Perşembe, Ekim 29, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Hatice Yıldız yazdı | Erdemli söz, zalim kılıçtan güçlüdür

Umut ediyorum 5 hukuk profesöründen sızan bu ses çığlık olsun kürsülere, meclise, iktidar-muhalefet tüm siyasi partilere, barolara, STK’lara ulaşsın ve ülkemizi uluslararası arenada mahcup eden, kendi insanını harcayan bu uygulamalara son verilmesine vesile olsun.

07/08/2026 11:08
Okuma süresi: 6 dk. okuma
A A
Hatice Yıldız yazdı | Erdemli söz, zalim kılıçtan güçlüdür
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Hatice Yıldız

Hatice Yıldız

10 köşe yazısı

(The Turkish Post) – HATİCE YILDIZ 

“Erdemli söz, zalim kılıçtan güçlüdür.”

Marcus Tullius Cicero.

15 Temmuz darbe kalkışmasının üzerinden 10 yıldan fazla zaman geçmiş, yüzbinlerce insan yargılanmış, kadınlar, çocuklar-bebekler, yaşlı ve hasta insanlar cezaevinin demir parmaklıkları arasında yıllarını kaybetmiş ve hâlâ daha aynı gerekçelerle cezaevlerinde binlerce insan varken akademi dünyasından tarihi ve güçlü bir ses çıktı.

Ankara Barosu avukatlarından Dr. Levent Mazılıgüney’in talep etmesi üzerine Prof Dr. Adem Sözüer, Prof. Dr. İzzet Özgenç, Prof. Dr. Faruk Turhan, Prof. Dr. Cumhur Şahin ve Prof. Dr. Tolga Şirin, TCK 314 bağlamında “silahlı terör örgütü üyeliği” yargılamalarını konu alan 71 sayfalık Uzman Görüşü hazırlayıp imzaladılar.

Mütalaayı ana hatları ile özetleyecek olursak, yargılanan kişilerin ve müdafilerinin on yıldır yazılı ve sözlü savunmalarında ısrarla, yılmadan dile getirdiği, “ByLock veya başka bir iletişim uygulaması kullanımı, banka hesap hareketleri ve sendika üyelikleri” gibi yasal faaliyetlerin doğrudan terör örgütü üyeliği suçu için otomatik bir mahkûmiyet gerekçesi yapılması hususu;  “Bu genel tespit ve değerlendirmelerimiz karşısında, özellikle 15 Temmuz 2016 tarihli darbe teşebbüsü öncesinde, herhangi somut bir suçun icrasına iştirak etmemiş olmak kaydıyla, sırf hayri mülahazalarla, çeşitli derneklere, vakıflara veya sosyal etkinliklere maddi veya manevi yardımda bulunan, çeşitli derneklerde veya vakıflarda kurucu veya yönetici olarak görev alan ya da üye olan kişilerin alelıtlak, sadece bu sebeple terör örgütü üyesi olarak ceza hukuku bakımından sorumlu tutulması hukuken mümkün değildir.” ifadesi ile sarih şekilde ortaya konmuştur.

Kamuoyunda ve mahkeme kararlarında sıklıkla cemaat mensuplarının kamuda istihdamı örgütsel bir faaliyet olarak nitelendirildiği malum. Mütalaa bu hususa da hukuk feneri ile ışık tutarak; “Örgütsel bir yapı arz eden bir sosyal oluşumun bünyesinde kabul gören dini inanç ve uygulamalar, tasvip edilmez ve hatta yanlış olarak değerlendirilebilir. Somut bir suça sebebiyet vermediği sürece, bu durumun ceza hukuku sorumluluğunu ilgilendirmediği izahtan varestedir. Hatta örgütsel yapı bir yapı arz eden bir sosyal oluşumun mensuplarının çeşitli kamu kurumlarında görev alma çabası ve hatta görevlendirilmesi, bu çerçevede somut suçların işlenmesi hali ayrık tutulursa, ceza hukuku sorumluluğu bağlamında tartışma konusu yapılabilecek bir durum değildir.” demiştir. Nitekim günümüzde de bazı yapıların, tarikatların kamuda ağırlıkla istihdam edildiği bir vakıadır. Somut bir suça sebebiyet vermediği sürece salt bu durumun ceza hukuku alanına girmediği açıkça ve yerinde olarak vurgulanmıştır.

Mütalaada, geçmişte “cemaat” olarak adlandırılan yapının MGK kararları ile “terör örgütü” ilan edilmesinin de 15 Temmuz öncesi bir tarihin milat kabulünün de hukuken mümkün olmadığı vurgulanmıştır.

Mütalaaya göre bir yapının terör örgütü sayılabilmesi için niyet okuma, itham yöntemi değil, işlenmiş somut suçlardan hareket eden bir tümevarım yöntemi izlenmelidir. Mevcut uygulamada ise önce bir yapının örgüt olduğu kabul edilip sonra eylemlerin suç sayıldığı hatalı bir  “tümdengelim” yönteminin izlenmesi ve devletin denetimi altında faaliyet gösteren bankalara para yatırma, sendika/dernek üyeliği, gazete aboneliği veya çocuklarını belirli okullara gönderme gibi yasal ve rutin faaliyetlerin otomatik bir “suç karinesi” haline getirilmesini temel bir eleştiri olarak ortaya koymuştur.

Mütalaada, AİHM’in halihazırda 3554 hak ihlali kararı sonrası yapılan yeniden yargılama süreçlerinde mahkemelerin re’sen sanık aleyhine yeni delil araştırması yapmasını, gerekçeyi sadece şekli olarak revize edip aynı mahkûmiyeti vermesini, adli kontrol tedbirlerine başvurmasını (yurtdışı çıkış yasağı vb.) hukuka aykırı bularak bu durumun, AİHM ihlal kararlarının sonuçlarını ortadan kaldırma yükümlülüğüne aykırı olduğu belirtilmektedir.

Mütalaa, bu sistematik ve yapısal krizin aşılması için üç ana erk (yasama, yürütme, yargı) düzeyinde somut adımlar atılmasını tavsiye etmektedir. Somut adım önerilerinde, Yargı erki için, suçun maddi ve manevi unsurlarının (özellikle doğrudan kastın) oluşmadığı dosyalarda, süreci usuli işlemlerle uzatmadan ve sanığı yeniden yormadan derhal beraat kararı verilmesi, AİHM tarafından ihlal tespiti yapılan dosyalarda, telafisi güç zararların önlenmesi için infazın derhal durdurulması, Anayasa Mahkemesince AİHM kararlarının “Objektif Etkisi” ve bu ihlallerin sistematik niteliğini gözeterek bir ilke kararı/ pilot karar verilmesi ve tüm alt mahkemelerin bu standarda uymasının sağlanması önerilmiştir.

Yasama erki için, AİHM kararlarının etkili bir şekilde yerine getirilmesini sağlamak, yargıdaki direnci kırmak ve benzer durumdaki on binlerce dosyada hukuki güvenliği yeniden tesis etmek için özel bir yasal düzenleme yapılabilmesi, keyfiliği önlemek adına, dijital verilerin ve “kriter” adı verilen yasal faaliyetlerin mahkûmiyete esas alınamayacağına dair sarih yasal sınırlandırmalar getirilmesi önerilmiştir.

Yürütme erki İçin AİHM kararlarının tam ve doğru Türkçe tercümelerinin yapılarak tüm yargı mensuplarına ulaştırılması ve bu kararlara uyumun teşvik edilmesi sağlanması önerilmiştir.

Özetle; 71 sayfalık uzman görüşü, on yıldır siyasi zeminde yürütülen davalara hukuki zeminindeki ayna tutarak “bu suçlamalarla kimseye terörist denilemez” demiştir. Anayasa Mahkemesine görevlerinin hatırlatıldığı görüşte; madem “Anayasanın gözcüsü”sünüz Anayasa 90. Maddeye göre AİHM kararları bağlayıcı iken neden bu kararları görmezden gelerek Anayasayı ihlal ediyorsunuz da denmiştir.

Mütalaanın hem hukuki hem siyasi hem sosyolojik yansımalarının olacağı kanaatindeyim. Zira 10 yıldır TCK md. 314/1 ve 2 kapsamında yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ve AİHM kararları açıkça göstermektedir ki, bu davaların şüphelilerinin, sanıklarının, hükümlülerinin şiddet ve cebir içeren bir faaliyetleri bulunmamaktadır.

Söz konusu mütalaa önemli ve kıymetli olmakla birlikte, bu hususlar on yıl sonra bugün mü fark edildi? Akademik camia, -AİHM Yüksel Yalçınkaya kararı sonrası sınırlı sayıda ses çıkarmış olmakla beraber- on yıllık sessizliğini nasıl izah ediyor ve hukukun amir hükümlerini ortaya koyan bu nevi mütalaalar on yıl önce yazılsa, akademik camia bu hukuksuz uygulamalara on yıl önce ses çıkarsa bugün daha demokratik bir ülke de yaşıyor olabilir miydik ? Bu soruların da cevaplanması gerektiğini düşünüyorum. Zira o sessizliğin nedenlerini tespit edemez ve çözemez isek benzer kitlesel hukuksuzlara karşı gereken demokratik zemini ve önleyiciliği sağlamış olamayız.

2026 yılı verilerine göre Türkiye, akademik özgürlük açısından dünyada en düşük performans gösteren ülkelerin bulunduğu “E Statü Grubu”nda yer almaktadır. Bu grupta Türkiye ile benzer kaderi paylaşan diğer ülkeler arasında Afganistan, Kuzey Kore, Myanmar, İran ve Küba’dır. Türkiye’nin genel akademik özgürlük puanı 1 üzerinden yaklaşık 0,12 seviyesine inerek dünya ortalaması olan 0,56’nın çok altında kalmıştır.

Ayrıca siyasi liderlerin akademisyenleri “vatan haini”, “terörist” veya “müstemleke aydını” gibi sıfatlarla kamuoyu önünde hedef göstermesi ve kişisel verilerin Resmî Gazete ile ifşası, akademisyenleri sosyal bir linçe ve damgalanmaya maruz bıraktığı raporlanmıştır.

Resmi söylemin sakıncalı bulduğu konular, akademilerde araştırma-çalışma konusu yapılmak istendiğinde dirençle karşılaşılmaktadır. Nitekim on yıldır binlerce insanın cezaevlerine alındığı, kamudan ihraç edildiği bir ortamda bu konunun hiçbir akademik çalışmaya konu edilmemiş olması da bu oto sansürü kanıtlamaktadır.

Bu ahvalde akademik camianın genel ekseriyetinin on yıllık bilinçli sessizliği belki anlaşılabilir ama kabul edilemez. Bu sessizliği geçmişte de eleştirdim, bugünden sonra da sessiz kalanları eleştireceğim. Zira üniversiteler ilim-bilim üretmek, düşünen, araştıran, sorgulayan insanlar yetiştirmek gibi önemli bir görevi omuzlamışlar ise, ülkede sistematik olarak Anayasanın ve amir kanunların ilga edilişine, bu ülkenin yurttaşların hukuk eliyle hayatlarının karartılmasına sırtını dönme hakkına sahip değillerdi. Zira üniversitelerin görevleri tanımlanırken eğitim-öğretim, bilimsel araştırma ve toplum hizmetleri olmak üzere üç grupta toplandığı malumdur.

Bu sessizliğin, ilmin kadrine yakışmadığını düşünüyorum.

Yüksek olasılıkla, tüm akademik camia mutlaka annesi- babası veya bir yakını bu gerekçelerle cezaevinde olan ve/veya meslekten ihraç edilmiş bir öğrenciye eğitim vermiştir. Acaba kaçı bu öğrencilerini biliyor, kaçına öğrencisi gelip durumunu anlatabildi? Bu, ateşler içinde yanışları seyre dalan, insan aklı ve erdemi ile izahı pek mümkün olmayan, tarihi sorumluluklarına sırtını dönen acı bir sessizlikti maalesef. Umut ediyorum 5 hukuk profesöründen sızan bu ses çığlık olsun kürsülere, meclise, iktidar-muhalefet tüm siyasi partilere, barolara, STK’lara ulaşsın ve ülkemizi uluslararası arenada mahcup eden, kendi insanını harcayan bu uygulamalara son verilmesine vesile olsun.

Hakikatten ayrılmayanlara selamlarımla.

Etiketler: Erdemli söz zalim kılıçtan güçlüdürhatice yıldızslider-manset
Paylaş14Tweet9PaylaşGönderTara
Hatice Yıldız

Hatice Yıldız

Önerilen Haberler

Emrecan Uludağ’ın özel haberi I Mustafa Sarıgül CHP’den istifa edecek
Gündem

Sarıgül soruşturmasında yeni gelişme: Berberi de gözaltına alındı

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı
Gündem

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?
Köşe Yazarı

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?

Milletvekili Asuman Erdoğan’ın eşinin şirketleri hakkındaki tedbir kaldırıldı
Gündem

Milletvekili Asuman Erdoğan’ın eşinin şirketleri hakkındaki tedbir kaldırıldı

Popüler Haberler

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

Sarıgül hakkındaki tecavüz iddiaları ile ilgili ilk kez konuştu

“Beyaz Toros”la gündeme gelen savcı Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’ne atandı

Hakim ve savcılara seslenen Kanadoğlu: Hukuksuz kararlar tek tek raporlanıyor

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Emrecan Uludağ’ın özel haberi I Mustafa Sarıgül CHP’den istifa edecek

Sarıgül soruşturmasında yeni gelişme: Berberi de gözaltına alındı

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Cumhuriyet soruları…!

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Cumhuriyet soruları…!

H. Agah Kalender yazdı I Bir portre; Mustafa Yeneroğlu…!

H. Agah Kalender yazdı I Bir portre; Mustafa Yeneroğlu…!

Suna Yaman yazdı I Türkiye’nin yeni Ortadoğu denklemi

Suna Yaman yazdı I Mekke İttifakı İran’la savaşı önleyebilir mi?

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

Oğlu Can Akaş’ı kaybetmişti: Cem Akaş’tan da acı haber

Oğlu Can Akaş’ı kaybetmişti: Cem Akaş’tan da acı haber

Fon soruşturmasında 42 kişi, 46 şirket ve 18 fon hakkındaki mal varlığı tedbirleri kaldırıldı

Fon skandalını yazan Yeni Şafak GYY Likoğlu: “Oğlumu tutuklayacak daha anasından doğmadı” diyenler varmış

Fon soruşturmasında AK Partili vekilin eşi dahil üç yöneticiye mal varlığı incelemesi

Fon soruşturmasında AK Partili vekilin eşi dahil üç yöneticiye mal varlığı incelemesi

Düzenleme yapılmazsa 4 milyon emekli sıfır zam alacak!

Erdoğan’ın emekli maaşı açıklamasına uzman uyarısı: 7 milyon kişi taban aylıkta eşitlenebilir

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Sarıgül soruşturmasında yeni gelişme: Berberi de gözaltına alındı
  • Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı
  • Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Cumhuriyet soruları…!
  • H. Agah Kalender yazdı I Bir portre; Mustafa Yeneroğlu…!

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.