Çarşamba, Ekim 28, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Mümtaz’er Türköne yazdı I “Geçiş süreci tatlı mı olacak, kanlı mı?”

Kanlı bir değişim ihtimali hiç yok. Burası Türkiye: Halk desteği azalan bir iktidarı hiçbir güç ayakta tutamaz. Geçiş süreci güllük gülistanlık olmayacak ama çok sıkıntılı da olmayacak.

10/04/2025 12:04
Okuma süresi: 4 dk. okuma
A A
Saray’ın eylül harcaması 504 milyon lira! 40 bin emeklinin maaşına denk
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Mümtaz'er Türköne

Mümtaz'er Türköne

186 köşe yazısı

(The Turkish Post) – MÜMTAZ’ER TÜRKÖNE 

Bu sözü çoğunluk “kanlı mı olacak kansız mı” diye hatırlıyor. Doğrusu, başlıkta olduğu gibi: “tatlı mı, kanlı mı?”

Pasajın tamamını nakledeyim:

“Refah Partisi iktidara gelecek, Adil Düzen kurulacak! O halde sorun ne? Geçiş dönemi sert mi olacak, yumuşak mı? Tatlı mı olacak, kanlı mı?”

Erbakan, 13 Nisan 1994’te Meclis grubunda yaptığı bu konuşmanın devamını çok yumuşak bir üslupla sürdürüyor. Böyle sert konuşmak istemediğini, ama karşılarına çıkan “terörizm” yüzünden bu tabirleri kullanmaya mecbur kaldıklarını, gerçekte barıştan, huzurdan ve kardeşlikten yana olduklarını söylüyor.

Üslup Erbakan’a ve Milli Görüşçülere pek uygun değildi, bu yüzden olsa gerek çok ses getirdi. Sonunda bu söz siyasi literatüre “kanlı mı, kansız mı?” mottosu şeklinde yerleşip saltanatını ilan etti. “Saltanat” sözünü boşuna kullanmıyorum; yakın siyasi tarihimizin köşe taşları bu sözün üzerine yerleştirildi. Dönemin Genelkurmay Başkanı Karadayı yıllar sonra, bu sözden çok ürktüklerini ve harekete geçtiklerini itiraf etti. 28 Şubat Süreci enerjisini ve gerekçesini, bu sözün yol açtığı fırtınalardan aldı. Türkiye’nin kendine has diyalektiği bu söz ile harekete geçti ve önce postmodern darbe, sonra 2002’de AK Parti iktidarının yoluna taşları bu çelişkilerle döşedi.

Demokrasi paradoksu:

Erbakan, Refah Partisi’nin müstakbel iktidarına karşı, laiklik endişesini gerekçe göstererek “geçit vermeyiz” diyen Cumhuriyetin zinde güçlerine çizgiyi aşan bir tehditte bulunuyordu. “İktidara gelirseniz şeriat düzeni kuracaksınız, laiklik elden gidecek, sonra da demokrasi” diyordu karşısındakiler. Erbakan’ın “Geçiş dönemi” dediği buydu. Ve bu sorun, aslında demokrasinin temel paradokslarından birine dairdi:

Demokrasinin imkanları ile iktidarı ele geçirenler demokrasiyi ortadan kaldırırsa ne olacak?

İktidarı verirseniz demokrasi sona erecek, vermezseniz sandığın hükmüne karşı çıkmış demokrasiyi bu sefer siz ortadan kaldırmış olacaksınız.

Paradoks çözülmedi, fiilen ertelendi.

Ne zamana kadar?

Bugüne kadar.

23 yıl sonra, sandıktan aldıkları iktidarı sandığa teslim edecekler mi?

Herkesin cevabını aradığı soru bu.

Döndük dolaştık başladığımız yere geldik.

Bu sorunun cevabına göre, Erbakan’ın karşısında değil tam olarak durduğu yerdeyiz.

“Geçiş dönemi sert mi olacak, yumuşak mı?”

“Ya gitmezlerse?”

Sandıkla gelen, sandıkla gitmezse ne yapacaksınız?

Demokrasi tarihinin bu en yakıcı sorusu, şimdi kanlı-canlı şekilde önümüzde duruyor.

Muhalif kanatta genel kanaat, bu sorunun kışkırttığı bir kaos ortamına giriş yaptığımız yolunda. “Kaybedeceğini bildiği sandığa neden gitsin? Bu yüzden elinde fırsat varken sandıkta kendisini yenecek rakibini yok edecek operasyonlar düzenliyor. Durum bundan ibaret.”

Bu yoruma göre, sandıkla gelenin “seçimle gitmem” diye ayak diremesi ile karşı karşıyayız. Muhalefete yönelik baskılama operasyonları bu şekilde algılanıyor.

Ne yapacağız?

Başladığımız nokta: Sandıkla gitmeyeceğini bildiğiniz adamın sandıkla gelmesine nasıl izin verdiniz?

Teorik olarak çözümsüz görünen bu paradoks gerçekten bir kabus gibi siyasi hayatımızın üzerine çökmüş olabilir mi?

Hayır.

Bir kar-zarar hesabına, rasyonel bir muhakemeye ihtiyacımız var.

Cezayir örneği

Erbakan’ın bu sözleri söylediği tarihten tam beş yıl önce Cezayir’de aynı problem gündeme geldi. FIS (İslami Selamet Cephesi- Front Islamic Salvation) mahalli seçimleri % 80’in üzerinde oyla, ezici şekilde kazandı. Hemen ertesinde yapılacak genel seçimlerde de oyları silip süpüreceği anlaşıldı. FIS, iktidara geldiğinde Şeriat kuralları uygulayacağını ilan etmişti. Cezayir’den önce Fransa başta olmak üzere Avrupa’da hemen şu tartışma başladı: Demokrasiyi ortadan kaldıracağını söyleyen bir partiye iktidar teslim edilir mi? Uzun tartışmalardan sonra “edilemez” hükmü verildi. Sonuçta iktidar çok az oy alan FLN’e teslim edildi.

Sonuç?

İç savaş çıktı. Onbinlerce insan öldü. Ülke yıllarca kaos içinde kaldı.

Türkiye’nin başarısı:

Malum: Türkiye bambaşka bir yolda ilerledi.

İslamcı parti, yediği dayaklardan dersler çıkartarak yeni bir kalıba döküldü. Adını, Muhafazakar Demokrasi koydu. Muhafazakar- sağ partilerin geleneğini tevarüs etti. 23 yıllık iktidarının ilk yarısında İslamcılığın yanında liberal ortak paydalarla hemen herkesi çatısı altına aldı, ideolojik bagajını boşalttı, tam olarak kitle partisine dönüştü.

İkinci yarıda ise artan otoriterleşme ve kişisel güç temerküzü ile demokrasiden uzaklaştı.

23 yıl, Sartori’nin belirlediği dört seçim dönemlik standarda göre hakim tek parti düzenine geçtiğimiz intibaı uyandırsa da bu doğru değil. İsveç, İtalya, Japonya, Hindistan ve Meksika’da bu süreyi aşan tek parti iktidarları mevcut. Ancak AK Parti örneği 2015 yılında, bu modeli sona erdiriyor ve ancak MHP desteği ile iktidarını sürdürebiliyor. Mahalli seçimlerdeki hezimeti tartışma götürmez şekilde ortada.

Demek ki seçim kaybetmiş bir partiden bahsediyoruz. Yine ve bütünüyle kaybedebilir.

O zaman soruyu biraz daha ayrıntılı hale getirelim. AK Parti’nin kimyasında hangi element geçiş dönemini sertleştiriyor?

Cevap, Milli Görüş gömleğini çıkarmadan önceki bileşenlere uzanıyor.

Türkiye, 1994’de Erbakan’ın provakatif şekilde Türk siyasetinin zembereğine yerleştirdiği şu geçiş dönemi sorununu, son 23 yılda en az zarar görecek şekilde sindirdi ve yönetti. Bu sonuç AK Parti’nin esnekliğinin yanında muhalefetin başarısı oldu.

23 yıl iktidar dairesinin dışında kalanlar iyi sabrettiler ve dayandılar.

Kimse çıkıp da Erbakan gibi tehdit savurmuyor.

Öncekinden farklı olarak bir geçiş dönemi sorununun ötesinde demokrasinin vazgeçilmezine dair bir sorun yaşıyoruz. Serbest ve adil seçimlerle, eşit rekabetle iktidarın belirlenmesi sorunu.

Kanlı bir değişim ihtimali hiç yok. Şiddetsiz ve barışçı bir düzlemde kaldığı sürece demokrasinin bu zorlu paradoksu da kolayca aşılır. Burası Türkiye: Halk desteği azalan bir iktidarı hiçbir güç ayakta tutamaz.

Kim elindeki gücü bırakmak ister?

Kim, meşru olmayan bir gücün kullanılmasına izin verir?

Geçiş süreci güllük gülistanlık olmayacak ama çok sıkıntılı da olmayacak.

 

Etiketler: Geçiş süreciiktidarkanlıtatlıTürköneÜst Manşet
Paylaş194Tweet122PaylaşGönderTara
Mümtaz'er Türköne

Mümtaz'er Türköne

Önerilen Haberler

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Cumhuriyet soruları…!
Köşe Yazarı

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Cumhuriyet soruları…!

H. Agah Kalender yazdı I Bir portre; Mustafa Yeneroğlu…!
Köşe Yazarı

H. Agah Kalender yazdı I Bir portre; Mustafa Yeneroğlu…!

Suna Yaman yazdı I Türkiye’nin yeni Ortadoğu denklemi
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Mekke İttifakı İran’la savaşı önleyebilir mi?

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Koray Aydın’ın istifası ve erken seçim…
Köşe Yazarı

Tolga Yavaş yazdı I Sandık yetmez, güvence gerekir

Popüler Haberler

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

Sibel Can ve Emir Sarıgül Marmaris’te evleniyor!

Sibel Can’la evlilik hazırlığı yapıyordu, tutuklandı!

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Cumhuriyet soruları…!

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Cumhuriyet soruları…!

H. Agah Kalender yazdı I Bir portre; Mustafa Yeneroğlu…!

H. Agah Kalender yazdı I Bir portre; Mustafa Yeneroğlu…!

Suna Yaman yazdı I Türkiye’nin yeni Ortadoğu denklemi

Suna Yaman yazdı I Mekke İttifakı İran’la savaşı önleyebilir mi?

Milletvekili Asuman Erdoğan’ın eşinin şirketleri hakkındaki tedbir kaldırıldı

Milletvekili Asuman Erdoğan’ın eşinin şirketleri hakkındaki tedbir kaldırıldı

Oğlu Can Akaş’ı kaybetmişti: Cem Akaş’tan da acı haber

Oğlu Can Akaş’ı kaybetmişti: Cem Akaş’tan da acı haber

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Oğlu Can Akaş’ı kaybetmişti: Cem Akaş’tan da acı haber

Oğlu Can Akaş’ı kaybetmişti: Cem Akaş’tan da acı haber

Fon soruşturmasında AK Partili vekilin eşi dahil üç yöneticiye mal varlığı incelemesi

Fon soruşturmasında AK Partili vekilin eşi dahil üç yöneticiye mal varlığı incelemesi

Düzenleme yapılmazsa 4 milyon emekli sıfır zam alacak!

Erdoğan’ın emekli maaşı açıklamasına uzman uyarısı: 7 milyon kişi taban aylıkta eşitlenebilir

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

“Emniyet Genel Müdürü görevden alınacak” iddiası

Emniyette terfi krizi: Rütbeler mahkeme kararıyla alınıyor

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı
  • Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Cumhuriyet soruları…!
  • H. Agah Kalender yazdı I Bir portre; Mustafa Yeneroğlu…!
  • Suna Yaman yazdı I Mekke İttifakı İran’la savaşı önleyebilir mi?

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.