Çarşamba, Ekim 28, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Haber Yorum

Tuna Cevher yazdı I Eğitimde eşitsizlik: Yüz binlerce çocuk okul dışında

Türkiye'de 2025-2026 eğitim-öğretim yılı başladı ancak tablo iç açıcı değil. Verilere göre Türkiye’de eğitim çağındaki 221 bin 739 kız ve 220 bin 904 erkek çocuk okul dışında kalıyor. Yani Yüz binlerce çocuk 'okula başlayamadı.'

12/09/2025 09:09
Okuma süresi: 5 dk. okuma
A A
Tuna Cevher yazdı I Eğitimde eşitsizlik: Yüz binlerce çocuk okul dışında
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp

(The Turkish Post) – TUNA CEVHER

Yeni eğitim-öğretim yılı başlarken ortaya çıkan tablo ürkütücü boyutlara ulaşıyor. Türkiye’de eğitim çağındaki 221 bin 739 kız ve 220 bin 904 erkek çocuk okul dışında kalıyor. Bu rakamlar, “zorunlu eğitim” söyleminin sadece kâğıt üzerinde kaldığını gözler önüne seriyor. Çocukların eğitimden uzak kalması, yalnızca bireysel bir kayıp değil, aynı zamanda toplumun geleceğine dair derin bir kriz anlamına geliyor. Özellikle kız çocukları açısından durum çok daha dramatik; çünkü yasal zorunluluklarla garanti altına alınması gereken eğitim hakkı, toplumsal baskılar ve devletin yetersiz politikaları yüzünden fiilen yok hükmüne dönüşüyor.

KIZLARIN EĞİTİMİ EV İŞİ VE EVLİLİĞE FEDA EDİLİYOR

Kız çocuklarının okuldan koparılmasının ardında toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dayalı nedenler yatıyor. Ev içi iş yükünün küçük yaşlardan itibaren kızlara yüklenmesi, erken yaşta evliliklerin halen yaygın biçimde sürmesi ve ailelerin kız çocuklarının eğitimini “gereksiz” görmesi, kızların okulla bağını koparıyor. TÜİK verilerine göre, 2021’de yapılan resmi evliliklerin %2,3’ü 16-17 yaş grubundaki kız çocuklarını kapsıyor; aynı yaş grubundaki erkeklerde ise bu oran yalnızca %0,1. Yani sistem, kızların geleceğini evliliğe, oğlanların geleceğini ise eğitime endeksleyen ataerkil bir mantık üzerine işliyor. Bu tablo, devletin “toplumsal cinsiyet eşitliği” söylemleriyle taban tabana zıt bir pratik ortaya koyuyor.

YOKSULLUK ZİNCİRİ KIRILMIYOR

Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği’nin (CEİD) raporu, eğitimden kopuşun en büyük sebeplerinden birinin yoksulluk olduğunu açıkça gösteriyor. Yoksul kadınların beşte biri hâlâ okuma yazma bilmiyor. Bu durum yalnızca bugünün değil, yarının da kaybı anlamına geliyor. Çünkü eğitime erişimin sınırlı olması yoksulluğun nesilden nesile aktarılmasına neden oluyor ve toplumda kronikleşen bir eşitsizlik zinciri ortaya çıkıyor. Devletin görevi bu zinciri kırmak ve fırsat eşitliği yaratmakken, uygulanan politikalar zinciri daha da sağlamlaştırıyor. Yoksul çocukların aynı zamanda kötü beslenme ve gıdaya erişim sorunları yaşaması, eğitime devam etseler bile verim almalarını engelliyor. Eğitimden koparılan ya da düşük nitelikte eğitim alan çocuklar, ilerleyen yıllarda düşük gelirli ve güvencesiz işlere mahkûm oluyor; böylece yoksulluk bir kader haline geliyor.

DİJİTAL UÇURUM KAPANMADI, BÜYÜDÜ

Pandemi sürecinde eğitimdeki eşitsizlikler derinleşti ve bu eşitsizlikler hâlâ giderilemedi. Uzaktan eğitime geçiş, teknolojik araçlara erişim eksikliği nedeniyle öğrenciler arasında büyük bir uçurum yarattı. Devlet okullarındaki öğrenciler, özel okul öğrencilerine göre iki kat daha fazla öğrenme kaybı yaşadı. Kız çocukları ve kadınlar, erkeklere kıyasla dijital araçlara erişimde daha da geride kaldı. Eğitimde fırsat eşitliği, devletin en temel sorumluluklarından biri olmasına rağmen, dijital alandaki eksiklikler hem sınıfsal hem de cinsiyetçi bir ayrımı kalıcılaştırdı. Kimi öğrenciler bilgisayara ya da internete ulaşamazken, kimileri online derslerini yalnızca cep telefonu üzerinden takip edebildi. Bu koşullar altında “her çocuğun eşit eğitim hakkı vardır” söylemi, ironik bir slogandan öteye geçemedi.

STEM ALANLARI KADINLARA KAPALI GİBİ

Yükseköğretimde kadınların okullaşma oranı erkeklerden yüksek görünse de mühendislik ve bilişim gibi gelecek açısından kritik öneme sahip alanlarda kadınların varlığı sınırlı kalıyor. Üniversitelerde kadın öğrencilerin oranı %49 iken mühendislikte bu oran %21,3’e, bilişimde %24,5’e düşüyor. Türkiye’de her on erkekten üçü programlama yapabilirken, aynı beceriye sahip kadın sayısı yalnızca üçte bir oranında kalıyor. Bu tablo yalnızca üniversite tercihleriyle sınırlı değil; mezuniyet sonrası istihdamda da kadınlar STEM alanlarında erkeklere göre ortalama %14,7 daha düşük ücret alıyor. Yani eğitimde başlayan ayrım, iş dünyasında daha da derinleşerek devam ediyor. Böylece kadınların bilim ve teknoloji alanındaki potansiyeli sistemli bir biçimde törpüleniyor.

KARAR MEKANİZMALARINDA ERKEK HÂKİMİYETİ

Eğitimde yalnızca öğrenciler değil, karar mekanizmaları da ciddi bir cinsiyet dengesizliğine sahip. 2024 yılı itibarıyla 202 üniversitenin yalnızca 19’unda kadın rektör görev yapıyor. Bu oran %9,4’e denk geliyor ve yükseköğretimde kadınların görünürlüğünün ne kadar sınırlı olduğunu ortaya koyuyor. Milli Eğitim Bakanlığı teşkilatındaki kadın yönetici sayısı ise kamuoyuyla paylaşılmadığından şeffaflık açısından da ciddi soru işaretleri bulunuyor. Kadınların karar süreçlerinden dışlanması, eğitim politikalarının tek yönlü, erkek egemen bir bakış açısıyla şekillenmesine yol açıyor.

TARTIŞMALI UYGULAMALAR

Raporda ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı’nın tartışmalı uygulamalarına dikkat çekiliyor. Taşımalı eğitim yönetmeliğinde yapılan değişiklikle, merkezi okula uzaklığı 30 kilometreden fazla olan yerleşimlerde yaşayan öğrencilerin yatılı okullara yönlendirilmesi zorunlu kılındı. Bu karar, özellikle kız öğrencilerin eğitime erişimini daha da zora sokabilir; çünkü birçok aile kızlarını yatılı okula göndermeyi reddediyor. Bunun yanı sıra ÇEDES Projesi kapsamında okullara dini içeriklerin taşınması ve din görevlilerinin manevi danışmanlık yapması, uzmanlarca laik eğitim anlayışına açık bir müdahale olarak değerlendiriliyor. Benzer biçimde okul öncesi kurumlarda mescit açılmasının zorunlu hale getirilmesi de aynı kaygıları pekiştiriyor. Eğitimde fırsat eşitliği yerine ideolojik yönlendirmelerin öne çıkması, zaten derinleşen eşitsizlikleri daha da ağırlaştırıyor.

SLOGANLARLA EŞİTLİK OLMAZ

Ortaya çıkan tablo, kız çocuklarının eğitim hakkının hâlâ pamuk ipliğine bağlı olduğunu kanıtlıyor. Yoksulluk, erken yaşta evlilik, dijital uçurum ve cinsiyetçi politikalar birleşerek kızları sınıfların dışına itiyor. Devletin asli görevi bu engelleri ortadan kaldırmak ve eşitliği güvence altına almakken, atılan adımlar eşitsizliği derinleştirmekten başka bir sonuç doğurmuyor. Türkiye’de eğitim politikaları, gerçek bir eşitlik anlayışından uzak olduğu sürece, yeni eğitim yılı yalnızca bir takvim değişikliğinden ibaret kalmaya devam edecek. Eğitimde gerçek bir dönüşüm için sloganlara değil, toplumsal cinsiyet eşitliğini merkezine alan somut ve cesur politikalara ihtiyaç var.

Etiketler: çocukeğitimokulÜst Manşet
Paylaş2Tweet1PaylaşGönderTara
The Turkish Post

The Turkish Post

Önerilen Haberler

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Cumhuriyet soruları…!
Köşe Yazarı

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Cumhuriyet soruları…!

H. Agah Kalender yazdı I Bir portre; Mustafa Yeneroğlu…!
Köşe Yazarı

H. Agah Kalender yazdı I Bir portre; Mustafa Yeneroğlu…!

Suna Yaman yazdı I Türkiye’nin yeni Ortadoğu denklemi
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Mekke İttifakı İran’la savaşı önleyebilir mi?

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Koray Aydın’ın istifası ve erken seçim…
Köşe Yazarı

Tolga Yavaş yazdı I Sandık yetmez, güvence gerekir

Popüler Haberler

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

Beyaz TV’ye jandarma baskını iddiası

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

Sibel Can ve Emir Sarıgül Marmaris’te evleniyor!

Sibel Can’la evlilik hazırlığı yapıyordu, tutuklandı!

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Başörtüsü yasağını eleştiren Muhammed Emin Yıldırım gözaltına alındı

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Emrecan Uludağ’ın özel haberi I Mustafa Sarıgül CHP’den istifa edecek

Sarıgül soruşturmasında yeni gelişme: Berberi de gözaltına alındı

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Cumhuriyet soruları…!

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Cumhuriyet soruları…!

H. Agah Kalender yazdı I Bir portre; Mustafa Yeneroğlu…!

H. Agah Kalender yazdı I Bir portre; Mustafa Yeneroğlu…!

Suna Yaman yazdı I Türkiye’nin yeni Ortadoğu denklemi

Suna Yaman yazdı I Mekke İttifakı İran’la savaşı önleyebilir mi?

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?

Cengiz İzol yazdı I Toplumsal barış neden her zamankinden daha önemli?

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

MHP’li meclis üyesi cinayetinde yasak aşk iddiası

“Süt karşılığı yem” uygulayan 39 firma hakkında soruşturma

Çiğ süte zam geliyor, süt ürünlerine de zam gündemde

Oğlu Can Akaş’ı kaybetmişti: Cem Akaş’tan da acı haber

Oğlu Can Akaş’ı kaybetmişti: Cem Akaş’tan da acı haber

Fon soruşturmasında 42 kişi, 46 şirket ve 18 fon hakkındaki mal varlığı tedbirleri kaldırıldı

Fon skandalını yazan Yeni Şafak GYY Likoğlu: “Oğlumu tutuklayacak daha anasından doğmadı” diyenler varmış

“Emniyet Genel Müdürü görevden alınacak” iddiası

Emniyette terfi krizi: Rütbeler mahkeme kararıyla alınıyor

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı

Fon soruşturmasında AK Partili vekilin eşi dahil üç yöneticiye mal varlığı incelemesi

Fon soruşturmasında AK Partili vekilin eşi dahil üç yöneticiye mal varlığı incelemesi

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Sarıgül soruşturmasında yeni gelişme: Berberi de gözaltına alındı
  • Aziz Yıldırım’ın sürttüğü araba satışa çıkarıldı
  • Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Cumhuriyet soruları…!
  • H. Agah Kalender yazdı I Bir portre; Mustafa Yeneroğlu…!

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.