolayı yakını görmekte zorlanmama rağmen elimden bırakamadım. Gözlerim isyan etti, sulanmaya ve kızarmaya başladı. Kitabı bırakmaya yeltendim, lakin kitap beni bırakmadı. İki gün içinde bitirdim. Öyle göz ucuyla falan değil, sindire sindire okudum. Keşke biraz daha uzun olsaydı diye iç bile geçirdim.

Bir film izler gibi. Zaten kitabın kapağı bir film afişini andırıyor. İleride senaryo haline getirilir, filme alınırsa bu kapak pekala afişi olabilir. ‘Bir polisiye roman’ dedim ama bir belgesel tadı ve kokusu da var. Uzun bir hikaye gibi. Arka fonda Türkiye’nin yakın tarihinden enstanteneler gördüm.

H. Agah Kalender yazdı I Bir polisiye roman; Vurgun…

Adı açıkça verilmiyor fakat sayfaların arasında hep ‘Reza Zarrap’ canlandı. O kadar ki sanki bir sonraki sayfada kafasını uzatıp ‘Ben burdayım’ deyivereceğini sandım. Başka olaylara da gönderme var. Kasım Süleymani suikastı mesela. Hayır, onun adı yok. Birebir o suikastı anlatmıyor. Ama ajanların savaşına onun gölgesi de düşmüş.

GERÇEĞİN İZDÜŞÜMÜ

Son 10 yıl içinde yaşanmış bir çok olaydan bir parça var kitapta. Kendisi yoksa da kokusu var. Biraz gündeme aşina olanlar romanı daha çok sever. Romanda her türlü pisliğe bulaşmış bir İranlı iş adamı var… İngiliz istihbaratçılar var. İran Devleti’nden aktörler var. Bütün çekiciliği ve laçkalığıyla İstanbul var. Gazeteciler var. Anlatılanlar bir hayal ürünü ama gerçeğin izdüşümünü yakalamak da mümkün.

Uyuşturucu, rüşvet, kadın, istihbarat, devlet, medya ve adalet kavramları romanın omurgası. Bir bulmacayı veya bilmeceyi çözer gibi sayfadan sayfaya atlıyorsunuz. Filozof ve düşünürlerden vecizeler aralara başarıyla serpiştirilmiş. Sanki öyküyü birbirine bağlayan ve yapıştıran harç gibi. İngiliz istihbaratından Tanya Central Point’te doğru yürürken Buda’nın şu sözleri kafasının içinde dans ediyordu; bir alıntı mesela; ‘Teknenin içini boşalt yolcu / O zaman daha hızlı yol alırsın / Arzu ve hasretlerin yükünü hafiflet ki / Nirvana’ya daha çabuk ulaşasın…’.

Ben de yazılarımda kısa ve öz alıntıları kullanmaya özen gösteririm. Çünkü konuya hem derinlik katıyor hem de zenginlik… İşte Dostoyevski’den harika bir vecize; ‘İki tavşanın peşinden koşarsın hiçbirini yakalayamazsın…’. Stratejik bir söz gerçekten. Özellikle iki karpuzu bir koltuğu sığdırmaya çalışan Anadolu insanına hitap ediyor.

Ünlü Rus edebiyatçı bir romanında ‘100 tavşandan bir at elde edemezsiniz’ de der. Rus edebiyatının insanın iç dünyasını, psikolojisini çok iyi anlattığını bilmem söylemeye gerek var mı? Bir de kasvet olmasa… Neylersin ki ülkenin doğası, coğrafyası öyle. Güneşi ara ki bulasın. Coğrafya kader olduğu kadar karakterdir de… Ve bunun edebiyata yansıması kaçınılmaz. Dostoyevski de Tolstoy da yaşadığını, gördüğünü yazmış.

ZAMANSIZLIK VETYA OKUYAMAMAK… 

Bir alıntı daha… Tam yerine konmuş; Balaban bu kez Marcel Proust’u konuşturuyor; ‘Dünyada insan vardır ki, ne kadar iffetli ve faziletli olursa olsun, günün birinde bazı karışık şartların zoruyla en kötü bulduğu en tiksindirici ayıpla burun buruna yaşamak ızdırabında kalır’. Ee hayat bu. Neler getireceği bilinmez. Nice ahlak abidesini sefalatten sefalete sürüklemiştir. Harun deyip de Karun’a dönüşen az mı insan var… Sabah akşam Hazreti Ömer nutku atıp da, Turist Ömer gibi yaşayanları siz de görmediniz mi?

İçinde yaşadığımız dönemin bir ‘kitapsız dönem’ olduğunun Elbette farkındayım. Okuyucusundan mahrum kitaplar bugün belki de tarihin ‘en öksüz en yetim devrini’ yaşıyor. Üzülerek tanık oluyorum ki okumak yemek menüsü ve sosyal medya mesajlarından öteye geçmiyor. Yazıların kaderi, de aynı kitap gibi. En çok aldığım eleştiri ‘Yazıların çok uzun…’.

Bir hafta sonu 10 dakikayı ayırmak bu kadar mı zor. Dakikalar, saatler nelere harcanmıyor ki… Telefondan 10 dakika uzaklaşmak yeterli. Kitap için de yatarken 40 dakika, gün içinde oyalanırken yarım saat ayıramaz mı bir insan? ‘Vaktim yok, zaman yetmiyor’… Okuyamamanın bir bahanesi olamaz. Bir kitap hayatınızı değiştirebilir. Okuduğunuz bir şiir güneşin batışını farketmenize neden olabilir. Bir yazı beyninizin kıvrımlarında şimşekler çaktırabilir.

H. Agah Kalender yazdı I Bir polisiye roman; Vurgun…

‘VURGUN’, OKURUNA NE KAZANDIRACAK? 

‘Ajanların Savaşı; Vurgun’u okumak için özel hazırlık yapmanıza gerek yok. Ev halinin rahat giysileri içinde okuyabilirsiniz. Bazı kitaplar ceket, kravat ister. El sürmek için abdest almak gerekir. Eğer merak duygunuz ölmediyse, okuma yeteneğinizi yitirmediyseniz, biraz polisiye, biraz da istihbarat alemine ilginiz varsa Aşkın Balaban’ın kitabı tam size göre. Yatmadan önce başlayın, bırakamayacak, iki günde son sayfaya geleceksiniz.

Ne mi kazanacaksınız? Hayatınıza zenginlik katacak. Olaylara, kişilere bakış açınızı değiştirecek. Ve başka kitaplara götürecek sizi. Her kitap başka dünyalara yelken açmanıza neden olur. Mesela ben Vurgun’u bitirdikten sonra KGB ajanı Oleg Gordievsky’nin fırtınalı hayatını anlatan ‘Casus ve Hain’ kitabını tekrar okumaya karar verdim. ‘Soğuk Savaş’ın gidişatını sonsuza dek değiştiren bir ihanet hikayesi’. Roman veya film değil. Bir belgesel. Bir ara yazmak isterim. Beni en çok etkileyen istihbarat kitaplarından biri…

Madem ki okumak yürürlükten kalktı, modern insanın zamanı kısaldı, vakti daraldı, yazıların uzunluğundan çokça şikayet var… Ben de daha fazla yormayayım sizi. Klavyenin tuşlarına son kez basarken içtenlikle, kitapla tekrar barışmanızı temenni ederim. Su gibi akıcı üslubuyla ‘Ajanların Savaşı; Vurgun’ neden bir başlangıç olmasın… Amerika’da olsa bestseller’in listesine girerdi.

‘Okyanusu kendine düşman kılan’ Malcolm X der ki; ‘İnsanlar, bir insanın bütün hayatının bir tek KİTAP’la değişebileceğinin farkında değil’. Gonçarov’un bir cümlesine rastladım; ‘Batıda hayaller gerçekleştirmek için, doğuda ise gerçeklerden kaçmak için…’ der. Gerçekler felaket, hayat çekilmez ise ne yapsın doğunun insanı, kitaplara kaçmaktan ve sığınmaktan başka.

Bu yazı genelde kitaba, özelde Aşkın Balaban’ın Vurgun’una bir çağrı ve davet olsun… Buyurun, kitaba ve okumaya… Davete icabet gerekmez mi? Bu çağrı havada mı kalsın? Hem biz kitaplı ümmet değil miyiz? Kitapsızlardan bize ne? Kitaplara ‘VURGUN’ olmamız gerekmez mi?

Etiketler: istihbaratpolisiyeROMANÜst Manşetvurgun
Paylaş3Tweet2PaylaşGönderTara
H. Agah Kalender

H. Agah Kalender

Önerilen Haberler

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Cumhuriyet soruları…!
Köşe Yazarı

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Cumhuriyet soruları…!

H. Agah Kalender yazdı I Bir portre; Mustafa Yeneroğlu…!
Köşe Yazarı

H. Agah Kalender yazdı I Bir portre; Mustafa Yeneroğlu…!

Suna Yaman yazdı I Türkiye’nin yeni Ortadoğu denklemi
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Mekke İttifakı İran’la savaşı önleyebilir mi?

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Koray Aydın’ın istifası ve erken seçim…
Köşe Yazarı

Tolga Yavaş yazdı I Sandık yetmez, güvence gerekir

Popüler Haberler

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

Sibel Can ve Emir Sarıgül Marmaris’te evleniyor!

Sibel Can’la evlilik hazırlığı yapıyordu, tutuklandı!

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Cumhuriyet soruları…!

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Cumhuriyet soruları…!

H. Agah Kalender yazdı I Bir portre; Mustafa Yeneroğlu…!

H. Agah Kalender yazdı I Bir portre; Mustafa Yeneroğlu…!

Suna Yaman yazdı I Türkiye’nin yeni Ortadoğu denklemi

Suna Yaman yazdı I Mekke İttifakı İran’la savaşı önleyebilir mi?

Milletvekili Asuman Erdoğan’ın eşinin şirketleri hakkındaki tedbir kaldırıldı

Milletvekili Asuman Erdoğan’ın eşinin şirketleri hakkındaki tedbir kaldırıldı

Oğlu Can Akaş’ı kaybetmişti: Cem Akaş’tan da acı haber

Oğlu Can Akaş’ı kaybetmişti: Cem Akaş’tan da acı haber

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Oğlu Can Akaş’ı kaybetmişti: Cem Akaş’tan da acı haber

Oğlu Can Akaş’ı kaybetmişti: Cem Akaş’tan da acı haber

Fon soruşturmasında AK Partili vekilin eşi dahil üç yöneticiye mal varlığı incelemesi

Fon soruşturmasında AK Partili vekilin eşi dahil üç yöneticiye mal varlığı incelemesi

Düzenleme yapılmazsa 4 milyon emekli sıfır zam alacak!

Erdoğan’ın emekli maaşı açıklamasına uzman uyarısı: 7 milyon kişi taban aylıkta eşitlenebilir

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

“Emniyet Genel Müdürü görevden alınacak” iddiası

Emniyette terfi krizi: Rütbeler mahkeme kararıyla alınıyor

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı
  • Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Cumhuriyet soruları…!
  • H. Agah Kalender yazdı I Bir portre; Mustafa Yeneroğlu…!
  • Suna Yaman yazdı I Mekke İttifakı İran’la savaşı önleyebilir mi?

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.