Çarşamba, Ekim 28, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

H. Agah Kalender yazdı I Ömrün ve dünyanın sonbaharı üstüne…!

Geçiyor zaman… Kaldırın başınızı dağlara tepelere bakın… Yetmez… Dönün içinize… Dolu dolu yaşayın anı… Ve sonbaharı… Birgün sizin için de ‘an gelir’. “Bir tel kopar ahenk ebediyyen kesilir”. Vakit varken ayaklarınızın altına sararıp düşmüş bir yaprakta dünyanın hiçliğini, faniliğini hissedin. Yüreğinizde duyun…

12/10/2025 19:10
Okuma süresi: 6 dk. okuma
A A
H. Agah Kalender yazdı I Ömrün ve dünyanın sonbaharı üstüne…!
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
H. Agah Kalender

H. Agah Kalender

120 köşe yazısı

(The Turkish Post) – H. AGAH KALENDER

Ey okur! Havalar soğumaya başladı. Su dolu bulutlar ülkemize doğru hareketlendi. Yağmurlar çok gecikti. Barajlar boş. Toprak bir damla suya hasret. Son dönemlerin en kurak günleri… Şehirlerde ‘su kesintileri’ tekrar başladı. Bir çok yerde ‘su alarmı’ verildi. Böyle değildi Anadolu… Yaz aylarında bile yağışlar eksik olmazdı. Baharın ilki de sonu da ‘sulu’ geçerdi. İkimler değişti. Dünyanın ayarı bozuldu.

Sever misiniz sonbaharı? Dallarından dökülen sarı yaprakları… Tabiatın ölümünü… Yağmur altında ıslanmayı… Yüzünüze vuran su damlalarını… Hafiften üşümeyi… Ben eskiden bayılırdım. Kara bulutlar sularını dökmeye başladığında sokağa fırlardım. Sırılsıklam oluncaya kadar yürürdüm sokaklarda. “İyi ki bilmiyor kalabalıklar…” derdim. Sezai Karakoç’un şiirini okurdum; “Birine cennetse, birine zindan…”

Karakoç’un ’Yağmur Duası’ şiirini bilir misiniz? “Ben geldim geleli açmadı gökler…” diye başlar. Açmadıysa daha iyi ya… Yağmur var demektir. Şairin derdi başka… Klasik bir yağmur değil duasını ettiği… Zaten “Ya ben bulutları anlamıyorum / Ya bulutlar benden bir şey bekler” der. Siz şairi anladınız mı? Ben anlayamadım. Bulutlarla kaplı gökyüzü için yağmur duasına çıkılır mı? Şiiri yazılır ama… Ve okunur da…

Cemal Süreya pek sevmiş bu şiiri… Özellikle de “Nedense aldanmış ilk gece annem / Kanlı bir gömlek giydirmiş bana…” mısralarına vurulmuş. İki şair üniversiteden sınıf arkadaşı… “Sezai’ demiş “Bu iki mısrayı bana ver… Gerekirse parayla sat…” Şiir ticaretin konusu olabilir mi? Şair işte… Sıra dışı insan. Uçlarda yaşar. Karakoç “Ne satması, al istediğin gibi kullan…” diye cevap vermiş. Ben bu anekdotu Sezai Karakoç’tan bizzat dinledim. Aynıyla vaki yani… Rivayet değil.

Bu şiirde çok sevdiğim mısralar var. Hangileri mi? Ey okur merak ettiyseniz buyurun; “İşte vuramadı gökler bana gem / Dinmedi içimde kopan fırtına…” Yaşanan kuraklık karşısında ‘yağmur duasına’ çıkmadık ama şiirini sizinle paylaşmış oldum. Sonbahar yağmur demek… Susuz ve ıslaksız bir sonbahar düşünülemezdi. Yok artık eski sonbaharlar… Mevsimler birbirine girdi. Yaz uzadı, neredeyse kışa dayandı.

Şairler, sanatçılar ‘sonbaharı’ çok sever. Duyguların, heyecanların mevsimidir. Bahar öyle değil mi? Baharda tabiatla birlikte duygular da coşmaz mı? Sonbahar bir başka güzel… Hazan mevsimi… Havasında hüzün var. Ne diyor Hilmi Yavuz “Hüzün ki en çok yakışandır bize / Belki de en çok anladığınız”. Benim fıtratım da hüzne yatkın… Oyun havalarından çok hüzünlü bir şarkıyı dinlemeyi tercih ederim. Bir zamanlar Ferdi Tayfur hayranıydım. Ki ölümünde size itiraf etmekten çekinmedim.

BİR ŞAİRE BAŞKA ŞAİR SORULMAZ 

Ey okur! Bir sır vereyim size… Asla bir şaire başka bir şairi sorma! Ben sordum ağızımın payını aldım. Hilmi Yavuz’a “Sezai Karakoç’un şairliğine ne diyorsunuz?” dedim. Ters ters baktı “İyi…” dedi. O kadar… Sohbetin sonunda ayrılırken “Bir daha bana başka şairi sorma…” diye çıkıştı; “Sana ‘iyi…’ demek zorunda kaldım, gerçek fikrimi söylemedim”. Bir ara ‘Atilla İlhan…’ diyecek oldum, “Bırak şunu…” dedi. “Yazdığı şiir değil” dedi. Sonra geri adım attı “Yazdıkları arasında güzel şiirler yok değil, var tabii…” diye ekledi ve şu an hatırlayamadığım bir şiirini ezbere okudu.

Hilmi Yavuz yaşayan en büyük şairlerden… Şiirin üstadı… Sohbeti de pek keyiflidir. 90’ına merdiven dayadı. Sağlığı yerinde. Zihni berrak. Yazmayı sürdürüyor. ‘Talan şiirleri’ olağanüstüydü. Fırsatı bulursam burada yazmak isterim. Bugün derdim Hilmi Yavuz değil, sonbahar üzerine söyleşmek ve dertleşmekti. Yazarınızın bir kurgu ve plan sorunu yaşadığını artık anlamış olmalısınız. Yazı oraya kayıverdi. Fena mı oldu? Bak size ne kadar çok ‘kulis bilgisi’ aktardım. Sadece siyasetin mi kulisi olur, edebiyatın olmaz mı? Edebiyat ve sanat dünyasının dedikodusu siyaseti aratmaz. Fakat kültür sanat gazeteciliği de sizlere ömür…

Evet, ‘sonbahar’ dedik, “Eylül toparlandı gitti işte / Ekim filan da gider bu gidişle / Tarihe gömülen koca koca atlar / Tarihe gömülür o kadar…” Ayları, mevsimleri ‘sindire sindire’ yaşama faslındayım. Rüzgarın önündeki yaprak gibi değil. Zamanın farkında olarak… Şunun şurasında kaç sonbahar daha kaldı ki… Yavaş yavaş geri sayım başlayacak. Yaş gazelini bilir misiniz? Bir şiirdir aslında ama türküye dönüşmüştür. Eskilerden Celal Güzelses her bir mısraya adeta can verir. İbrahim Tatlıses de fena söylemez. Şiir mısra mısra bir insanın ömrünü anlatır.

ÖMRÜN SONBAHARI… 

İşte ömrün sonbaharına denk düşen dizeler; “Kırk yaşında gazel dökülür bağlar / Kırk beşinde günahlarına ağlar / Ellisinde insanlara bel bağlar / Dağ başına çökmüş dumana benzer / Elli beşte sızı iner dizine / Altmışında duman çökür gözüne / Altmış beşte hiç bakılmaz yüzüne / Ahreti görmüş Sübhan’a benzer…” Benim yaş dilimim burası. Hem türküsünü dinlemeyi hem de arada bir okumayı ihmal etmem.

10 Ekim Atilla İlhan’ın ölüm yıldönümüymüş. 20 yıl geçmiş. Sosyal medyada gördüm. Onu da rahmetle anmış olalım. Biraz ‘arabeskvari’ bulsam da şiirini severim. Siyasi çizgisine mesafeliyim. Fazla Kemalist ve ulusalcı… Bu toprakların sesidir. ‘An Gelir’ şiiri olağanüstüdür. Ezberlense yeri… “An gelir / Paldır küldür yıkılır bulutlar / Gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet / O eski heyecan ölür… An gelir / Ömrünün hırsızıdır / Her ölen pişman ölür / An gelir / Atilla İlhan ölür…” Uzun bir şiir… Bir kaç dize yazabildim.

Sonbahar şiiri de var Atilla İlhan’ın… Kısa ve özlü… Şiirin ismi; “Adım sonbahar”. Okuyalım mı; “nasıl iş bu / her yanına çiçek yağmış / erik ağacının / ışık içinde yüzüyor / neresinden baksan /gözlerin kamaşır / oysa ben akşam olmuşum / yapraklarım dökülüyor / usul usul / adım sonbahar”. ‘Oysa ben akşam olmuşum’ mısrasını acaba kaç yaşında yazdı. Ömrünün da akşamı mıydı? Sonbaharı yani… Yoksa tabiata bakarak mı duygularını şiire soktu? Google’a sordum, cevap alamadım.

Sonbahara ilişkin o kadar çok not aldım ki… Cahit Zarifoğlu’ndan “Bir ölüm vefalı bir de sonbahar…” cümlesi onlardan biri. Üzerine uzun bir makale yazılır. Şairler bir cümleye çok fazla anlam ve duygu sığdırmasını bilen insanlardır. Şiir damıtılan bir özdür. Zihninde ve yüreğinde bulunanları ‘damıtmasını’ bilen şairdir. Peki iyi şair…? Kim söyledi bilmiyorum ama vaktiyle şöyle bir şey okumuştum; “Herkes şiir yazar… İyi şairler kendilerine saklar, kötü şairler yayınlar…” Doğru değil tabii. Yoksa gerçeklik payı var mı? Üzerinde düşünmeye değer.

Sonbahar notlarından bir kaç cümle… “Dört mevsim gibidir insan… Gülerken “yaza”, sevinirken “ilkbahara”, soğurken “kışa”, hayalleri yıkılırken “Sonbahara” benzer…”. Harika… Bazen de “Yaprak döker bir yanımız / Bir yanımız bahar bahçe…” İnsan bırakın güne kısa zaman dilimine kaç mevsim sığdırır. Aynı anda hem yaz hem kış olamaz mı? İşte Hasan Hüseyin söylemiş; Bir tarafı yaprak dökerken diğer tarafı bahar bahçe oluvermiş. Özdemir Asaf’ın en sevdiğim mevsim imiş sonbahar; “En sevdiğim mevsime geldik… Yapraklar sararacak, gök gürültülü yağmurlar yağacak. Sonbahar, hüzündür; hüzün ise, ben demektir…”

Evet, Ey okur! Dalından kopan yaprak gibi şiirden şiire savrulurken, ruhun ve duyguların mevsimi sonbaharı anlamaya ve anlatmaya çalıştım. Bir ‘farkındalık’ oluşturmak istedim. Geçiyor zaman… Kaldırın başınızı dağlara tepelere bakın… Yetmez… Dönün içinize… Dolu dolu yaşayın anı… Ve sonbaharı… Birgün sizin için de ‘an gelir’. “Bir tel kopar ahenk ebediyyen kesilir”. Vakit varken ayaklarınızın altına sararıp düşmüş bir yaprakta dünyanın hiçliğini, faniliğini hissedin. Yüreğinizde duyun…

Cemal Süreya gibi; “Eylüldü / Dalından kopan yaprakların / Sararan yanlarına yazdım adını Sahte bir gülüşten ibarettin oysa / Ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu / Eylüldü. Di’li geçmiş bir zamandı yaşadığımız / Adımlarımızın kısalığı bundandı / Bundandı gözlerimin durgunluğu… / Dedim ya… / Eylüldü / Savruluşu bundandı kimsesizliğimizin…”

Neylersin ki tarihin ve kaderin önünde savrulup duruyoruz işte…

Etiketler: dünyasonbaharÜst Manşet
Paylaş2Tweet1PaylaşGönderTara
H. Agah Kalender

H. Agah Kalender

Önerilen Haberler

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Koray Aydın’ın istifası ve erken seçim…
Köşe Yazarı

Tolga Yavaş yazdı I Sandık yetmez, güvence gerekir

Fatma Zehra Fidan yazdı I Kötülüğün vicdani dayanağı
Köşe Yazarı

Fatma Zehra Fidan yazdı I Kötülüğün vicdani dayanağı

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?
Köşe Yazarı

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?

Suna Yaman yazdı I Brezilya’da Lula kazandı, Sırbistan’da öğrenciler iktidarı devirdi
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Brezilya’da Lula kazandı, Sırbistan’da öğrenciler iktidarı devirdi

Popüler Haberler

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Sibel Can ve Emir Sarıgül Marmaris’te evleniyor!

Sibel Can’la evlilik hazırlığı yapıyordu, tutuklandı!

Özel okul öğretmeni fuhuş ve uyuşturucudan tutuklandı

Özel okul öğretmeni fuhuş ve uyuşturucudan tutuklandı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Oğlu Can Akaş’ı kaybetmişti: Cem Akaş’tan da acı haber

Oğlu Can Akaş’ı kaybetmişti: Cem Akaş’tan da acı haber

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Koray Aydın’ın istifası ve erken seçim…

Tolga Yavaş yazdı I Sandık yetmez, güvence gerekir

Vergiye tabi gelir dilimleri yeniden belirlendi… Çalışana yeni şok!

Mehmet Eren yazdı I Esnafın vergi yükü ağırlaşıyor: Hazine Bakanlığı’ndan taksitlendirme beklentisi

Fon soruşturmasında 42 kişi, 46 şirket ve 18 fon hakkındaki mal varlığı tedbirleri kaldırıldı

Fon skandalını yazan Yeni Şafak GYY Likoğlu: “Oğlumu tutuklayacak daha anasından doğmadı” diyenler varmış

Arif Ahmet Denizolgun’un mezarı açılıyor

Arif Ahmet Denizolgun’un doktoru Nurettin Demirkol’a hapis cezası

Bilal Erdoğan: Yoksulluk nedeniyle çocuk yapılmıyor diyorlar, zenginler de yapmıyor

Bilal Erdoğan: 21’inci yüzyılın çocuklarına kadim ruhu aktarmak durumundayız

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

“Emniyet Genel Müdürü görevden alınacak” iddiası

Emniyette terfi krizi: Rütbeler mahkeme kararıyla alınıyor

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı

Adalet Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne Yusuf Akın atandı

Düzenleme yapılmazsa 4 milyon emekli sıfır zam alacak!

Erdoğan’ın emekli maaşı açıklamasına uzman uyarısı: 7 milyon kişi taban aylıkta eşitlenebilir

Öcalan çağrısından sonra ilk baş başa görüşme

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Bahçeli arasında 1 saat 10 dakikalık görüşme

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Oğlu Can Akaş’ı kaybetmişti: Cem Akaş’tan da acı haber
  • Tolga Yavaş yazdı I Sandık yetmez, güvence gerekir
  • Mehmet Eren yazdı I Esnafın vergi yükü ağırlaşıyor: Hazine Bakanlığı’ndan taksitlendirme beklentisi
  • Fon skandalını yazan Yeni Şafak GYY Likoğlu: “Oğlumu tutuklayacak daha anasından doğmadı” diyenler varmış

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.