Çarşamba, Ekim 28, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

H. Agah Kalender yazdı I Muhsin Yazıcıoğlu’nu hatırlamak!

Anadolu’nun yiğit evladı… Siyasetçi dedim ama onu sadece politikanın dar kalıpları içine sığdırmak mümkün değil. Her şeyden önce insandı. Siyasetin evladı ve kulu olmadı hiç. Siyaset dava içindi. Gerisi lafı güzaftı. Dava olmadıktan sonra politikanın ne önemi vardı.

26/06/2026 15:06
Okuma süresi: 6 dk. okuma
A A
H. Agah Kalender yazdı I Muhsin Yazıcıoğlu’nu hatırlamak!
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
H. Agah Kalender

H. Agah Kalender

120 köşe yazısı

(The Turkish Post) – H. AGAH KALENDER

Şaibeli ölümünün üzerinden 17 yıl geçti. Kaza mıydı yoksa suikast mi? Şüpheler vardı, yargı ve güvenlik güçleri soruşturdu. Peki sonuç? Tüm yönleriyle aydınlanabildi mi? Helikopterinin düşüşü ve sonrasında arama tarama faaliyetleri soru işaretleriyle doluydu. Enkaza 48 saat sonra ancak ulaşılabildi. Yanındaki gazeteci yaşıyordu. Telefonla kendisine ulaşılmıştı. Fakat o dondurucu soğukta, fırtınalı ve karlı dağ başında sağ kalması mümkün değildi. Saatlerle yarışıldı…

Kalbi olan bir siyasetçiydi. Şiire yatkınlığı vardı. Hem okumasını hem yazmasını severdi. “Üşüyorum” diye yazmıştı. 12 Eylül darbesinin ardından Mamak’ta yattı, işkence gördü. Bir defasında “İnsanı en çok zayıf tarafından vuruyorlar. Sakın zaaflarınızı belli etmeyin…!” demişti. İşkenceye maruz kaldığı bir gün ‘utancını’ gizleyememişti. Üzerine hep oradan geldiler… Ama pes etmedi. Zulme boyun eğmedi. Önce ruhu direndi, sonra bedeni. Onurunu korumasını bildi. Hiç yara almadı değil.

En ağırı da ‘kutsal’ olarak gördüğü ve uğruna ölümlere gidip geldiği ‘devletin ve askerin’ muamelesiydi. ‘Devleti ve milleti koruyorlardı.’ Kavgaları vatan içindi. Tek suçları bu oldu. Devletin ve milletin hakkını, hukukunu savunmak… Bir gence duruşmada hakim ‘Size mi kaldı devleti savunmak?’ diyecekti. ‘Evet’ dedi, O ‘Devlet zora düşerse dün olduğu gibi bugün de yarın da biz varız… Savunuruz…’ diye düşünüyordu. Kırıldı ama küsmedi. Gönül koyduğu oldu tümden soğumadı.

17 yıl önceydi… Karlı bir Mart ayı… Yerel seçimler için ülkenin dört bir yanını dolaşıyordu. Partisi pek iddialı değildi. Ama onun için siyaset sadece oy veya sandık değil, ‘davanın’ diğer adıydı. Varsın vatandaş anlamasın, mesajına kulak vermesin… O son nefesine kadar söylemeye devam edecekti. Uçak ve helikopter gibi hava araçlarını pek kullanmazdı. Partinin bütçesi sınırlıydı. Kara yolunu tercih ederdi. Aracı sık sık kaza yaptı.

O kazalar da araştırılmalıydı. Hepsi de soru işareti olarak kaldı. Üzerine pek gidilmedi. Acaba bir mesaj mıydı? Olacakların habercisi miydi? Susurluk kazasından sonraydı galiba şöyle bir cümle etmişti; “İstihbarat örgütlerinin uzmanı olduğu alanlar vardır. Ruslar şehirde, bizimkiler de trafik kazalarında çok mahir…” Haksız sayılmazdı. Bu topraklarda trafik kazalarının pek masum olmadığını herkes bilir.

17 yıl boyunca ‘yokluğu en çok hissedilen veya en çok aranan siyasetçi kim?’ diye sorulsa herhalde onun ismi ilk sıralarda çıkar. Varlığında kıymeti bilinmedi. Ama yokluğu çok büyük boşluk doğurdu. Ve o boşluk hiçbir zaman dolmadı. Muhsin Yazıcıoğlu’ndan söz ettiğimi anlamış olmalısınız. Anadolu’nun yiğit evladı… Siyasetçi dedim ama onu sadece politikanın dar kalıpları içine sığdırmak mümkün değil. Her şeyden önce insandı. Siyasetin evladı ve kulu olmadı hiç. Siyaset dava içindi. Gerisi lafı güzaftı. Dava olmadıktan sonra politikanın ne önemi vardı.

Milliyetçi camianın önemli düşünce adamlarından Galip Erdem’in ‘dava’ üzerine söylediği o unutulmaz mesajının farkındaydı. Erdem’in bugünlere de ışık tutan çarpıcı sözleri şöyle; “Bizler davayı Ağrı Dağı’nın zirvesine çıkaracaktık. Yola koyulduk… Bin zahmet ve emekle, acılar çekerek dağa tırmandık. Zirveye vardığımızda sevincimiz sonsuzdu… Ama küçük bir noksanımız olduğunu fark ettik; Davayı dağın eteklerinde unutmuştuk. Meğer biz davayı değil, kendimizi zirveye çıkartmışız…”

Ne kadar doğru, isabetli ve anlamlı bir söz…! Özellikle siyaset dünyası için… Hayat için de tabii… Yazıcıoğlu bu sözü yaşadı, davanın yukarılara çıkarılamadığını bizzat müşahede etti. Hayal kırıklıklarına uğradı. O da emsalleri gibi davasını dağın eteklerinde bıraksaydı siyasetin zirvelerinde kolaylıkla yer edinebilirdi. O tercihini davadan yana kullandı. Ve sonuna kadar da direndi. Nice kifayetsiz muhterisler makamlardan makamlara koştu. Meydan davasız adamlara kaldı. O “İnanmadığım yolda milyonlarla yürüyeceğime, inandığım yolda tek başıma yürürüm…” diyordu. Etrafı hiçbir zaman kalabalık olmadı.

28 Şubat’ın çetin günleriydi. Konuşmak yürek işiydi. Rüzgara karşı durmak yürek istiyordu. Muhafazakar siyaset sinmişti. Olacakları kabullenmişti. Asker ‘kan dökmekten çekinmeyecekti’. Manşetlerden fırlayan korku ve tehdit dalga dalga ülkenin her tarafına yayılıyordu. Tankların namlusu halka doğru dönmüştü. Şehrin işlek caddelerinde tanklar dolaştırılıyordu. Bugün söylemesi kolay… Gerçekten zor zamanlardı. Ancak o günleri yaşayanlar ne demek istediğimi bilir. Yazıcıoğlu çıktı ve “Türkiye İran olmaz. Türkiye Cezayir olmaz. Türkiye’nin Suriye olmasına da biz müsaade etmeyeceğiz.” Herkes mesajı aldı. Ve bir adım geri attı.

Yazıcıoğlu 28 Şubat’ı en hassas yerinden vurmuştu. Bir anda hava değişti. Ne demek istediğini herkes anladı. O günler bir parça ‘ucuz atlatıldıysa’ Yazıcıoğlu’nun rolü inkar edilemez. ‘Ucuz’ diyorum bu kelime içime sinmiyorum o süreçte çok ağır bedeller ödendi çünkü. İşinden, aşından, mektebinden, ülkesinden olanlar çıktı. İnancı uğruna, sırf başörtüsü yüzünden yurtdışına okumaya giden kız çocuklarının sayısı hiç az değildi.

İşte Yazıcıoğlu çok kimsenin sindiği, o zor ve çetin günlerde gür ve onurlu bir ses olarak meydanın boş olmadığını ve 28 Şubatçılara bırakılmayacağını haykırmaktan çekinmedi. Her şey unutulsa 28 Şubat’taki onurlu ve asil duruşu unutulmaz. Onun siyasetini de hayatını da aklamaya değer. ‘Boşuna yaşamadı’ demeye değer. Ki zengin bir yaşamı var. Onu bir yazının sınırları içinde anlatabilmek çok zor. Ben sadece ölüm yıldönümünü vesile ederek dünyadan ve de bu topraklardan bir Muhsin Yazıcıoğlu’nun geçtiğini hatırlatmak istedim.

Çift kanatlıydı. Hem milliyetçi, hem muhafazakar… Kutsallar hayatının merkezindeydi. Uçlarda değildi. Türk milliyetçisiydi fakat ırkçı değildi. Dindardı fakat Siyasal İslamcı değildi. Dengeli bir duruşu vardı. Fakat toplum anlayamadı. Oyunu esirgedi. Birçok kişinin ikinci partisiydi. Milliyetçilik rüzgarı esti, MHP’yi uçurdu, onun semtine uğramadı. 28 Şubat’tan sonra muhafazakar rüzgar esti, AK Parti’yi iktidara taşıdı. O yine ‘garip’ kaldı. Sandıkta yoktu ama gönüllerde tahtı başköşedeydi. Belki lütuf vaktini bekliyordu. Fakat ömrü vefa etmedi.

Oysa bugünlerde onun sesine ne çok ihtiyaç vardı. Neylersin ki kader tahtında bahtı kadar cömert davranmadı. Bugün ‘siyasi mirası’ da garip kaldı. Ondan sonra o davanın bayrağını taşıyacak biri çıkmadı. Bir partisi, arkadaşları ve dostları vardı. Bir rüzgar esti ve her birini uzak yerlere savurdu. Çağın gariplerinden olmanın sonucuydu belki de bu… Ama ne gam bu bir onur ve şeref payesi… Bilene, anlayana tabii. Asırlar öncesinden ne diyordu; “Din garip olarak başladı, günün birinde yine garip olacaktır. Müjdeler olsun o gariplere…!”

“Üşüyorum” diye yazmıştı; “Bir coşku var içimde bugün kıpır kıpır / Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum / Gözlerim parke parke taş duvarlarda / Açılıyor hayal pencerelerim / Siz peygamber çiçekleri toplarken / Ben çeşme başında uzanmak istiyorum / Huzur dolu içimde / Ben sonsuzluğu düşünüyorum / Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum / Durun kapanmayın pencerelerim / Güneşimi kapatmayın / Beton çok soğuk, üşüyorum…!” Üşümek kaderinde varmış. Hamuru karla karılmış… Üşüttüler onu. Önce Mamak Zindanı’nda sonra Keş Dağı’nda… Ne arkadaşları ısıtabildi onu, ne de dostları…

Unutulmaz vecizeleri vardır Yazıcıoğlu’nun… Şiir tadında. Onlardan bir kısmını paylaşmak isterim; “Türk ata bindiğinde Alparslan’dır, Yavuz’dur… Attan indiğinde ise Mevlana’dır, Yunustur… İki saniye sonrasına garantimiz olmayan bir hayatımız için fırıldak olmaya gerek yok… Zindanmış bu karanlık oda ne gam! Bana imanımın ışığı yeter…! Zor yola kolay insanlarla çıkarsanız, seni de satar, yolu da satar yolcuyu da satar… Söz konusu vatansa dünyanın şah damarını keseriz… Vatanı sevmenin çilesini biz çektik, edebiyatını onlar yaptı… Firavuna karşı çıkmak yetmez, Musa’nın yanında olmak gerekir… Namlusunu millete çeviren tanka selam durmam… Bu ülkede dürüst olmak başa beladır ama o bela başımızın tacıdır… Haksız bir davada zirve olmaktansa, haklı bir davada zerre olmayı tercih ederim…!”

Evet, bu dünyadan ve bu topraklardan Muhsin Yazıcıoğlu adında bir yiğit geçti. 25 Mart ölüm yıldönümüydü. Hakkında yazılmış çok kitap var. Hem kaza hem de hayatı üzerine titiz çalışma yapan genç gazeteci Emre Soncan’ın kitaplarını öneririm. Umarım bir gün Yazıcıoğlu’nun mirasına sahip çıkacak birileri gelir. Davası öksüz kalmaz… Ağrı Dağı’nın zirvesine de çıkar.

Etiketler: H. Agah KalenderhatırlamakMuhsin Yazıcıoğlu’nuÜst Manşet
Paylaş2Tweet1PaylaşGönderTara
H. Agah Kalender

H. Agah Kalender

Önerilen Haberler

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Cumhuriyet soruları…!
Köşe Yazarı

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Cumhuriyet soruları…!

H. Agah Kalender yazdı I Bir portre; Mustafa Yeneroğlu…!
Köşe Yazarı

H. Agah Kalender yazdı I Bir portre; Mustafa Yeneroğlu…!

Suna Yaman yazdı I Türkiye’nin yeni Ortadoğu denklemi
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Mekke İttifakı İran’la savaşı önleyebilir mi?

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Koray Aydın’ın istifası ve erken seçim…
Köşe Yazarı

Tolga Yavaş yazdı I Sandık yetmez, güvence gerekir

Popüler Haberler

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Sibel Can ve Emir Sarıgül Marmaris’te evleniyor!

Sibel Can’la evlilik hazırlığı yapıyordu, tutuklandı!

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Cumhuriyet soruları…!

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Cumhuriyet soruları…!

H. Agah Kalender yazdı I Bir portre; Mustafa Yeneroğlu…!

H. Agah Kalender yazdı I Bir portre; Mustafa Yeneroğlu…!

Suna Yaman yazdı I Türkiye’nin yeni Ortadoğu denklemi

Suna Yaman yazdı I Mekke İttifakı İran’la savaşı önleyebilir mi?

Milletvekili Asuman Erdoğan’ın eşinin şirketleri hakkındaki tedbir kaldırıldı

Milletvekili Asuman Erdoğan’ın eşinin şirketleri hakkındaki tedbir kaldırıldı

Oğlu Can Akaş’ı kaybetmişti: Cem Akaş’tan da acı haber

Oğlu Can Akaş’ı kaybetmişti: Cem Akaş’tan da acı haber

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Oğlu Can Akaş’ı kaybetmişti: Cem Akaş’tan da acı haber

Oğlu Can Akaş’ı kaybetmişti: Cem Akaş’tan da acı haber

“Emniyet Genel Müdürü görevden alınacak” iddiası

Emniyette terfi krizi: Rütbeler mahkeme kararıyla alınıyor

Fon soruşturmasında AK Partili vekilin eşi dahil üç yöneticiye mal varlığı incelemesi

Fon soruşturmasında AK Partili vekilin eşi dahil üç yöneticiye mal varlığı incelemesi

Düzenleme yapılmazsa 4 milyon emekli sıfır zam alacak!

Erdoğan’ın emekli maaşı açıklamasına uzman uyarısı: 7 milyon kişi taban aylıkta eşitlenebilir

Fon soruşturmasında 42 kişi, 46 şirket ve 18 fon hakkındaki mal varlığı tedbirleri kaldırıldı

Fon skandalını yazan Yeni Şafak GYY Likoğlu: “Oğlumu tutuklayacak daha anasından doğmadı” diyenler varmış

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı
  • Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Cumhuriyet soruları…!
  • H. Agah Kalender yazdı I Bir portre; Mustafa Yeneroğlu…!
  • Suna Yaman yazdı I Mekke İttifakı İran’la savaşı önleyebilir mi?

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.